T.C.
Yargıtay
11. Ceza Dairesi
2023/6481 E., 2023/9810 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/151 E., 2022/221 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kayseri 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/151 Esas, 2022/221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 3.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 14.07.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.10.2023 tarihli ve 2023/18126 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB-2023/109774 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB-2023/109774 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre,
1- Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23/02/2021 tarihli ve 2020/9634 esas, 2021/3097 karar sayılı ilâmında yer alan, " ... Sanığın, 30/02/2019 tarihli duruşmada müştekinin zararını karşılamak istediğini beyan etmesi karşısında; mahkemece, aynı celse mahkumiyetine karar verilerek, sanığa zararı gidermesi için makul bir süre ve imkan verilmeden hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması nedeni ile anılan hususa yönelik kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ .. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA ... " şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Sanığın yakalama emrine istinaden ... Cumhuriyet Başsavcılığının 21/02/2022 tarihinde alınan ifadesinde, zararı karşılayacağını beyan etmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinde yer alan "Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi hâlinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi hâlinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında,
Mahkemece katılanın zararı belirlenip, sanığa zararı gidermesi için makul bir süre verildikten sonra sonucuna göre etkin pişmanlık hükümleri yönünden değerlendirme yapılmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Sanığın duruşmadan bağışık tutulması" başlıklı 196. maddesinde yer alan, "(1) Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir." şeklindeki düzenleme ile,
Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 09/12/2020 tarihli ve 2019/15980 esas, 2020/11841 karar sayılı ilâmında yer alan, " ... Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03/04/2018 tarih, 2014/851 Esas ve 2018/144 sayılı kararı uyarınca aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15/11/2018 tarih, 2018/339 Esas ve 2018/536 Karar sayılı kararı uyarınca farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesi savunma hâkkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu ... " şeklindeki açıklamalar nazara alındığında;
Yargılama aşamasında sanığın savunmasının yakalama kararına istinaden 29/04/2022 tarihinde ... 15. Ağır Ceza Mahkemesinde alındığı, kısa kararın sanığın yokluğunda verildiği, dosya arasında bulunan ceza infaz kurumu bilgileri dahilinde karar tarihi itibariyle başka suçtan Gemlik Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196. maddesi uyarınca savunmasında duruşmalardan vareste tutulmaya yönelik talebi bulunmadığı hâlde, mahkûmiyet kararının verildiği 28/06/2022 tarihli oturumda hazır edilmeksizin ya da ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığı ile katılımı sağlanmaksızın savunma hâkkı kısıtlanmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir", aynı maddenin ikinci
fıkrasında ise; "Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir." hükümleri yer almaktadır.
2. 5271 sayılı Kanun'un sanığın duruşmada hazır bulunmaması başlıklı 193 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, "Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz."; aynı Kanun'un sanığın duruşmadan bağışık tutulması başlıklı 196 ncı maddesinin birinci fıkrası ise, "Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir." şeklindedir.
3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde;
a. Sanığın, hakkındaki yakalama emrine istinaden soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan 21.02.2022 tarihli ifadesinde şikâyetçinin zararını giderebileceğini beyan ettiği, her ne kadar Kayseri 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2022 tarihli yakalama emri üst yazısında "Savunma alınırken müştekinin olay nedeniyle meydana gelen 1849,20 TL zararını yatırmak isteyip istemediği, yatırmak istediği takdirde müştekiye ait 18092161356 TC Kimlik numarasına PTT aracılığıyla 30 gün içerisinde yatırması hususunda sanığa usulüne uygun İHTARAT yapılması rica olunur." denilmiş ise de, yakalama emrine istinaden sanığın sorgusunu yapan ... 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2022 tarihli ve 2022/303 Değişik İş sayılı duruşma tutanağında sanığa bu yönde herhangi bir ihtarda bulunulmadığının anlaşılması karşısında; katılanın uğradığı zararın giderilmesi için sanığa makul bir süre ve imkân verilerek, gerekirse Mahkemece ödeme yeri belirlenip suçtan meydana gelen zararı tazmin imkanı tanındıktan sonra, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 15.11.2018 tarihli ve 2018/17-339 Esas, 2018/536 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; hüküm tarihinde başka suçlardan Gemlik Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve duruşmadan bağışık tutulma talebi olmayan sanığın, hükmün tefhim olunduğu oturuma getirtilmeden veya SEGBİS yolu ile katılımı sağlanmadan ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca, 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun‘un geçici 9 uncu maddesi uyarınca COVID-19 tedbirleri kapsamında ceza infaz kurumunda izinli olarak ayrılıp ayrılmadığı sorulmadan, yokluğunda mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebinde belirtilen hususlar yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. Kayseri 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/151 Esas, 2022/221 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Sanık hakkındaki İNFAZIN DURDURULMASINA, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.





