Dünyanın asılarak idam edilen ilk fili Mary

Mary isimli dişi Asya fili henüz yavru iken canlı hayvan ticareti yapanlar tarafından Amerika’ya getirilmiş ve 1903 yolunda Tennessee eyaletinde bir sirke satılmıştı. Filler, 20. Yüzyılın başlarında sirklerde en fazla rağbet gören hayvanlardı.

Gösteri öncesi günlerce, belki haftalarca aç ve susuz bırakılan filler, gösteri sonrası yemek ve su verilmek üzere yetiştiriliyorlardı. Böylece başarılı geçen bir gösteri sonrası ‘ödüllendirilecekleri’ içgüdüsüyle tüm bitkinlikleriyle izleyenleri eğlendirmeye çalışıyorlardı.

1916 Yılında yapılan talihsiz gösteri de yine bu şekilde planlanmıştı. Çok uzun süredir aç ve susuz bırakılan Mary, daha fazla dayanamayarak sahnenin kenarına atılan, izleyicilerin yediği karpuz dilimlerinin kabuklarına yöneldi ve bunları yemeye başladı.

zleyicilerin şaşkın bakışları arasında Mary’i sahneye çekmeye çalışan üstündeki bakıcısı önce sopayla vurmaya başladı, sopa fayda etmeyince de bir kanca sapladı o’na. Mary, yanan canının acısıyla bakıcısını hortumuyla kavrayıp fırlattı, ardından da üzerine basarak öldürdü.

Bu facia 2000’den fazla izleyicinin bulunduğu sirkte şok etkisi yarattı. Kapılara yığılarak kaçmaya çalışan izleyicileri sakinleştirmek için ise yapılması gereken tek şey vardı; Mary’i öldürmek.

Mary, bakıcısını öldürdükten sonra sahnenin ortasına çökmüş ve adeta utanç duyar gibi başını kaldıramaz haldeydi. Bu halde 10’a yakın kurşun sıkıldı Mary’e, ancak kalın derisini delmeyi başaramadı kurşunlar.

Olayın ardından sirkin bulunduğu Erwin kasabasında büyük bir infial yaşandı. Kasaba halkı Mary’nin derhal öldürülmesi için ayaklandı, öldürülmemesi halinde sirkin içindeki herşeyle birlikte yakılacağı duyuruldu.

Sirkin sahibi kendisinin de linçe kurban gideceğini anladı ve Mary’nin öldürülmesini kabul etti. Bu haber kasaba halkını biraz olsun sakinleştirse de 6 tonluk dev bir canlının nasıl öldürüleceği bilinmiyordu.

Kasaba halkı, Mary’nin bir lokomotifin önüne bağlanarak başka bir trenle çarpıştırılmasını önerecek kadar kendini kaybetmişti. İkinci öneri olarak da farklı iki lokomotif arasında kollarından ve bacaklarından çekiştirilerek ikiye ayrılması sunuldu.

Sonuç olarak 100 tonluk bir vinçle tüm kasaba halkının gözü önünde asılmasına karar verildi Mary’nin. Boynuna dolanan zincirlerle havaya kaldırılırken çıkardığı korkunç gürültü tüm kasabayı inletmişti zavallı filin.

Ancak 1,5 metre yükseldikten sonra zincir kırılarak kalçası üzerine düştü Mary, kalçası kırıklar içinde kalan fil halen ölmemişti. Daha kalın bir zincirle ikinci kez asıldı ve çığlıklar içinde yarım saat can çekiştiği vinç kancasında son nefesini verdi.

Aynı gece sirkteki diğer 4 filden Mary ile birlikte Amerika’ya getirilen ve birlikte büyüyen bir diğer fil kaçmıştı. Uzun süren aramalar sonucu Mary’nin asıldığı tren raylarının üzerinde diz çökmüş halde ağlarken bulundu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yazik yaa 7 ay önce

İnsanlik dedikleri ...

Avatar
özlem 7 ay önce

Allah sizi kahretsin vicdansız haydutlar nerde bir katil sapık hasta ruhku vahşi insan varsa amerikada katillerin kurduğu şehir işte. bir fil asmak nedir beyinsziler

Avatar
Mutsuz 7 ay önce

Çok trajik dram vahşiliğin bir boyutu utanç hikayesi

Avatar
saffet 7 ay önce

Biz İnsanız diyoruz ama içimizi kimse bilmiyor

Avatar
Insanlik 7 ay önce

Güya sorsan da amerika avrupa çok medeni uygar. Ama binlerce insanlık dışı barbar uygulamaları var .

Avatar
Eski bir savcı 7 ay önce

Çok acı.
En vahşisi insan