Maddi hasarlı trafik kazası; aracın tek taraflı veya çift taraflı kazaya karışması sonucu araçta dökülme, bozulma gibi zararların oluştuğu trafik kazasıdır.

Trafik sigortası, herhangi bir kaza halinde üçüncü kişilere verilecek maddi ve bedeni zararları güvence alına alan sigortadır. Kasko poliçesi ise sürücülerin kendi kusurlarından kaynaklı bir durumun gerçekleşmesi halinde ya da aracın çalınması, deprem, yangın gibi hallerin vuku bulduğu durumlarda sigortayı yaptıran araç sahibinin aracını güvence altına alan sigorta türüdür.

Trafikte seyir halinde olan her aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS)(Trafik Sigortası) ile güvence altına alınması zorunludur. Trafik sigortası ile güvence altına alınmayan araçlara 2018 Yılı itibariyle uygulanan trafik sigorta cezası miktarı olan 108,00 Tl (İdari Para Cezası) 2019 Yılında da halen uygulanmaktadır. Zorunlu trafik sigortası bulunmayan veya sigortası yenilenmemiş araçlara bu ceza uygulanabileceği gibi ilgili trafik ekiplerince bu araçların tespit edilmesi halinde otoparka götürülmek suretiyle trafikten men edilebilmeleri de mümkündür.

Meydana gelen trafik kazaları neticesinde kazaya karışan araçta oluşan zararlar halinde kazaya neden olan aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunması halinde sigorta şirketi tarafından zarar karşılanacaktır. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında düzenlenen poliçelerde sigorta şirketi Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen limite (sigorta teminat limiti) kadar sorumlu olmakta ve poliçede belirtilen limiti aşan hasarlar olması halinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında sigorta şirketine başvuru imkanı ortadan kalkmaktadır.

Meydana gelen kaza neticesinde maddi hasara uğrayan araçta oluşan zararın giderilmesi için yalnızca kazaya neden olan aracın sigorta şirketine başvurma imkanı olmamakta; özellikle tek taraflı trafik kazalarında hasarlı aracın kasko poliçesi ile güvence altına alındığı durumlarda maddi hasara uğrayan aracın kasko poliçesi kapsamında sigorta şirketine de başvuru imkanı bulunmaktadır. Yine burada hasara uğrayan aracın sigorta şirketinin yalnızca sigorta poliçesi ile teminat altına aldığı miktar olan sigorta teminat limitine kadar sorumluluğu doğmaktadır.

Araçta oluşan maddi hasar halinde ilgili sigorta şirketine oluşan zarara ilişkin başvuru yapıldığında, sigorta şirketinin başvuruya farklı şekillerde yanıt verme imkanı bulunduğu gibi cevap verme zorunluluğu da bulunmamaktadır. Sigorta Şirketi'ne maddi hasar talebi ile başvuru yapıldığı taktirde sigorta şirketi, hasar için bilirkişi tarafından belirlenen miktarı kabul ederek araçta oluşan zararı giderebilmektedir. Bu yol hem sigorta şirketi hem başvuru sahibi için en kısa sürede, en elverişli sonucun alındığı yoldur. Araçta oluşan hasarın tazmini talebi karşısında sigorta şirketinin göstereceği başka bir tutum ise; talep edilen miktara karşılık hasara ilişkin saha araştırması yaptırmak ve başvurucunun talep etmiş olduğu rakamdan farklı bir rakamı başvurucuya teklif etmektir. Bu halde sigorta şirketi başvuru sahibine, yaptırmış olduğu saha araştırması sonucu başvurucunun da kabul ettiği zarar miktarını ödemekte; kendisi de aracın hasarlı hali ile mülkiyetine sahip olmaktadır. Sigorta şirketinin araçta oluşan hasarın giderilmesi talebine karşı diğer bir seçeneği ise araçta oluşan hasarı kabul etmeyerek, hasarı reddetmektir. Sigorta şirketinin araçta meydana gelen hasarı kabul etmemesi ret-hasar olarak adlandırılmaktadır. Görüldüğü üzere trafik kazası nedeniyle oluşan zararın doğrudan tazmini talebi, sigorta şirketinin talebe vereceği cevaba göre farklı durumlarla sonuçlanabilmektedir.

Maddi hasarlı trafik kazası dosyalarında maddi zarar kapsamında araçta oluşan hasarın doğrudan tazmini dışında değer kaybı ve pert total de yer almaktadır.

DEĞER KAYBI;

Değer kaybının yasal dayanağı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’ nın Kapsama Giren Teminat Türleri başlıklı A.5. maddesi ‘’Maddi zararlar teminatı; Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malların üzerindeki azalmadır.’’ şeklindedir. Trafik kazaları neticesinde kazaya karışan araçta kaza sebebiyle oluşan hasar giderilse dahi aracın rayiçlerine oranla değerinde bir azalma, değerini kaybetmesi söz konusu olmaktadır. Meydana gelen trafik kazası sonrasında kazaya karışan araçtaki maddi hasar dışında kaza neticesinde değerinde meydana gelen azalmayı da talep etme imkanı bulunmaktadır.

Son 2 yıl içerisinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda, kazada %100 kusuru bulunmayan araç sürücüsü, araçta meydana gelen değer kaybını talep edebilmektedir. Kaza nedeniyle maddi hasara uğrayan aracın sahibi, kazaya karışan ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile güvence altına alınan aracın sigorta şirketine başvurarak araçta meydana gelen değer kaybını talep edebilmektedir. Kazaya neden olan aracın trafik sigortasına dayanarak değer kaybı talep edileceğinden aracın trafik sigortasının yaptırılmış veya yenilenmiş olması da gerekmektedir. Bunlar dışında Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi tarafından değer kaybı için zarar gören aracın kilometresi üzerinden bir sınır getirilmiş ve 165.000 kilometreden fazla olan araçlar için değer kaybı hesaplamasının yapılamayacağı belirtilmiştir. Ayrıca aracın daha önce aynı bölgeden hasar alan parçası, aracın camı, aynası, farları gibi aksamlar için değer kaybı talep edilememektedir.

Araçta oluşan değer kaybı bilirkişi marifetiyle belirlenmektedir. Aracın kilometresi, modeli, yaşı, hasarın niteliği, aracın kazadan önceki değeri gibi unsurlar dikkate alınarak ilgili branş ruhsat sahibi sigorta eksperi tarafından araçta meydana gelen değer kaybının tespiti yapılmaktadır. Şartların oluşması halinde, bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor doğrultusunda araçta meydana gelen azalmaya hak kazanılmaktadır.

PERT TOTAL

Yargıtay Kararlarında ''pert'' kavramı ''kullanılamaz, yitik hale gelmiş'' anlamında kullanılmaktadır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’ nın B.2.2.3 numaralı bendi; ‘’Onarım masraflarının zarar gören aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile aracın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasarlı kabul edilir’’ile tam zayi olarak da adlandırılan pert totalin tanımı yapılmaktadır. Kazaya karışan aracın hasarın onarımı için gereken hasar miktarının piyasa rayiç değerine denk geldiği hallerde hasarın giderilmesi yerine aracın pert total işlemine tabi tutulması daha ekonomik olmaktadır. Aracın pert total işlemine tabi tutulması için gereken yasal şartlar dışında aracı kasko poliçesi ile güvence altına alan sigorta şirketinin belirlediği şartlarda ve oranda hasara uğramış olması da gerekmektedir.

Sovtaj; kaza nedeniyle zarar gören aracın hasarlı haldeki maddi değeridir. Pert total işlemine tabi tutulacak araç için sovtajının düşülüp düşülmeyeceği ve aracın mülkiyetinin kimde kalacağı önem arz etmektedir. Kazaya karışan hasarlı araç, kasko poliçesi ile güvence altına alan sigorta şirketinin aradığı şartları ve oranı sağlaması suretiyle pert totale tabi tutulacak ise aracın sovtajı düşülmeden tazminat alabilmek için araç sahibi tarafından, aracın sigorta şirketinin hakimiyetine girmesi yönünde bir fiil ortaya konması gerekmektedir. Bu durum hasarlı aracın sahibi tarafından alınmış trafikten çekme belgesinin sigorta şirketine ibraz edilmesi suretiyle gerçekleşmektedir. Bu halde sigorta tazminatı, aracın sovtaj düşülmeksizin sigorta şirketi tarafından ödenmektedir. Pert totale tabi tutulan aracın sigorta şirketinin hakimiyetine girmesi için gerekli şartların sağlanması sonucunda sovtaj değerinin düşülerek sigorta tazminatının karşılandığı halde hasarlı aracın mülkiyetine de Sigorta Şirketi haiz olmaktadır.

Hasarlı aracın sahibi aracın pert total işlemine tabi tutulmasını talep etmekte ancak; sigorta şirketinin hakimiyetine girmesi yönünde bir fiil ortaya konmadığı taktirde, aracın sovtajı mahsup edilerek sigorta tazminatı ödenecek olup bu halde hasarlı aracın mülkiyeti sigortalıda kalacaktır. Bu durumu açıklayan bir örnek vermek gerekirse;

Kazaya karışan aracın kaza anındaki hasar görmeden önceki piyasa rayiç değeri 50.000,00 Tl olsa ve kaza dolayısıyla araçta 30.000,00 Tl hasar meydana geldiği durumda araçtaki hasarın onarımının ekonomik olmamasından dolayı araç pert total işlemine tabi tutulacaktır. Aracın özelliklerine ve araçta meydana gelen hasara bağlı olarak yapılan tespit ve incelemeler neticesinde aracın hasarlı haldeki piyasa rayiç değerinin 22.00,00 Tl olduğu varsayımından hareket ile aracın sovtaj değeri 22.000,00 Tl olmaktadır. Araç pert total işlemine tabi tutulacak ise bu araçta aracın sovtajı düşülmeden tazminat alabilmek için aranan şartlar olan aracın sigorta şirketinin hakimiyetine girmesi için bir fiilin ortaya konması halinde 50.000,00 Tl tazminata hak kazanılmakla birlikte aracın mülkiyeti sigorta şirketinde kalmaktadır. Ancak aracın sigorta şirketinin hakimiyetine girmesi sonucunu doğuracak bir fiil ortaya konulmadığı taktirde aracın sovtajının mahsup edilerek, sigorta şirketi tarafından 28.000,00 Tl sigorta tazminatı ödenmekte ve bu halde hasarlı aracın mülkiyeti sigortalıda kalmaktadır.

Kaza nedeniyle araçta meydana gelen zararın doğrudan tazmini, değer kaybı ve pert total talepli uyuşmazlıklar için uygulanacak hukuki prosedür aynıdır.

Trafik kazası, hem trafik sigortası hem de kasko poliçesi kapsamında riziko olarak nitelendirilmektedir. Rizikonun gerçekleştiği durumda ise bildirim yükümlülükleri bulunmaktadır. Bildirim yükümlülüğü için öngörülen süre Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.1.1.a) maddesinde sorumluluğunu gerektirecek bir olayı, haberdar olduğu andan itibaren on gün içinde olması gerektiği belirtilmişken kasko sigortası için bu süre daha farklıdır. Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları B.1.1.1. bendi; ‘’Rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde sigortacıya bildirimde bulunmakla yükümlüdür.’’ hükmü ile bildirim yükümlülüğüne yer verilmiştir.

Meydana gelen trafik kazası nedeniyle araçta oluşan maddi hasara ilişkin başvuru usulü hem trafik sigortası hem de kasko sigortası için benzerdir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları C.7 bendinde durum açıkça ele alınmıştır. Zarar görenin, güvence altına alınan sigortada öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden ilgili sigortacıya yazılı başvuruda bulunması gerekmektedir. Sigortacının da bu başvuruyu cevap verme süresi, başvuru tarihinden itibaren 15 gündür. Sigortacı başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde tazminat tutarında anlaşma sağlayamadığı durumda, anlaşma sağlayamadığı tutar için arabulucuya başvurabilmektedir. Sigortacının başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruya yazılı olarak cevap vermemesi veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, hak sahibinin mahkemede dava açmak ya da Sigorta Tahkim Komisyonu’ na başvuruda bulunmak gibi seçimlik hakkı bulunmaktadır. Hak sahibi sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesi yapan acentenin bulunduğu yer mahkemesinde, kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde ya da zarar görenin ikametgahının bulunduğu mahkemede dava açabilmektedir. Sigortacıya karşı dava açılmış olması da arabulucuya müracaat etmeye engel değildir.

Son olarak araçta meydana gelen hasara ilişkin talepleri yöneltmek için de bir zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Motorlu araç kazalarından doğan davalarda talepleri ileri sürebilmek için öngörülen zamanaşımı hem Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nda hem de Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nda 2 yıl olarak belirlenmiştir. Bu sürenin başlangıcı zarar görenin, zarar ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihtir. Zarar talepleri herhalde kaza tarihinden itibaren 10 yılın geçmesi ile zamanaşımına uğramaktadır.

Ancak dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre tazminat talepleri için de geçerli olmaktadır.