Bilindiği üzere, gerek ülkemizde gerekse de dünyada, son günlerde, basın yayında yer alan önemli haberlerden birisi de şudur: Avrupa Birliği (AB) Dijital Hizmetler Yasası (DSA) olarak adlandırılan ve internet-sosyal medya, başka bir deyişle sosyal ağ sağlayıcı platformlarına yönelik olarak 2022 yılında yapılan kanuni düzenleme, 25 Ağustos 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu çalışmanın amacı:  AB Dijital Hizmetler Yasası sonucunda getirilen düzenlemeler ile Türkiye’de bu alanda yapılan yasal düzenlemeleri karşılaştırmak suretiyle kamuoyunun bilgilendirilmesi düşünülmüştür. Bu bağlamda tüm dünyada faaliyet gösteren dijital sosyal medya platformlarının (sosyal ağ sağlayıcılarının) Avrupa Birliği ülkeleri ve Türkiye’deki yükümlülükleri ile bu yükümlülüklere aykırılık halinde verilebilecek yaptırımların karşılaştırılması yapılmıştır. Bununla bağlantılı olarak ülkemizde yapılan son yasal değişiklikler öncesindeki hukuki süreçleri ilgilendiren kronik-adli sorunlar, yani genel durum ile düzenlemelerin sonucunda internet, sosyal medya alanında, bireyler, aile ve çocuklar yönünden nelerin düzenlendiği ve hangi hakların getirildiği de gösterilmiştir.

Bu çalışmanın yöntemi: Meselenin daha iyi anlaşılmasına katkı olarak mümkün olduğunca hukuki terimler ve kanun maddelerine fazla yer verilmeden konu ele alınmıştır. Yapılan yasal düzenleme veya değişikliklerin, özellikle ifade özgürlüğü ve bu özgürlüğün en önemli hali olan basın özgürlüğüne dair olanların, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı veya isabetli olup olmadığı gibi yönlerden lehte ya da aleyhte görüş belirtilmeyerek sadece kanuni içerik ve uygulama açıklanmaya çalışılmıştır.

AB Dijital Hizmetler Yasası (DSA)

Kısaca ifade etmek gerekirse aklımıza gelen dünya çapındaki tüm sosyal ağ sağlayıcılarının (dijital sosyal medya platformlarının) yayınladıkları içerikler, düzenlenen DSA hükümleri çerçevesinde Avrupa Birliği ülkelerinde artık sıkı bir şekilde denetlenecektir. Bu alanın usul ve esaslarını düzenleyen yasa AB ülkelerinde yürürlüğe girmiştir. İnternet-sosyal medya açısından bir bakıma “artık hiçbir şey eskisi gibi olmayabilir” demek mümkün olabilecektir.

Bu yasal düzenleme, AB ülkelerinin, bireylerinin güvenliğinin artırılmasına yönelik esas ve usulleri içermektedir.

Bu çerçevede DSA’nın hükümleri ile ilgili olarak aşağıdaki hususların yer aldığı ve bunların hayata geçebileceğini söylemek mümkün olabilecektir:

1) Platform yayınlarının içerikleri,

- Halkı kin ve düşmanlığa sevk etmemesi,

- Şiddete teşvik etmemesi,

- Nefret veya ayrımcılık içermemesi,

- Suçu, suçluyu, terör veya ayrılıkçı hareketleri övmemesi, meşrulaştırıp yüceltmemesi,

- Başkalarının kişilik haklarını, onur, şeref ve saygınlığını, hakaret, sövme veya benzer yollarla zedelememesi,

- Çocukların cinsel istismar edilmemesi,

- Dezenformasyon, siber zorbalık yapılmaması

gerektiğine ilişkin aykırı veya ihlal edici içeriklerin verilmesi engellenebilecektir. Başka bir deyişle güvence altına alınan ifade (basın) özgürlüğünün, demokratik toplumun ana temellerinden birini ve yine toplumun gelişmesi ve her bireyin kendini gerçekleştirmesi için esaslı şartlarından birini oluşturduğunun yanında kullanılması görev ve sorumluluk yükleyen bu özgürlükler, demokratik bir toplumda, gerekli tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu emniyetinin korunması, nizamın sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin açığa vurulmasının önlenmesi veya yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması için öngörülen bazı merasime, koşullara, sınırlamalara veya yaptırımlara bağlanmıştır. Zira Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesinde yer alan bu düzenleme uyarınca DSA hükümleri uygulanacaktır.

2) Platformlar daha şeffaf, doğru, gerçek, güncel, kamu yararlı, hesap verebilir nitelikte yayın yapabilecek veya içerik sunacaktır. Örneğin bir kullanıcının hesabı askıya alındığında nedeninin belirtilmesi, yapılan bir talebin ret edilmesi halinde gerekçesinin gösterilmesi gerekecektir. Belli sürelerle kamuoyu raporlarla ve o ülkenin diliyle bilgilendirilecektir.      

3) Platformlar, içerik ve/veya reklam öneren algoritmaların, yasaya aykırı ve dezenformasyona katkı verip vermediğini tespit etmekle ve denetlemekle yükümlü olacaklardır. Buna göre platformlar,

a) Dezenformasyonu ve bunun yayılmasını önleyecek tedbirleri almak zorunda olacaklardır.

b) Bireylerin seçimini haksız olarak etkileyen, tüketimini manipüle eden algoritmalar kullanılamayacaktır.

c) Reklamları kimin verdiği hakkında kullanıcılara açık bilgi paylaşımı yapacaklardır.

d) Kullanıcıların etnik, dini kökeni, siyasi görüşü, cinsel yönelimi gibi hassasiyeti olan konularda reklam verilmeyecektir.

4) Çocuklar, daha fazla korunacaktır. Bunun için ek önlemler alınacaktır. Özellikle çocuklara yönelik hedefli reklam yapılmayacaktır. Yani özellikle çocukların reklamlar aracılığıyla hedef alınmasının önüne geçiliyor.

5) Platformlar, kullanıcılara sundukları içeriklerin hüküm ve şartları ile ilgili olarak, faaliyetin yapıldığı ülkenin dilinde, açıkça, anlaşılır, sade bir dil ile sunacaklardır.

6) Yasaya aykırı içerikler daha hızlı ve etkin bir şekilde kaldırılacak veya erişimi engellenecektir. Buna göre kullanıcılar,

a) Her türlü aykırı yayın içeriklerini bildirebilecek veya işaretleyebileceklerdir. Platformlar, bu uygulama için kullanıcılara sistem üzerinden açık imkan ve kolaylık verecek şekilde mekanizma oluşturacaktır.

b) Platform karar veya uygulamalarına karşı öncelikle sistem üzerinden platform iletişim sistemine, sonrasında veya doğrudan yargı organlarına başvurma-itiraz etme hakkına sahip olacaktır.     

c) Yetkili makamlardan veya kişilerden gelen kararlar veya talepler hızlı ve etkili bir şekilde değerlendirilip gereği yapılacaktır.

7) Platformlar, toplumsal risklere karşı Avrupa Birliği Komisyonu’na ayrıntılı yıllık rapor vereceklerdir. İnsan kaynaklarını, bunun boyutunu, uzmanlığını içeren altı aylık raporu ilan edeceklerdir.

8) DSA denetçileri, platformların veri ve algoritmalarına erişebilecektir. Görevli araştırmacılar, belirli projeler için platformların iç verilerine erişebileceklerdir. 

9) Yaptırımlar, platformların bu yöndeki ilkelere uymadan yayın yapmaları halinde aşamalı bir şekilde ve yüklü miktarlarda maddi (küresel cirolarının yüzde altısına varabilecek miktardaki para cezası) ve hatta ciddi ihlallerde geçici olarak faaliyetin sonlandırılmasına varan yaptırımlar uygulanabilecektir.

Türkiye’deki Yasal Durum

Ülkemizde internet, sosyal medyaya ilişkin konu 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki Kanun’da düzenlenmiştir. 4.5.2007 tarihli olan bu kanun, 23.5.2007 tarihli ve 26530 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun’un ilk halinde sosyal ağ sağlayıcıları, muhtemelen yaygın veya toplumsal ihtiyaç olmamaları nedeniyle yer almamıştır.  Bu yönden 2020 ve 2022 yıllarında iki önemli yasal ilave-değişiklik yapılmıştır.

Dijital sosyal medya platformları, yani internet-sosyal medya yayınları olarak bilinen sosyal ağ sağlayıcı, kavram olarak yasada tanımlanmıştır. Yasadaki tanıma göre sosyal etkileşim amacıyla kullanıcıların internet ortamında metin, görüntü, ses, konum gibi içerikleri oluşturmalarına, görüntülemelerine veya paylaşmalarına imkân sağlayan gerçek veya tüzel kişileri ifade eder.         

Sosyal ağ sağlayıcıları açısından 5651 sayılı Yasa’da ilki 29.07.2020 tarihli (yürürlük: 31.07.2020) ve 7253 sayılı Yasa ile ikincisi de 13.10.2022 tarihli (yürürlük: 18.10.2022) ve 7418 sayılı Yasa ile düzenleme yapılmıştır. Bu çalışmanın doğrudan konusu olmadığı için değinilmemekle beraber, 7418 sayılı Kanun’un bazı hükümleri, 5187 sayılı Kanun ile 5651 sayılı Kanun’un özellikle düzeltme ve cevap, internet haber siteleri gibi yönlerden birbirine yaklaştırmıştır.

Sosyal ağ sağlayıcı ve yükümlülükleri ile bunlara aykırı davranılması halinde uygulanacak yaptırımlar hakkındaki 5651 sayılı Kanun’un Ek-4. maddesi önemli ölçüde değiştirilmiştir. (Bu madde, 7253 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle getirilmiş ve 7418 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle de önemli ölçüde değiştirilmiştir.)

Buna göre, Avrupa Birliği bünyesinde yer alan Dijital Hizmetler Yasası ile getirilen düzenlemelerin paralelindeki yasa, ülkemizde daha önce yürürlüğe girmiştir.

Yasal düzenleme öncesi kronik sorunlarımız:

Belirtilen bu yasal ilave-değişikliklerden önceki uygulama ve bir kısım sorunlar, adli soruşturma ve kovuşturmaların işleyişini ciddi bir şekilde ve olumsuz olarak etkiliyordu. Bunun sonucu veya bu kapsamda ilgili kişi veya kurumların hakları da önemli ölçüde etkilenebiliyordu. Yapılan şikayetler nedeniyle bir kısım bilgilerin zorunlu olarak alınması gerekiyor. Örneğin internet, sosyal medya aracılığıyla hakaret, tehdit veya başka bir suçun işlenmesi, kişilik haklarının ihlal edilmesi gibi akla gelebilecek birçok konuda özellikle faillerin kimlik bilgilerine ihtiyaç olabilmektedir. Bunun temin edilmesinin en sağlıklı yolu da ancak ilgili sosyal ağ sağlayıcı ile irtibat kurmak ve onun da bilgileri vermesiyle mümkün olabilir. İlgili sosyal ağ Türkiye’de ise tıpkı diğer özel veya resmi kurumlardan bilgi alınması gibi zorlukla karşılaşılmadan bilgilerin alınması ve ilgililer hakkında yasal işlem yapılması mümkün ve kolay olabilmektedir. Bu konuda ihmal veya kötüye kullanma, gerçeğe aykırı bilgi verme hallerinde genel olarak yasal işlem yapmak da pekâlâ mümkündür. Buna karşılık sosyal ağ sağlayıcı yurt dışında ise ciddi zorluklar var demektir. Nitekim yukarıda belirtilen sosyal ağ sağlayıcılarının merkezleri yurt dışındadır. Başsavcılıklar veya mahkemeler, gerekli tespit veya şikayet-savunmalar için uluslar arası kabul görmüş yöntemle, Adalet Bakanlığı, buradan da Dış İşleri Bakanlığı aracılığıyla ilgili ülkenin büyükelçiliğine yurt dışı talimat (istinabe) yoluna gitmekten başka çare yoktu. Büyükelçilik kendi ülkesiyle yazışmaya geçer ve cevap beklenirdi. Yurt dışına istinabe yolu hem çok daha masraflı ve yıl ile ifade edilebilecek kadar uzun zaman alıyor hem de her ülkenin mevzuat farklılığı nedeniyle hukuki sorunlar çıkabiliyor. Örneğin, kimi ülkelerde hakaret suç sayılmıyor. Yazılan talimat talepleri, kendi ülkelerinde suç olmadığı ve kamu kaynaklarının verimli kullanımı gerekçesiyle işlemsiz olarak iade ediliyor. Bu gibi nedenlerle sağlıklı bir sonuç almak da çok zor oluyor. Hukuki işlemler, sürüncemede ve sonuçsuz kalabiliyor.

İşte bunun gibi uygulamadaki ciddi sorunları ortadan kaldırmak üzere yurt dışında bulunan sosyal ağ sağlayıcılar yönünden Türkiye'de açılacak bir temsilcilik aracılığıyla ve bu amaçlarla irtibata geçmede ve soruşturma-kovuşturmayı sonuçlandırmada esaslı olan bilgilere ulaşmak çok daha kısa ve etkili bir yöntemle mümkün olabilecektir. Böylece daha kısa sürede, az masrafla ve etkin olarak sonuca ulaşmaya gidilebileceği gibi zaman ve emek açısından daha verimli bir yol izlenebilecektir. Bunun sonucunda haklarını kanuni yollarla aramak isteyen kişilerin en doğal hakları olan adalete daha hızlı ve etkin olarak ulaşma noktasında önemli aşama kat edilmiş olacaktır. İnternet, sosyal medya üzerinden suç işleyen, hukuka aykırı eylemde bulunan kişilerin de tespit edilebileceklerini bilmeleri, önleyicilik-suçun önlenmesi bakımından etkili olabilecektir.

Türkiye’de sosyal ağ sağlayıcının yasal yükümlülükleri:

Sosyal ağ sağlayıcı, kullanıcılarının haklarının korunmasına yönelik olarak Kurum tarafından yapılacak kullanıcı haklarına ilişkin düzenlemelere uymakla yükümlüdür. Kısaca ifade etmek gerekirse sosyal ağ sağlayıcılar ile ilgili yapılan yasal düzenlemeler sonucu aşağıdaki yükümlülükler getirilmiştir:

1- Sosyal ağ sağlayıcı temsilcisinin gerçek kişi olması hâlinde bu kişinin Türkiye'de mukim (oturan, ikamet eden) ve Türk vatandaşı olması zorunluluğu getirilmiştir.

2- Sosyal ağ sağlayıcıların Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na sundukları raporların başlık etiketleri, öne çıkarılan veya erişimi azaltılan içeriklere ilişkin algoritmalarına, reklam politikalarına ve şeffaflık politikalarına ilişkin bilgileri de içerecektir.

3- Sosyal ağ sağlayıcı, hesap verebilirlik ilkesine uygun şekilde hareket etmek, Kanunun uygulanmasında şeffaflığı sağlamak, Kanunun uygulanmasına ilişkin gerekli tüm bilgi ve belgeleri BTK tarafından istenildiği zaman Kuruma vermekle yükümlüdür.

4- Sosyal ağ sağlayıcı, kullanıcılarına eşit ve tarafsız davranmakla yükümlüdür. Kuruma sunulacak raporda bu hususa ilişkin alınan tedbirlere de yer verecektir.

5- Sosyal ağ sağlayıcı, bu Kanun kapsamındaki suçlara ilişkin içerikler ile başlık etiketlerinin yayınlanmamasına ilişkin kendi sistem, mekanizma ve algoritmasında BTK ile iş birliği hâlinde gerekli tedbirleri alacak ve bu tedbirlere raporunda yer verecektir.

6- Sosyal ağ sağlayıcı, kullanıcılara öneriler sunarken hangi parametreleri kullandığını internet sitesinde açık, anlaşılır ve kolaylıkla ulaşılabilir şekilde yer vermekle yükümlüdür.

7- Sosyal ağ sağlayıcı, kullanıcılara önerdiği içeriklere ilişkin tercihleri güncelleme ve kişisel verilerinin kullanılmasını sınırlandırma seçeneği sunma konusunda gerekli tedbirleri alacak ve bu tedbirlere raporunda yer verecektir.

8- Sosyal ağ sağlayıcı, reklamlara ilişkin içerik, reklam veren, reklam süresi, hedef kitlesi, ulaşılan kişi veya grup sayısı gibi bilgilerin yer aldığı bir reklam kütüphanesi oluşturarak bunu internet sitesi üzerinden yayınlayacak ve bu hususa raporunda yer verecektir.

9- Türk Ceza Kanununda yer alan;

- Çocukların cinsel istismarı (madde 103),

- Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (madde 217/A),

- Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak (madde 302),

- Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar (madde 309, 311, 312, 313, 314, 315,316), 

- Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk (madde 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337)

suçlarına konu internet içeriklerini oluşturan veya yayan faillere ulaşmak için gerekli olan bilgiler soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında yargılamanın yürütüldüğü mahkeme tarafından talep edilmesi üzerine ilgili sosyal ağ sağlayıcının Türkiye'deki temsilcisi tarafından adli mercilere verilecektir. Bu bilgiler, talep eden Cumhuriyet Başsavcılığı veya mahkemeye verilmemesi durumunda, ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde doksan oranında daraltılması talebiyle Ankara Sulh Ceza Hakimliğine başvurulabilecektir. İnternet trafiği bant genişliğinin daraltılması kararı verilmesi halinde, bu karar, erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere BTK’ya gönderilecektir. Kararın gereği, bildirimden itibaren derhâl ve en geç dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilecektir. Sosyal ağ sağlayıcı, bu fıkra kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde yaptırımlar kaldırılarak BTK’ya bildirilecektir.

10- Sosyal ağ sağlayıcı, çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunma konusunda gerekli tedbirleri alacaktır.

11- Belli suçların işlenmesi (8. madde) ve genel güvenlik (8/A. maddesi) kapsamındaki idari tedbirler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanun kapsamında BTK Başkanı tarafından verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereğinin yerine getirilmemesi hâlinde,

- Türkiye’de mukim vergi mükellefi gerçek ve tüzel kişilerin, ilgili yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcıya altı aya kadar reklam vermesinin yasaklanmasına Başkan tarafından karar verilebilecek. Bu kapsamda yeni sözleşme kurulamayacak ve buna ilişkin para transferi yapılamayacaktır. Reklam yasağı kararı, Resmî Gazete’de yayımlanacaktır.

- Başkanın, reklam yasağı kararının yanı sıra içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının yerine getirilmesine kadar sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde elli oranında daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurabilecektir.

- Hâkim tarafından verilen internet trafiği bant genişliğinin yüzde elli oranında daraltılmasına ilişkin kararın ilgili sosyal ağ sağlayıcıya bildirilmesinden itibaren otuz gün içinde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının sosyal ağ sağlayıcı tarafından yerine getirilmemesi hâlinde, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde doksan oranına kadar daraltılması için Başkan tarafından sulh ceza hâkimliğine başvurulabilecektir.

- Hâkim tarafından verilen kararlar, erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere BTK’ya gönderilecektir. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhâl ve en geç dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilecektir.

- Sosyal ağ sağlayıcının, içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirilmesi ve Kuruma bildirilmesi hâlinde yalnızca internet trafiği bant genişliğinin daraltılması tedbiri kaldırılacaktır.

12- Bu Kanun kapsamında BTK Başkanı tarafından verilen idari para cezalarının yasal süresinde ödenmemesi durumunun bir yıl içinde birden fazla gerçekleşmesi hâlinde, Başkan tarafından yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcıya Türkiye’de mukim vergi mükellefi gerçek ve tüzel kişilerin ilgili sosyal ağ sağlayıcısına altı aya kadar yeni reklam vermesinin yasaklanmasına karar verilebilecektir. Bu kapsamda yeni sözleşme kurulamayacak, buna ilişkin para transferinin yapılamayacak, reklam yasağı kararının, Resmî Gazete’de yayımlanacak, yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcının, idari para cezalarının tamamını ödemesi ve Kuruma bildirmesi hâlinde reklam yasağı kararı kaldırılacaktır.

13- Yasa maddesinin verdiği yetki uyarınca verilen reklam yasağına aykırı davranan Türkiye’de mukim vergi mükellefi gerçek ve tüzel kişilere, on bin TL’den yüz bin TL’ye kadar idari para cezası uygulanmasına BTK Başkanı tarafından karar verilebilecektir.

14- Sosyal ağ sağlayıcı, kullanıcılarının haklarının korunmasına yönelik olarak Kurum tarafından yapılacak kullanıcı haklarına dair düzenlemelere uymakla yükümlüdür.

15- Sosyal ağ sağlayıcı, başlık etiketleri ve öne çıkarılan içeriklerin uyarı yöntemiyle kaldırılması için Kurumla işbirliği içinde etkin başvuru mekanizması kurmakla yükümlüdür.

16- Sosyal ağ sağlayıcı, başlık etiketleri veya öne çıkarılan içerikler aracılığıyla ortam sağladığı başkasına ait yayın yoluyla işlenen suçtan, yayını sunuş biçiminden kullanıcının söz konusu yayıma ulaşmasını amaçladığı açıkça belli ise sorumludur.

17- Sosyal ağ sağlayıcı, kişilerin can ve mal güvenliğini tehlikeye sokan içerikleri öğrenmesi ve gecikmesinde sakınca bulunması hâlinde, bu içeriği ve içeriği oluşturana ilişkin bilgileri yetkili kolluk birimleriyle paylaşacaktır.

18- BTK, sosyal ağ sağlayıcının bu Kanuna uyumuna ilişkin olarak sosyal ağ sağlayıcıdan kurumsal yapı, bilişim sistemleri, algoritmalar, veri işleme mekanizmaları ve ticari tutumlar dâhil her türlü açıklamayı talep edebilecektir. Sosyal ağ sağlayıcı, Kurum tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri en geç üç ay içinde vermekle yükümlü olacaktır. Kurum, sosyal ağ sağlayıcının bu Kanuna uyumunu sosyal ağ sağlayıcının bütün tesislerinde yerinde inceleyebilecektir.

19- Sosyal ağ sağlayıcı, kamu güvenliğini ve kamu sağlığını etkileyen olağanüstü durumlara ilişkin kriz planı oluşturmakla ve Kuruma bildirmekle yükümlüdür.

20- Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, kişilik haklarının ihlalinde (9. madde) ve özel hayatın gizliliğini ihlal (9/A. madde)  kapsamındaki içeriklere yönelik olarak kişiler tarafından yapılacak başvurulara, başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde olumlu ya da olumsuz cevap vermekle yükümlüdür. Olumsuz cevaplar gerekçeli olarak verilir.

21) Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, kendisine bildirilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi

kararlarının uygulanmasına ve 9 ile 9/A. maddeleri kapsamındaki ihlal iddiası başvurularına ilişkin istatistiksel ve kategorik bilgileri içeren Türkçe hazırlanmış raporları altı aylık dönemlerle Kuruma bildirir. Başvurulara ilişkin rapor, kişisel verilerden arındırılmak suretiyle sosyal ağ sağlayıcının kendi internet sitesinde de yayınlanır.

22) Hukuka aykırılığı hâkim veya mahkeme kararı ile tespit edilen içeriğin sosyal ağ sağlayıcıya bildirilmesi durumunda, bildirime rağmen yirmi dört saat içinde içeriği çıkarmayan veya erişimi engellemeyen sosyal ağ sağlayıcı, doğan zararların tazmin edilmesinden sorumludur. Bu hukuki sorumluluğun işletilmesi için içerik sağlayıcının sorumluluğuna gidilmesi veya içerik sağlayıcıya dava açılması şartı aranmaz.

23) Türkiye’deki kullanıcıların verilerini Türkiye’de barındırma yönünde gerekli tedbirleri alır.

24- Yasadaki (Ek-4.) maddenin

- altıncı (Türkiye’deki kullanıcıların verilerini Türkiye’de barındırma yönünde gerekli tedbirlerin alınması),

- yedinci (çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunma konusunda gerekli tedbirlerin alınması),

- on üçüncü (kullanıcı haklarına ilişkin düzenlemelere uymakla yükümlü olunması),

- on altıncı (gerektiğinde bilgileri yetkili kolluk birimleriyle paylaşması),

- on sekizinci (Kurum tarafından talep edilen bilgi ve belgelerin en geç üç ay içinde vermekle yükümlü olması)

- ve on dokuzuncu (olağanüstü durumlara ilişkin kriz planı oluşturmakla ve Kuruma bildirmekle yükümlü olması)

hakkındaki fıkralarda yer alan yükümlülüklerini yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcıya BTK Başkanı tarafından bir önceki takvim yılındaki küresel cirosunun yüzde üçüne kadar idari para cezası verilebilecektir. (7418 sayılı Kanun’un 35. maddesiyle getirilen bu hükümle 5651 sayılı Kanun’a geçici 6. maddesi getirilmiştir.) 

Türkiye’de sosyal ağ sağlayıcının temsilci belirleme yükümlülüğü:

Sosyal ağ sağlayıcıya Türkiye'de en az bir temsilci belirleme yükümlülüğü getirilmiştir. Bu yükümlülük tüm sosyal ağ sağlayıcılarına getirilmemiştir. Sadece Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla, yani en az bir milyon bir kişi olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcıya bu yükümlülük getirilmiştir. Esasında yurt içi kaynaklı ağlar için bilgilendirme yükümlüğü kapsamında ilgililere ulaşımda veya tebligatta sorun olmayacağı için ayrıca temsilci belirtilmesine gerek yoktur. Başka bir tabirle ilgili muhataplar zaten bellidir ve bilgileri güncel olarak sitesinde vardır. Bunun böyle olması da yasal zorunluluktur.

Bir milyonun altında günlük erişimi olan yurt dışı sosyal ağ sağlayıcının temsilci belirleme ve bildirim yükümlülüğü yoktur. Yükümlülüğü olan sosyal ağ sağlayıcı, belirlediği temsilcinin iletişim bilgilerine, kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde, internet sitesinde yer verir. Yine temsilcinin kimlik ve iletişim bilgilerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna bildirmekle yükümlüdür. Temsilci veya temsilciler, gerçek veya tüzel kişiler olabilir. Tüzel kişi olarak belirlenen temsilci veya temsilcilerin, Türkiye’de kurulmuş veya ülkemiz mevzuatına göre tüzel kişiliğini kazanmış olması gerekir. Eğer belirlenen temsilci gerçek kişi ise başka bir deyişle temsilci tüzel kişi değilse Türk vatandaşı olması ve Türkiye’de otarması zorunludur.

Türkiye'den günlük erişimin on milyondan fazla olması halinde; yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı tarafından belirlenen gerçek veya tüzel kişi temsilci, sosyal ağ sağlayıcının sorumlulukları saklı kalmak kaydıyla teknik, idari, hukuki ve mali yönden tam yetkili ve sorumlu olup bu temsilcinin tüzel kişi olması halinde doğrudan sosyal ağ sağlayıcı tarafından sermaye şirketi şeklinde kurulan bir şube olması zorunludur.

Ayrıca, Sosyal Ağ Sağlayıcı Hakkındaki Usul ve Esasların 8. Maddesinde bu husus biraz daha ayrıntılı olarak şöyle düzenlenmiştir: Sosyal ağ sağlayıcı, temsilci veya temsilcilerin Türkiye’deki tebligata yarar adresi ile e-posta adresine, kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verir. Yine kayıtlı elektronik posta adresi bulunan temsilci veya temsilcilerin bu bilgileri de aynı şekilde internet sitesinde yer verilir. Belirtilen bu bilgilerde bir değişiklik olursa bu değişiklikler derhal internet sitesinde yer verilir. Usul ve esasların 9. Maddesine göre, sosyal ağ sağlayıcı, temsilci veya temsilcilerin kimlik, ünvan ve iletişim bilgilerini Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Bu bilgilerde bir değişiklik olması halinde bu değişiklik derhal ve en geç 24 saat içinde Kuruma bildirilmesi gerekir.

Türkiye'de temsilci belirleme yükümlülüğünün amacı:

Yukarıdaki nitelikleri taşıyan, yani, Türkiye'den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcıya Türkiye'de temsilci belirleme yükümlülüğü getirilmesinin amacı şudur:

a-Cumhuriyet başsavcılıkları, hakimlikler, mahkemeler, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Erişim Sağlayıcıları Birliği veya idari (ilgili) makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereğinin yerine getirilmesini,

b-Kişilik hakları ihlal edilen ya da kendileriyle ilgili herhangi bir şekilde müracaat etmek isteyen gerçek veya tüzel kişiler tarafından bu Kanun kapsamında yapılacak başvuruların cevaplandırılmasını,

c-Kanun kapsamındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesini sağlamak

için temsilci belirleme yükümlülüğü getirilmiştir.

Uygulamadaki bu ve benzeri sorunlar,  yukarıda da açıklandığı üzere işleyişi ciddi bir şekilde ve olumsuz olarak etkiliyordu. Yurt dışına talimat (istinabe) yolu hem uzun zaman alıyor, hem de her ülkenin mevzuat farklılığı (örneğin kimi ülkelerde hakaret suç sayılmıyor, yazılan talimat talepleri, kendi ülkelerinde suç olmadığı ve kamu kaynaklarının verimli kullanımı gerekçesiyle iade edilmesi) gibi nedenlerle sağlıklı bir sonuç almak da çok zor oluyordu. Soruşturmalar, sürüncemede ve sonuçsuz kalabiliyordu. Türkiye'de açılacak bir temsilcilik aracılığıyla ve bu amaçlarla irtibata geçmede ve soruşturmayı sonuçlandırmada esaslı olan bilgilere ulaşmak mümkün olabilecek, böylece daha kısa sürede ve etkin olarak sonuca ulaşmaya gidilebileceği gibi zaman ve emek açısından daha verimli bir yol izlenebilecektir. 

Türkiye’de sosyal ağ sağlayıcı temsilcisinin görevleri:

 Temsilci belirlenmesinin amacı ile yasa maddesindeki diğer içerik gözetildiğinde sosyal ağ sağlayıcının belirleyeceği temsilci veya temsilciler, kendisi, yani sosyal ağ sağlayıcı adına şu görevleri yerine getirecektir veya temin edecektir:

a- İlgililerince kendisine yapılan tebligat, bildirim veya taleplerin gereğini yerine getirmek,

b- Kişilerin kendileriyle ilgili başvurularını, yasanın ön gördüğü şekilde ve sürede cevaplamak,

c- Raporlama yükümlülüğünü yerine getirmek,

d- Sosyal ağ sağlayıcının içerik veya yer sağlayıcı olmasından doğan sorumluluk ve yükümlülüklerini yerine getirmek,

e- Kanunun verdiği diğer yükümlülükleri yerine getirmek

Bu çerçevede, Türkiye'den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcıya, yukarıdaki hususların temini bakımından, en az bir temsilci belirleme ve bildirim yükümlülüğü getirilmiştir. 

Türkiye’de temsilcinin belirlenmemesi ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi

Sosyal ağ sağlayıcı, belirlenen sürede Türkiye'de temsilci belirlemez ve bildirme yükümlülüğünü yerine getirmezse, aşamalı olarak aşağıdaki bildirimin (ikazın-ihtarın) yapılması ve bunun sonucuna göre yaptırım verilmesi mümkün olabilecektir. Aşamalar sırasıyla şöyledir: 

1.Aşama. İdari para cezası verilmesi: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, sosyal ağ sağlayıcıya, temsilci belirleme ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmesi için bildirim (ihtar) yapacaktır. Bildirimden itibaren otuz gün içinde temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi hâlinde, sosyal ağ sağlayıcıya Kurum Başkanı tarafından on milyon TL idari para cezası verilir.

2.Aşama. İdari para cezasının artırılması: Verilen on milyon TL'lik idari para cezasının tebliğinden itibaren otuz gün içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Kurum Başkanı tarafından bu kez otuz milyon TL daha idari para cezası verilir.

3.Aşama. Yeni reklam yasağı cezasının verilmesi: İkinci kez verilen (otuz milyon TL'lik) idari para cezasının tebliğinden itibaren otuz gün içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Kurum Başkanı tarafından Türkiye’de mukim vergi mükellefi olan gerçek ve tüzel kişilerin ilgili sosyal ağ sağlayıcısına yeni reklam vermesi yasaklanır. Yasaklamadan önce verilen reklamlar geçerliliğini korur. Reklam yasağının verildiği tarihten, bu kapsamda yeni sözleşme kurulamaz ve buna ilişkin para transferi yapılamaz. Başkan tarafından verilen reklam yasağı kararı yayımlanmak üzere Resmi Gazete’ye gönderilir. R.G.’de yayımlanan reklam yasağı kararının uygulanmasına ilişkin hususlar ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından takip edilir.

4.Aşama. İnternet trafiği bant genişliğinin %50 oranında daraltılması: Reklam yasağı kararının verildiği tarihten itibaren üç ay içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Kurum Başkanı, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde elli oranında daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Bant daralmasında sosyal medya ağı kapatılmıyor. Kullanıcıların erişimine açıktır ama genel olarak banttaki daraltma oranında sitem yavaşlıyor. Örneğin yüzde elli daraltma halinde sistemin hızı, bilgi alış verişi yarı oranında azalmış demektir. Daraltma oranı arttıkça yavaşlama da artacaktır. Bu durumun kullanıcıların rağbetini, ilgisini etkilediği açıktır. Bu aşamanın gerçekleşmesi için başvuru zorunluluğu yani, mecburiyeti getirilmemiştir. Bundan önceki aşamalarda, yükümlülüğün belirlenen sürede yerine getirilmemesi halinde, zorunlu olarak bir sonraki aşamaya geçilmesi ön görülmüştür ancak bu aşamada, başka bir deyişle, "başvurabilir" ibaresiyle, internet trafiği bant genişliğinin yüzde elli oranında daraltılması için sulh ceza hakimine başvuru zorunluluğu olmadığı anlaşılıyor. Bu yönden sulh ceza hakimliğine bir başvurunun olması halinde, yasa maddesinin içeriği ve düzenlemesi itibariyle, kanaatimce, hakim, önceki üç aşamanın usulüne uygun olarak gerçekleşip gerçekleşmediğine bakarak kararını verecektir. Kararın en geç hangi süre içinde verilmesi gerektiğine ilişkin maddeye ibare konulmamıştır. Muhatabından savunma istenip istenmemesine göre karar verme süreci uzayabilir. Açık bir ibare olmamakla beraber, yetkili ve görevli hakimlik Ankara Sulh Ceza Hakimliğidir. Zira bu yöndeki talebi yapma yetkisi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanına aittir. Kurum, Ankara'da faaliyet gösterdiğine göre bu yer sulh ceza hakimliğine başvurunun yapılması gerekir.

5.Aşama. İnternet trafiği bant genişliğinin %50 oranından %90 oranına kadar daraltılması: Yukarıdaki aşamada, sulh ceza hakimine yapılan başvurunun kabulüne ilişkin kararın uygulanmasından itibaren otuz gün içinde söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Kurum Başkanı, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde doksan oranına kadar daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Bir önceki aşama gibi başvuru zorunluluğu olmadığı görülüyor. Yetkili ve görevli hakimlik, karar verme süreci yönlerinden yukarıdaki aynı hususları burada da belirtmek mümkündür. Hâkim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde elliden düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilir. Başka bir deyişle, yüzde elli ile yüzde doksan arasındaki bir oranı da belirlemeyi takdir etme yetkisi hakime verilmiştir. Madde metninde "yüzde elli oranına kadar" gibi bir ibare kullanılmadığı için bu takdir yetkisi 4. Aşamada yoktur. Sulh Ceza Hakimliğince verilen internet trafiği bant genişliğinin daraltılması oranı, yüzde elliden aşağı ve yüzde doksan oranından yukarı olamaz.

Temsilci belirlenmesi yükümlülüğü dışında ayrıca İnternet ortamında yapılan ve içeriği sayılan suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla (8. madde) yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması sebeplerinden bir veya bir kaçına bağlı olarak (8/A. maddesi) kapsamındaki idari tedbirler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanun kapsamında Başkan tarafından verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereğinin yerine getirilmemesi halinde, Türkiye'de mukim vergi mükellefi gerçek ve tüzel kişilerin, ilgili yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcıya altı aya kadar reklam vermesinin yasaklanmasına Başkan tarafından karar verilebilir, bu kapsamda yeni sözleşme kurulamaz ve buna ilişkin para transferi yapılamaz. Reklam yasağı kararı Resmi Gazetede yayımlanır. Başkan, reklam yasağı kararının yanı sıra içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının yerine getirilmesine kadar sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde elli oranında daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Hâkim tarafından verilen internet trafiği bant genişliğinin yüzde elli oranında daraltılmasına ilişkin kararın ilgili sosyal ağ sağlayıcıya bildirilmesinden itibaren otuz gün içinde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının sosyal ağ sağlayıcı tarafından yerine getirilmemesi halinde, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde doksan oranına kadar daraltılması için Başkan tarafından sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Hâkim tarafından verilen kararlar, erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere Kuruma gönderilir. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhâl ve en geç dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilir. Sosyal ağ sağlayıcının, içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmesi ve Kuruma bildirmesi halinde yalnızca internet trafiği bant genişliğinin daraltılması tedbiri kaldırılır.

Türkiye’de bireyler yönünden yapılan düzenlemeler:

5651 sayılı Yasa’da en son yapılan yani, 7253 ve 7418 sayılı Kanun hükümleri ile getirilen yeni veya ilave hükümler sonucu kişi veya kurumları etkileyen hususlar ile onlara tanınan hakları da ele almakta yarar vardır. Başka bir deyişle internet sosyal medya yayınlarına karşı vatandaşların veya kurumların haklarının daha çok korunmasının sağlanıp sağlanmadığı, başka bir deyişle yasal değişiklikler öncesine göre vatandaş açısından kolaylaştırılmış durumlar olup olmadığına bakmakta yarar vardır. Öncelikle ilgili vatandaş veya kurumlar, daha önce sadece gazete-dergi ve radyo-televizyon yayınlarında mümkün olabilen, kendileriyle ilgili gerçek olmadığını düşündükleri yayınlara karşı gidebildikleri düzeltme ve cevap (tekzip) artık internet haber siteleri yayınlarına karşı da mümkün hale getirilmiştir.  Artık düzeltme ve cevap hakkı ile kendilerini kamuoyuna ve yayına karşı izah etme imkânları olabilecektir. İçeriğin çıkarılması ve/veya engellenmesini isteme hakkı ayrıca duruyor.

Sulh ceza hakimliklerce verilen kararların, yasadaki 4 saatlik sürede infazın sağlanması için uygulamadaki aksaklıklardan biri olan teknik alt yapı kurulması ve/veya bunun iyileştirilmesi, elektronik ortamda tebligat yapılması, vatandaşın da internet haber siteleri ile ilgili iletişim bilgililerini ana ekranda görebilmesi ve elektronik ortamda bunlara ulaşabilmesi, talepte bulunabilmesi yönlerinden düzenlemeler getirilmiştir.

Kısaca, yayına-habere konu edilen vatandaş veya kurumlar yönünden lehe veya hak olarak ileri sürülebilen düzenlemeler şunlardır:

1- Kişiler-kullanıcılar, internet haber sitesinin faaliyet gösterdiği iş yeri adresi, ticari unvanı, elektronik posta adresi, iletişim telefonu ve elektronik tebligat adresi ile yer sağlayıcısının adı ve adreslerine ilgili internet ortamında ve ana sayfada doğrudan ulaşabileceklerdir. Bu bilgiler, iletişim başlığı altında bulundurulacaktır. Bu durum, taleplerin daha kısa sürede ve etkili olarak iletilmesini sağlayacak ve kullanıcılara muhatabı bilme yönünden güven verebilecektir.

2- Kişiler-kullanıcılar, bir içeriğin ilk kez sunulmaya başlandığı tarih ile sonraki güncelleme tarihleri, her erişildiğinde değişmeyecek şekilde içeriğin üzerinde görebileceklerdir. Bununla ileride lehe veya aleyhe sonuç doğurmaya olası bazı içeriklerin kaybedilmesinin önüne geçilmek istenmiştir.

3- Kişiler-kullanıcılar, genel esasalar saklı olmak üzere Basın Kanunu’nda sayılan eylemlere aykırılık halinde hukuki (tazminat) talep edebilecek, cezai sorumluluk nedeniyle şikayet edebileceklerdir. Daha önceki talep veya şikâyetlerde karşılaşılan sorumluların tespitindeki zorluklar büyük ölçüde, artık olmayacaktır. Çünkü bu bilgiler cumhuriyet başsavcılıklarına verilecek beyannamede gösterilecek ve aleni olarak, yani isteyen herkesin görebileceği şekilde kayıt edilecektir. Başka bir deyişle yetki ve sorumluluk sahibi olanlar kayıt altına alınmıştır.

4- Kişi veya kurumların varsa düzeltme ve cevap (tekzip) talepleri internet ortamında da karşılanabilecektir. Tekzip talepleri, hiçbir düzeltme ve ekleme yapılmaksızın, yazının alındığı tarihten itibaren en geç bir gün içinde, ilgili yayının yer aldığı sayfa ve sütunlarda, URL bağlantısı sağlanmak suretiyle, aynı puntolarla ve aynı şekilde yayımlanması zorunludur.

5- Yayın hakkında verilen erişimin engellenmesi ve/veya içeriğin çıkarılması kararının uygulanması ya da internet haber sitesi tarafından içeriğin kendiliğinden çıkarılması durumunda, tekzip metni ilgili sitede ilk yirmi dört saati ana sayfada olmak üzere bir hafta süreyle yayımlanacaktır.

6- Tekzibin yayınlanmaması nedeniyle ilgilinin talebi üzerine sulh ceza hâkimliğince verilen düzeltme ve cevabın (tekzibin) yayımlanmaması halinde bu durum suç olacağı için ilgili cumhuriyet başsavcılıklarına şikayet edilebilir.

7- Reklam yasağına aykırı davranan Türkiye’de mukim vergi mükellefi gerçek-tüzel kişilere, idari para cezası verilebilecektir.

8- Sosyal ağ sağlayıcının yükümlülükleri, içerik veya yer sağlayıcısı olmasından doğan sorumluluk ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.

9- Sosyal ağ sağlayıcı,

-Kullanıcılarına eşit ve tarafsız davranmakla yükümlüdür. Kuruma sunulacak raporda bu hususa ilişkin alınan tedbirlere de yer verecektir.

-Bu Kanun kapsamındaki suçlara ilişkin içerikler ile başlık etiketlerinin yayınlanmamasına ilişkin kendi sistem, mekanizma ve algoritmasında Kurumla iş birliği hâlinde gerekli tedbirleri alacak ve bu tedbirlere raporunda yer verecektir.

-Kullanıcılara öneriler sunarken hangi parametreleri kullandığına internet sitesinde açık, anlaşılır ve kolaylıkla ulaşılabilir şekilde yer vermekle yükümlüdür.

-Kullanıcılara önerdiği içeriklere ilişkin tercihleri güncelleme ve kişisel verilerinin kullanılmasını sınırlandırma seçeneği sunma konusunda gerekli tedbirleri alacak ve bu tedbirlere raporunda yer verecektir.

-Reklamlara ilişkin içerik, reklam veren, reklam süresi, hedef kitlesi, ulaşılan kişi veya grup sayısı gibi bilgilerin yer aldığı bir reklam kütüphanesi oluşturarak bunu internet sitesi üzerinden yayınlayacak ve bu hususa raporunda yer verecektir.

 -Sayılan suçlara konu internet içeriklerini oluşturan veya yayan faillere ulaşmak için gerekli olan bilgiler soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında yargılamanın yürütüldüğü mahkeme tarafından talep edilmesi üzerine ilgili sosyal ağ sağlayıcının Türkiye'deki temsilcisi tarafından adli mercilere verecektir.        

-Kullanıcılarının haklarının korunmasına yönelik olarak Kurum tarafından yapılacak kullanıcı haklarına ilişkin düzenlemelere uymakla yükümlü olacaktır.

-Kişilerin can ve mal güvenliğini tehlikeye sokan içerikleri öğrenmesi ve gecikmesinde sakınca bulunması hâlinde, bu içeriği ve içeriği oluşturana ilişkin bilgileri yetkili kolluk birimleriyle paylaşacak, kamu güvenliğini ve kamu sağlığını etkileyen olağanüstü durumlara ilişkin kriz planı oluşturacak ve Kuruma bildirmekle yükümlü olacaktır.

-Kişilik haklarının ihlalinde ve özel hayatın gizliliğini ihlal kapsamındaki içeriklere yönelik olarak kişiler tarafından yapılacak başvurulara, başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde olumlu ya da olumsuz cevap vermekle yükümlüdür. Olumsuz cevaplar gerekçeli olarak verilir.

-Kendisine bildirilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararlarının uygulanmasına ve ihlal iddiası başvurularına ilişkin istatistiksel ve kategorik bilgileri içeren Türkçe hazırlanmış raporları altı aylık dönemlerle Kuruma bildirir. Başvurulara ilişkin rapor, kişisel verilerden arındırılmak suretiyle sosyal ağ sağlayıcının kendi internet sitesinde de yayınlanır.

-Bildirime rağmen yirmi dört saat içinde içeriği çıkarmayan veya erişimi engellemeyen sosyal ağ sağlayıcı, doğan zararların tazmin edilmesinden sorumludur. Bu hukuki sorumluluğun işletilmesi için içerik sağlayıcının sorumluluğuna gidilmesi veya içerik sağlayıcıya dava açılması şartı aranmaz.

-Türkiye’deki kullanıcıların verilerini Türkiye’de barındırma yönünde gerekli tedbirleri alır.

Çocuk ve aileye yönelik düzenleme: 5651 sayılı Yasa’da en son yapılan yani, 7253 ve 7418 sayılı Kanun hükümleri ile getirilen yeni veya ilave hükümler sonucu çocuk ve aile yönünden yapılan düzenlemelere de bakalım. Yasada çocuklara veya aileye yönelik getirilen düzenleme de mevcuttur. Yasanın hem yeni hem de eski haline göre çocuk ve aile yönünden durum şu şekildedir:

1-Ticari amaçla toplu kullanım sağlayıcılar, ailenin ve çocukların korunması, suçun önlenmesi ve suçluların tespiti kapsamında usul ve esasları yönetmelikte belirlenen tedbirleri almakla yükümlüdür.

2-Sosyal ağ sağlayıcı, çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunma konusunda gerekli tedbirleri alır.

3-İnternet ortamında yapılan ve içeriği çocukların cinsel istismarı suçu oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilir. Bu yönden içerik oluşturan veya yayan faillere ulaşmak için gerekli olan bilgiler soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında yargılamanın yürütüldüğü mahkeme tarafından talep edilmesi üzerine ilgili sosyal ağ sağlayıcının Türkiye'deki temsilcisi tarafından adli mercilere verilir.

Belirtilen bu yükümlülüklere aykırılıklar yaptırıma bağlanmıştır.

Sonuç olarak; yukarıda da görüldüğü üzere AB Dijital Hizmetler Yasası sonucunda getirilen düzenlemenin konusu, amacı ve kapsamı ile bu alanda Türkiye’de yapılan yasal düzenlemelerin konusu, amacı ve kapsamı büyük ölçüde aynı hukuki yarara yönelik ve çok benzer içeriğe sahip oldukları görülmektedir. 2023 yılında Avrupa Birliği ülkelerinde yürürlüğe giren düzenleme, ülkemizde temel olarak 2020 yılında yürürlüğe girmiştir. 2020 yılındaki düzenlemeye 2022 yılında yeni yasal ilaveler yapılmış ve önceki düzenleme kısmen değiştirilmiştir. DSA hükümlerinin uygulamada ne şekilde yer edineceği, başka bir deyişle uygulama disiplini olup olmayacağı önem arz edecektir. Atatürk’ün dediği gibi “İcra eden, tatbik eden, karar verenden daima daha kuvvetlidir.” Dolayısıyla yasal düzenleme kadar, belki ondan daha da önemlisi hükümlerinin ne derece fiili durumda uygulandığı hususu önemlidir. Bu nedenle gerek DSA gerekse de ülkemizdeki uygulamayı görmek ve meseleyi de buna göre değerlendirmek için zamana ihtiyaç var gibi görünüyor.  Şunu net olarak söylemek mümkündür: 25 Ağustos 2023 tarihinde Avrupa Birliği Ülkeleri’nde ve ilki 31.07.2020, ikincisi de 18.10.2022 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye’deki bu düzenlemelerin, aynı hukuki amacı korumaya yönelik ve çok benzer hükümleri içerdiklerini söylemek mümkündür.

Asım EKREN

Cumhuriyet Savcısı

Yararlanılan Kaynaklar:

1) Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, 5187, 5651, 7253, 7418 sayılı Kanunlar

2) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı, Sosyal Ağ Sağlayıcı Hakkında Usul ve Esaslar

3) Asım EKREN, Yalan Haber Dezenformasyon-Sansür Yasası ile İfade-Basın Özgürlüğü Uygulamaları, Filiz Kitabevi, İstanbul, 2023

4) Asım EKREN, Basılı, Görsel, İşitsel ve Sosyal Medyada Düzeltme ve Cevap, Seçkin Yayınevi, Ankara, 2021

5) Asım EKREN – Özer Alişan EKREN, Türkiye’de İnternet-Sosyal Medya Hukuku, Filiz Kitabevi, İstanbul, 2021

6) https://www.trthaber.com.tr internet haber sitesi, bağlantı tarihi: 25.08.2023

7) https://www.aa.com.tr/ internet haber sitesi-ajansı, bağlantı tarihi: 25.08.2023

8) https://www.hurriyet.com.tr internet haber sitesi, bağlantı tarihi: 25.08.2023

9) https://www.sabah.com.tr internet haber sitesi, bağlantı tarihi: 26.08.2023

10) https://www.haberturk.com/tr internet haber sitesi, bağlantı tarihi: 25.08.2023

11) https://www.milliyet.com.tr internet haber sitesi, bağlantı tarihi: 25.08.2023

12) https://www.yenisafak.com.tr internet haber sitesi, bağlantı tarihi: 25.08.2023

13) https://www.yeniakit.com.tr internet haber sitesi, bağlantı tarihi: 25.08.2023

14) https://www.hukukihaber.net internet haber sitesi, bağlantı tarihi: 25.08.2023

15) https://www.adaletmedya.net internet haber sitesi, bağlantı tarihi: 25.08.2023

16) https://www.batmangazetesi.com.tr internet haber sitesi, bağlantı tarihi: 25.08.2023