banner585

17 Aralık 2020

Pınar Gültekin cinayeti davasında önemli gelişme!
banner580

Habertürk Haber Merkezi’nin haberine göre, kızları cinayete kurban giden Gültekin ailesinin avukatı Dr. Rezan Epözdemir tarafından yapılan başvuruda, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, sanığın annesi Ayten A., babası Selim A. ve bir tanıdıkları hakkında “suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme” suçlarından yürütülen soruşturmada takipsizlik kararı verildiği belirtilmişti.

KANUN YARARINA BOZMA BAŞVURUSU YAPILDI

Savcılığın verdiği takipsizlik kararına yapılan itirazın Muğla 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından kesin olarak reddine karar verildiği belirtilen dilekçede, bu karara karşı başvurulacak herhangi bir olağan kanun yolu kalmadığı için kanun yararına bozma başvurusu yapmak zorunda kaldıkları anlatılmıştı.

"TEK BAŞINA GERÇEKLEŞTİREMEYECEĞİ AŞİKAR"

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’ne gönderilmek üzere verilen dilekçede, sanık Cemal Metin A.’nın bu cinayeti başından sonuna değin tek başına gerçekleştiremeyeceğinin aşikar olduğu belirtildi.

'ARAÇLAR SUÇ MAHALİNE GİTTİ' İDDİASI

Dilekçede, cinayetin işlendiği gün sanığın babası ve bir tanıdıkları tarafından idare edilen araçların sistemli bir şekilde cinayet mahaline seyrettiği öne sürüldü. Dilekçede, bilirkişi incelemesinde söz konusu araçların plakalarının net olarak tespit edilmemiş olması gerekçe gösterilerek ek takipsizlik kararı verilmesinin hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğu iddia edildi.

"BAĞ EVİNE GİTMELERİ MANİDAR"

Şüpheli Cemal Metin A.’nın 20 Temmuz 2020’de alınan ilk ifadesinde cinayeti kabul etmemiş olduğu ve bağ evinden de hiçbir şekilde bahsetmediği belirtilen dilekçede Şüpheli Cemal Metin A.’nın cinayeti ikrar ettiği tarihin 21 Temmuz 2020 olduğu, buna göre 20 Temmuz 2020 tarihinde şüpheli Cemal Metin A.’nın cinayeti ikrar etmemişken ve cinayetin bağ evinde işlendiğinden bahsetmemişken haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilenlerin birden bire bağ evine gitmelerinin son derece manidar ve düşündürücü olduğu ifade edildi.

"KARARIN KANUN YARARINA BOZULMASI GEREKİR"

Somut olayda kanun yararına bozma yoluna başvurulması için gerekli olan ‘Karar, hükümde hukuka aykırılık bulunması’ şartının da hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde sağlandığı belirtilen dilekçede, Muğla 2’nci Sulh Ceza Hakimliği’nin kararının kanun yararına bozulması gerektiği ifade edildi.

KARARIN BOZULMASI İSTENDİ

Yapılan başvuru ise incelendi. Adalet Bakanlığı adına verilen kararda, şüpheliler hakkında kamu davası açılmasına yeterli delil bulunduğu, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinin isabetli görülmediği anlatıldı. Kararda, Takipsizlik kararına itirazın reddine karar verilen Muğla 2. Sulh Ceza Hakimliği kararının bozulması istendi. Karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.

"KAMU DAVASI AÇILDI"

Aile avukatı Dr. Rezan Epözdemir kararla ilgili şunları söyledi: Biz soruşturmanın başından beri bu cinayetin tek başına işlenemeyeceğini düşünüyorduk. Buna ilişkin olarak da mütatit defalar dosyaya beyanda bulunduk. Cemal Metin A.’nın dışında mutlaka bu cinayete yardım eden veya müşterek fail olarak cinayete katılan başkaca faillerin olduğunu düşünüyorduk. Nitekim bizim çabalarımız sonucunda ve dosyaya sunduğumuz talepler neticesinde kardeşi Mert Can A. da suç delillerini gizlemek, yok etmek ve değiştirme suçundan önce tutuklandı sonra hakkında iddianame tanzim edilerek kamu davası açıldı.

Fakat biz hem mobese kayıtları ile ilgili taleplerimizde hem keşifle ilgili taleplerimizde hem biyolojik incelemelere ilişkin taleplerimizde başkaca faillerin olduğunu da söylemiştik ve bunu tarihe not düşmek için mütatit defalar dilekçelerimize de derc etmiştik. Kamuoyuna yapmış olduğumuz açıklamalar da paylaşmıştık. Buna rağmen anne baba Ayten A., Metin A. ve Şükrü Gökhan O. hakkında ortak savcılık kovuşturmaya yer olmadığını karar vermişti. Ve Sulh Ceza Hakimliği itirazımızı reddetmişti.

"SON DERECE ÖNEMLİ BİR KARAR"

"Bunun üzerine elimizde bir tek kanun yolu olarak ceza muhakemesi kanunu 309 maddesindeki kanun yararına bozma başvurusu vardı. Burada kanun yararına bozma ile ilgili Adalet Bakanlığına talebimizi sunduk. Adalet Bakanlığı da talebimizi ve dosyanın tamamını etraflıca inceledi. Kanun yararına bozma talebimizi kabul etmek suretiyle başvurumuzu Yargıtay nezdinde kanun yararına bozma başvurumuzu kabul etti ve Yargıtay nezdinde başvuruda bulundu. Sulh Ceza Hakimliğinin takipsizlik kararının itirazın reddine ilişkin kararının kanun yararına bozulmasını istedi. Soruşturma bakımından kanaatimce son derece önemli bir gelişme bu. Bunlar hakkında da dava açılması gerektiğini söyledi. Mahkemenin takdir etmesi gerektiğini söyledi. "

"YARGILANMALARININ ÖNÜ AÇILMIŞ OLACAK"

"Bu karar doğrultusunda Yargıtay cumhuriyet Başsavcılığı aynı gerekçelerle ilgili ceza dairesine kanun yararına bozma başvurusu yapacak. İlgili ceza dairesi de bu başvuruyu kabul ettiği anda Bu kimseler bakımından da kamu davası ikame edilmesi için mahal başsavcılığına gönderilecek. Ve bu kimseler hakkında da kamu davasının ikame edilmesinin ve yargılanmalarının hukuken önü açılmış olacak. Bu yönüyle bize göre son derece önemli esasa müessir ve soruşturma ve yargılama bakımından son derece önemli bir karar oldu."


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.