Giriş

Vergi hukukunda dijitalleşme süreci, kayıt dışı ekonomiyle mücadele ve denetim kolaylığı açısından büyük önem arz etmektedir. Ancak bu dönüşüm süreci, idarenin katı ve şekilci yorumlarıyla birleştiğinde mükellefler açısından telafisi güç mağduriyetler doğurabilmektedir. Son dönemde sıkça karşılaşılan ve vergi yargısını meşgul eden en önemli uyuşmazlıklardan biri; mal veya hizmet alımlarında satıcı tarafından e-Fatura yerine sehven e-Arşiv Fatura düzenlenmesi nedeniyle, alıcı mükelleflere VUK m. 353/1 uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilmesidir.

Bu çalışmada, ortada gerçek bir ticari işlem ve düzenlenmiş bir belge varken, sırf belge türündeki şekli hata nedeniyle kesilen cezaların "suçta ve cezada kanunilik (tipiklik)" ilkesi, cezaların şahsiliği ve vergi hukukunun nihai amacı bakımından hukuka aykırılığı, güncel Bölge İdare Mahkemesi kararları ışığında irdelenecektir.

I. Sorunun Tespiti: Belge Var, Türü Yanlış

Uygulamada, e-Fatura mükellefi olan alıcılar, satıcı firmaların dikkatsizliği veya sistem hatası sonucu kendilerine e-Fatura yerine e-Arşiv Fatura düzenlenmesi durumuyla karşılaşmaktadır. Vergi idaresi, bu durumu "hiç fatura düzenlenmemiş" gibi kabul ederek, faturayı alan (alıcı) adına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası tatbik etmektedir.

Oysa somut olayda, satılan emtia veya ifa edilen hizmet karşılığında bir belge düzenlenmiş, bu belge yasal defterlere kaydedilmiş ve vergisel yükümlülükler (KDV beyanı vb.) yerine getirilmiştir. Tartışma, belgenin içeriğinde veya işlemin gerçekliğinde değil, belgenin dijital formatındadır.

II. Tipiklik İlkesi ve Kanunun Amacı Yönünden Değerlendirme

Ceza hukukunun temel prensibi olan ve idari para cezaları için de geçerli olan "kanunilik" ve "tipiklik" ilkeleri gereği, bir fiilin cezalandırılabilmesi için kanunda tanımlanan suç tipinin tüm unsurlarını taşıması gerekir.

VUK m. 353/1, faturanın "verilmemesi, alınmaması veya gerçek meblağdan farklı düzenlenmesi" fiillerini cezalandırmaktadır. Kanun koyucunun buradaki amacı, kayıt dışı hasılatı önlemek ve vergi ziyaını engellemektir. Oysa e-Fatura yerine e-Arşiv Fatura düzenlendiğinde, belge düzeni sağlanmış ve işlem kayıt altına alınmıştır.

Sırf format farklılığı nedeniyle, usulüne uygun düzenlenmiş ve kayıtlara intikal ettirilmiş bir faturanın "hiç düzenlenmemiş" sayılarak cezalandırılması, kanunun lafzını ve amacını aşan, kıyas yoluyla suç ihdas eden bir yaklaşımdır. Nitekim ortada Hazine'nin uğradığı bir vergi kaybı bulunmamaktadır. Vergi ziyaı doğurmayan şekli bir hatanın, vergi kaçakçılığı ile mücadele için öngörülen ağır yaptırımlara tabi tutulması, "ölçülülük" ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

III. Cezaların Şahsiliği ve Sistemsel Hatalar

Bu uyuşmazlıklarda gözden kaçırılan en önemli hususlardan biri de kusur sorumluluğudur. Faturayı düzenleyen, belgenin türünü belirleyen taraf "satıcı"dır. Alıcının, satıcının ekranına müdahale etmesi veya GİB sistemindeki teknik aksaklıkları gidermesi mümkün değildir.

Özellikle GİB sisteminde, alıcının VKN'si girildiğinde sistemin otomatik olarak e-Fatura uyarısı vermemesi ve e-Arşiv Fatura düzenlenmesine teknik olarak izin vermesi, idarenin kendi sisteminden kaynaklanan bir zafiyettir. Hukukun genel ilkeleri gereği, idare kendi sisteminin eksikliğinden kaynaklanan bir hatanın faturasını iyi niyetli mükellefe kesemez. Satıcının hatasından dolayı alıcının cezalandırılması, "cezaların şahsiliği" ilkesinin açık bir ihlalidir.

IV. Yargı Kararlarının Işığı

Bölge İdare Mahkemeleri, şekli hatalar nedeniyle kesilen bu cezalara karşı hakkaniyetli bir duruş sergilemektedir.

Örneğin, Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi'nin 23.02.2023 tarihli kararında (E. 2022/592, K. 2023/37)[1]; e-Arşiv faturasının e-faturada bulunması gereken tüm içeriklere sahip olduğu, işlemin yasal kayıtlara intikal ettirildiği, dolayısıyla kanunda tanımlanan suç tipinin (tipiklik) oluşmadığı gerekçesiyle cezaların iptaline karar verilmiştir.

Benzer şekilde Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi de (E. 2022/2202, K. 2022/1914) fiilin kanuni unsurlarının oluşmadığı yönünde hüküm kurmuştur.[2]

Bu kararlar, yargının "biçimsel gerçeklik" yerine "maddi gerçekliği" ve "ekonomik yaklaşım" ilkesini benimsediğini göstermektedir. Faturanın formatı yanlış olsa bile, belge fonksiyonunu ifa ediyorsa ceza kesilemez.

Sonuç

Vergi hukukunun amacı, şekli kuralları bir tuzak gibi kullanarak mükellefleri cezalandırmak değil, vergilendirilebilir olayların gerçek mahiyetini kavramaktır. e-Fatura yerine e-Arşiv Fatura düzenlenmesi olayı, bir "vergi kaçırma" fiili değil, teknolojik geçiş sürecinin getirdiği basit bir "usul hatası"dır.

İdarenin, kendi sisteminin izin verdiği bir işlem nedeniyle, vergi kaybına yol açmayan ve kayıt dışılık yaratmayan hallerde mükelleflere ağır cezalar tatbik etmesi; hukuk devleti ilkesine, hakkaniyete ve vergi adaletine aykırıdır. Yargı organlarının bu konudaki istikrarlı iptal kararları, idarenin katı şekilci tutumunu terk etmesi gerektiğinin en açık göstergesidir.

Av. Mücahit BEYAZ

------------

[1] Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi, 23.02.2023 tarih, 2022/592 E, 2023/37 K.

[2] Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi, 08.12.2022, 2022/2202 E, 2022/1914 K.

Yasal Uyarı: Bu makale bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır.