Tıbbi müdahale, Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 4/g maddesinde; tıp mesleğini icraya yetkili kişiler tarafından, sağlığın korunması ile hastalıkların teşhis ve tedavisi amacıyla, ilgili mesleki yükümlülükler ve tıbbi standartlara uygun biçimde, tıbbın sınırları içinde gerçekleştirilen fiziki ve ruhî girişimler olarak tanımlanmaktadır.
Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere, tıbbi müdahale kavramı; hastalıkların teşhisi, tedavisi veya önlenmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü tıbbi eylemi kapsamakta olup, bu müdahalelerin tıbbi zorunluluktan kaynaklanması esastır.
Hekim ile hasta arasında, tıbbi zorunluluk kapsamında gerçekleştirilen tedaviye yönelik müdahalelere ilişkin hukuki ilişkide, kural olarak vekalet sözleşmesi hükümleri (TBK m. 502 vd.) uygulanmaktadır. Vekalet ilişkisinin bir sonucu olarak hekimin temel borcu, tıbbi müdahalelerini bilimsel ilkelere uygun, sadakat ve özen yükümlülüğü çerçevesinde yerine getirmektir.
Bu hukuki ilişkinin ayırt edici özelliği, hekimin hastasına tıbbi yardımda bulunmayı taahhüt etmesine karşın, bir ‘‘sonuç taahhüdünde’’ bulunmamasıdır. Nitekim hekim, mesleki faaliyetini yükümlülüklerine uygun biçimde yerine getirmiş, hastanın menfaatine en uygun sonuca ulaşmak amacıyla gerekli dikkat ve özeni göstermişse, tedavi sonucunda iyileşmenin gerçekleşmemesinden dolayı sorumlu tutulamaz.
Estetik amaçlı müdahaleler, tıbbi zorunluluktan ziyade, kişinin vücut bütünlüğünde bazı değişiklikleri konu alan cerrahi müdahalelerdir. Estetik amaçlı müdahaleler, güzelleştirme ve tedavi amacı güden tıbbi müdahaleler şeklinde ayrılmaktadır.1 Bazı durumlarda ise bu iki amacın birlikte bulunması söz konusu olabilir.2 İyileştirme amaçlı estetik müdahaleler, genel tıbbi müdahalelerin tabi olduğu hukuki rejime tabi olacaktır.
Estetik amaçlı tıbbi müdahale, kişide doğuştan beri var olan veya sonradan meydana gelen bir sebebe dayalı olarak ortaya çıkan ya da kendiliğinden meydana gelmiş görünüm bozukluklarını düzeltmek amacıyla veya böyle bir şekil bozukluğu olmamasına rağmen kişinin kendini güzel hissetmesi için yapılan müdahalelerdir.3 Bu müdahaleler neşterin kullanıldığı kanlı müdahaleler şeklinde veya dudak büyütme, kırışıklıkların giderilmesindeki gibi enjeksiyon (akıtma) yoluyla gerçekleşen kansız müdahalelerden de oluşabilir. Güzelleştirme amaçlı tıbbi müdahalelerde temel amaç, hastanın dış görünümünün güzelleştirilmesidir.4
Estetik amaçlı müdahalelerde, hukuki ilişki estetik cerrah (uzmanlık eğitimi almış hekim) ile hasta arasında kurulmakta olup, bu ilişkiye eser sözleşmesi hükümleri (TBK m. 470 vd.) uygulanmaktadır.
Yargıtay uygulamasına göre de güzelleştirme amaçlı estetik müdahaleler, tıbbı zorunluluktan ziyade, kararlaştırılan amaca uygun güzel bir görünüm sağlama ve belirli bir sonucun ortaya çıkarılması amacını taşıdığı değerlendirilmekte ve bu nedenle ‘‘eser sözleşmesi’’ kapsamında değerlendirilmektedir. (Bknz: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 14.10.2014 Tarih, 8623/13220 Sayılı Kararı, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 05.04.1993 Tarih, Esas 1993/131, 1993/2741 Karar Sayılı Kararı, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 08.06.2006 Tarih, Esas 2005/7988, Karar 2006/3417 Sayılı Kararı)
‘‘Burada eser sözleşmesi yapılmasının nedeni, bu sözleşmenin niteliği gereği yüklenici tarafından üstlenilen edim sonucunun da garanti edilmesinden kaynaklanmaktadır. Eser, yüklenicinin sanat ve becerisini gerektiren bir emek sarfı ile gerçekleşen sonuç olup, yüklenici eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmek yükümlülüğü altındadır.’’ (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02.11.2022 Tarih, 2020/284 Esas, 2022/1423 Karar Sayılı Karar)
Cerrah ile hasta arasındaki ilişkide, cerrahın hukuki sorumluluğunun doğabilmesi için; taraflar arasında geçerli bir eser sözleşmesinin bulunması, cerrahın sözleşmeye aykırı ve kusurlu bir davranışının mevcut olması, bu kusurlu davranış sonucunda hastanın bir zarara uğraması ve son olarak kusurlu davranış ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının varlığı gerekmektedir.
Hasta ile estetik cerrah arasında kurulan sözleşmede estetik cerrahın asıl borcu sözleşmede taahhüt ettiği sonucu meydana getirme borcudur.5 Estetik cerrahın sözleşmeden doğan diğer borçları ise teşhis koyma ve bu teşhise en uygun tedaviyi uygulama, eseri bizzat meydana getirme, hastayı aydınlatma, sadakat ve özen gösterme, tıbbi kayıt tutma, sır saklama olarak sayılabilir.6
Genel tıbbi müdahalelerde, hekim ile hasta arasındaki hukuki ilişkiye uygulanan vekâlet sözleşmesi hükümleri uyarınca hekimin özen ve sadakat yükümlülüğü bulunmaktadır. Benzer şekilde, estetik amaçlı müdahalelerde eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanması hâlinde de hekimin özen ve sadakat yükümlülüğü devam etmektedir. Estetik cerrah özen ve sadakat yükümlülüğünü yerine getirirken ise basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunmaktadır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, Tarih 02.11.2022, Esas 2020/284, Karar 2022/1423 sayılı Kararında;
‘‘Diğer taraftan yüklenicinin borçlarının düzenlendiği mülga BK’nın 356. maddesindeki (TBK m. 471) hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınacağından, yüklenici olan hekimin de edimini sadakat ve özenle ifa etmek yükümlülüğü bulunmaktadır. Yüklenici, basiretli bir tacir/iş adamı ve işinin ehli teknik adam gibi davranıp, eser sözleşmesi ilişkisine girerek bir işi üstlenirken ekonomik gücünü, ekipmanını ve uzmanlığını en iyi biçimde değerlendirip, yeterli görmemesi durumunda o işi üstlenmekten kaçınmak zorundadır. Aksi hâlde, bunun sonuçlarına katlanır ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulur. Başka bir şekilde ifade etmek gerekir ise; eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici üstlendiği edimin sonucunu garanti etmiş sayılmalıdır. Komplikasyonlarda ise aydınlatma yükümlülüğü ve komplikasyon yönetiminin doğru yapılması yine yüklenicinin sorumluluğundadır.’’ demekle, eser sözleşmesi kapsamında edimlerini eksizsiz ifa etmeyen cerrahın ayıplı eser oluşturduğunda ve sonuç taahhüdünü gereği gibi gerçekleştirmediğinde bu zarardan sorumlu tutulacağı vurgulanmıştır.
Hasta, hekimin üzerine düşen yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmemesi veya herhangi bir sebeple estetik tıbbi müdahale sonucunda ayıbın ortaya çıkması hâlinde, TBK m. 475 hükümleri uyarınca seçimlik haklarını kullanabilecektir. Bu madde kapsamında hasta; sözleşmeden dönme (eseri kabulden kaçınma), eseri alıkoyarak ayıp oranında bedelden indirim talep etme ya da aşırı bir masraf gerektirmemesi şartıyla, tüm masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz olarak onarılmasını isteme haklarına sahiptir. Söz konusu son seçimlik hak, uygulamada revizyon ameliyatı olarak karşımıza çıkmakta olup, özellikle önceki burun estetiği ameliyatının sonuçlarının düzeltilmesi amacıyla gerçekleştirilmektedir.
Ayrıca hasta, kusurlu davranışlarıyla zarara sebebiyet veren hekimden, uğramış olduğu her türlü maddi ve manevi zararların tazminini, genel hükümlere göre talep edebilecektir.
--------------
1 Hasan Petek, “Güzelleştirme Amaçlı Estetik Ameliyatlardan Kaynaklanan Hukuki Sorumluluk”, DEÜHFD, C. 8, S. 1, Y. 2006, s. 178
2 Petek, Hasan. “Güzelleştirme Amaçlı Estetik Ameliyatlardan Kaynaklanan Hukuki Sorumluluk”. DEÜHFD, C. 8, S. 1, 2006, s. 178
3 Ayan, s. 34; Aşçıoğlu, s. 51; Özer, s. 244; Enis Sarıal, Sağlararası Organ Nakillerinden Doğan Hukuksal İlişkiler, Kazancı Hukuk Yayınları, İstanbul 1986, s. 77; İpekyüz, s. 31; Mustafa Reşit Belgesay, Tıbbi Mesuliyet, M. Sıralar Matbaası, İstanbul 1953, s. 75.
4 Özer, Çağlar. “Türk Hukukunda Estetik Cerrah ile Hasta Arasındaki Hukuki İlişkinin Niteliği”. Ankara Barosu II. Sağlık Hukuku Kurultayı, 7-8- Kasım 2008, Ankara Barosu Yayınları 2009, s. 244
5 Güzelleştirme Amaçlı Estetik Tıbbi Müdahalelerde Hekimin Sözleşmeden Doğan Hukuki Sorumluluğu, Arş. Gör. Tuğçe KILIÇGİL ÇİÇEK, s.136
6Hasan Petek, “Güzelleştirme Amaçlı Estetik Ameliyatlardan Kaynaklanan Hukuki Sorumluluk”, DEÜHFD, C. 8, S. 1, Y. 2006, s. 194