Cezaevine yasak eşya sokma suçunda yasal boşluk
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, cezaevindeki eşine telefon bataryası getiren sanığın eyleminin, Anayasa Mahkemesince iptal edilen TCK'nın cezaevine yasak eşya sokma cezasını düzenleyen hükmün yerine yeni bir yasal düzenleme yapılmaması nedeniyle suç olmaktan çıktığına karar verdi.

Tekirdağ'da cezaevindeki eşine telefon bataryası götüren bir kadın, arama sırasında yakalanınca hakkında infaz kurumuna yasak eşya sokma suçundan dava açıldı.

Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanan kadın hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçunu düzenleyen 297/2. maddesi gereğince ceza verdi.

Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı görüşen Yargıtay 9. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu.

Dairenin kararında, TCK'nın "İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma" suçunu düzenleyen 297. maddesinin birinci fıkrasında, "İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" hükmünü içerdiği hatırlatıldı.

Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise "Birinci fıkrada sayılanların dışında kalıp da yetkili makamlar tarafından infaz kurumuna veya tutukevine sokulması yasaklanmış bulunan eşyayı, bu yasağı bilerek, infaz kurumuna veya tutukevine sokan veya bulunduran ya da kullanan kişinin, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağının" öngörüldüğü belirtilen kararda, sanığın cezaevinde bulunan eşine getirdiği poşetin görevliler tarafından kontrol edilmesi sonucunda ele geçirilen telefon bataryasının elektronik haberleşme aracı olmaması nedeniyle sanığa yüklenen eylemin TCK'nın 297/2. maddesine uygun olduğu kaydedildi.

Kararda, ancak maddenin Anayasa Mahkemesince 7 Temmuz 2011'de iptal edildiği, yasal düzenlemede boşluk doğmaması bakımından iptal hükmünün kararın yayımından başlayarak 6 ay sonra yürürlüğe girmesinin kararlaştırıldığı hatırlatıldı.

Dairenin kararında, "Kararın 21 Ekim 2011'de Resmi Gazete'de yayımlanmasına rağmen yürürlüğe girdiği 21 Nisan 2012 tarihine kadar yeni bir yasal düzenleme yapılmaması karşısında yüklenen eylemin suç olmaktan çıktığı anlaşıldığından sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir" denildi.

Cezaevine sokulan "zarsız tavla" iptal ettirmişti

Hakkari Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nde yapılan aramada bulunan "zarsız tavla"ya görevlilerce el konulmuş, tavlası yakalanan hükümlünün, infaz kurumunda yasak eşya bulundurmak suçundan TCK'nun 297/2. maddesi gereğince cezalandırılması talep edilmişti.

Hükümlü hakkında açılan davaya bakan Hakkari Sulh Ceza Mahkemesi ise baktığı davada uygulama konusu olan TCK'nın 297/2. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına vararak, iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuş, Yüksek Mahkeme de düzenlemeyi iptal etmişti.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararında, şu tespitler yapılmıştı:

"297. maddenin (1) numaralı fıkrasında suça konu olabilecek eşyaların nitelikleri tek tek sayılmış olmasına karşın, itiraz konusu kuralda böyle bir nitelik belirlemesi yapılmadan, sınırsız, belirsiz ve geniş bir alanda idare içinde yer alan yetkili makama suça konu olabilecek eşyaları belirleme yetkisi tanınmıştır. Buna göre kuralda, idare içinde yer alan yetkili makama suça konu olabilecek eşyaları belirlerken hangi nitelikleri esas alacağı hususuna açık ve belirgin olarak yer verilmediğinden dolayı kural, belirli ve öngörülebilir olmadığı gibi suçun yasallığı ilkesine de uygun değildir. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2, 7, 11. ve 38. maddelerine aykırıdır."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.