Cemaate Karşı Yeni Silah
Adana’daki yasadışı dinleme ve Ankara’daki böcek operasyonlarında tutuklama kararları çıkmaması üzerine son yargı paketi ile kurulan sulh ceza hâkimlikleri, AKP iktidarının yargıda cemaate karşı “yeni silahı” oldu. Soruşturma aşamalarında arama, el koyma, gözaltı ve tutuklama kararlarına imza atması için Türkiye genelinde geçen hafta atanan 113 sulh ceza hâkimi, hükümetin cemaate karşı yürüttüğü operasyonlarda en önemli kozu olacak. Cemaate yakın emniyetçilere yönelik İstanbul merkezli son operasyon ise sulh ceza hâkimliklerinin ilk işi oldu. Ancak operasyonun gece yarısı yapılması ve şüphelilerin kelepçeli şekilde Emniyet’e götürülmesi yöntem tartışması yarattı. Bu yöntem, Ergenekon operasyonları sürecinde de kullanılmıştı.

17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonun ardından tüm özel yetkili savcılıklar kaldırılınca bunun yetkileri sulh ceza mahkemelerine devredildi. İktidar 17 Aralık’tan sonra cemaate yönelik tasfiye operasyonu başlattı. Ancak bu süreçte sulh ceza mahkemelerinden AKP’nin istediği kararlar çıkmadı. Adana’da yasadışı dinleme ve TIR soruşturmasında gözaltına alınan asker ve polisler, nöbetçi mahkeme tarafından serbest bırakılmıştı. Benzer bir durum Ankara’daki böcek soruşturmasında yaşanmıştı. Başbakan Erdoğan’ın çalışma odasında bulunan dinleme cihazıyla ilgili gözaltına alınan polisler, nöbetçi sulh ceza mahkemesi tarafından bırakılmıştı.

‘Böcek’ kırılması

Bu karar, iktidar açısından kırılma olmuştu. Hükümet, 28 Haziran’da yürürlüğe giren son yargı paketiyle tüm sulh ceza mahkemelerini kaldırdı. Bunun yerine sulh ceza hakimlikleri kuruldu. Bu hâkimlikler, sadece soruşturma aşamalarında arama, el koyma, gözaltı ve tutuklama kararlarına bakıyor. Aynı zamanda bir savcılığın verdiği takipsizlik kararına yapılan itirazı da sulh ceza hâkimleri karara bağlıyor. AKP, üyeleri lehine değişen HSYK 1. Dairesi eliyle yargıdaki birinci bölgeye 113 tane sulh ceza hakimini 16 Haziran’da atadı.

Tahliyeciler göreve geldi

Örneğin İstanbul’da atanan sulh ceza hâkimlerinin çoğunluğu 17 Aralık operasyonu zanlılarını tahliye eden hâkimlerden seçildi. Ankara’daki 8 sulh ceza hâkimi de benzer şekilde iktidarın güvendiği yargıçlardan seçildi. İstanbul’daki polislere yönelik operasyonun düğmesine de yargıdaki bu yeni düzen sonrası yapıldı.

‘Kişisel menfaatler için’

Ankara Barosu Yönetim Kurulu üyesi avukat Erol Aras, sulh ceza hâkimliklerini eleştirirken bunların sistemi alabora edeceğini söyledi. Aras şunları kaydetti: “Bu hâkimlikler, özel yetkili mahkemeler kaldırıldıktan sonra bunlarda olduğu gibi siyasal maksatlı, yargıyı bir silah gibi kullanılması için bir yapılanmadır. Yargıda özel yetki olmaz. Sadece mahkemelerde ihtisas olur. Süper yetkiyle belirlenmiş bir yapılanmanın amacı farklıdır. Özel yetkili mahkemeler çok can yaktı. En hayırlı iştir bunun kaldırılması. Özel yetkili kaldırıldı, ama şimdi bunu bir biçimde sulh ceza hâkimliği şeklinde yeniden ihdas ediyor. Gene yargının siyasal kişisel menfaatlar için kullanılmasına zemin hazırlıyor.”

Yöntemler tanıdık

Öte yandan 17 Aralık nedeniyle rövanş olarak görülen cemaate yönelik soruşturmanın Emniyet dalgasında polis şeflerinin gözaltına alınış tarzı Ergenekon sürecini anımsattı. 2007’de başlatılan Ergenekon operasyonlarında baskınlar gece yarısı gerçekleştiriliyordu. Yine cemaat operasyonunda olduğu gibi Ergenekon dalgalarında da şüphelilere kelepçe takılıyor, kameralar eşliğinde Emniyet’e götürülüyordu.

Eleştiri alan bir diğer konu ise şüphelilerin Emniyet’te susma hakkını kullanmasına karşın hemen savcının karşısına çıkartılmaması oldu. Şüpheliler, ancak gözaltı süresinin son gününde savcıya ifade verdiriliyor, böylece günlerce yorgun ve uykusuz kalan kişinin direnci kırılıyordu. AKP iktidarı, 2007’den bu yana siyasi rakiplerini bastırmak için yaptığı operasyonlardaki yöntemini değiştirmedi.


Haber: Alican Uludağ/Cumhuriyet
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.