T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/08/2025
NUMARASI : ... Esas- ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI: ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : Hasımsız
DAVA : Kıymetli Evrak İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 10/09/2025
YAZIM TARİHİ : 10/09/2025

Davacı vekili tarafından Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 01/08/2025 tarihinde tesis edilen karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;

DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin zilyedi olduğu 28.04.2025 düzenleme, 10.09.2025 ödeme tarihli, 48.600,00 TL bedelli bonoyu kaybettiğini, zayi olan bir senedin kötü niyetli kişilerce dolaşıma sokulması, sahte bir ciro ile devredilmesi gibi riskler barındırdığını ileri sürerek, davanın kabulü ile zayi olan bononun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, "...Dava konusu senedin incelenmesinde düzenleme yerinin yazılmadığı, keşidecinin adresinin tam olarak bulunmadığı, sadece Başhüyük olarak yazıldığı, dolayısıyla keşide yerinin bulunmadığı, 6102 Sayılı TTK'nın 776 ve 777 maddeleri gereğince bononun keşide yerinin zorunlu unsurlarından olduğu, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/01/2014 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 13/06/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı gereğince keşide yeri bulunmayan bononun kambiyo vasfını haiz olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiş..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, ticari teamüller gereği, bölgedeki birçok işletme gibi, senetlerde düzenleme yeri olarak belde, mahalle veya köy isimlerinin yazılmasının sıkça rastlanan bir durum olduğunu, "Başhüyük"ün Konya İline bağlı Sarayönü İlçesinin bilinen ve idari olarak tanımlı bir mahallesi olduğunu, mahkemenin bu açık ve net coğrafi tanımı belirsiz olarak kabul etmesinin hayatın olanağan akışına aykırı olduğunu, bu ibarenin senedin düzenleme yeri olarak kabul edilmesi gerektiğini, bononun zayi olduğuna dair bu karar alınmaz ise müvekkilinin alacağına kavuşamayacağı gibi, icra tehdidi ile de karşı karşıya kalacağını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, zayi nedenine dayalı kıymetli evrak iptali istemine ilişkindir.

Her ne kadar ilk derece mahkemesince verilen karara karşı yukarıda yazılı gerekçelerle davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de, davacı vekilinin 10/09/2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirdiği anlaşılmıştır.

Davaya son veren taraf işlemleri olan feragat, kabul ve sulh, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307 ilâ 315. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Tasarruf ilkesinin bir sonucu olarak davaya son veren taraf işlemleri hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. Bir başka ifade ile taraflar davayı kabul ederek ya da davadan feragat ederek veya sulh sözleşmesi yaparak yargılamanın her aşamasında ve hatta kanun yollarında herhangi bir hükme gerek kalmaksızın davayı sona erdirebilirler. Ancak bu işlemler vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK m. 74).

Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır.

Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m. 307). Davadan feragat eden davacı, bununla dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan kısmen veya tamamen vazgeçer. Feragat, davayı kesin olarak sonuçlandıran bir hukuki neden olup, yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur.

Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, davacı vekili tarafından ibraz edilen 10/09/2025 tarihli dilekçenin davadan feragat dilekçesi olduğu, HMK'nın 310. maddesi gereğince karar kesinleşinceye kadar davadan feragat mümkün olduğundan ve Dairemizce henüz davacı tarafın istinaf sebepleri esastan incelenip karara bağlanmadığından, davacı vekilinin davadan feragat beyanı ve vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi bulunduğu da nazara alınarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A)Davacı vekilinin davadan feragat beyanı nazara alınarak davacı vekilinin istinaf talebine ilişkin dilekçesinin REDDİNE,

1-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

2-Davacının istinaf aşamasında yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

B)Davacı vekilinin davadan feragat beyanı nazara alınarak, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/08/2025 tarih, ... Esas-... Karar
sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,

1-Davanın FERAGAT nedeniyle REDDİNE,

2-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 829,97 TL peşin harçtan, karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 214,57 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına

4-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,

D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

E) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/09/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.