T.C.

Yargıtay

12. Ceza Dairesi

2020/12035 E., 2023/5664 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/371 E 2016/342 K
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/371 Esas, 2016/342 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz nedenleri;
1.Sanığın suç işlediğine,

2. Mahkemece gerekli inceleme yapılmadan karar verildiğine,

3.Usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,

4.Diğer temyiz nedenlerine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. Yerel Mahkemenin Kabulü; "Sanık hakkında, Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün suç duyurusuna ilişkin 09.03.2015 tarih ve 2814 sayılı yazısı üzerine, 2863 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmış ise de, 2863 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesi ile, aynı Kanun'un 26 ve 30 uncu maddelerine aykırı davranışların cezalandırıldığı, yargılama konusu olayla ilgili 26 ncı maddede; koleksiyoncuların faaliyetlerini Kültür ve Turizm Bakanlığına bildirmek ve taşınır kültür varlıklarını envanter defterine kaydetme zorunda olduklarının öngörüldüğü, Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıkları Koleksiyonculuğu ve Denetimi Hakkında Yönetmeliğin 7 nci ve 8 inci maddeleri uyarınca da koleksiyoncuların, koleksiyonlarına sonradan ilave edilen eserleri bir ay içinde envanter defterine kaydetmeleri gerektiği, ancak yukarıda işaret olunan 26.01.2014 tarihli yazıda sanığın koleksiyonuna kayıtlı eserlerin İstanbul 17. İcra Müdürlüğü'nün 2013/5308 esas nolu dosyası nedeniyle yediemin deposunda muhafaza altına alındığının, yediemin deposunda bulunmayan ve müzeye bildirimi yapılmayan 5 ve 7 envarter numaralı eserlerin adreste olduğunun görüldüğü, bunların orijinal olup olmadığının yerinde incelenmesinin uygun olacağının belirtildiği, bunun dışında, 5 ve 7 envarter numaralı eserlerin 2863 sayılı Kanun kapsamında taşınır kültür varlığı niteliğini haiz bulunduğuna dair rapor ibraz edilmediği, sanığın savunmasında söz konusu eserleri iade ettiğinin belirtildiği, bu nedenle yargılama aşamasında söz konusu eserlerin 2863 sayılı Kanun kapsamında kültür varlığı olup olmadığı hususunda rapor alınmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla mevcut delillere göre, 5 ve 7 envarter numaralı eserlerin 2863 sayılı Kanun kapsamında taşınır kültür varlığı niteliğini haiz bulunduğuna dair kesin delil bulunmaması, diğer eserlerin ise yediemin deposunda olması nedeniyle sanık tarafından müzeye tesliminin mümkün olmaması nedeniyle yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı kanaatine varılarak sanığın Ceza Muhakemeleri Kanunu 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. "

B. Sanık savunmasında; "Ben üzerime atılı suçları kabul etmiyorum. Benim koleksiyon izin belgem haksız yere iptal edildi. Buna rağmen koleksiyonuma kayıtlı olan 8 parça ürünü Topkapı Sarayı Müzesine teslim ettim. Koleksiyon izin belgem olduğunda görevliler yılda bir gelerek ürünleri kontrol etmekteydiler. Bu amaçla görevli evime geldiğinde bir adet Kuranı Kerim parçası ve bir adet de Hılyei Şerifi gördüler. Bunlar raftaydı. Bu ürünleri de iade et dedi. Bende bu ürünlerin bana ait olmadığını esnaftan yeni aldığımı, beğenmediğim için geri göndereceğimi söyledim ve iade etmedim. Bu ürünler Kültür varlığı niteliğinde ürünler değildi. Bu ürünleri ben daha sonra sahiplerine verdim. Bu ürünleri İç Bedesten çarşısında esnaf olan ... bana getirmişti. Bende ona iade ettim. Bu kişinin iş yerinin adını bilmiyorum. Açık adresini temin edebilirsem daha sonra mahkemenize bildireceğim. Bana ait olmayan ürünlerin teslimi istenildiğinde üzerime atılı suçları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum, dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.

IV. GEREKÇE
Sanığın Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü denetiminde koleksiyonerlik faaliyetini sürdürdüğü, İstanbul 17. İcra Müdürlüğü 2013/5308 esas numaralı icra takibi dolayısıyla koleksiyonuna kayıtlı eserlerin haczedilerek yediemin deposunda muhafaza altına alındığı, koleksiyoncunun envanterine kayıtlı olup yediemin deposunda bulunmayan 5 ve 7 envanter numaralı eserlerin ve envanter defterine kayıtlı olmayan 1 adet “Kuran-ı Kerim Sayfası ” ve “bir adet Hilye-i Şerif” ile ilgili müzeye bildirimde bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması için 24.01.2014 tarihinde müze uzmanları tarafından sanığın adresine gidildiği, envanterine kayıtlı olup yediemin deposunda bulunmayan 5 ve 7 envanter numaralı eserlerin kayıtlı olduğu adreste olduğu, haciz işlemleri sonucu yediemin deposunda koleksiyona kayıtlı eserler ile birlikte muhafaza edilen ancak koleksiyona kayıtlı olmayan 1 adet “Kuran-ı Kerim Sayfası ” ve “bir adet Hilye-i Şerif” ile ilgili müze müdürlüğüne bir bildirimde bulunmadığı, yapılan görüşmeden bunların tıpkıbasım olduğunu belirttiği, bunların orijinal olup olmadığının yerinden incelenmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığı belirtilerek tutanak altına alındığı, akabinde Bakanlığın 04.06.2014 tarih ve 108616 sayılı oluru ile “Korunması gerekli taşınır Kültür ve Tabiat Varlıkları Koleksiyonculuğu ve Denetim Hakkındaki Yönetmelik” 15 inci maddesinin birinci fıkrası gereği sanığın koleksiyoner belgesinin iptal edildiği, belgenin iptaline ilişkin kararın iki defa sanığa tebliğ edildiği ancak adreste kimsenin bulunmadığından bahisle iade edildiği, izin belgesi iptal edildiği ve iptalden sonra da adresini kaybettirmesi nedeniyle envanterine kayıtlı ve kayıtsız eserler ile koleksiyon izin belgesi ve envanter defteri teslim alınamadığı için sanık hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmakla;

1.Topkapı Sarayı Müze Müdürlüğü uzmanları tarafından düzenlenen 26.01.2014 tarihli raporda, envanter defterine kayıtlı olup haczedilen diğer eserlerle birlikte yediemin deposunda bulunmayan 5 ve 7 envanter numarasıyla belirtilen sayfaların sanığın adresinde olduğu, haciz işlemleri sonucu yediemin deposunda koleksiyona kayıtlı eserlerle birlikte muhafaza edilen ancak koleksiyonda kayıtlı olmayan 1 adet Kuran-ı Kerim Sayfası ve 1 adet Hilye-i Şerif ile ilgili Müze Müdürlüğüne bildirimde bulunulmadığı, anılan eserlerin yerinde incelenmesinin uygun olacağının belirtildiği, T.C. ... Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün 04.06.2014 tarihli yazısında, sanığın envanterine kayıtlı 8 eser ile birlikte toplam 10 adet eserin İstanbul 17. İcra Müdürlüğünün 2013/5308 sayılı dosyasında haczedilerek yediemin deposuna alındığı, ancak mevcut halde Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü emanetinde bulunan söz konusu eserler üzerinde yapılan inceleme neticesinde 2863 sayılı yasa kapsamına giren envanter defterine kaydı olmayan ve müzeye bildirimi yapılmamış bir adet Kuran-ı Kerim sayfası ve 1 adet Hilye-i Şerif olmak üzere 2 eserin tespit edildiği belirtilerek sanığın koleksiyon izin belgesinin ilgili yönetmeliğin 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü gereğince iptalinin talep edildiği, 04.06.2014 tarih ve 108616 sayılı makam onayı ile sanığın koleksiyon izin belgesinin iptal edildiğinin anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti ve suç unsurlarının belirlenmesi açısından, Topkapı Sarayı Müze Müdürlüğünden, sanık hakkında düzenlenen tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin, İstanbul 17. İcra Müdürlüğünün 2013/5308 sayılı dosyasında haczedilerek yediemin deposunda kayıt altına alındığı belirtilen eserlerin adet ve özelliklerinin bildirilmesinin, 26.01.2014 tarihli raporda kayıtlı olduğu bildirilen 5 ve 7 envanter numaralı eserlerin ve haciz işlemeleri sonucu yediemin deposunda koleksiyona kayıtlı eserlerle birlikte muhafaza edilen ancak koleksiyona kayıtlı olmadığı bildirilen Kuran-ı Kerim sayfası ve Hilye-i Şerif’in aynı eserler olup olmadığı hususunun ve raporda eserlerin yediemin deposunda muhafaza altında olduğunun belirtilmesine rağmen, sanığın savunmasında eserleri Bedesten Çarşısında esnaf olan ...' iade ettiğini bildirmesi karşısında rapordaki ve sanığın beyanlarındaki çelişkinin giderilmesinin istenmesi, ...’ün tanık sıfatıyla beyanlarının tespiti ile toplanan tüm deliller birlikte değerlendirip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.Dava konusu eserler araştırılıp ele geçirildikten sonra üzerinde, üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bağımsız bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumu itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgisi, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan, yani 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli kültür varlığı olup olmadığı tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün 04.06.2014 tarihli yazısına istinaden hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/371 Esas, 2016/342 Karar Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.