Haksız yere hapis yatan polis, devlete dava açtı

İzmir'in Urla İlçesi'nde 2007 yılında, okul önlerinde esrar, uyuşturucu hap ve eroin satıldığı yönünde şikayetlerin gelmesi üzerine, dönemin Cumhuriyet savcısı Murat Gök'ün talimatıyla, polis ve jandarma ortak çalışma başlattı. İstanbul, Bursa, Antalya, Şırnak ve Diyarbakır'da bağlantıları bulunduğu belirtilen şebeke üyelerinin telefonları dinlenmeye alındı. Şebeke üyelerinin bulunduğu illerde düzenlenen operasyonlarda 35 kişi gözaltına alındı. Bu kişilerin ev ve işyerlerinde uyuşturucu hap, esrar, eroin, hint keneviri, 2 tabanca, mermi ve Kalaşnikof tüfeğe ait parçalar ele geçirildi.

Çetenin iki ayrı kolunun bulunduğu ortaya çıktı. Şebekeyi Urla'da birahane işleten A.A., F.A., su satış bayisi M.A. ve E.A.'nın yönettiği, Urla İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis memuru Recep Özmen'in de telefon kayıtlarına göre uyuşturucu satışı yaptığı iddia edildi. Gözaltına alınan 35 kişiden 5'i serbest bırakıldı. Polis memuru Demir'in de aralarında bulunduğu 14 kişi tutuklandı, uyuşturucu kullanan 16 kişi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
İzmir 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakkında uyuşturucu ticareti yapma ve örgüt üyesi olmak suçundan dava açılan polis memuru Recep Özmen, 4 ay cezaevinde kaldıktan sonra, avukatının istemi, olayı soruşturan savcının da uygun görmesiyle hakim tarafından tahliye edildi. Yargılama sonunda bazı sanıklar ceza alırken, polis memuru Recep Özmen beraat etti.

Dava açtı

Cezaevinde 4 ay haksız yere tutuklu kaldığını ve bu olay nedeniyle psikilojisinin bozulduğunu belirten Recep Özmen, avukatı aracılığıyla Maliye Hazinesi'ne karşı 70 bin liralık manevi tazminat davası açtı. İzmir 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan son duruşmaya avukatıyla birlikte katılan polis memuru Recep Özmen, bu olaydan dolayı kendisine toplum içinde uyuşturucu kullanan biri gözüyle bakıldığını söyledi. Özmen, şöyle dedi:
"Arkadaşlarım, meslektaşlarım, amirlerim, ailem ve eşimin ailesi, toplum tarafından dışlanan bir insan oldum. Bana uyuşturucu kullanan biri gözüyle bakıyorlar. Ne yapacağımı şaşırdım. Oğlum okulda, babası uyuşturucu suçundan cezaevine giren polis memurunun çocuğu olarak görüldü. Çocuğum kekeme oldu."

Olayların ardından önce Eskişehir'e görevlendirildiğini, oradan Mihalıççık ilçesine, sonrasında da yürütmenin durdurulması talebiyle açtığı davada verilen kararla İzmir'e atandığını belirten Özmen, "Uzun süre Hassas Bölgeleri Koruma Şubesi'nde çalıştım. Şimdi ise Narlıdere İlçesi'nde bir karakolda görev yapıyorum. Ben bütün bunlardan dolayı ıstırap çektim" diye konuştu.

Özmen'in avukatı Yurthan Kadıköylü de, "Dava dilekçemizde detaylı olarak beyanda bulunduk. Bu beyanlarımızı tekrar ediyorum. Müvekkilim dört ay hürriyetinden yoksun kaldı. Üstelik daha duruşmaya çıkmadan benim isteğim üzerine soruşturmayı yürüten savcı tahliyesini talep etti ve hakim de kabul etti. Müvekkilim iletişime takılan konuşmanın, amiri başkomiser Ramadan Ertürk'ün talimatı ile yapıldığını söylüyor ama gerek karakolda gerekse savcılıkta bu savunması irdelenmeksizin tutuklanmasına karar verildi. Bu nedenle davanın kabülünü istiyoruz" dedi.

Davaya bakan Hakim Ahmet Hekimoğlu başkanlığındaki mahkeme heyeti verdiği kararda, "Davacının resmi polis olması, 119 gün hürriyetinden yoksun bırakılmasının, kendisi, ailesi, çevresi üzerinde tutuklama sebebiyle yanlış bir intiba bırakmasının olağan olduğu, bu yüzden manevi ıstırap çektiği anlaşılmıştır. Davacının yaşadığı manevi üzüntü, sosyal ve kültürel durumu, sebepsiz zenginleşmeye meydan verilmemesi gibi olgulardan hareketle ve sürenin uzunluğu dikkate alınarak, yasal faizi hariç 30 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir" diye konuştu.
Avukat Kadıköylü, verilen kararın örnek bir karar olduğunu, yasal faiziyle birlikte müvekkilinin 60 bin lira tazminat alacağını söyledi. Maliye Bakanlığı avukatları ise kararı temyiz etti.


Cnn Türk
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.