29 Ağustos 2019

'Kadınların özgürleşmesine hazır değiliz'
banner580

Türkiye genelinde 81 ilde 12 bin 191’i kadın, 12 bin 303’ü erkek 24 bin 494 kişiyle gerçekleştirilen araştırmanın en çarpıcı sonucu kadınlar ve erkekler arasında şiddete eğilimin birbirine yakın çıkması. Araştırmayı açıklayan Üsküdar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitü Müdürü Doç. Dr. Gökben Hızlı Sayar, “Kadınlar ve erkekler arasında saldırganlığa, şiddete eğilim arasında bir fark bulamadık. Erkeklerde değerler biraz daha yüksek görünse de istatistiksel olarak bir fark yok. Bu şunu gündeme getiriyor: Erkeklerin uyguladıkları şiddet biraz daha yıkıcı sonuçlara yol açıyor. Ancak kadınlarda da şiddete eğilim var” dedi.

EN ÖFKELİ YAŞ 18-23

Davranışı ifade eden ve ‘Öfke-Düşmanlık-Saldırganlık’ diye açıklanan hostiliteye (öfke-düşmanlık) ilişkin araştırmanın sonuçlarına göre, hostilite puanı en yüksek yaş grubu 18-23 yaş grubu oldu. En yüksek puanın 28 olduğu hostilite puanı bu grup erkeklerde 9.08, kadınlarda ise 8.94 oldu. 

Eğitim düzeyine bakıldığında da hostilite oranlarında eğitim düzeyi düştükçe hostilite puanlarının arttığı görüldü. Buna göre ortaokul mezunu erkeklerin hostilite oranı 7.98 iken, kadınlarda en yüksek hostilite puanı 7.70 ile lise mezunu kadınlarda ölçüldü. 

Araştırma bekâr erkeklerin hostilite oranının 8.29, bekâr kadınlarda ise bu puanın 8.15 olduğu görüldü. 

Araştırmada Türkiye’nin hostilite ortalaması 14.4 puan olarak ölçüldü. Hostilitesi en yüksek bölge Güneydoğu Anadolu Bölgesi olurken; en düşük bölge ise Trakya ve Orta Karadeniz bölgesi olarak saptandı.

Türkiye’nin Bağımlılık Risk Profili ve Ruh Sağlığı Haritası’nın açıklandığı toplantıya katılan Üsküdar Üniversitesi Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’yle yaptıkları işbirliğini açıkladı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne başvurduklarını ve çok hızlı bir şekilde aksiyon aldıklarını söyleyen Tarhan şöyle konuştu: “Hemen protokol imzalaya karar verdik. İstanbul’da emniyete başvuran şiddet vakaları, şiddet kurbanları veya şiddeti uygulayanlar üzerine ciddi bir taban oluşturduk. İstanbul Emniyeti bütün ilçelerde aile içi şiddetle ilgili bürolar açmış. Başlarında görevlendirilmiş polis memurları var. Bu yeterli değil. Onlar sadece mevcut durumun istatistiklerini yapıyorlar. Yönlendirme yapıyorlar. Bu insanların tedavisi gerekiyor. Hem kurbanların hem saldırganların tedavisi gerekiyor. Hızlı bir müdahale gerekiyor. Klinik çalışma da planlıyoruz. Bunun çalışmalarını yapıyoruz.”

‘DEVLET YETERİNCE SAHİP ÇIKAMIYOR’

Şiddet olaylarında yüzde 70 oranında alkol ve madde kullanımı olduğunu tespit ettiklerini söyleyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Kadının özgürleşme hareketine bizim kültürel olarak hazır olmadığımız ortaya çıktı. Bu hızlı değişime biz hazır değilmişiz. Bunun üzerine devlet şiddet uygulanan kadınlara sahip çıkmak gibi bir adım attı. Devlet, ‘Kadına karşı şiddet uygulanırsa biz sizin yanınızdayız, sahip çıkacağız’ diyor ama kadınlara devlet yeterince sahip çıkamıyor. Ama kadınları cesaretlendiriyor, bu da tartışılması gereken bir durum” dedi.

‘YÜZDE 58’İ EVİNDE ÖLDÜRÜLDÜ’

Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Şiddet ve Suçla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Sevil Atasoy toplantıda açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Atasoy, “Şiddet dünya genelinde bir sorun. Her 3 kadından 1’i fiziksel veya cinsel şiddete uğruyor. Kadına yönelik şiddetin cinsiyet ayrımcılığına dayalı bir insan hakkı ihlali olduğunu ve öncelikli olarak bir sağlık sorunu oluşturduğunu kabul etmek gerekir” dedi. Emine Bulut’un son kurban olmadığını söyleyen Atasoy sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadın cinayetlerinin hayata karşı suçlar içerisinde farklı bir yeri var. Çünkü kadınlar genellikle tanıdığı tarafından eşi, aile bireyi ya da boşandığı eşi tarafından öldürülüyor. Kendisini en güvenli gördüğü mekânda, evinde şiddet görüyor, can veriyor. Erkekler 2019’un ilk 7 ayında en az 184 kadın öldürdü. Kadınları öldüren her 4 erkekten 3’ü kocasıydı. Kadınların yüzde 58’i ev içerisinde öldürüldü.” 

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda ciddi sorunlar olduğunu da söyleyen Atasoy, “Toplumda kadın-erkek eşitliğine karşı çıkan bir zihniyet hâlâ mevcut. Şiddet önleme merkezlerinin ve sığınakların sayısı yetmiyor. Verilen hizmet ilden ile ve yöneticilerin tavrına göre farklılaşıyor. Kadınlar eve dönmeye veya şiddet gördükleri kocalarıyla barışmaya zorlanıyor” dedi. (Özgür Altuncu / Hürriyet)


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
V.altun 1 yıl önce

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği bu saçmalık