T.C.

Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

2021/35 E., 2021/2813 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin feshi ve alacak davası ile birleşen istirdat davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde asıl dava davacısı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; davalı kiracı ile akdedilen 20.05.2007 başlangıç tarihli ve 20 yıl süreli rödovans sözleşmesi gereğince davalının sözleşmeye konu maden sahasını kullandığını, sözleşmenin 3. maddesine göre; işletmecinin yıl içinde yaptığı üretim ve satışa sunduğu, gelir elde ettiği tüm (taş, çakıl üretim artığı gibi) ürünlerin üretiminden ve elde ettiği gelirlerden, en az 3.000m3 mermer üretimine göre, ruhsat sahibine %10 oranında rödovans bedeli ödemesi gerektiği halde, 2009 yılı ve sonraki yıllarda yapılan ödemelerin bu oran üzerinden yapılmadığını belirterek, eksik ödendiği tespit edilen 16.600TL rödovans bedelinin 31.12.2009 tarihinden itibaren, 31.450TL rödovans bedelinin 31.12.2010 tarihinden itibaren ve 23.660TL rödovans bedelinin 31.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davalının dürüstlük kuralına ve sözleşmeye aykırı davranmış olması nedeniyle taraflar arasındaki güven ilişkisi ortadan kalktığından, 13.12.2006 imza tarihli rödovans sözleşmesinin feshine karar verilmesini istemiştir.

Davalı; taraflar arasında geçerli 20.05.2007 başlangıç tarihli sözleşmenin 3. maddesinin "işletmeci yıl içinde yaptığı üretim ve satışa sunduğu, gelir elde ettiği tüm (taş, çakıl üretim artığı gibi) ürünlerin üretiminden ve elde ettiği gelirlerden ruhsat sahibine %10 oranında rödovans bedeli ödemekle yükümlüdür" hükmünü içerdiğini, bu hükümde geçen "elde edilen gelir" ibaresi ile tüm işletme ve genel giderler çıktıktan sonra kalan miktarın kastedildiğini, sözleşme hükmünün açık bir şekilde düzenlenmemiş olması nedeniyle taraflar arasında rödovans bedelinin ne şekilde ve ne kadar ödeneceği konusunda her yıl sonunda uyuşmazlık yaşandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.

Birleşen davada ise; taraflar arasındaki rödovans sözleşmesinde rödovans bedelinin tespitinde esas alınacak değerin ürün mü, para mı, olduğu hususunun açık ve anlaşılır biçimde kaleme alınmadığını, sözleşmenin kurulduğu ilk yıllarda bu sorunun ticari teamüllere göre yorumlandığını, 2005, 2006 ve 2007 yıllarında davalının rödovans bedeli olarak ocaktan üretilen blokları aldığını ve bu blokları ... Maden A.Ş.'ye sözleşme ile sattığını, davalı ocak sahibinin sözleşmedeki ödeme şeklini %10 blok alma ve müşteri bularak bu blokları satma yöntemi ile kabul ettiğini, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında ise, kendisine verilen ürünlerin bedellerinin düşük gösterildiğini ve hissesine düşen bloklar için eksik bedel ödendiğini iddia ederek, toplam 71.710TL ek rödovans bedeli talebinde bulunduğunu, istenen bedelin ihtirazi kayıt ile birlikte davalıya ödendiğini belirterek, rödovans sözleşmesindeki ruhsat sahibine ödenmesi gereken rödovans bedeli konusunda taraflar arasında ortaya çıkan muarazanın men-ine ve sözleşmeye göre ödenecek rödovans yönteminin ve miktarının tesbitine, davalıya fazladan ve ihtirazi kayıt ile ödenmiş bulunan toplam 71.710TL rödovans bedelinin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini istemiştir.

Birleşen davada davacı-karşı davalı; yapılan denetimler sonucunda, davacının kendilerine rödovans bedeli olarak ödediği miktarların gerçek üretim miktarlarından farklı olduğunu tespit ettiklerini, davacının rödovans bedelini düşük ödemek için bu şekilde bir yol izlediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile rödovansçının yapmış olduğu 71.710TL fazla ödemenin birleşen dava davalısından tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı-birleşen davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan mahkeme kararında yazılı gerekçelere göre, davacı-birleşen davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Sözleşmeye bağlılık ilkesi uyarınca taraflar akdettikleri sözleşmedeki hüküm ve koşullar ile bağlıdır.

HMK'nın 266 ncı maddesi hükmüne göre; çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konuda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur.

Aynı kanunun 281 inci maddesinde; tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkemece, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır.

Davada dayanılan ve hükme esas alınan 20.05.2007 başlangıç tarihli ve 20 yıl süreli rödovans sözleşmesi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 3. maddesi ile; "İşletmeci yıl içerisinde yaptığı üretim ve satışa sunduğu gelir, elde ettiği tüm (taş, çakıl, üretim artığı gibi) ürünlerin üretiminden ve elde ettiği gelirlerden Ruhsat Sahibine %10 rödovans bedelini ödemekle yükümlüdür. İşletmecinin bir yıl içerisinde ruhsat sahibine ödeyeceği rödovans bedeli 3000 m3 (traverten) mermer üretimi ve diğer cirosunun %10'undan aşağı olamaz." denilerek, rödovans bedelinin nasıl belirleneceği hüküm altına alınmıştır.

Dava dosyasında yer alan, 25.04.2018 havale tarihli bilirkişi kurul raporunda ve 02.01.2019 tarihli ek bilirkişi kurul raporunda; Maden İşleri Genel Müdürlüğüne sunulan satış bilgi formu ile sevk fişleri, fatura dökümü ve rödovansçının dosyaya sunduğu satış ortalama birim fiyatları başlıkları altında irdelenen üretim, satış ve toplam yıllık satış tutarları arasında büyük ölçüde fark bulunduğu, bu durumun rödovansçının ...'e bir kısım satışlarını bildirmemesinden kaynaklanmış olabileceği, fatura ve sevk fişlerine göre; birleşen davanın reddi gerekeceği belirtilmiştir. Dosyada bulunan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi gidermek amacıyla emekli Sayıştay uzman denetçisi, maden mühedisi ve hukukçu bilirkişiden alınan 30/10/2019 tarihli raporda ise; Maden Kanunu gereğince, davalı-birleşen davacının Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne göndermiş olduğu satış raporlarının dikkate alınması gerektiği belirtilerek ve kiracı şirkete ait fatura ve sevk fişleri göz ardı edilerek, 2009 yılında

9.052,31 TL fazla ödemenin, 2010 yılında 18.368,65TL eksik ödemenin, 2011 yılında ise 7.629,38TL fazla ödemenin olduğu tespiti yapılmıştır. Bu hali ile dosyada yer alan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilememiştir.

Buna göre; tarafların özgür iradeleri ile imzalamış oldukları sözleşme hükümleri esas olmak üzere, Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne sunulan satış bilgi formlarının yanında, davalı-birleşen davacı ticari defterleri, uyuşmazlık konusu yıllara ait tüm sevk fişlerini, fatura dökümleri ve satış ortalama birim fiyatlarının incelenmesi ve karşılaştırılması neticesinde varsa eksik ödenen rödovans bedelinin tespiti gerekmektedir.

O halde Mahkemece; konusunda uzman yeni bir üçlü bilirkişi heyetinden daha önce alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde, raporlarla mukayeseli olarak ayrıntılı, açık ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı - birleşen davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı ...ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.