AYM'den ünlü otomobil firması hakkında 41 milyon liralık 'hak ihlali' kararı

Türkiye'de aynı marka adı altında kurulan otomotiv şirketinin yüzde 41 oranında ortağı olan ABD'li otomobil devi, 2003, 2004, 2005, 2006 ve 2007 vergilendirme döneminde yatırım indiriminden yararlandı ve bu indirim üzerinden tevkifat yoluyla yüzde 19,8 oranında gelir vergisi ödedi. İzleyen vergilendirme dönemlerinde, söz konusu vergilendirme dönemi karlarını ortaklara dağıttı. Şirket daha sonra bağlı bulunduğu vergi dairesine düzeltme başvurusu yaptı. ABD ile Türkiye arasında imzalanan, 'Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması' (ÇVÖA) gereği ortaklara dağıtılan kar payının yüzde 15 oranında vergilendirilmesi gerektiğini ileri süren şirket, bu oranı aşan tutarların, yani sırasıyla 9,9 milyon, 9,8 milyon, 10,7 milyon, 942 bin 500 ve 8,9 milyon lira farkın iade edilmesini istedi. Talebi reddedilince Hazine ve Maliye Bakanlığı'na şikayet başvurularında bulundu ve bu başvurular da zımnen reddedildi. ABD'li şirket daha sonra düzeltme ve şikayet başvurularının reddine ilişkin işlemlerin iptali talebiyle İstanbul 3. ve 4. Vergi Mahkemelerinde dava açtı. Bu davalar da reddedilince 30 Temmuz 2015 tarihinde Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu. Şirket, Türkiye'de yaptığı yatırımlar nedeniyle yararlandığı yatırım indirimi tutarları üzerinden, uluslararası ikili çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasına aykırı olarak fazladan gelir vergisi kesintisi yapıldığını ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini öne sürdü.

İHLAL KARARI ÇIKTI

Başvuruyu 9 Mayıs 2019 tarihinde görüşerek karara bağlayan Anayasa Mahkemesi, ABD'li otomobil devini haklı buldu. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiayı kabul eden mahkeme, şirketin Anayasa'nın 35'inci maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Anayasa Mahkemesi ayrıca, kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 3. Vergi Mahkemesi'ne ve İstanbul 4. Vergi Mahkemesi'ne gönderilmesine hükmetti. Mahkeme, şirketin kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli tutulması talebini ise reddetti.

ÖNCEKİ KARARINI HATIRLATTI

Kararda Anayasa Mahkemesi'nin daha önce aynı konu ile ilgili şikayetleri inceleyip uygulanacak ilkeleri ortaya koyduğuna dikkat çekildi. Söz konusu karara atıfta bulunularak, dava konusu vergilendirme işleminin mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiği hususunda tereddüt bulunmadığının ifade edildiği hatırlatıldı. Kararda, "Somut başvuruda da yatırım indirimi istisnasından yararlanan kazançlar üzerinden uygulanan stopajın mahiyetine ilişkin farklı içtihatların bulunduğu ve kanunun yürürlüğe girmesinin üzerinden uzun süre geçmesine rağmen ilgili hükmün yorumunda yeknesaklığın sağlanamadığı dikkate alındığında bu ilkelerden ayrılmayı gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahale belirlilik ve öngörülebilirlik kriterlerini taşıyan bir kanuna dayanmamaktadır. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 35'inci maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir" denildi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.