T.C.
Yargıtay
5. Ceza Dairesi
2017/6854 E., 2019/2562 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Başvurularının kapsamına göre incelemenin katılan vekilinin vekalet ücretine, sanık müdafin ise müvekkili hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-TCK'nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun kazanç elde etmek amacıyla borç para verilmesiyle oluşacağı, bunun meslek haline getirilmesinin veya sistematik bir şekilde yapılmasının suçun unsurları içerisinde yer almadığı, aynı kişiye farklı zamanlarda veya birden fazla kişiye faiz karşılığında para verilmesi halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağı, iddianame ve dosya kapsamına göre de sanığın suç tarihlerinde birden fazla kişiye kazanç karşılığı ödünç para verdiği kabul edildiği halde hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
2-Gün adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK'nın 52/2. maddesi yerine hüküm fıkrasında 50/1-a maddesine yer verilmek suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3-Hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nın 53/3. maddesi hükmüne göre sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından 53/1-c maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
4-Bir başkasına ödünç para verme işinin Hazine Müsteşarlığının iznine ve bu işten elde edilen kazancın da vergiye tabi olduğu ve Hazinenin bu suçun işlenmesinden dolayı vergi kaybına uğrayacağı ayrıca sanığın elde ettiği kazanç nedeniyle ödünç para verdiği kişilerin zarar göreceği cihetle, somut olayda Hazinenin vergi kaybı, ödünç para verdiği kişiler olan ... ve ...'ın ise ödediği faiz nedeniyle uğradıkları maddi zarar miktarları araştırılıp sanıktan bunları karşılayıp karşılamayacağı sorulup, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/06/2008 tarihli ve 2008/149-163 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin CMK'nın 231/5-6. maddesindeki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması,
5-Hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde bu cezasının kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesi yerine infazı kısıtlayacak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi,
6-Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olması karşısında, kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ile sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 28/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
----
T.C.
Yargıtay
5. Ceza Dairesi
2013/12881 E., 2015/16226 K.
"İçtihat Metni"
Tebliğname No : 11 - 2012/170137
MAHKEMESİ : Eşme Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/04/2012
NUMARASI : 2009/241 Esas, 2012/190 Karar
SUÇ : Tefecilik
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
TCK'nın 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması karşısında; sanığın amcasının oğlu olan mağdur Ahmet'e verdiği ödünç para karşılığında senet alarak icraya koyması, mağdurların soruşturma aşamasındaki beyanları, bunu teyit eden tanık Ş.. A..'ın ifadesi, düzenlenen senet örneği, icra takip dosyası ve vergi inceleme raporu birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mağdura kazanç elde etmek için ödünç para verdiğinin sübuta erdiği ve yüklenen tefecilik suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu gözetilmeden dosya kapsamı, oluşa uygun düşmeyen gerekçeler ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
---
T.C.
Yargıtay
5. Ceza Dairesi
2014/9797 E., 2015/11160 K.
"İçtihat Metni"
Tebliğname No : 5 - 2014/349907
MAHKEMESİ : Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/05/2012
NUMARASI : 2010/132 Esas, 2012/777 Karar
SUÇ : Tefecilik
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Birden fazla kişiye farklı zamanlarda faizle borç para vererek zincirleme şekilde tefecilik suçunun işlenmesi mümkün bulunduğundan tebliğnamede yer alan bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığın suç tarihinde ikrazatçılık yapmak için vergi kaydı ve vergi levhasının bulunup bulunmadığı, bu konu ile ilgili kesilen vergi cezasını ödeyip ödemediği, ikrazatçılık belgesinin olup olmadığı ve Hazine Müsteşarlığından izin alınmadan ikrazatçılık yapması için kendisine vergi kaydı ve levhasının verilmesinin mümkün olup olmadığı hususlarının vergi dairesinden sorulup saptandıktan sonra toplanan tüm kanıtlar irdelenerek hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği halde eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın cezasından 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle 1/3 oranında artırım yapılması ve artırım sırasında 2 yıl 16 ay yerine, 3 yıl 4 ay olarak fazla hapis cezası tayini,
Hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında TCK'nın 53/1,2,3. maddeleri uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





