Yargı ve üniversitede sayısal rekabet üzücü
Başbakan Ahmet Davutoğlu, siyasilerin üniversite açılışlarına gitmeleriyle ilgili olarak, “Orada bir grup provokatif öğrencimizin eyleminden çekinerek üniversiteler siyasilere kapanmamalı. Aksine, gitmeliyiz ve her görüşten öğrenci soru sorabilmeli. Gönül ister ki bütün üniversite amfileri özgür düşüncenin, karşılıklı saygının mekânları haline gelsin” dedi. Davutoğlu, YÖK’teki Yükseköğretim Akademik Arşiv Projesi tanıtım toplantısında yaptığı konuşmasından satır başları şöyle:

* HAKKANİYET GEREĞİ YAPTIK: Öğretim üyelerinin özlük haklarını diğer muadillerle eşit noktaya getirdik. Bana, ‘Siz akademisyen olduğunuz için akademisyenlere destek veriyorsunuz’ diyorlar. Mesleğe başlayan araştırma görevlileri ile genç diplomatlar ya da kamudaki uzman yardımcılarının maaşları arasında ciddi bir fark vardı. O zaman bu, öğretim üyeliğine negatif teşvik oluyor. Elinizde iyi bir diploma var. İş dünyasında iyi bir maaşla iş bulabileceksiniz, evlenmeniz de lazım, önce oraya gitmeye başlıyor iyi zihinler. Eğer büyük bir aşkla çileye hazır değilse, üniversiteye gelmiyor. Çünkü bir sürü şeyi ertelemesi gerekiyor. Yaptığımız düzenleme aslında bu farkı gidererek, hayata atılma düşüncesindeki genç mezunlara, ‘Akademisyenlik size asgari hayat şartlarını sağlar’ güvencesini vermek. Bunu hakkaniyet gereği yaptık.

* EŞİME HAKARET ETMESİNLER DİYE DIŞARIDA BEKLEDİM: 28 Şubat’ta en yetişmiş öğrencilerimizin, kapının önünde başı örtülü diye nasıl bir psikolojik işkenceye tabi tutulduktan sonra sınava alındıklarını biliyoruz. Ben bir profesör olarak, eşimin ihtisas imtihanında içeride hakaret edilmesin diye kapısında bekledim. 

* ÜNİVERSİTELER SİYASİLERE KAPANMAMALI: Üniversite açılışları ile ilgili kimse şu kaygıyı hissetmemeli. Orada bir grup provokatif öğrencimizin eyleminden çekinerek üniversiteler siyasilere kapanmamalı. Biz gitmeliyiz ve her görüşten öğrenci soru sorabilmeli. Gönül ister ki bütün üniversite amfileri özgür düşüncenin, karşılıklı saygının mekanları haline gelir.

* YARGIDA VE ÜNİVERSİTEDE SAYISAL REKABET ÜZÜCÜ: Üniversiteler kesinlikle bürokratikleşmemeli; seyyar ve hareketli olabilmelidir. Üniversiteler bir güç kullanım alanı değildir. İki yerde kıyasıya, sayısal rekabeti gördüğümde üzülüyorum. Bir yargıda, iki üniversitede. Rektör seçimlerinde kendi aranızda seçim yapmanız en doğru olanıdır, bunun belli bir sistemi de Türkiye’de oturdu, tartışılabilir, konuşulabilir. Yargıda da demokratik seçimi en geniş şekilde yaygınlaştıran biz olduk 2010 referandumuyla. Ama öylesine bir yarış ve güç alanı haline dönüştürüldü ki güven sarsıldı. Demokrasiyi kültür olarak öğrencilerimize öğretelim ama ilimin ve bilimin sayısal rekabetlerle ortaya çıkmadığını da bilelim.

‘Nefret dili kullanmadım’

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Akil İnsanlar’la yaptığı toplantıda, hükümetin Kürt halkına karşı nefret dili kullandığı eleştirilerine, “Haksız bir propaganda ispat etsinler istifa ederim” dediği bildirildi. Davutoğlu’nun, “Kürtlere karşı nefret dili kullanmadım. Bu yönde haksız bir propaganda yapılıyor dediği ve açık veya kapalı olsun herhangi bir toplantıda nefret ifadeleri içeren bir dil kullanmadığını söylediği bildirildi. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Bunu ortaya koyan olursa, ispat edilirse gerekeni yapar, istifa ederim” ifadesi kullandığı da ileri sürüldü. Davutoğlu, hükümetten kimsenin de ayrımcı bir dil kullanmadığını vurgulayarak, “Arkadaşlarımdan biri ayrımcı bir dil kullandıysa gerekeni yaparım” dediği kaydedildi.

Tez jürisinde CHP’li Binnaz Toprak var

“Yükseköğretim Akademik Arşiv Projesi” ile Türkiye’de üniversite tarihi boyunca yapılan tüm tez, Kitap, dergi, makale ve bilimsel çalışmaların bir sistemde yer almasını istediklerini belirten Çetinsaya, sistemde Davutoğlu’nun doktora tezine de ulaştıklarını kaydetti. Çetinsaya,     “Müsaade ederseniz o tezi de paylaşmak isterim. 1990 yılında tamamladığınız doktora teziniz ve hatıra olması açısından da jüri üyeleriniz” dedi. Davutoğlu’nun tez jürilerinden birisinin CHP İstanbul Milletvekili Binnaz Toprak olması dikkati çekti.

Çetinsaya uzmanlara zam istedi

YÖK Başkanı gökhan çetinsaya da programda yükseköğretim sistemi hakkında bilgiler içeren bir sunum yaptı. Çetinsaya, akademisyenlere yapılan zam için Başbakan Ahmet Davutoğlu’na teşekkür ederken, yaklaşık 3 bin 500 kişilik akademik uzman kadrosu için de zam istedi. YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya ayrıca geçen yıl 4 bine düşürülen araştırma görevlisi kadrosunun yeniden 9 bine çıkarılmasını da talep etti.

Milliyet

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.