'Yargıya müdahale düşüncemiz yok'
 Uluslararası Kadın ve Medya Sempozyumu'nun ardından düzenlenen basın toplantısına katılan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın sözlerinin hükümete yönelik sözler olarak kabul edilmemesini istedi.
 Arınç, "Muhalefet liderlerini fazlasıyla sevindiren bir konuşma olmuşsa bundan doğrusu ben de mutlu olurum. Demek ki sayın Haşim Kılıç'ın bazı sözlerini alkışlayacak noktaya gelmişler. Hiç gocunmuyoruz. Olması gereken budur. Hükümet olarak bizim ne yargıya müdahale etmek gibi bir düşüncemiz vardır ne de yasamanın fonksiyonlarını azaltmak gibi bir niyetimiz vardır" dedi.

 Kılıç'ın konuşmasını ''çok önemli'' diye nitelendireren Arınç, "Evet yargı siyasete müdahale etmeyecek, siyaset yargıyı kuşatmayacak. Bu malumu ilamdır eski tabirle, bilineni tekrarlamaktır'' şeklinde konuştu.

 Kimse darbecilikten bahsedemez
 Bir gazetecinin 12 Eylül Darbesi ile ilgili davanın görüşülmeye başlandığını hatırlatarak, ''CHP ve MHP temsilcilerinin dava ile ilgili eleştirini nasıl değerlendiriyorsunuz, gerçek bir yargılama olacak mı?'' sorusuna Arınç, "Bugün yine aynı muhalefet bir taraftan müdahil olma telaşı içindeyken, bir taraftan da 'bundan bir şey çıkmaz, yine illüzyon var' demesini doğrusu çok garipsiyorum" ifadelerini kullandı.

 "Bu demokrasi tarihimizin altın harflerle yazılması gereken bir noktasıdır" diyen Arınç, "Türkiye artık kimse cuntacılıktan, darbecilikten bahsedemez, cesaret edemez. Çünkü demokrasimiz güçlendi, sivil-asker ilişkileri çağdaş demokrasilerde olduğu gibi yerli yerine yerleşti. Bugün Türkiye'de sadece demokrasi ve özgürlükler konuşuluyor'' dedi.

 Arınç, Suriye'de yaşanan acı karşısında Türkiye'nin boş durmadığını belirterek, ''Boş duranlar da var şüphesiz. Türkiye'deki muhalefetin Suriye yönetimini arkalayan davranışlarının eleştirilmesi gerekir'' dedi.

 Basın özgürlüğü
 Uluslararası Kadın ve Medya Sempozyumu'na katılmak ve çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Antalya'ya gelen Başbakan Yardımcısı Arınç, Antalya Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret etti.

 Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mevlüt Yeni'nin yeni anayasada basın özgürlüğünün daha da güçlendirilmesini istemesi üzerine şunları söyledi:

 ''Doğrudur, basın özgürlüğü esastır. Basının sansür edilmemesi gerekir. Ancak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde de bu özgürlüğün sınırları açık olarak yazılmıştır. Her ülkenin de bu sınırlara dikkat etmesi gerektiğini düşünmemiz lazım. Ama bu sınırları da gittikçe genişleten özgürce yorumlayan bir anlayış olmalı ki basın daha özgür daha rahat çalışabilsin."

 Gazetecilerin yıpranma hakkı
 Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Antalya Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaretinde yaptığı konuşmada, gazetecilerin çalışma garantisinin, yaptıkları iş karşılığında elde edecekleri özlük haklarının güçlü olmasını istediklerini kaydetti. Arınç, ''Bugün piyasada milyarları, trilyonları çok kolay telaffuz eden bazı iş adamlarının patronu olduğu bazı gazeteler var ki çalışanlar hem atılma tehlikesiyle karşı karşıya ve hem de 6-7 aylık çalışmalarının da ödenmemesiyle karşı karşıya. Bir ihaleye girerken bir milyar doları cebinden çıkaran bir insan, kendi televizyonunda ve gazetesinde çalışanların hakkını vermiyor. O yüzden yıpranma hakkını ne kadar konuşuyorsak onun biraz daha fazlasını bu acımasız patronlara karşı da kullanmamız lazım'' dedi.

 Basın sektöründe sendikalaşma
 Basın sektöründe sendikalaşma olmadığını ifade eden Arınç, ''Bugün Anadolu Ajansı'nda eskiden bir sendika vardı, şimdi iki sendika var. Darısı başkalarının başına. Hiç bir patron gazetesinde veya televizyonunda sendikalı işçi istemiyor. Siz de ekmek parası diyerek karşı çıkamıyorsunuz, sesinizi yükseltemiyorsunuz. Çalışma garantisinin bir meslek erbabı için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu konuda düzenlemeler sadece yasal olmakla kalmamalı aynı zamanda sizin de sizi savunan insanların da patronlara karşı bunu temin edecek psikolojik ortamı, bir yasal ortamı da temin etmemiz lazım'' diye konuştu.

 Çok düşük ücretle çalışan gazeteciler olduğunu ve ''kapının önünün her zaman onlara gösterebildiğini'' ifade eden Arınç, şunları kaydetti:
 ''Dolayısıyla yıpranma hakkı uzun yıllar çalıştıktan sonra belki bir hak olarak gözetilmeli ama bu acımasız çalışma düzenine karşı da başka yöntemlerle sesinizi yükseltmeniz gerekir.'' (AA)




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.