\'\'Yasa bilgisayarların başka bir yerde incelenmesine müsaade etmiyor\'\'

Ankara Barosu\'nca düzenlenen Uluslararası Hukuk Kurultayı Bilkent Otel\'de çalışmalarını sürdürüyor.

Kurultay kapsamında \'\'Elektronik Ekipmanlarda Arama, El Koyma ve Elektronik Deliller\'\' başlıklı çalıştayı İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Leyla Keser Berber\'in yönetimiyle gerçekleştirildi.

Çalıştayda konuşan Ankara Cumhuriyet Savcısı Nadi Türkaslan, elektronik delillerin başında bilgisayarların geldiğini ve bilgisayar aramalarının hakim kararıyla yapılması gerektiğine işaret ederek, şüpheli hakkında başka yöntemlerle deliller elde edilirse bilgisayar aramasının yapılamayacağını söyledi.

Hakimlerin, başka yolla delil elde etme ihtimali varsa bilgisayar arama taleplerini reddedebileceğini vurgulayan Türkaslan, \'\'Yasa bilgisayarların bulunduğu yerde incelenmesine izin veriyor. Başka bir yere götürülmesine ve harddisklerinin başka yerde kopyalanmasına müsaade etmiyor\'\' dedi.

Yasalarda elektronik delil maddelerine ilişkin düzenleme bulunmadığına işaret eden Türkaslan, taşınabilir belleklere ilişkin hiçbir yasa maddesi bulunmadığını kaydetti.
Türkaslan, Ceza Muhakemesi Kanunu\'nun (CMK) 134. maddesinde \'\'şüphelinin kullandığı bilgisayar\'\' ifadesinin kullanıldığını, şüphelinin kısa süreli kullandığı bilgisayarların yasa maddesinin kapsamı dışında kaldığını anlattı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçlarını Soruşturma Bürosu Cumhuriyet Savcısı Hakan Kızılaslan da bilişim suçlarının metodolojisi olmadığı için birçok suçla karıştırıldığını savundu. Bilişim suçlarına ilişkin yasal mevzuatın güncel ve yeterli olmadığını belirten Kızılaslan, \'\'Siber suçlar sözleşmesi ile ilgili bir politikamız da yok. Adli bilişimde etik değerler de belirlenmedi ve özel hayatın gizliliği gibi hak ihlalleri söz konusu\'\' dedi.

Erişimi engellenmiş bir siteye girmenin bir özgürlük sorunu olduğunu ifade eden Kızılaslan, bu tür engellemelerin sadece şekil itibarıyla mümkün olduğunu ve teknik açıdan hiçbir hükmü bulunmadığını da dile getirdi.

Kızılaslan, elektronik delillerin toplanması aşamasında hak ihlallerinin, adil yargılanma hakkının ve özel hayatın gizliliği konularının gündeme geldiğini belirterek, bu konularda yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini kaydetti.

İstanbul Barosu avukatlarından Ali Osman Özdilek, Ergenekon soruşturması kapsamında 7 müvekkili bulunduğunu anımsatarak, soruşturma evresinde \'\'Bilgisayarlarda, Bilgisayar Programlarında ve Kütüklerinde Arama, Kopyalama ve Elkoyma\'\' hükmünü içeren CMK 134. maddenin uygulanmadığını öne sürdü.

Elektronik delillerin en çok fikri ve sınai hak ve rekabet davalarında kullanıldığını ifade eden Özdilek, \'\'Ama Fikri ve Sınai Haklar Kanunu, Türkiye\'de çok vahşi bir şekilde uygulanıyor. Rekabet soruşturmaları da hukukun dışında yürütülüyor\'\' diye konuştu.
\'\'Rekabet Kurulunun yetkilerinin usul hukukunun dışında\'\' olduğunu öne süren Özdilek, kurulun çok geniş delil toplama yetkisine sahip olduğunu ve bu durumun mahrumiyetlere yol açtığını söyledi.

Boşanma davalarında eşlerin birbirini takip için elektronik delil topladığını, bilgisayar kayıtlarının boşanma davalarında artık en çok başvurulan delil olduğunu anlatan Özdilek, CMK 134. maddenin özel hukuku da kapsayacak şekilde genişletilmesini istedi.

Özdilek, haczedilen bilgisayarlar içindeki kayıtların da kopyalanmasına izin verilmediğini ifade ederek, \'\'Haczedilen bilgisayarlar içinde milyon dolarlık projeler, bilgiler olabiliyor. Bu veriler bilgisayarla birlikte 15-20 liraya satılıyor ve telafisi imkansız zararlar açıyor\'\' dedi.

Üst yazıya zımbalı CD

Ankara Adliyesi Hukuk Tevzii Müdürü Metin Alkaş da özel hukuk konusunda elektronik verilerin nasıl elde edileceği, saklanacağı ve dosyalanacağı konusunda yasa metninin bulunmamasını eleştirdi. Elektronik deliller konusunda personelin de bilgisiz olduğunu belirten Alkaş, çalıştığı birime taşradan gelen bir dosyada, delil olması istenen ve bilirkişi incelemesi talep edilen bir CD\'nin üst yazıya zımbalanarak geldiğini anlattı.

Elektronik ortamda açılan davalara ilişkin bilgi de veren Alkaş, davalar elektronik ortamda açılsa da dava dosyası gelmeden işlem yapılamadığını söyledi.

Ankara Adliyesi Bilgi İşlem Müdürü Cumhur Ercan da Türkiye\'de hukuk ve teknolojinin başarılı bir şekilde birleştirildiğini ve uygulandığını kaydetti.

Yapılan çalışmalara rağmen bilişim teknolojilerinin Türkiye\'de belli bir standarda kavuşturulamadığını savunan Ercan, \'\'Yasaların eksik tarafları var. Sadece bilgisayar IP numarasını delil olarak göremeyiz. Manyetik ortamda hafızası olan her şey elektronik delil olabiliyor ama Türkiye\'de elektronik verilerin güvenliği tam sağlanamıyor\'\' diye konuştu.

AA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.