T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/388 Esas
KARAR NO:2025/724
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ:17/02/2025
NUMARASI:2024/598 Esas, Ara Karar, Derdest
DAVA: Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)
KARAR TARİHİ:15/05/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacılar hakkında İİK 287. Madde uyarınca geçici mühlet kararı verilmesini, şartlar oluştuğu takdirde kesin mühleti kararı verilmesini ve akabinde konkordatonun tasdikini talep etmiştir.Talep eden müdahil alacaklı banka vekili 13/01/2025 tarihli talep dilekçesinde; bankaları lehine davacı şirketin borçlarının tahsili hususunda teminat olarak dava dışı ... ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, borcun tahsili amacıyla İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Dairesi ...sayılı icra dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığını, kredi borçlusu ile taşınmaz malikinin farklı kişiler olması nedeniyle zorunlu takip arkadaşlığı bulunduğundan hem kredi kullanan davacı şirkete hem de dava dışı 3. kişiye malik sıfatıyla aleyhlerine icra takibi başlatıldığını, ipotekli taşınmazın davacılar adına kayıtlı olmadığını, konkordatonun amacının konkordato talebinde bulunan tarafların malvarlığının korunmasına ilişkin olduğunu, üçüncü şahısların malvarlığı ile ilgisi bulunmadığını, satışına izin verilmesi istenen 3. şahıs adına kayıtlı ipotekli taşınmazın davacılar tarafından kullanılmadığını, dava dışı 3. şahıs tarafından kiraya verildiğini, konkordato projesinde kullanılamayacağını, kiraya verildiğine ilişkin icra dairesi tarafından tutulan kiracı tespit tutanağının dilekçeleri ekinde dosyaya sunduklarını, dava dışı ... ... adına kayıtlı İstanbul İli, Esenyurt İlçesi, ... Ada, ... Parsel, ... Pafta, Kat:..., Bağımsız Bölüm:... de kayıtlı taşınmazın 02/06/2022 tarihli ... yevmiye nolu senetle müvekkili bankaya ipotekli olan taşınmazın ... sayılı dosyasından satışına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece verilen 17/02/2025 tarihli ara kararla; alacaklının konkordato talep eden borçludan rehinli alacağı, bizzat borçlu tarafından verilmiş rehin halinde mümkün olup, üçüncü kişi ipoteği ile teminat altına alınan borcun adi alacak niteliğinde olduğu (Yargıtay 15. HD'nin 2021/4430 E-2021/2814 K. Sayılı ilamı, Yargıtay 15. HD'nin 2021/1389 E-2021/275 K. Sayılı ilamları), Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 20/10/1993 tarih 6282/6805 karar sayılı ilamında da 3. kişi rehninin konkordato nisabında adi alacak olarak gözönünde bulundurulmasına karar verildiği, bu nedenlerle 3. kişilerce verilen ipoteğin adi alacak olarak kabul edilmesi ve davacı şirket yönünden 3. kişi rehniyle temin edilen alacaklının alacağının adi alacak olarak nisaba dahil edilmesi gerektiğinden talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Karar yasal süresinde talep eden müdahil alacaklı banka vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Talep eden müdahil alacaklı banka vekili istinaf nedenleri olarak; banka lehine ... Limited Şirketi'nin borçlarının tahsili hususunda teminat olarak dava dışı ... ... adına ipotek tesis edildiğini, borcun tahsili amacıyla İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Dairesi ... sayılı icra dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığını, kredi borçlusu ile taşınmaz malikinin farklı kişiler olması nedeniyle zorunlu takip arkadaşlığı bulunduğundan hem kredi kullanan davacı şirkete hem dava dışı 3. kişiye malik sıfatıyla aleyhlerine icra takibi başlatıldığını, ancak davacı şirket vekili tarafından konkordato davası gerekçe gösterilerek takibin durdurulmasının talep edildiğini, bu talep neticesinde icra müdürlüğü tarafından satışa hazırlık işlemlerinin devamına, satış işleminin durdurulmasına karar verildiğini, ipotekli taşınmazın davacılar adına kayıtlı olmadığını, konkordatonun amacının konkordato talebinde bulunan tarafların malvarlığının korunmasına ilişkin olduğunu, üçüncü şahısların malvarlığı ile ilgisi bulunmadığını, kesin mühletin rehinli alacaklılar bakımından sonuçları başlıklı İİK madde 295/2. fıkrasında" Şu kadar ki, rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacak ise 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilir. Satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır." şeklinde düzenlemenin mevcut olduğunu, taşınmazın davacılar adına kayıtlı olmadığını, meselenin konkordatonun amacı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, konkordatonun dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi alacaklarını yetkili makamın onayı ve alacaklı çoğunluğunun kabulüyle tasfiyesinin sağlandığı bir icra biçimi olduğunu, bu amacın gerçekleştirilmesinin yani konkordatonun başarıya ulaşması için borçlunun malvarlığının korunması gerektiğini, İİK nın 295. maddesinin de bu amaca hizmet eden bir hüküm içerdiğini, bu haliyle üçüncü kişi tarafından verilen rehnin paraya çevrilmesini konkordato kapsamında engellenmesinin kanun koyucunun amaçladığı bir sonuç olmadığını, alacağı üçüncü kişi rehni ile teminat altına alınan alacaklının kanundaki sınırlamalara bağlı kalmadan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğini, asıl borçlunun konkordato talebinin kabul edilmesi halinde rehinden karşılayamadığı alacak için konkordatoya tabi olarak alacağını talep edebileceğini, malı satılan üçüncü kişinin de rücû alacağını ancak konkordato nisabına dahil edilmesi halinde talep edilebileceğini, konkordatonun başarıya ulaşması için borçlunun malvarlığının korunmasının amaçlandığını, gerek 295. maddenin ruhunda ve gerekse 45. madde bağlamında zikredilen rehinli malların borçlunun/konkordatonun kendisine ait mallar olduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğunu, ayrıca satışına izin verilmesi istenen 3. Şahıs adına kayıtlı ipotekli taşınmazın davacılar tarafından kullanılmadığını, dava dışı 3. Şahıs tarafından kiraya verildiğini, konkordato projesinde kullanılamayacağını, ipotekli taşınmazın kiraya verildiğine ilişkin icra dairesi tarafından tutulan kiracı tespit tutanağının dosyaya ayrıca sunulduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK 285 vd maddelerinde düzenlenen konkordato talebidir.
Davacılara 06/08/2024 tarihinde 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, komiser heyetinin 3 aylık döneme ilişkin raporunu sunduğu, davacı tarafa tebliğ edildiği, davacılar vekilinin 15/11/2024 tarihli beyan dilekçesi ile geçici mühletin 2 ay uzatılması talepli dilekçe sunduğu, mahkemece 19/11/2024 tarihli duruşmada davacılar ... Şirketi ve ... haklarında 06/08/2024 tarihinde verilen konkordato geçici mühletinin İİK'nun 287/4 maddesi uyarınca 19/11/2024 tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği, son olarak mahkemece 14/01/2025 tarihli duruşmada davacılar,... Şirketi Ve ...'ün kesin mühlet taleplerinin kabulü ile İİK'nun 289/3 maddesi uyarınca davacılara 1 yıl süre ile kesin mühlet verilmesine karar verildiği görülmüştür. Alacaklı banka vekili tarafından konkordato talep eden davacı şirketin borçlarının tahsili hususunda teminat olarak ipotek tesis edilen dava dışı ... ... adına kayıtlı taşınmazın satışına izin verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece, anılan gerekçeyle ara kararla talebin reddine verilmiş olup ara karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Öncelikle, talep eden bankanın talebinin İİK 285 vd. maddeleri kapsamında mı yoksa HMK 389 vd. maddeleri kapsamında mı değerlendirilmesi gerektiğinin tartışılması gerekir. Alacaklı banka, rehin veren 3. kişinin taşınmazının satışına izin verilmesini talep etmiştir.
Konkordato tedbirleri, sadece konkordato talep eden şirketin mal varlığını korumayı amaçlamaktadır.
Somut olayda ise, talebin ve mahkemece verilen ara kararın içeriğine göre verilen karar, 3. kişinin rehinli taşınmazının takip ve satış sürecini doğrudan etkilediğinden HMK 389 vd. maddeleri kapsamında verilmiş bir tedbir kararı olarak değerlendirilerek istinaf incelemesi esastan yapılmıştır.
İstinaf konusu uyuşmazlık; konkordato talep eden şirketin kredi borcu nedeniyle 3. kişiye ait ipotekli taşınmazın paraya çevrilmesi için yapılan takipte, ipotekli taşınmazın satışına izin verilmesi şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
İlk derece mahkemesince 20/08/2024 tarihli geçici mühlet ve ihtiyati tedbir ara kararı ile; "Davacılar yönünden İİK'nın 297.maddesinin 2.fıkrasındaki haller de dahil olmak üzere, malvarlıklarının muhafazası için tüm tedbîrlerin alınmasına, bu kapsamda davacının Mahkemenin izni dışında geçici mühlet kararından itibaren rehin tesis etmesinin, kefil olmasının, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devretmesinin, takyit etmesinin ve ivazsız tasarruflarda bulunmasının tedbiren önlenmesine, aksi halde yapılan işlemlerin hükümsüz olacağına,7101 sayılı Kanunla değişik İİK'nun 288/1 maddesine göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından İİK'nun 294, 295, 296 ve 297. maddelerinin uygulanmasına, bu çerçevede mühlet içinde davacı/davacılar aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hangi nedene dayanırsa dayansın her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, İİK'nu 89 dahil olmak üzere ve muhafaza işlemleri de dahil tüm takip işlemlerinin yapılmasının ihtiyatî tedbir yolu ile durdurulmasına, tedbirden sonra İİK'nun 89.maddesine göre haciz ihbarnamesi gönderilmemesine, eğer tedbir kararından önce muhataba ulaşmış haciz ihbarnameleri var ise o taktirde icra dosyasındaki alacaklıya ödenmesine, Yapılmış olan takiplerin bugünkü mevcut durumları aynen korunarak olduğu yerde durdurulmasına, ancak; davacı/davacıların işletme konularına ilişkin faaliyetlerinin devamı için elzem olan ve icra takipleri nedeniyle muhafaza altına alınan makine, teçhizat ve araçlarının üzerlerindeki hacizler baki kalmak kaydıyla yediemin olarak davacılara tedbiren teslimine, Davacılar yönünden İİK'nın 206. maddesinin 1. sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabileceğine, mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabileceğine veya başlamış olan takiplere devam edilebileceğine, ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınmamasına ve rehinli malın satışının yapılmasının tedbiren önlenmesine,
Davacıların gayrimenkulleri ve tescilli-tescilsiz tüm mülkleri ile araçları üzerine 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına, ayrıca üzerlerine ayni ve şahsi hak tesisinin önlenmesine, tedbirin Mahkememiz Yazı İşleri Müdürü tarafından infazına" karar verilmiştir.10/02/2025 tarihli Geçici Komiser Heyeti görüşü: İİK m. 307 hükmünde rehinli malların da satışının ertelenmesi için aranan “borçlu rehinli malın, işletmenin faaliyeti için zorunlu olduğunu ve paraya çevrilmesi durumunda ekonomik varlığının tehlikeye düşeceğini yaklaşık olarak ispat etmiş olması” koşulunun gerçekleşmediği, söz konusu taşınmazların satışının ilgili mevzuat hükmü gereğince mümkün olduğu, ipotekli taşınmazın davacılar adına kayıtlı olmadığı, konkordatonun amacının konkordato talebinde bulunan tarafların malvarlığının korunmasına ilişkin olduğu, üçüncü şahısların malvarlığı ile ilgisi bulunmadığı, bu çerçevede söz konusu taşınmazın mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda tespit edilen 3.750.000,00 TL rayiç bedelin altında olmamak üzere satışının gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır. İİK 287/1. fıkrasında, 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hallerde dahil olmak üzere mahkemenin, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı belirtilmiştir. Bu hükmün lafzından da anlaşılacağı üzere, malvarlığının muhafazası için alınabilecek tedbirler sınırlı değildir. Konkordato talebi üzerine kanunda öngörülmeyen muhafaza tedbirleri dışında, mahkemece verilebilecek ihtiyati tedbirlerin amacı, konkordato talep eden borçlunun malvarlığının veya işletmesinin bütünlüğünün korunması ve konkordatonun amacına ulaşmasının sağlanmasıdır.
İİK'nın 295. maddesi ise; "Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. (Ek fıkra:9/6/2021-7327/3 md.) Şu kadar ki, rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacak ise 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilir. Satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır." hükmünü düzenlemektedir.
İİK'nın 295. maddesinde yapılan atıf nedeniyle mahkeme izin öncesi İİK'nın 297/2. fıkrası gereğince konkordato komiserinin görüşünü almalıdır. Mahkemece, komiser görüşü alınmış olup komiserler tarafından üçüncü kişiye ait ipotekli taşınmazın satışına izin verilebileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Bilindiği üzere, konkordato borçlu bakımından hüküm ve sonuç doğurur. Konkordatonun başarıya ulaşması için borçlunun mal varlığının korunması gereklidir. İİK'nun 295. maddesi de bu amaca hizmet eden bir hüküm içerir. Yukarıda da belirtildiği üzere konkordatonun amacının borçlunun mal varlığını korumak olduğu dikkate alındığında, rehin konusu malın üçüncü kişi tarafından verilmesi durumunda, söz konusu rehnin paraya çevrilmesi, konkordato isteminde bulunan borçlunun pasifine etki etmeyecektir. Bu nedenle 3. kişi tarafından verilen rehnin paraya çevrilmesinin konkordato kapsamında engellenmesi kanun koyucunun amaçladığı bir sonuç olarak düşünülemeyecektir. Bu kapsamda, konkordato talep eden borçlu şirket lehine ipotek veren 3. kişiye ait taşınmazın satışına izin verilmesi talebinin, ipotek verilen taşınmazın konkordato talep eden şirkete ait olmaması ve 3. kişiye ait rehinli malın konkordato projesine dahil edilmesinin de mümkün olmaması nedenleriyle İİK 295. maddesi kapsamında değerlendirilmesi söz konusu olamayacaktır.
Bu açıklama doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; ipotek verilen taşınmazın konkordato talep eden şirkete ait olmaması nedeniyle İİK 295. maddesi hükmünün uygulanması söz konusu olamayacağı gibi 3. kişinin rehinli taşınmazının Mahkemece verilen 20.08.2024 tarihli muhafaza ve satış yasağı kapsamında olması da söz konusu değildir. Diğer taraftan rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipte İİK 149. ve İİK 149/b maddeleri gereğince asıl borçlu ile ipotek borçluları arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunmaktadır. Ancak takipte, üçüncü kişiyle borçlunun birlikte hareket etme zorunluluğu bulunmadığından, rehinli mal maliki üçüncü kişiyle borçlunun icra takibinde beraber taraf olması şekli bir gereklilik olduğu açıktır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 16.02.2021 tarihli 2021/1389 E. 2021/275 K. sayılı ilamı; "...İİK 295. maddesi "Mühlet sırasında rehinde temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez" şeklindedir. 17.07.2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunla değişik İİK 289. maddesi de aynı ifadeleri taşımaktadır. 28.02.2018 tarih ve 7101 sayılı Kanun yürürlüğünden önce doktrin maddede belirlenen rehinli malın borçluya ait olması konusunda fikir birliği içindedir. (Gündoğan, Postacıoğlu, Üstündağ Kuru) Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 20.10.1993 tarih 6282/6805 karar sayılı ilamında da 3. kişi rehninin konkordato nisabında adi alacak olarak gözönünde bulundurulmasına karar vermiştir. Meseleyi konkordatonun amacı çerçevesinde değerlendirmek gerekir. Konkordato dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi alacaklarını yetkili makamın onayı ve alacaklı çoğunluğunun kabulü ile tasfiyesinin sağlandığı bir icra biçimidir. Bu amacın gerçekleştirilmesi yani konkordatonun başarıya ulaşması için borçlunun malvarlığının korunması gerekir. İİK.nın 295. maddesi de bu amaca hizmet eden bir hüküm içerir. Rehni 3. kişinin vermesi halinde bu rehnin paraya çevrilmesi konkordato talep eden borçlunun pasifine etki etmeyecektir. Bu haliyle 3. kişi tarafından verilen rehnin paraya çevrilmesini konkordato kapsamında engellenmesi kanun koyucunun amaçladığı bir sonuç olarak düşünülemez. İİK 45. maddesi uyarınca alacaklı önce rehne müracaat etmelidir. Maddede rehnin 3. kişi tarafından verilmiş olması durumu ayrık tutulmamıştır.Bu nedenle alacaklının 3. Kişi tarafından verilen rehne öncelikle müracaat etmesi, konkordato talep eden borçlunun malını koruma altında tutacak olup bu husus konkordato kurumunun amacına uygun olacaktır." şeklindedir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 17.06.2021 tarihli 2021/4430 E. 2021/2814 K. sayılı ilamı; "...İİK 295. maddesi "Mühlet sırasında rehinde temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez" şeklindedir.17.07.2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunla değişik İİK 289. maddesi de aynı ifadeleri taşımaktadır. 28.02.2018 tarih ve 7101 sayılı Kanun yürürlüğünden önce doktrin maddede belirlenen rehinli malın borçluya ait olması konusunda fikir birliği içindedir. (Gündoğan, Postacıoğlu, Üstündağ Kuru) Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 20.10.1993 tarih 6282/6805 karar sayılı ilamında da 3. kişi rehninin konkordato nisabında adi alacak olarak gözönünde bulundurulmasına karar vermiştir...Gerek 295 maddesinin ruhunda ve gerekse 45. Madde bağlamında zikredilen rehinli malların borçlunun kendisine ait mallar olduğunun kabulünde zorunluluk vardır." şeklindedir. Y. HGK. 03.03.2022 tarihli 2021/(15)6-772 E. 2022/240 K. Sayılı ilamı; "...Konkordatonun başarıya ulaşması ve alacaklıların alacaklarını tahsil edebilmesi için borçlunun malvarlığının korunması gerekmekte olup, İİK’nın 295. maddesi de bu amaçla konkordato isteminde bulunanın verdiği ipotek nedeniyle muhafaza tedbiri alınmasını, satışın yapılmasını engellemiştir.Rehin konusu malın üçüncü kişi tarafından verilmesi hâlinde söz konusu rehnin paraya çevrilmesi de istemde bulunan borçlunun pasifine etki etmeyecektir. Bu nedenle üçüncü kişi tarafından verilen rehnin paraya çevrilmesi mümkündür. Gerek İİK hükümleri gerekse konkordato mühletinin amacı göz önüne alındığında, konkordatoya ilişkin hükümlerin sadece borçlu tarafından verilen rehinler hakkında uygulanacağı kabul edilmelidir. Çünkü, rehinli alacaklının üçüncü kişinin malı üzerinde rehin tesis edilmesini talep etmesinin temelinde, borçlunun malî durumunun ileride bozulması hâlinde alacağını rehinli malı sattırarak tahsil etmek vardır. Borçlu hakkında verilen mühletten rehin veren üçüncü kişinin de yararlanacağı kabul edilirse, rehinli alacaklının üçüncü kişiden teminat istemesinin hiçbir anlamı kalmayacaktır. Üçüncü kişinin verdiği rehinde, rehinli alacaklının konkordato borçlusundan olan alacağı konkordato hükümlerine tabidir. Bu sebeple, rehinli alacaklıya alacağının tamamını konkordatoya yazdırma ve oy kullanma hakkı verilmesi zorunludur." şeklindedir.
Belirtilen nedenlerle, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla satışı istenen taşınmazın konkordato talep eden borçluya ait olmaması nedeniyle İİK 295. maddesindeki düzenlemenin somut olayda uygulanmayacağı, konkordatonun üçüncü kişilerin malvarlığını korumak gibi bir amacının da bulunmadığı, İİK 45. maddesi uyarınca alacaklının önce rehne müracaat etmesi gerektiği ve rehinli mal maliki üçüncü kişiyle borçlunun rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipte beraber taraf olmasının şekli bir gereklilik olduğu dikkate alındığında 3. kişinin rehinli taşınmazının Mahkemece verilen 20.08.2024 tarihli muhafaza ve satış yasağı kapsamında olmadığı değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; talep eden müdahil alacaklı banka vekilinin istinaf başvurusunun belirtilen sebeplerle kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından, HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden talep hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere:
1-Alacaklı... Bankası A.Ş.'nin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Müdahil alacaklı bankaya ipotekli dava dışı ... ... adına kayıtlı "İstanbul İli, Esenyurt İlçesi, ... Ada, ... Parsel, ... Pafta, Kat: ..., Bağımsız Bölüm:..." taşınmazın Mahkemece verilen 20/08/2024 tarihli muhafaza ve satış yasağı kapsamında olmadığına,
3-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/598 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 17/02/2025 tarihli ara kararın KALDIRILMASINA,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı alacaklı... Bankası A.Ş. tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
5-Alacaklı... Bankası A.Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin mahkemece verilecek esasa dair kararda değerlendirilmesine,
6-Dosyanın gerekli işlemlerin yerine getirilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2 bendi ile aynı kanunun 362/1-f bendi ve İİK'nun 258/son fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.16.05.2025





