MAKALE

İDARENİN OKULDAKİ ŞİDDET OLAYLARI NEDENİYLE SORUMLULUĞU

Abone Ol

Devlet okullarında meydana gelen gerek öğrencilere gerekse eğitimcilere yönelik şiddet olaylarında idarenin sorumluluğu geçen hafta İstanbul’da bir meslek okulunda meydana gelen cinayet ile tekrar gündeme gelmiştir. Konuya ilişkin içtihatlara bakıldığında bir çok benzer olayın geçmişte de gerçekleştiği halde tekrarı için gerekli tedbirlerin alınmadığını görmek üzücüdür. Bu yazımızda konuya ilişkin kısa bir değerlendirme yapıp örnek bir Danıştay kararını paylaşmak istiyoruz.

Anayasanın 125.maddesinin yedinci fıkrası uyarınca idare işlem ve eylemlerinden doğan zararı tazmin etmek zorundadır. İdarenin kusur sorumluluğu (hizmet kusuru), kamu hizmetinin işleyişindeki bir bozukluk nedeniyle doğan zararları tazmin yükümlülüğüdür. Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Danıştay içtihatlarına göre idare, kamu hizmetinin kötü, geç veya hiç işlememesi (sonucu oluşan zararları tazmin etmekle yükümlüdür.

Danıştay Onuncu Dairesinin 21/10/2020 tarihli ve E.2015/4478, K.2020/4057 sayılı ilamının ilgili kısımları şöyledir: İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup, idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru, hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.

Yine Danıştay 8. Daire E.2018/915 K.2022/4381 sayılı kararına konu olayda bir devlet okulunda görev yapan öğretmen, okula bıçak getiren bir öğrenci tarafından sınıf içinde öldürülmüştür. Öğretmenin eşi ve çocukları, Milli Eğitim Bakanlığı’na karşı tam yargı davası açarak maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Danıştay kararına göre eğitim hizmeti yürütülürken öğrenci ve öğretmenlerin can güvenliğini sağlamak idarenin gözetim yükümlülüğünün bir parçası olup, bu yükümlülüğün ihlal edilmesi hizmet kusuru oluşturur ve idarenin tazminat sorumluluğunu gerektirir. Öğrencilerin okul içinde üçüncü kişilere zarar vermesini önlemek için gerekli gözetim ve disiplin tedbirlerini almak idarenin yükümlülüğüdür. Eğitim hizmeti yalnızca eğitim vermek değil, öğrencilerin ve öğretmenlerin güvenliğini sağlama yükümlülüğünü de içerir. Okul idaresinin yeterli gözetim ve kontrol sağlamaması hizmet kusuru oluşturur. Bu kararda, olayın okul içinde meydana gelmesi ve güvenlik önlemlerinin yetersizliği nedeniyle idarenin sorumluluğunun doğabileceğini kabul edilmiştir. Danıştay bu tür olaylarda öğrencinin riskli davranışları önceden bilinip bilinmediği, okulda disiplin ve gözetimin yeterli olup olmadığı, okula tehlikeli alet sokulmasını önleyecek tedbirlerin alınıp alınmadığı, olayın öngörülebilir ve önlenebilir olup olmadığı kriterlerine göre idarenin olayda hizmet kusuru olup olmadığına karar vermektedir.

Sonuç olarak, okulda öğrenim gören öğrencilerin ve hizmet sunan eğitimcilerin yaşam hakkının korunmasına yönelik devletin pozitif yükümlüğü bulunmaktadır. İdarenin bu yükümlülüğü ihmal etmesi nedeniyle oluşan maddi ve manevi zarar idare hukuku ilkelerine göre tazmin edilmelidir.

Av. Selim KURÇENLİ