T.C.

Yargıtay

19. Hukuk Dairesi

2018/235 E., 2019/5254 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davası hakkında Diyarbakır 5.Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen davanın reddine yönelik 2016/826 esas ve 2017/385 karar sayılı ve 08.06.2017 tarihli hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması sonucunda Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafından verilen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine , temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, davalının davacı şirketin mali müşavirlik hizmetini yaptığını, taraflar arasında bu hizmet dışında başka bir ticari alışverişin olmadığını, takibe konu bono nedeniyle borcu bulunmadığını belirterek davacı hakkında başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının takibe konu bonoyu borcu nedeniyle verdiğini, senede karşı ancak yazılı belge ile ispat zorunluluğunun bulunduğunu, davalının tacir olamadığını ve ticari defter tutma sorumluluğunun bulunmadığını, davacının ticari defterlerinin incelenmesi yönündeki taleplerini kabul etmediğini savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı tarafça kendisine ait ticari defterlerin incelenmesinin talep edildiği ancak kambiyo senetlerinin ticari defterlere kaydı zorunlu olmadığından talebin reddedildiği ve davada ispat yükümlülüğü kendisinde olan davacının ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge adliye mahkemesince, HMK'nın 201. maddesine göre senede karşı ileri sürülen her türlü iddia ve def'inin yazılı delille kanıtlanması zorunlu olduğu, dava da ispat külfeti davacıda olup davacının senede karşı ileri sürdüğü bedelsizlik iddiasının yazılı delille ispatlanamadığı, ayrıca kambiyo senedinin ticari defterlere kaydedilmemiş olmasının da senedi hükümden düşürmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın maddi hukuka ve muhakeme hukukuna uygun olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2017/947 esas ve 2017/1197 karar ve 16.11.2017 tarihli hükmünün ONANMASINA, dosyanın Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 21/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

---

T.C.

Yargıtay

19. Hukuk Dairesi

2014/3522 E., 2014/8184 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, bir dönem davalı ...’nın başkanlığını yapan müvekkilinin görevini devrederken yeni başkan tarafından kooperatifin hesaplarında kendisinden kaynaklanan bir açık çıkması durumunda işleme konulmak üzere icra takibine konu senedin verilmesini istediğini, davalının defterleri incelendiğinde müvekkilinden kaynaklanan bir borcun bulunmadığının anlaşılacağını ileri sürerek müvekkilinin icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının müvekkili koruma başkanlığının başkanlığını yaptığı 04.10.2005-30.04.2009 tarihleri arasındaki döneme ait hesaplarda yapılan incelemede 9.224,80 TL.nin eksik olduğunun tespit edildiğini, bu açığın 2.058,00 TL.lik kısmının davacı tarafça kapatılmasının kararlaştırıldığını, bu nedenle icra takibine konu senedin verildiğini, ayrıca tutulan tutanakta senet vererek kabul ettiği borcunu 30.08.2009 tarihine kadar ödemeyi kabul ettiğini ileri sürerek davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre; kambiyo senetlerinin sebebe bağlı olmadığı senedin bedelsiz olduğunu, borcun bulunmadığını iddia eden davacının bu olguyu yazılı belge ile veya kesin delil ile ispatlaması gerektiği, kaldı ki davalı kooperatifin ticari defterlerinde takip konusu senedin yer almamasının alacağı ortadan kaldırmayacağı, bu durumda ticari defterlerin incelenmemesinin de somut dava açısından eksiklik teşkil etmeyeceği, davacının yemin deliline başvurmayacağını beyan ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 30.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.