T.C.

Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

2025/374 E., 2025/4078 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/778 E., 2024/3000 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/773 E., 2023/1049 K.


Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirketin ortaklarının aynı zamanda karı-koca olan ... ve ... olduğunu, müvekkili şirketin sahibi ...'in piyasada çok eski olmadığından tanınmak ve maddi olarak güçlenmek amacıyla kat karşılığı inşaat sözleşmeleri kapsamında inşaat işleri ile uğraştığını, yine taşeron firma olarak inşaat ve inşaata dair her türlü tadilat, dekorasyon vb. işleri yerine getirdiğini, müvekkili şirket sahibi ...'in araştırmalar neticesinde Kocaeli İlinin ... İlçesinde bir arsanın kat karşılığı verilmek istendiğini öğrendiğini ve gerekli araştırmaları yaptığında bölgede gayrimenkul fiyatlarının hızla arttığını ve bu işin kârlı bir iş olacağına kanaat getirdiğini, kat karşılığı inşaat yapmak için davalılarla sözlü olarak adi ortaklık ilişkisi kurduklarını, sonrasında inşaat yapılacak taşınmazın sahibi olan dava dışı ... Yapı San. Tic. Ltd. Şirketi ile 15.09.2011 tarihinde noterde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını ve 9998 parsel numaralı taşınmaz üzerine 13 dairelik bina inşa etmek üzere anlaştıklarını, sonrasında davalılardan ...'a İstanbul İli, ... İlçesinde kain 2373 ada 553 parselde kayıtlı taşınmazı 101.000,00 TL bedelle satış göstererek devrettiğini ve karşılığında davalılardan ... adına bankadan 100.000,00 TL kredi alındığını, kredinin müvekkili şirket sahibi ... tarafından ödendiğini, inşaat malzemelerinin dava dışı bir şirketten sağlandığını, davalıların bu şirkete yapılan bir kısım ödemeleri karşıladıklarını, ancak davalıların kâr edemeyeceklerini anladıklarında adi ortaklığı sona erdirdiklerini, müvekkili şirketin zarara uğraması nedeniyle davalılardan ... aleyhine tapu iptal ve tescil davası açtığını ileri sürerek; davalıların adi ortaklık nedeniyle edimlerini yerine getirmediklerinin tespitine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107. maddesi uyarınca alacağın tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL'nin son daire satışının gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili; davaya konu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacı şirket ile müvekkilleri arasında hiçbir zaman adi ortaklık sözleşmesi veya bir inanç sözleşmesi kurulmadığını, müvekkillerinin davacı şirket ile dava dışı ... Yapı San. Tic. Ltd. Şirketi ile imzaladıkları kat karşılığı inşaat sözleşmesinden haberdar olmadıklarını, bu sözleşmeyle ilgilerinin bulunmadığını, İstanbul İli ... İlçesinde kain 2372 ada 553 parselde kayıtlı taşınmazın müvekkillerinden ... tarafından ücreti ödenerek alındığını, davacı şirketin inanç sözleşmesini yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, müvekkillerinden ... aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasında tüm delillerini sunduklarını, taşınmazda davacı şirketin yetkilisi dava dışı ...'in kiracı olarak oturduğunu, bu nedenle faturaların davacı adına olmasının normal olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Kocaeli İli ... İlçesinde kain 9998 parsel numaralı taşınmaz ile ilgili davacı şirket ile taşınmaz maliki olan dava dışı ... Yapı San. Tic. Ltd.Şti. arasında 15.09.2011 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, somut olayda taraflar arasında yazılı şekilde kurulmuş bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, adi ortaklığın varlığını ispat yükünün davacıda olduğu, 6100 sayılı Kanunun 203. maddesinde düzenlenen senetle ispat zorunluluğu istisnalarından hiçbirisinin somut olayda bulunmadığı, sunulan bir kısım ödeme dekontlarında davanın tarafı olmayan kişilerin adının yazılı olduğu ve davalının bankadan çektiği kredinin ödenmesine dair olduğuna ilişkin bir açıklama içermedikleri, davanın tarafları ile ilgili olmadığından delil başlangıcı niteliğinin bulunmadığı, davalıların tanık dinlenmesi hususunda açık muvafakatı bulunmadığından adi ortaklığın ispatı açısından tanık dinlenmesi veya dinlenen tanık beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, adî ortaklık sözleşmesinin ancak kesin delillerle ispatlanması gerektiği, davacı tarafça delil olarak sunulan çekler hakkında ne için ciro edildiği ve hangi hukuki ilişki kapsamında ödeme yapıldığının anlaşılamadığı, çek tevdi- alım bordrosunda hangi ilişki için alındığının yazılı olmadığı, çeklerin adi ortaklığa işaret eder mahiyette bilgi içermediği, davacı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmayacaklarının hatırlatıldığı ancak yemin deliline başvurmayacaklarını bildirdikleri, bu haliyle davacı tarafça davalılar ile aralarında bulunduğu iddia edilen adi ortaklık sözleşmesinin kesin delil ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında adi ortaklığın varlığını ispata yarar sözleşme, protokol vb. yazılı delil bulunmadığı, para transferine ilişkin dekontlarda da ortaklığa ilişkin bir açıklamaya yer verilmediği, kaldı ki yerleşik içtihatlar uyarınca tarafların imza ve beyanlarını içermeyen dekontların delil başlangıcı sayılmayacağı, ayrıca tanıkla ispat yasağının istisnasını oluşturan hallerin mevcut olduğu, bu nedenle tanık deliline başvurulamayacağı gibi dinlenen tanık beyanlarının da hükme esas alınamayacağı, adi ortaklık iddiasının yasal deliller ile ispat edilemediği, Mahkemece son celsede yemin delilinin hatırlatılmasına rağmen davacı vekilince yemin deliline başvurmayacakları yönünde beyanda bulunulduğu, davacı tarafından davalılardan ... aleyhine açılan tapu iptal tescil davasında ise inançlı işlemin ortaklık kapsamında gerçekleştiğine dair somut bilgi ve belge bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dosyada taraflar arasında inşaat yapımına ilişkin adi ortaklık ilişkisi kurulduğuna dair pek çok delil bulunduğunu, yazılı delil başlangıcı niteliğindeki davalı adına ortaklık için çekilen kredilerin müvekkili şirket yetkilisi ve onun akrabaları tarafından kredi hesabına yatırılan ödemeler gibi belgeler bulunduğundan tanık dinlenmesinin mümkün olduğunu, ilgili taşınmaza dair kredi davalılardan ... tarafından çekilmesine rağmen ödemelerin müvekkili şirket yetkilisi ..., eşi ve yeğeni tarafından yapıldığını, dekontlarda müşteri imzası olarak bu kişilerin imzalarının bulunduğunu, davalılardan ...'a yapılan taşınmaz devrinin ve bir gün sonra davalılardan ... tarafından çekilen kredi ödemesinin müvekkili şirket yetkilisi ..., eşi ve yeğeni tarafından yapılmasının ortaklık ilişkisinin bir kanıtı olduğunu, davalılardan ... aleyhine açılan 2021/51 E. sayılı tapu iptali davası sonucunda davanın reddine karar verildiğini, bu dosyanın istinaf aşamasında olup içinde delil başlangıcı mahiyetinde belgeler ve tanık beyanları bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin bu taşınmazda kiracı durumunda olmadığını, davalı tarafça böyle bir delil sunulmadığını, davalılarca çekilen her iki kredinin de adi ortaklık kapsamında çekildiğini ve ödemelerin müvekkilince yapıldığını, müvekkili şirket ile davalılar arasındaki ticari ilişkinin ilgili çekler ve tahsilat makbuzları ile sabit olduğunu, alınan Mali Müşavir bilirkişi raporunun da bu durumu desteklediğini, davalılar tarafından bahsi geçen ödemelerin bir kısmının çeklerle gerçekleştiğinin dosyaya sunulan dava dışı şirketin muavin defter kaydından belli olduğunu, tanık beyanlarının dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, adi ortaklık kapsamında davacı tarafça sarf olunan masrafların tahsili ve uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, davacının davalılar ile ortaklık iddiasını dosya kapsamındaki deliller ile ispat edememesine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.