(HMK Perspektifinden Güncel ve Kısa Bir Değerlendirme)
Bu yazıda, HMK sistematiği çerçevesinde senet kavramının elektronik belgeler karşısındaki konumu, güvenli elektronik imza ve imzasız dijital yazışmalar bağlamında ele alınmaktadır.
I. Genel Olarak
Medeni usul hukukunda ispat kuralları, hukuki uyuşmazlıkların çözümünde belirleyici bir role sahiptir. Özellikle senetle ispat zorunluluğu, uzun yıllar boyunca klasik yazılı belgeler esas alınarak şekillenmiş; elektronik verilerin henüz yaygınlaşmadığı bir dönemin ihtiyaçlarına cevap vermiştir.
Ancak günümüzde hukuki ilişkilerin büyük ölçüde dijital ortamda kurulması ve sürdürülmesi, senet kavramının kapsamı ile elektronik belgelerin ispat hukukundaki yeri arasındaki ilişkinin yeniden ele alınmasını zorunlu kılmıştır.
Esasen bu çalışma, “Medeni Usul Hukukunda Senet ve Senetlerle Yazılı Şekil Arasındaki İlişki” başlıklı ve Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi’nde (2000, C. 4, S. 1–2, s. 413–435) yayımlanan makalemizin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ve elektronik belgelerin hukuk pratiğinde merkezi bir konuma ulaşması karşısında güncellenmesi amacıyla kaleme alınmıştır. Bu yönüyle çalışma, önceki makalemizin güncel mevzuata uygun olarak ve elektronik belge boyutuyla zenginleştirilmiş kısa bir devamı niteliğindedir.
II. Senet Kavramının HMK Sistematiğindeki Yeri, Senetle İspat Zorunluluğu ve Dijitalleşme
HMK, ispat hukukunda klasik HUMK anlayışından farklı olarak belge merkezli bir sistem benimsemiştir. HMK m.199’da belge; yazılı veya basılı metinlerin yanı sıra, elektronik veriler ve benzeri bilgi taşıyıcıları kapsayacak şekilde geniş bir biçimde tanımlanmıştır.
Buna karşılık, senet kavramı HMK’da açıkça tanımlanmamış; bu durum doktrinde senedin hukuki niteliği konusunda tartışmaları sürdürmüştür. 2000 tarihli çalışmamızda da vurgulandığı üzere, senet; belirli bir hukuki işlemi veya hukuki sonucu doğuran irade açıklamasını içeren ve ispat fonksiyonu bulunan yazılı belgedir. HMK döneminde de bu yaklaşım geçerliliğini korumakta; ancak belge kavramının genişlemesiyle senet, belgenin özel ve nitelikli bir türü hâline gelmektedir.
HMK m.200 uyarınca, belirli bir parasal sınırın üzerindeki hukuki işlemler kural olarak senetle ispat edilmek zorundadır. Bu hükmün amacı, hukuki işlemlerde ispat güvenliğini sağlamak ve keyfi tanık anlatımlarıyla uyuşmazlık çözümünü sınırlandırmaktır.
Ancak elektronik ortamda kurulan hukuki ilişkiler bakımından şu soru önem kazanmaktadır:
Elektronik belgeler, senetle ispat zorunluluğunu karşılayabilir mi?
Bu sorunun yanıtı, elektronik belgenin imza, güvenlik ve doğrulanabilirlik özelliklerine göre değişmektedir.
III. Elektronik Belgelerin Türleri ve Senet Niteliği
1. Güvenli Elektronik İmzalı Belgeler
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu uyarınca güvenli elektronik imza, el yazısıyla atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurmaktadır. Bu nedenle güvenli elektronik imza içeren belgeler:
• HMK m.199 anlamında belgedir,
• HMK m.200 bakımından senetle ispat zorunluluğunu karşılayabilir.
Bu tür belgeler, klasik senedin dijital karşılığı olarak kabul edilmekte ve ispat gücü bakımından senetle eşdeğer sayılmaktadır.
2. İmzasız Elektronik Yazışmalar (WhatsApp, E-posta vb.)
WhatsApp mesajları, kısa mesajlar ve imzasız e-postalar ise:
• Belge niteliği taşımakla birlikte,
• Kural olarak senet sayılmamaktadır.
Bu tür yazışmalar, HMK sistematiğinde takdiri delil olarak değerlendirilir. Hakim, bu belgelerin doğruluğunu, içeriğini ve diğer delillerle desteklenip desteklenmediğini serbestçe takdir eder. Senetle ispat zorunluluğunun bu tür belgelerle aşılması ise kural olarak mümkün değildir.
IV. Senet – Elektronik Belge Ayrımının Uygulamadaki Önemi ve Önceki Çalışmamız İle Arasındaki Bağ
Senet ile elektronik belge arasındaki ayrım, özellikle şu alanlarda belirleyici olmaktadır:
• Borç ikrarının ispatı,
• Sözleşmenin varlığının ortaya konulması,
• Senede karşı senetle ispat kuralının uygulanması.
Mahkemeler uygulamasında da elektronik yazışmaların, senede karşı delil olarak ileri sürülemeyeceği, ancak delil başlangıcı veya takdiri delil olarak dikkate alınabileceği kabul edilmektedir.
2000 tarihli makalemizde, senet ile yazılı şekil arasındaki ilişkinin maddi hukuk ve usul hukuku bakımından farklı fonksiyonlar üstlendiği sonucuna ulaşılmıştır. HMK’nın yürürlüğe girmesi ve elektronik belgelerin yaygınlaşması, bu tespiti daha da görünür hale getirmiştir.
Güncel durumda:
• Senet, usul hukukunda esas itibarıyla bir ispat aracıdır.
• Yazılı şekil, maddi hukukta çoğu zaman geçerlilik şartı olarak karşımıza çıkar.
• Elektronik belgeler ise bu iki alan arasında yeni bir ara kategori oluşturmuştur.
Sonuç
Elektronik belgelerin yaygınlaşması, senet kurumunu ortadan kaldırmamış; aksine senedin ispat hukukundaki merkezi konumunu yeniden tartışmaya açmıştır. Güvenli elektronik imzalı belgeler senetle eşdeğer kabul edilirken, imzasız dijital yazışmaların ispat gücü sınırlı kalmaktadır.
Sonuç olarak, dijitalleşme sürecinde dahi senet, medeni usul hukukunda temel ispat araçlarından biri olma özelliğini sürdürmektedir. Bu çerçevede, uygulamacıların elektronik belgeleri değerlendirirken belge–senet ayrımını göz ardı etmemeleri, ispat stratejisini buna göre kurmaları önem taşımaktadır.