1. Fiziksel ve Dijital Alanda Tarafsızlık Görünümü: Yargı mensubu, her durumda tarafsızlık ve bağımsızlık görünümünü korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük sadece internet ortamıyla sınırlı değildir:
Çalışma Alanları: Hâkim ve savcı odalarında, duruşma salonlarında ve adliye binalarında; makul bir gözlemci nezdinde yargı yetkisinin taraflı kullanıldığı izlenimi verebilecek siyasi item, simge, amblem veya ideolojik işaretler bulundurulmamalıdır.
Sembollerin Kullanımı: Yargısal sıfatı temsil eden cübbe ve kürsü gibi makamların, siyasi veya toplumsal tartışmalara konu edilecek içeriklerle yan yana getirilmemesine azami dikkat gösterilmelidir.
2. İfade Özgürlüğü ve Mesleki Vakarın Dengesi: Hâkim ve savcıların ifade özgürlüğü anayasal güvence altındadır; ancak bu özgürlük mesleki sınırlamalar ve etik ilkeler çerçevesinde kullanılmalıdır.
Üslup: Paylaşımlarda yıkıcı, saldırgan veya kutuplaştırıcı bir dil yerine; terbiye, incelik ve sağduyu sınırları içinde kalan bir üslup benimsenmelidir.
Siyasi Mesafe: İfade özgürlüğü, siyasi mesaj içerebilecek veya bu şekilde algılanabilecek bir içerikle kullanılmamalıdır.
3. Sosyal Medya ve Dijital Etik: Dijital dünyadaki her adımın kalıcı olduğu ve yargının itibarını doğrudan etkilediği unutulmamalıdır.
İhsas-ı Rey: Görülmekte olan davalar veya ileride önlerine gelebilecek uyuşmazlıklar hakkında kişisel kanaat paylaşılmamalıdır.
Sanal Arkadaşlıklar: Dava tarafları, vekiller veya bilirkişilerle bağımsızlığı zedeleyecek bir algı oluşturacak dijital arkadaşlıklar kurulmamalıdır.
Kalıcılık Riski: Paylaşımlar silinse dahi varlığını sürdürebileceği için içerik seçiminde ihtiyatlı davranılmalıdır.
4. Teknik Güvenlik ve Aile Sorumluluğu:
Gizlilik: Kurumsal e-posta adresleri sosyal medya kaydı için kullanılmamalı, güvenlik ayarları düzenli kontrol edilmelidir.
Aile: Birinci dereceden aile bireylerinin paylaşımlarının da yargısal saygınlığa zarar vermemesi için gerekli bilgilendirmeler yapılmalıdır.
Sonuç Olarak: Adaletin sadece tecelli etmesi yetmez; aynı zamanda tarafsız bir şekilde tecelli ettiğinin hem fiziksel çalışma odalarımızdaki duruşumuzla hem de dijital dünyadaki her kelimemizle topluma hissettirilmesi gerekir.
Mustafa POLAT
Hâkimler ve Savcılar Derneği Başkanı