banner590

08 Şubat 2021

Franchise Sözleşmelerinin Feshine Bağlı Sonuçlar

Ülkemizde de 1980 sonrası liberalleşmenin artması ile diğer ülkelerde faaliyet gösteren işletmeler Türkiye pazarına girmiş ve günümüze kadar yerel işletmeler de eklenerek hızla artan oranda franchise iş birlikleri oluşmuştur.

Franchise Sözleşmeleri Yasal Dayanağı

Hukukumuzda franchise sözleşmeleri kanunda özel olarak düzenlenmemiş olan bir isimsiz sözleşme türüdür. Her ne kadar kanunla düzenlenmemiş olsa da Yargıtay tarafından franchising “… bir ürün veya hizmetin imtiyaz hakkına sahip tarafın belirli bir süre şart ve sınırlamalar dahilinde işin yönetim ve organizasyonuna ilişkin bilgi ve destek sağlamak suretiyle imtiyaz hakkına konu ticari işleri yürütmek üzere ikinci tarafa verdiği imtiyazdan doğan uzun dönemli ve sürekli bir iş ilişkileri bütünü olup, birbirinden bağımsız iki taraf arasında kurulan sözleşmesel ilişki” şeklinde tanımlamıştır.

Franchise sözleşmeleri konusu bir mal ve/veyahut hizmetin sürümü ve dağıtımı olan sürekli nitelikte bir sözleşme olup sözleşmenin tarafları franchise veren ve franchise alan olarak adlandırılmaktadır. Sözleşme kapsamında franchise veren taraf (mal ve/veyahut hizmeti üreten ve/veyahut satan taraftır.) belirli bir ücret karşılığında ve belirli bir bölgede, marka adı, sembolü, know-howu, ticaret unvanı, sloganı, vb. gayri maddi mal ve değerlerinin sürümünü yapma hakkını kendi nam ve hesabına çalışan, bağımsız kişilere (franchise alana) vermeyi borçlanmaktadır. Franchise verenin bunların yanı sıra franchise kendi sistemine entegre etme ve bu kapsamda franchise alanı sürekli olarak denetleme yükümlüğü de bulunmaktadır.

Franchise Sözleşmeleri Kapsamında Tarafların Hak ve Borçları

Sözleşme kapsamında franchise veren tarafın ise mal ve/veya hizmetlerin en iyi şekilde pazarlanması için piyasa araştırması ve reklam yapmak, bu kapsamda bir organizasyonunu kurmak yükümlülükleri bulunmaktadır. Bunun yanı sıra  franchise alanın ücretin yanı sıra sözleşme konusu mal ve hizmetlerin sürümünü sağlama, bu konudaki gerekli tüm bilgileri franchise verene bildirme, franchise verenin talimatlarına ve pazarlama stratejisine uyma, franchise verenin eğitim programlarına katılarak verilen eğitim doğrultusunda işletmesini yürütme yükümlülükleri franchise sözleşmesini diğer dağıtım sözleşmelerinden ayıran yükümlülüklerdendir.  Buradaki denetim mekanizmasının önemli olmasındaki asıl amaç üçüncü kişiler ve tüketiciler nezdinde sunulan mal ve hizmetin sunulması yönünden imaj birliğini sağlamaktır.

A-  Franchise Verenin Borçları

Franchise verenin franchise sözleşmesi kapsamında;

- Sözleşme öncesi açıklama ve franchise alanı aydınlatma,

- Franchise sisteminin ve bu sistem kapsamında patent, marka, know-how, ticaret unvanı ve işletme adı gibi gayri maddi malların kullanımını sağlama,

- İşletmesine ilişkin sahip olduğu mal ve hizmetlerintanıtıcı unsurlarını franchise alana kullandırma,

- İşletmenin kurulma aşamasında ve donanımının sağlanmasında yardımcı olma,

- Franchise alanın sisteme en iyi şekilde entegre olabilmesi ve sürümü gerçekleştirebilmesi için gerekli tüm bilgi ve eğitimleri verme,

- Yöresel reklamlar haricinde sürümü gerçekleştirilen mal ve hizmete ilişkin reklamları yapma,

- Sözleşmede açıkça kararlaştırılmışsa belli bir bölgede başkaca bir franchise sözleşmesi kurmama ve üçüncü kişilere mal göndermeme,

- Sözleşmede mal ve hizmetlerin sunumu için gerekli olan araç, gereç ve malzemelerin franchise veren teslim edileceği belirlenmiş ise bu malzemelerin teslim edilmesi borçları bulunmamaktadır.

Franchise verenin borçları incelendiğinde buradaki asıl amacın tüketicilere yönelik yeknesaklığı ve imaj birliğini sağlamak olduğu anlaşılmaktadır. Franchise verenin bu borçlarını hiç yahut gereği gibi yerine getirmemesi, franchise tarafından piyasaya sürülen mal ve hizmetin tüketici nezdinde ilgili mal ve hizmetten farklı olduğu algısına sebebiyet verebilecek ve bu durum da franchise alanın sözleşme kapsamında elde etmek istediği amaca ters düşecek bir etki yaratacaktır. Franchise verenin bu borçlarını yerine getirmemesi franchise alan bakımından sözleşmenin haklı nedenle feshine gerekçe gösterilebilecek ve uğramış olduğu zararın tazminini talep hakkı doğuracaktır.

B-) Franchise Alanın Borçları

Franchise alanın franchise sözleşmesi kapsamında asli edimi, franchise sisteminin kullandırılması ile sözleşmenin devamının sağlanması kapsamında gereken koruma ve destek karşılığında, mal ve hizmetlerin sürümünü sağlama, artırma yükümlülüğüyle birlikte ücret ödeme yükümlülüğüdür. Franchise alanın ödeyeceği ücret başlangıç(giriş) ücretine ek olarak sözleşmenin devamı sırasında tarafların aralarında kararlaştıracağı bir ücretin periyotlar halinde ödenmesi şeklinde olabileceği gibi tek seferde toptan bir ücretin sözleşme kurulurken ödenmesi şeklinde de olabilir. Bu ücret haricinde taraflar arasında kararlaştırılmışsa franchise verenin vermiş olduğu eğitimlerin masrafları, denetim hizmetleri ve diğer yardımlar için de franchise alan ek hizmet bedeli adı altında bir ücret ödemek durumunda kalabilecektir.

Ücret ödeme dışında franchise alanın franchise sözleşmesi kapsamında;

- Sözleşme konusu mal veya hizmetlerin sürümünü yapmak ve arttırmak için faaliyette bulunma,

- Franchise sistemindeki gayri maddi malları kullanma,

- Franchise sisteminin ilkelerine ve franchise verenin talimatlarına uyma ve kontrollerine katlanma,

- Franchise verene bilgi ve hesap verme,

- Franchise verenin menfaatlerini koruma ve sadakat borcu,

- Sözleşmenin devamı sırasında franchise verene karşı rekabet etmeme,

- Franchise alanın sözleşmeden doğan borçlarını bizzat ifa etme ve sözleşmeden doğan haklarını devretmeme,

- Sır saklama,

- Sözleşmede açıkça kararlaştırılmışsa malları ve gerekli malzemeleri franchise verenden veya onun belirlediği üçüncü kişilerden alma borcu bulunmaktadır.

Franchise alanın yukarıda sayılmış olan borçların bazıları aynı zamanda sözleşme kapsamında sahip olduğu haklar niteliğini de taşımaktadır. Franchise alanın bu yükümlülüklerini hiç yahut gereği gibi yerine getirmemesi franchise veren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshi sonucunu doğurabileceği gibi franchise alanın örnek olarak sır saklama ve rekabet etmeme yükümlüğünü ihlal edecek eylemleri haksız rekabet kapsamında maddi tazminat talebi ile de karşı karşıya kalabilecektir.

Franchise Sözleşmelerinin Olağan Sona Ermesi

Franchise sözleşmeleri; diğer tüm sözleşmelerde olduğu gibi sözleşme süresinin sona ermesi, taraflardan birinin ölümü, iflası yahut fiil ehliyetini kaybetmesi, sözleşmenin TBK’nun 30 – 39. Maddeleri uyarınca hata, aldatma yahut yanılma sebepleri ile iptali, tarafların anlaşarak sözleşmeyi sona erdirmesi sözleşmenin sona erme sebeplerinden olup bunların yanı sıra fesih türleri olağan fesih ve olağanüstü fesih olarak ikiye ayrılmaktadır. Olağan fesih belirsiz süreli olan franchise sözleşmesinin taraflarından birinin herhangi bir fesih sebebi bulunmaksızın ileriye yönelik sözleşmeyi sona erdirme iradesini karşı tarafa bildirmesi ile gerçekleşmektedir. Franchise sözleşmesinde olağan fesih için bir bildirim süresi öngörülmüş ise taraflar sözleşmede belirtilen bildirim sürelerine riayet etmekle yükümlüdür. Eğer sözleşmede bir bildirim süresi öngörülmemiş ise doktrinde, adi ortaklığın fesih süresini düzenleyen TBK. m. 640/I’in kıyasen uygulanarak sürenin altı ay olarak uygulanması, ancak, altı aylık feshi ihbar süresinin somut olayın özellikleri, ticaret hacmi göz önünde bulundurulduğunda yeterli olmayacağı ve bu sürenin hakkaniyete açıkça aykırılık olması durumunda fesih süresinin takdirini taraflar mahkemeden talep edebileceklerdir.

Franchise Sözleşmelerinin Olağanüstü Feshi ve Sonuçları

Franchise sözleşmesinin olağanüstü feshi vadesi dolmamış sözleşmenin haklı sebeplere dayanarak herhangi bir bildirim süresine bağlı olmaksızın derhal feshi olarak tanımlanabilmektedir. Hukukumuzda feshe gerekçe gösterilecek haklı sebepler tahdidi olarak sayılmadığından her bir somut olay bazında haklı sebep olarak gösterilen olayların sözleşme kapsamındaki önem ve ağırlığı tek tek incelenmelidir. Yapılacak incelemede hakkaniyet ilkesi, dürüstlük kuralları ve TBK madde 27 hükümleri göz önünde bulundurularak işlem temelinin çöküp çökmediği, taraflar arasında olması gereken sözleşmesel güven ilişkisinin sarsılıp sarsılmadığı,  önceden öngörülmesi objektif olarak mümkün olmayan sebeplerin ortaya çıkıp çıkmadığı, tarafların karşılıklı edimlerinin sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde yerine getirilmemesi sebebi ile sözleşmeden sağlanması beklenen menfaatin ağır şekilde zedelenip zedelenmediği, sözleşmenin devam ettirilmesini iyi niyet ve dürüstlük kurallarına göre taraflar için çekilmez hale gelip gelmediği incelenmelidir.

Franchise Verenin Sözleşmenin Sona Ermesi Halinde Franchise Alanın İşletmesine Kayıtlı Malzeme ve Teçhizatları Geri Alma Yükümlülüğü Bulunmakta Mıdır?

Franchise sözleşmeleri niteliği gereği franchise alan ilgili sözleşme kapsamında o sözleşmeye özgü, başka bir ticari ilişkide kullanamayacağı birtakım malzeme ve teçhizat satın alabilmektedir. (Örneğin franchise verenin markasının basılı olduğu çatal, bardak, panolar, ilgili işletmenin sembolü haline gelmiş birtakım nesneler vs.)

Franchise sözleşmesinin sona ermesi halinde franchise verenin, franchise alanın işletmesinde kayıtlı mal ve malzemeleri geri alma borcu genel bir kural olmasa da franchise alanın işletmesini franchise sistemine entegre etme amacı ile satın aldığı başka bir ticari ilişkide değerlendirilmesi mümkün olmayan makine, teçhizat, alet vb. araçları geri alma borcunun bulunduğu hakkaniyet kurallar çerçevesinde söylenebilecektir.

Ancak sözleşme franchise alanın haksız feshi ile sona ermiş ise bu durumda franchise verenin geri alma borcu doğmayacaktır. Sözleşmenin sona ermesinde tarafların karşılıklı kusuru bulunmakta ise geri alma yükümlülüğünün karşılığı olan miktar kusur oranına göre belirlenebilecektir.

Yargıtay kararlarında işletmenin aletlerinden hangilerinin sadece franchise sözleşmesine özgü olup olmadığının tek tek tespit edilmesi gerektiği belirtilmiş olup bunun yanı sıra yapılacak hesaplamalarda franchise alanın söz konusu malzemeleri işletmeyi açtığı tarihten sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar kullanması nedeniyle belirli oranda eskitmesi ve menfaat elde etmesi nedeniyle oluşan amortisman değerinin de dikkate alınması gerektiğine hükmedilmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin E. 2018/5087 K. 2020/2393 ve 5.3.2020 tarihli kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2015/2362 E. 2016/795 K. ve 26.01.2016 tarihli kararı)

Franchise Sözleşmesinin Belirlenen Süreden Önce Feshedilmesi Halinde Franchise Alan Başlangıç Bedelini Talep Edebilir Mi?

Franchise sözleşmesinin belirlenen süreden önce feshedilmesi halinde franchise alanın başlangıç bedelini talep edip edemeyeceği başlangıç bedelinin niteliğine göre belirlenecektir.

Eğer franchise alan tarafından ödenen başlangıç bedeli franchise verenin borç ve yükümlülükleri sözleşmede öngörülmüş süre boyunca ifa etmesi karşılığı olarak tespit edilmişse franchise alan bu bedelin kalan süre ile orantılı olarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesini talep edebilecektir.

Ancak başlangıç bedeli gayri maddi malların yahut franchise sisteminin kullanımına ilişkin verilen eğitimin bedeli olarak belirlenmesi halinde, başlangıç bedelinin franchise alana iadesi söz konusu olmayacaktır.

Önemle belirtmek gerekir ki taraflar arasında akdedilen franchise sözleşmesinde haksız fesih durumunda dahi başlangıç bedelinin talep edilemeyeceğine ilişkin bir hüküm bulunmakta ise Mahkeme bu hükümle bağlı olacaktır.

Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/7163 E.,  2013/12942 K. ve 20.06.2013 tarihli kararında taraflar arasındaki bu sözleşme hükmünün dikkate alınmadan hesaplama yapılarak hüküm verilmesini hatalı bulmuştur.

Franchise Sözleşmesinin Süresinden Önce Haksız Feshedilmesi Halinde Uğranılan Zarar Nasıl Hesaplanmalıdır?

Sözleşme serbestisi gereğince taraflar sözleşmenin haksız feshi durumunda ödenecek cezai şartı belirleyebilecekleri gibi uğranılan zararın hesaplanmasına ilişkin yöntemleri de belirleyebilirler.

Tarafların sözleşmenin haksız feshi durumunda zararın hesaplanmasına ilişkin yöntemleri yahut herhangi bir cezai şartı belirlememeleri halinde hesaplama Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre yapılacaktır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 25.03.2019 tarih ve 2018/92 E. 2019/2225 K.  Sy kararında hesaplamalar yapılırken izlenecek yola ilişkin ayrıntılı açıklamalarda bulunmuştur. Yargıtay’a göre; mahkeme tarafından öncelikle franchise sözleşmeleri konusunda uzman bir bilirkişinin de yer aldığı bir bilirkişi kurulu oluşturulmalı ve alınan raporda davacının 3. kişilerle aynı nitelikte olan bir sözleşmenin yapabileceği makul sürenin belirlenerek sözleşme haksız olarak feshedilmese idi belirlenen makul sürede elde etmesi muhtemel gelir tespit edilmeli, muhtemel gelirin tespiti sonrasında davacının bu geliri elde etmek için yapacağı tüm harcama ve giderler mahsup edilmeli ve belirlenecek miktar sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle mahrum kalınan kâr olarak hüküm altına alınmalıdır.

Franchise Sözleşmesinin Feshedilmesi Halinde Franchise Alan Portföy Tazminatı Talebinde Bulunabilir mi?

Uygulamada portföy tazminatı olarak da bilinen denkleştirme istemi TTK’nın 112. maddesinde düzenlenmiş olup acentelik sözleşmesinin sona ermesi sonrası -belirli şartların sağlanması halinde- acentenin faaliyetleri kapsamında ileride elde edeceği kazançlara duymuş olduğu güvenle işletmesine yapmış olduğu yatırım ve ortaya koymuş olduğu emekle biriktirdiği müşterilerini sözleşme ilişkisi bittikten sonra Müvekkilin kullanımına bırakmak zorunda kalması sonucu hakkaniyet gereği talep edebileceği maddi bir menfaattir. 

Franchise sözleşmelerinin hukuki niteliği, tarafların hak ve borçları göz önünde bulundurulduğunda acentelik sözleşmesine benzer özellikler göstermesi franchise alanın acentelik sözleşmelerinde olduğu gibi sözleşmenin franchise veren tarafından haksız feshedilmesi yahut frachise alan tarafından haklı nedenle feshedilmesi halinde portföy tazminatı talebinde bulunup bulunamayacağı tartışmasını ortaya çıkarmıştır.

Franchise sözleşmelerinin feshinde denkleştirme tazminatı talep edilip edilemeyeceğin ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18444 E. 2014/10860 K. ve 06.06.2014 tarihli kararında franchise sözleşmesinin varlığı ve gerekli şartların sağlanması halinde franchise alanın denkleştirme talebinde bulunabileceğine, ancak davalı markasının tanınmış bir marka olması halinde hakkaniyet ilkesi göz önünde bulundurularak portföy tazminatı hesabı yapılması gerektiğine hükmetmiştir. Yargıtay uygulamasından hareketle franchise alanın da TTK 112. Madde uyarınca franchise verenden denkleştirme tazminatı talep edebileceği görülmektedir.

Franchise Sözleşmesinde Yer Alan, Sözleşme Sonrası Franchise Alanın Rekabet Etmemesine İlişkin Hükümler Geçerli Midir?

Uygulamada franchise sözleşmesinin taraflarından franchise verenin çoğu zaman piyasadaki hakim durumunu korumak ve franchise alanın sözleşme sonrasında franchise sözleşmesi gereğince edinmiş olduğu bilgi ve tecrübeyi kendisi ile rekabet edecek şekilde kullanmaması amacıyla sözleşmeye sözleşme sonrasında franchise alanın kendisi ile rekabet etmemesi, rekabet etmesi durumunda belirli bir cezai şart niteliğindeki demeyi yapmasını öngören sözleşme hükümleri koydukları ve franchise alanın da sözleşme kurulurken franchise veren karşısındaki daha güçsüz konumu sebebi ile bu hükümleri kabul ettiği görülmektedir.

Her ne kadar ahde vefa ilkesi ve tarafların sözleşme hükümlerini -emredici kurallara aykırılık teşkil etmemek koşulu ile- serbestçe belirleme hakları bulunsa da Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2011/13747 E., 2012/356 K. ve 19.1.2012 tarihli emsal kararında; taraflar arasındaki sözleşme sonrası rekabet yasağını düzenleyen hükümlerin franchise alan bakımından anayasayla güvence altına alınan çalışma hürriyeti ilkesine aykırı olması sebebi ile bu yöndeki sözleşme hükümlerinin geçersiz olacağına hükmedilmiştir.

Franchise Alanın Sözleşmenin Sona Ermesinden Sonra Franchise Verenin Know-How’ını, Ticari Sırlarını Kullanması Halinde Franchise Verenin Hakları Nelerdir?

Franchise alanın franchise sözleşmesinin sona ermesi halinde franchise verenin gayri maddi mallarını kullanmama ve verilenleri iade etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Sözleşmenin sona ermesi ile artık franchise alan franchise verenin tescilli markası, işletme adı, marka, patent, tasarım vs. fikri mülkiyeti kapsamında olan mallarını kullanamayacak ve kendisi ile gizlilik kaydı çerçevesinde verilen know-how niteliğindeki bilgi sır tutma yükümlülüğü kapsamında saklayacaktır. Franchise alanın bu yükümlülüğüne aykırı eylemlerde bulunması durumunda franchise veren Türk Ticaret Kanunu md.55 vd. ile düzenlenen haksız rekabet hükümlerine göre tazminat ve tecavüzün meni talebinde bulunabilecektir.

Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi  2015/2370 E. ve  2016/796 K. sayılı kararında da franchise sözleşmesinin sona ermesinin ardından davalı franchise alanın aynı işyerinde, aynı konsept ve tasarımı kullanarak, davacının markasından faydalanarak yaptığı faaliyetin haksız rekabet teşkil ettiği, maddi, manevi tazminat ve cari hesap alacağının tahsili gerektiğine hükmetmiştir.

Av. Eren Evren

Av. Burçak Kandemir


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.