Kamuda avukatlık hizmeti nedir? Kamu avukatlarının sorunları neler?

-Kamuda avukatlık hizmeti nedir?

Kamu kurum ve kuruluşlarının Avukatlık Kanunu kapsamında, hukuk hizmetlerini yürüten, dava ve duruşmalarını takip eden, hukuki görüş veren, mali ve özlük hakları ilgili kanunlarla düzenlenmiş, emek ve mesaisini sadece çalışmış olduğu kuruma hasreden, bu yönüyle serbest avukatlardan ayrılan kişiye kamuda çalışan avukat diyoruz.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 12. maddesinin son fıkrasında, “Bir kadroya bağlı olarak aylık veya ücreti Devlet, il veya belediye bütçelerinden yahut Devlet, il veya belediyelerin yönetimi ve denetimi altındaki daire ve müessese yahut şirketlerden verilen müşavir ve avukatlar, yalnız bu daire, müessese ve şirketlere ait işlerde avukatlık yapabilirler” hükmü ile emek ve mesaisinin kamuya hasredilmesi halinde, memuriyetin avukatlığa engel bir hal olmadığı düzenlenmiştir.

Diğer yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun hizmet sınıflarını tanımlayan 36. maddesinin V. fıkrasında; avukatlık hizmetleri sınıfının, özel kanunlarına göre avukatlık ruhsatına sahip, baroya kayıtlı ve kurumlarını yargı mercilerinde temsil yetkisini haiz olan memurları kapsadığı belirtilmiştir.

-Aslında avukatlık mesleği serbest meslek olarak kabul ediliyor. Sizlerin 657’ye tabi olması bir çelişki yaratmıyor mu?

Avukatlık Kanunu’nda avukatlık, serbest bir meslek olarak kabul ediliyor. Serbest avukatlıkta da avukat, müvekkilinin talimatı ile bağlıdır. Kamuda ise avukatların müvekkilinin bir kamu idaresi olması nedeniyle onun talimatıyla bağlı olmasında yadırganacak bir durum bulunmadığını düşünüyorum. Sadece serbest avukat iş seçme hürriyetine sahip iken kamuda çalışan avukat böyle bir serbestiye sahip değildir.

-Kamuda çalışan avukatların dava takiplerinde karşılaştıkları sorunlardan bahseder misiniz?

Öncelikle dosya sayısını söylemeliyim. Çok fazla sayıda dosya takip ediyoruz. Sadece duruşmalar değil, istinaf ve temyiz aşamaları, icra aşamaları da kamuda çalışan avukatlar tarafından yapılıyor. Pek çok arkadaşımızın ücret azlığı nedeniyle hakimlik, noterlik ve müfettişlik gibi mesleklere yönelmesi zaten yeterince az olan sayımızın daha da azalmasına yol açtı. 3.000’e yakın dosya takip eden arkadaşımız var. Bu sayılar samimiyetimle söylüyorum afaki değildir. Bu olağanüstü gayretin karşılığı olan saygı bile maalesef esirgenmektedir.

Kamuoyunun gündemine gelen pek çok olay kamuda çalışan avukatlar marifetiyle yürütülüyor. Mesela aile içi şiddet nedeniyle mağdur olan bir kadını ya da istismar edilen küçük bir çocuğu ilgili kanun gereği Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatları takip ediyor. Yine terör örgütlerine aidiyeti veya iltisakı nedeniyle pek çok ceza davasını, KHK’larla kamu görevine son verilen şahısların açmış olduğu idari davaları yine kamuda çalışan avukatlar takip ediyor. İdare mahkemelerinde görülen bütün davaların davalısı kamu idareleri olduğu için bu davaların tamamı, hizmet tespiti davalarında Sosyal Güvenlik Kurumu ve yine bütün kamulaştırma davaları kamuda çalışan avukatlar tarafından yürütülüyor.

Bir diğer sorun ise kamuda çalışan avukatlara adeta üvey evlat muamelesi yapılması. Kanaatimiz ve inancımız odur ki; resmi makamlar ile yargı yerlerinde Avukatlık Kanunu’na göre idareyi temsil ediyorsak, idarenin en üst yetkilisine bağlı olmamız gerekir. Ancak maalesef bu hususa pek çok idarede riayet edilmemekte, özellikle yerel yönetimlerde ise istismar edilmektedir.

Dava ve duruşmaların yanında arabuluculuk komisyonlarının da baş aktörüyüz. Bu görevi yaparken de ek hiçbir ücret almıyoruz. Aslında kamu avukatı vekil görevi yapması gerekirken, arabuluculuk komisyonunda asil gibi görev yapmaktadır.

-Mali haklar konusunda da talepleriniz var. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Kamuda mali ve özlük hakları ile ek gösterge ve tazminatlar 657 sayılı yasada belirlenmiştir. Zaman içerisinde pek çok hizmet sınıfının ek gösterge ve tazminatlarında iyileştirmeler yapılmış ise de avukatlık hizmetleri sınıfı bu iyileştirmelerden mahrum bırakılmıştır.

Bugün 1. dereceye kadar gelen bir kamu avukatının maaşı stajyer savcı/hakim maşına denk gelmektedir. 1. sınıfa ayrılmış bir savcı/hakim maaşı ile 1 dereceye kadar gelmiş bir kamu avukatının maaşı arasında iki katı geçen fark vardır. Emeklilikte ise bu fark daha da artmaktadır. Esasen aynı fakülteden mezun olduğumuz, yargının kurucu unsuru olarak savunma makamını temsil ettiğimiz göz önüne alındığında durumun vahameti açıkça ortaya çıkmaktadır.

Diğer yandan ek göstergeler ve tazminatlar, kamuyu temsil eden avukata yakışır düzeyde değildir. Ek gösterge emekli maaşını etkileyen bir kalemdir. Ancak pek çok arkadaşımız gösterge düşüklüğü nedeniyle emekli dahi olamamaktadır.

Yargı Reformu Strateji Belgesinde mali ve özlük haklarımızın iyileştirileceği açıklanmıştır. Bir an önce bu konuda bir düzenleme yapılmasını bekliyoruz.

-Türkiye Barolar Birliği Kamu Avukatları Kurulu’nun bu konudaki çalışmalarından bahsedebilir misiniz?

Türkiye Barolar Birliği Kamu Avukatları Kurulu, kamuda çalışan avukatların sorunlarına çözüm bulmak, ilgililer ile gerekli toplantılar, kurultaylar yapmak ve mesleki dayanışmayı arttırmak amacı ile kurulmuştur. Kurul, TBB kurulların çalışmasına ilişkin yönerge kapsamında rutin toplantıları bilaistisna gerçekleştirmekte, konunun tüm tarafları ile birlikte çalıştaylar düzenlemektedir. Bugüne kadar sorunların çözülmesi için siyasi partiler de dahil olmak üzere pek çok görüşme gerçekleştirilmiştir. Eş deyişle TBB Kamu Avukatları Kurulu, soruna sahip çıkmıştır. Bugün ülkemizdeki bu konu ile ilgili en yetkili kuruldur.  

Kurulun çalışmalarında desteğini esirgemeyen ve her platformda konuyu gündeme taşıyan TBB Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu’na ve kuruldan sorumlu TBB Yönetim Kurulu Üyesi Av. Gültekin Uzunalioğlu’na teşekkür etmek isterim. (hukukihaber.net)

                                                                                                                            

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
saffet 7 ay önce

Televizyon seyreder iken hep kaza cinayet hak arama cabası adalet sarayında degil televizyonda veya kendi adaleti ni kendisi saglamak isteyen halka karşı hakimler savcılar avukatlar insanları neden hukuktan uzaklaştırdı düşünüyorum ama bulamıyorum