T.C.
Yargıtay
10. Hukuk Dairesi
2023/14467 E., 2024/12362 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1699 E., 2023/1530 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/309 E., 2023/531 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 21.05.2014 tarihinde davalı iş yerinde ocakçı olarak çalışmaya başladığını, iş akdinin davalı tarafından haksız nedenle 03.12.2015 tarihinde feshedildiğini, davacının feshe karşı İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesinde 2015/738 Esas sayılı işe iade davası açtığını ve işe iadesine karar verildiğini, davalının karara uyarak davacıyı işe davet ettiğini ve davacının 25.01.2018 tarihinde yeniden işe başladığını, davacı 1 yıl kadar çalıştıktan sonra sağlık sorunları yaşaması neticesinde ... Hastanesinin 07.09.2016 tarihli raporunda mesleki silikoz tanısı konulduğunu, davacının ücretinin 1.841,93 TL olduğunu beyanla manevi tazminat hakkını saklı tutarak ve 100,00 TL maddi tazminat taleplerinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; şirket nezdinde bulunan tüm bölümlerde davacının çalıştığı bölüm de dahil olmak üzere iş sağlığı ve güvenliği açısından tehlike oluşturabilecek bütüm durumlara karşı tam ve yeterli önlemler alındığını, davacının; davalı iş yerinde ocakçı olarak çalıştığını, çalıştığı bölüme ilişkin mühendislik kontrolleri yapıldığını, gerekli ortam ölçümleri yapıldığını, işçilere kişisel koruyucu donanım kullandırıldığını ve çalışanlara gerekli eğitimler verildiğini beyanla davacının talebinin ve davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Adli Tıp Kurumunun 02.05.2023 tarihli raporunda; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 03/10/2017 tarihli ve 521 numaralı Kurum sağlık kurulu kararında; meslekte kazanma gücü kaybı oranının %0 olduğunun bildirildiği; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 14.02.2018 tarihli ve 2013/2676 sayılı Kararında; sigortalı hakkında SB ... Hastanesince düzenlenen 07/09/2016 tarih, 160003132 sayılı Sağlık Kurulu Raporuna göre Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde maluliyet oranının %0 (sıfır) olduğuna, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına, kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 04.03.2019 tarihli ve 123 numaralı Kurum sağlık kurulu kararında; mesleki hastalık tespit edildiği, Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranının %0 tespit edildiği, maluliyet bulunmadığının, yardıma muhtaç olmadığının belirtildiği; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 15.12.2021 tarihli ve 2021/21560 sayılı Kararında; maluliyet oranının %0 (sıfır) olduğuna, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına karar verildiği; sonuç olarak davacının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyetinin %0 (yüzdesıfır) olduğu, meslek hastalığı olarak değerlendirilmediğinden...." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davacı vekili temyizinde, ATK 3. İhtisas Kurulu Raporunda kişinin yaptığı iş, çalışma koşulları ve süresi göz önünde bulundurulduğunda, pnömokonyoz ve alüminyum intoksikasyonu hastalıklarının mesleki olduğunun belirtildiğini, İlk Derece Mahkemesi kararı gerekçesinde yer alan davacının hastalıklarının meslek hastalığı olarak değerlendirilmediğine ilişkin tespit hatalıdır.
Davacının tüm hastalıkları mesleki olmakla birlikte buna bağlı maluliyet oranının bulunmasının kaçınılmaz olduğunu, ... Hastanesi'nin 07.09.2016 tarihli ve P-160113108 protokol numaralı Sağlık Kurulu Raporu ile davacıya, "silisyum içeren tozlara bağlı pnömokonyoz, mesleki silikoz" tanısı konulduğunu, davacının, daha önceki çalışma yerleri koşullarında sağlık problemi, maluliyet ve beden kaybı olmayan bir kişi olduğunu, davacının; ocakçı olarak davalı iş yerine girdiğinde tümüyle sağlıklı bir şekilde işbaşı yaptığının, "ciğerlerinde hiçbir sağlık sorunu olmadığı" hususuna ilişkin tespitler de SGK ve iş yeri raporları ile sabit olduğunu,
Dosyada bulunan ATK Raporu'nda meslek hastalığı olarak kabul edilmeyen atopik konjonktivit göze kimyasal madde sıçraması, yabancı madde teması ile konjonktiva tabakasında hasar meydana gelmesi ile oluşan bir hastalık türü olduğunu, davacının, yüksek ısı altında sürekli olarak inorganik tozlara maruz kaldığını, davacıya iş yerine getirirken koruyucu bir gözlük de verilmediğini. davacının gözünün bu zarar verici tozlara maruz kalma neticesinde de bu hastalık meydana geldiğini, lomber disokopatinin ise iş yerinde ağırlık kaldırdığından ileri gelmiş bir hastalık oluğunu, davacının iş yerinde yaptığı iş nazara alındığında söz konusu hastalıkların mesleki olmadığının kabulünün hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu,
Mahkemece hükme esas alınan ATK Raporunda da pnömokonyozun inorganik tozlara maruziyet sonucu gelişen bir hastalık olduğu tespiti yapıldığını, izah edilen tüm bu hususlara rağmen ATK Raporu'nda davacının maluliyet oranının %0 (sıfır) olduğuna kanaat getirildiğini, davacının akciğerlerinin şu anda iflas etmiş durumda olduğunu, pandemi döneminde akciğer hastalığı ve nefes almada yaşadığı güçlükler nedeniyle sokağa çıkması yasaklanan kişilerden kabul edilerek sokağa çıkması yasaklandığını, hayati tehlike boyutunda solunum sıkıntısı olan davacının hastalığının gün geçtikçe ilerlediğini, davacı yapmış olduğu iş başvurularından da mesleki hastalıkları nedeniyle olumlu yanıt alamadığını, ATK 3. İhtisas Kurulu Raporunda da pnömokonyozun tedavisi olmayan, iyileşmesi beklenmeyen, ilerleyici de olabilen bir hastalık olduğu açıkça belirtildiğini, davacının bu hastalıklara bağlı olarak maluliyetinin bulunması kaçınılmaz olduğunu,
YSK Raporunda sadece opasite pnömokonyoz meslek hastalığı olarak sayılmasına rağmen, ATK 3. İhtisas Kurulu Raporunda davacının alüminyum intoksikasyonu hastalığının da mesleki olduğu tespiti yapıldığını, YSK raporları ile ATK Raporu arasında çelişki bulunması halinde dosyanın ATK Üst Kuruluna gönderilmesi gerektiğinin belirtildiğini, dosyanın ATK Üst Kurulu'na gönderilmeksizin İlk Derece Mahkemesi tarafından karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, meslek hastalığı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, davalı iş yerinde ocakçı olarak çalışırken tutulduğu meslek hastalığı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere hastalığın teşhis ve tespit tarihi olan 07.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte şimdilik 100 TL tutarında maddi tazminatın davalıdan tahsili talebine yönelik olup dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacının mesleki sağlık muayenesi sonucu ... Hastanesince düzenlenen 05.01.2016 tarihli raporda,şikayeti:nefes darlığı ,el ve ayaklarda deri dökülme belirtileri tanı: akciğerin tanısal görüntülenmesinde anormal bulgular, irritan dermatit. Karar: 6 ay sonra hastanede kontrolüne karar verildiği, ... Hastanesinde kontrol muayenesi sonucu düzenlenen 07.09.2016 tarihli raporda mesleki silikozis ps1/0 2 yıl sonra, hastanemizde kontrol dendiği, İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 03.10.2017 tarihli ve 521 numaralı Kurum sağlık kurulu kararında; işbu sağlık raporu dayanak kılınarak meslek hastalığının anlaşıldığı tarih 07.09.2016 ve sürekli iş göremezliğe girdiği tarih: 07.09.2016 meslekte kazanma gücü kaybı oranının ise %0 olduğunun bildirildiği; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 14.02.2018 tarihli ve 2013/2676 sayılı Kararında; sigortalı hakkında SB ... Hastanesince düzenlenen 07.09.2016 tarih, 160003132 sayılı Sağlık Kurulu Raporuna göre Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde maluliyet oranının %0 (sıfır) olduğuna, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına, kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 04.03.2019 tarihli ve 123 numaralı Kurum sağlık kurulu kararında; pnömokonyoz, diğer silisyum içeren tozlara bağlı (p/s 1/1) mesleki hastalık tespit edildiği, Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranının %0 tespit edildiği, maluliyet bulunmadığının, yardıma muhtaç olmadığının belirtildiği; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 15.12.2021 tarihli ve 2021/21560 sayılı Kararında; p/s 1/0 düzeyinde, aposite pnömokonyoz ve aliminyum intoksikasyonu hastalığının mesleki olduğu, maluliyet oranının %0 (sıfır) olduğuna, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına karar verildiği, davacının itirazı üzerine dosyanın ATK 3. İhtisas Kuruluna gönderildiği, ATK 3. İhtisas Kurulunca tanzim olunan 27.01.2023 tarihli raporda davacının (p/s: 1/1) opasite pnömokonyoz, aliminyum intoksikasyonu hastalığının mesleki olduğu maluliyetinin %0 olduğu, sürekli bakıma muhtaç olmadığı sonucuna göre Mahkemece karar verildiği anlaşılmaktadır.
2. Buna göre Mahkemece yapılacak iş, sürekli iş göremezlik oranın her türlü şüpheden uzak şekilde belirlenmesi açısından; davacıya SGK ve işvereni davalı olarak göstererek maluliyet oranının tespiti davası açmak üzere önel verilmesi önel içerisinde açılacak dava sonucu beklenerek sonucuna göre tespit edilecek sürekli iş göremezlik oranının dikkate alması, kesinleşen bu sürekli iş göremezlik oranına göre gelir bağlanması halinde, bağlanacak gelirin rücuya kabil kısmını da hesap edilecek tazminattan tenzil etmek suretiyle davalının sorumlu olduğu maddi tazminatı taraflar lehine oluşacak usuli kazanılmış hakları gözeterek belirlemesi ve oluşacak sonuca göre bir karar vermesinden ibarettir.
3.Kabule göre de iş göremezlik oranının %0 olması halinde dahi geçici iş göremezlik dönemi için bu dönemde sürekli iş göremezlik oranı %100 olarak kabul edilerek geçici iş göremezlik tazminatı hesabı yapılmamış olması, yine bu kapsamda tarafların kusur oran ve aidiyetlerinin belirlenmemiş olması isabetsiz bulunmuştur.
4. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve istinaf itirazının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.
VI. KARAR:
Açıklanan sebeplerle,
1. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.





