İsim benzerliğinden hapis yatacaktı
Bir firmada gece bekçisi olarak çalışan Hüseyin Konu’nun hayatını adeta kâbusa çeviren trajikomik olay, 25 Eylül 2007’de İstanbul Bahçelievler’de meydana gelen hırsızlıkla başlar. Necip Kuşaslan’ın yaşadığı apartman dairesine kapıyı zorlayarak giren hırsızlar, 7 altın yüzük, 3 altın bileklik, 1 altın kolye, 2 cumhuriyet altını, dizüstü bilgisayar ve 600 lira parayı alarak kayıplara karışır. Hırsızlığın ardından evde inceleme yapan kriminal ekipler, parmak izi bulur. Parmak izinin birçok hırsızlık suçundan sabıkalı Adana’nın Yüreğir ilçesi Buruk köyü nüfusuna kayıtlı Hüseyin Konuk’a ait olduğu belirlenir. Soruşturmayı yürüten savcı, parmak izini delil göstererek iddianameyi hazırlar. Ancak 19 Haziran 2009’da tamamlanan iddianamede sanık olarak 28 yaşındaki Hüseyin Konuk yerine yanlışlıkla Adana’nın Yüreğir ilçesi nüfusuna kayıtlı 49 yaşındaki Hüseyin Konu’nun kimlik bilgileri yazılır.
 
İddianame, İstanbul Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edilerek yargılama süreci başlar. Bu arada başka suçlardan da aranan asıl hırsız Hüseyin Konuk polis tarafından yakalanarak tutuklanır. Olayın ilginç yanı, duruşmalara tutuklu bulunan Konuk cezaevinden çıkarılıp getirilir, ancak evraklar üzerinde Hüseyin Konu yargılanır. Yaklaşık bir yıl süren yargılamanın ardından Hüseyin Konu hakkında hırsızlık suçundan 2 yıl hapis, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 6 ay, mala zarar verme suçundan da 4 ay olmak üzere toplam 2 yıl 10 ay hapis cezası verilir. Karar, adrese yazılı olarak da gönderilir.
 
Adanalı bekçi Hüseyin Konu, posta yoluyla gelen ihbarla birlikte olayı öğrenir ve adeta şoke olur. Üstelik itiraz süresinin bitmesine birkaç gün kalmıştır. Soluğu adliyede alan Hüseyin Konu, davaya itiraz hakkını kullanarak Yargıtay’a gitmesini sağlar. Dosya Yargıtay aşamasındayken de 3 defa İstanbul’a giderek kararı veren hakime yapılan yanlışlığı anlatmaya çalışır, ancak sonuç alamaz. Geçtiğimiz günlerde Yargıtay’dan gelen sonuç, Hüseyin Konu’nun kâbus dolu günlerini sona erdirir. Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Sinan Esen imzalı yazıda, “Dosya içeriği ve parmak izi bilirkişi raporuna göre suçu işleyen failin 1982 doğumlu Halil İbrahim oğlu Hüseyin Konuk olduğu ve sehven Mehmet oğlu 1961 doğumlu Hüseyin Konu hakkında dava açıldığı anlaşıldığı halde yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı bulunduğundan CMUK’un 321. maddesi uyarınca bozulması talep ve tebliğ olunur.” denilir.
 
Hayatında hiç gitmediği bir şehirdeki hırsızlıktan dolayı ceza aldığını söyleyen Konu, Yargıtay’ın kararıyla kâbustan uyandığını belirtiyor. “Nasıl böyle bir yanlışlık yapılmış anlamış değilim.” diyen Konu, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Resmen perişan oldum. Bizim de kendimize göre bir çevremiz, akrabalarımız ve komşularımız var. İnsanlar bana garip garip bakmaya başladı. İki yıldır hayatım kâbusa döndü. Eğer karar bana biraz geç ulaşsa itiraz süresi geçecek ve beni hapse atacaklardı. 3 çocuğum üniversitede okuyor. Çok perişan olurduk. Geç de olsa hatadan döndüler çok şükür.”


Zaman

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.