Avukatın tutuklanması baroları ayağa kaldırdı
Afyonkarahisar Barosu’na kayıtlı Avukat Umut Kılıç, hakimlik mülakat sınavında, Cumhurbaşkanı RecTayyip Erdoğan’a 'faşist' diyerek hakaret ettiği gerekçesiyle tutuklanarak cezaevine kondu. Olayın duyulmasının ardından başta barolar olmak üzere hukuk camiası ayağa kalktı. Hukukihaber.net olarak görüştüğümüz baro başkanları, meslektaşlarına verilen cezanın 'siyasi ve hukuksuz' olduğunu ileri sürdü. 

MEHMET ALİ AY / HUKUKİ HABER

>> TBB'den avukatı tutuklayan hakime açık mektup

ÜLKEMİZ BİR MAHKÛMİYETLE KAŞI KAŞIYA KALABİLİR

İzmir Barosu Başkanı Av. Aydın Özcan: Bu kararı hukuka aykırı buluyoruz. Cumhurbaşkanı’na hakaret gerekçesiyle bir tutuklama gerçekleşiyor. Cumhurbaşkanı kamuoyuna mal olmuş bir kişidir. AİHM kararlarına göre; belli bir noktaya kadar hakaret değil, eleştiri olarak kabul edilmesi noktasında kararlar var. Bu dava mutlaka AİHM’e taşınacaktır. Ve ülkemiz bir mahkûmiyetle karşı karşıya kalacaktır. Mevcut yasalarımızda CMK’da, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve diğer yasalara göre de bu karar ağırdır. Hâkimin verdiği bu karar hukuka aykırıdır. Ülkemiz AİHM tarafından mahkûm edildiği takdirde bu tazminatın, kararı veren hâkim tarafından ödenmesinin takipçisi olacağız. Ayrıca, söz konusu hâkimin HSYK’da tarafından disiplin cezasıyla cezalandırılması gerekiyor. İzmir Barosu olarak gereken hassasiyeti gösteriyoruz. Meslektaşımızın bu şekilde cezalandırılmasını kabul etmemiz mümkün değildir. Bu yargı bağımsızlığına ve hukukun üstünlüğüne aykırıdır.
 
>> Tutuklanan avukatın baro başkanından çok önemli açıklama

BU KARARI VERENLERLE AYNI FAKÜLTEDE OKUDUĞUM İÇİN UTANIYORUM….
Gaziantep Barosu Başkanı Av. Bektaş Şarklı: Bu kararla, hukuk bir kez daha ayaklar altına alınmıştır. Ama bu bir ilk değil bundan önce 16 yaşında bir çocuklar okullarından alınarak tutuklanmıştı. Bu kararları veren hakim ve savcılarla aynı okullarda okuduğumuz için utanıyorum. Bu karar tamamen siyasidir. Böyle bir tutuklama kararı, nasıl oluyor da bu kadar rahat verilebiliyor, şaşırtıyor. Ancak şunu da söylemek gerekir ki; şaşırma boyutunu da geçtik artık. Sulh Ceza Mahkemeleri eski DGM’lerin fonksiyonunu yerine getirmeye devam ediyor. Türkiye yine özgürlüklerden uzaklaşıyor. Bu kararı verenler herhalde hak ihlalleriyle Avrupa’da ödül almayı düşünüyorlar. Çok korkunç bir öfkem ve tepkim var. Zamanla olmaz dediğiniz her şey, olmaya başladı. Bu kararın tamamen siyasi olduğunu düşünüyorum. Yani bu kararı veren hakim ve savcılar, bir komisyon başkanlığı ve başsavcılık özlemiyle yanıp tutuşuyorlar. Bu insanlarla biz aynı hukuk fakültesinde eğitim aldığımıza inanamıyorum. Böyle olduğu için de çok utanıyorum. Bu kararı verenlerin ellerinden üniversite diplomaları bir an önce alınmalıdır. Bizim hakim ve savcılarımız namuslu karar vermek zorundalar. HSYK ile Barolar Birliği’ni asli görevlerini yerine getirmeye davet ediyorum. 

>> İstanbul Barosu: Bu karar, Türk Yargı Sisteminin geldiği yeni ve hazin bir aşamadır!

BU KARAR; KESİNLİKLE SİYASİDİR…

Antalya Barosu Başkanı Av. Alper Tunga:
 Özellikle kamu görevlileri ve siyasilerin hakaret düzeyinde olmayan, ağır eleştirilere katlanması gerektiği konusunda AİHM’de alınmış kararlar var. Bu konu da Yargıtay’ın almış olduğu kararlar var. Hadi hakaret suçunun oluştuğunu varsayalım; daha işin başında tutuklama demek, peşine cezalandırma demek; özetle, ‘bu ülkede kimse ağzını açamaz’ demektir. Kararın kesinlikle siyasi olduğunu düşünüyorum. O kararı veren hâkimin vicdanen müsterih olduğunu düşünmüyorum. Avukatın tutuklandığını duyduğum anda Konya’da tutuklanan öğrenci aklıma geldi. Hakaret olup olmadığı tartışmalı bir durum var. Siz peşinen tutuklama tedbirine başvuruyorsunuz, bu doğru bir şey değil.  

>> Avukatın tutuklanmasına Ankara Barosu'ndan sert tepki: Faşizmle yönetiliyoruz!

HUKUK HİÇ BİR ZAMAN BU KADAR ÖRSELENMEMİŞTİ!..
Denizli Barosu Başkanı Av. Müjdat İlhan:  Sözün bitti yerdeyiz diyorduk, sözün bittiği yerden de öteye geçtiğimizi düşünüyorum. Türkiye’de hiçbir zaman hukuk, hukukun uygulayıcılarının elinde bu kadar örselenmemişti. Bu kararı veren hâkim, kararın verilmesine, tutuklamaya sevk ederek zemin hazırlayan savcının aldıkları hukuk eğitiminden şüphe etmekteyim. Dolayısıyla hukukun uygulayıcı pozisyonunda olan bu iki meslektaşın okudukları kanun maddesini algılama sorunu düşüncesindeyim. Tutuklamaya sevk ettikleri, kanun maddelerinde tutuklama gerekçelerinin hiçbir yoktur. Siyasi iktidarın kendilerine verdiği yetkileri özümseyemeyenlerin bu tür şeyler yapmaya devam edeceklerini maalesef düşünmekteyiz. Ancak, meslektaşımızın hak ve hukukunun sağlanması adına Deniz Barosu olarak takipteyiz. Afyonkarahisar Barosu Başkanı Av. Turgay Şahin’le yapmış olduğumuz görüşme sonrasında Denizli Barosu olarak bizde yapılan hukuki başvuruların altına imzamızı atıyoruz. Meslektaşımızın bir an önce işinin başına dönmesi için de elimizden ne geliyorsa yapmaya devam edeceğiz. 

VERİLEN KARAR VİCDANLARI YARALADI 

Adana Barosu Başkanı Av. M. Gazi Çıtırık: Avukat Umut Kılıç hakkında verilen tutuklama kararı; toplum nezdinde itibarı ve güvenilirliği sarsılmış olan yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığının daha da tartışılmasına neden olmuştur. Verilen karar, Avukatlık Yasası ve CMK'daki düzenlemelere açıkça aykırıdır. Sulh Ceza Hâkimlikleri, yeni Özel Yetkili ve Görevli Mahkemeler olma yolundadır. Siyasi iktidar; yargıyı şekillendirmek, muhalefeti sindirmek ve yargıyı kontrol altında tutmak için bu hâkimlikleri kurmuştur. Verilen tutuklama kararı, vicdanları yaralamıştır. Son derece hazin bir tabloyla karşı karşıyayız. Meslektaşımızın bu süreçte yanında olmaya devam edeceğiz.

MESLEKTAŞIMIZ AV. UMUT KILIÇ’IN YANINDAYIZ

Aydın Barosu Başkanı Av. Gökhan Bozkurt: Kovuşturması dahi izne tabi bulunan, hatta kovuşturma söz konusu olsa dahi sonuçta hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme, paraya çevirmenin uygulanması mümkün olan bu suçtan, üstelik bir avukatın tutuklanması Yargı'ya yargı eli ile vurulmuş bir darbedir. Bu hukukun katli ve aynı zamanda avukatlık mesleğine açık bir saldırıdır. Bu hukuksuz tavır ve saldırıya her zamanki gibi karşı duruyoruz. Sabah ilk uçakla geldiğim Ankara'da Adliye'ye gelerek Ankara ve Afyonkarahisar Baro Başkanlarımızla buluştum. Eğer bir hakaret suçu işlenmiş ise bunun kovuşturma yöntemi ve cezası bellidir.

Hakaret ya da başka bir suçu elbette tasvip etmeyiz. Ancak bugün meselemiz suç ve ceza değil, hukuksuz, kanuna aykırı bir infaz ve gözdağı olarak meslektaşımızın üzerinde uygulanan tutuklamadır. Bu hukuksuzluğa izin vermeyeceğiz. Ankara Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu, müdafi olarak dün görevlendirilen meslektaşımız, Afyon Barosu Başkanımız ile birlikte çalışıyoruz. Şimdi Ankara Barosu avukatları ile hep birlikte tutukluluğa itiraz dilekçemizi vermek için mahkemeye doğru yürüyoruz Yaşanan örneklerden hala ders almamakta ısrar eden ve hukuk tanımayan yargı mensupları belki anlayamazlar. Ancak; hukukçu kimliğini muhafaza edip vicdanı kirlenmemiş herkesin artık bu hukuk tanımazlığa ve Yargı'ya zaten azalmış bulunan güveni temelli yok etmeye yönelik gayri meşru eylem ve kararlara hep birlikte karşı durma zamanı gelip çatmıştır. Gün sadece savunmayı değil topyekun hukuku savunma günüdür. Mevzu müdafaa -i Hukuk'tur. Yapmaması gereken her şeyi son derece süratle halleden hakimlerimizin bir tanesi bile mesai saatinde odalarında yoktu. Hakimlerin odaları kilitli. Meslektaşımız zindanda kilitli.. Adalet kilitli.. Bu kilidi avukatlar açacaktır. Açacağız. Bize bir hakim bulması için Cumhuriyet Başsavcısı'nın odasına geldik. Yazıklar olsun. Yazıklar olsun. Yazıklar olsun.

(Hukukihaber.net)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.