banner590

Dünyada her yıl ortalama tahmin edilen insan ticareti mağduru sayısının 700.000 ile 4 milyon arasında olduğu, bu rakamın Avrupa’da ise ortalama 120.000 ile 500.000 arasında olduğunun tahmin edildiği söylenmektedir.[1]

İnsan ticareti ile ilgili suçlarda, mağdur konumundaki kişilerden %90’ını fuhşa alet olan 15–26 yaş arasındaki kadın ve çocukların oluşturduğu, geri kalan %10’luk kısmın ise zorla çalıştırılan veya organları alınan kişiler olduğu ifade edilmektedir.[2]

Verilen istatistiki bilgiler konunun önemini ortaya koymaktadır. Bu önem nedeniyle pek çok hukuk sistemi insan ticaretine ilişkin eylemleri suç olarak tanımlamıştır.

Kanun koyucu, Türkiye tarafından da onaylanan “Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi” ve “Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi Ek İnsan Ticaretinin, Öncelikle Kadın ve Çocuk Ticaretinin Önlenmesine, Durdurulmasına ve Cezalandırılmasına İlişkin Protokol” hükümlerinin gereğini yerine getirmek üzere 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 80. Maddesinde tanımlanan suçu kaleme almıştır.

Kanun koyucu, 1990’lı yıllardan itibaren suç örgütlerinin, etkinliklerini sınırlar ötesi alana genişleterek, özellikle kadın, çocuk ve insan ticaretini örgütledikleri ve insanları bu uygar dünyada âdeta esarete tâbi kıldıklarını görerek, söz konusu Sözleşme ve Protokolün öngördüğü suçlara hukuk sistemimizde de yer vermiştir.

İnsan ticareti suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 80. Maddesinde[3] düzenlenmiştir.[4]

Suçun işlenme amaçları

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 80. Maddesinin birinci fıkrasında yer alan suç şu amaçlarla işlenebilir:

1) Zorla çalıştırmak,

2) Hizmet ettirmek,

3) Fuhuş yaptırmak veya

4) Esarete tâbi kılmak ya da

5) Vücut organlarının verilmesini sağlamak.

Fail, insan ticareti suçunu yukarıda belirtilen amaçla işlemiş olmalıdır.

Araç eylemler

Yukarıda belirtilen amaçlara ulaşmak isteyen fail bazı araç eylemleri gerçekleştirmelidir.

Bu araç eylemler de şunlardır:

1) Tehdit,

2) Baskı,

3) Cebir veya şiddet uygulama,

4) Nüfuzu kötüye kullanma,

5) Kandırma,

6) Mağdurların çaresizliklerinden yararlanma,

7) Mağdurlar üzerinde sahip olunan denetim olanaklarından yararlanarak rızalarını elde etmek.

Asıl (sonuç) Eylemler

Bu suçun oluşması için insan ticaretine konu mağdurlara yönelik ayrıca sonuç eylemlerin de gerçekleştirilmesi gerekir. Fail insan ticareti suçunu işlemiş olması için şu eylemleri yapmalıdır:

1) Kişileri ülkeye sokma,

2) Ülke dışına çıkarma,

3) Tedarik etme,

4) Kaçırma,

5) Bir yerden başka bir yere götürme,

6) Sevk etme,

7) Barındırma.

Yasal düzenlemeye göre bu eylemleri yukarıda belirtilen amaçlarla yapan kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilecektir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 80. maddesinin birinci fıkrası, söz konusu maksatlarla gerçekleştirilecek maddî unsurların belirli araç fiillere başvurulması suretiyle gerçekleştirilmesini suçun oluşması bakımından gerekli koşullar olarak saptamıştır.

Mağdurun rızasının geçersiz sayılacağı haller

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 80. Maddesinin ikinci fıkrasında ise, birinci fıkrada belirtilen amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan fiiller var olduğu takdirde, mağdurun rızasının geçersiz sayılacağı ifade edilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, belirtilen amaçları elde etmek üzere girişilen ve suçu oluşturan yardımcı fiiller varsa artık, mağdurun rızasının yok sayılacağı belirtilmiştir. Örneğin bir kimsenin organlarını vermek hususundaki rızası, yukarıda belirtilen fiiller sonucunda elde edilmiş ise, suçun oluşması bakımından bu rıza yok sayılacaktır.

Mağdurun Onsekiz yaşını doldurmamış olması hali

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 80. Maddesinin üçüncü fıkrasına göre, Onsekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hallerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verilir.

Maddenin üçüncü fıkrasında on sekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri yahut barındırılmaları hâlinde, suçu oluşturan araç fiillerden herhangi birisine başvurulmasa da, faile birinci fıkrada belirtilen cezaların verileceği açıklanmıştır. Bu suretle on sekiz yaşını doldurmamış çocukların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla maddenin öngördüğü hareketlere konu kılınmaları suçun oluşmasına olanak verecektir.

Tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbiri uygulanabilmesi hali

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 80. Maddesinin dördüncü fıkrasına göre, Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.

Maddenin son fıkrasında, bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında da bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacağı öngörülmüştür.[5] Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde iznin iptali, müsadere ve benzeri güvenlik tedbirlerinin uygulanması mümkündür.

KORUNAN HUKUKİ DEĞER

5237 sayılı Kanun'un 80. Maddesi ile hüküm altına alınan insan ticareti suçunda birden fazla hukuki değerin koruma altına alınması amaçlanmıştır.[6]

Bu değerler şunlardır:

Uluslararası toplum düzeninin korunması: İnsan ticareti suçu, sınır aşan özelliğe sahip bir suçtur ve örgütlü işlenen suçlar kategorisinde değerlendirilir. Öğretide, Bu yakın ilişki nedeniyle, bu suçun kanunda "Uluslararası Suçlar" başlığı altında düzenlendiğinden uluslararası toplum düzeninin korunduğu yönünde görüşler bulunmaktadır.[7]

Kişilerin irade özgürlüklerinin korunması: Bu suç ile kişilerin irade özgürlüklerinin koruma altına alındığını ifade edebiliriz.[8]

Kamu düzeni ve toplum güvenliğinin korunması: İnsan ticareti ülkenin sınır güvenliğini, dirlik ve esenliği bozan bir suçtur. Bu suçla kamu düzeni ve toplum güvenliğinin de bir anlamda korunduğu söylenebilir.[9]

MAĞDUR

Bu suçun mağduru herkes olabilir. Bu suç genelde, fuhuş yaptırmak amacıyla işlediğinden, kadınların ve/veya çocukların daha çok mağdur oldukları görülmektedir. Zaten Yargıtay kararlarına bakıldığında genelde fuhuş ile ilgili insan ticareti suçunun daha fazla işlendiği görülmektedir.

Sonuç olarak, bu suçun mağdurlarının çoğunlukla kadın ve çocuklar olduğu görülmektedir.[10] Bununla birlikte yaş, ırk veya cinsiyet gözetilmeksizin, gerçek kişi konumundaki herkes bu suçun mağduru olarak kabul edilmektedir.[11]

SUÇUN KONUSU

İnsan ticareti suçunun mağduru bir insandır. Bu suçta insan, aynı zamanda suçun maddi konusu olarak kabul edilmektedir.[12]

MANEVİ UNSUR

İnsan ticareti suçu kast ile işlenebilen bir suçtur. İnsan ticareti suçu, Zorla çalıştırmak, Hizmet ettirmek, Fuhuş yaptırmak veya Esarete tâbi kılmak ya da Vücut organlarının verilmesini sağlamak amacıyla gerçekleştirilmelidir. Burada özel bir kastın varlığından bahsedebiliriz.[13]

TEŞEBBÜS

İnsan ticareti suçu, teşebbüs hükümlerinin uygulanmasının müsait olduğu suçlar kategorisinde yer almaktadır.[14]

İŞTİRAK

İnsan ticareti suçunda, iştirakin bütün türleri mümkündür. İştirak konusunda, genel hükümler geçerlidir.[15]

ZİNCİRLEME SUÇ

İnsan ticareti suçunda, şartları varsa zincirleme suç hükümleri uygulanabilir.[16]

Suçun farklı zamanlarda işlenmesi halinde, tek bir suç işleme kararı açısından sürenin kısa veya uzun olması haline göre bir değerlendirme yapılmalıdır. Suçlar arasındaki zaman aralığı uzun ise, tek bir suç işleme kararının bulunmadığı kabul edilmelidir.[17]

KOVUŞTURMA

İnsan ticareti suçu, şikâyete tabi bir suç değildir. Şikâyet olmasa da, re'sen soruşturma yapılır. İnsan ticareti suçu açısından görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.

YARGITAY UYGULAMASI

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 80. maddesinde düzenlenen insan ticareti suçunun oluşabilmesi için failin mağdura yönelik olarak "tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliğinden yararlanarak rızasını elde etmek" biçiminde bir harekette bulunması gerekmektedir.

Fail bu hareketleri yaparken veya yaptıktan sonra mağduru ülkeye sokması, ülke dışına çıkarması, tedarik etmesi, kaçırması, bir yerden başka bir yere götürmesi, sevk etmesi veya barındırması gerekmektedir.

Suçun oluşması için hem araç hareketlerden, hem de amaç hareketlerden en az birisinin bir arada bulunması şarttır.

Araç hareketler, asıl veya amaç hareketlerden önce veya en geç bu hareketlerle eş zamanlı olarak yapılmalıdır.

Burada öncelikle araç hareketler ile mağdurun iradesi kırılmalı ve görünüşte rızası elde edilmelidir. Bundan sonra da bu oluşan durumdan faydalanarak suçu oluşturan asıl amaç hareketler gerçekleştirilmelidir.

Belirtmek gerekir ki, bu hususun tek istisnası, TCK'nın 80/3. Maddesindeki düzenlemedir. Nitekim on sekiz yaşını doldurmamış olanların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 80. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen amaçlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hâllerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 80. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen cezalar verilecektir.[18]

Örneğin; suç tarihi itibariyle henüz 18 yaşını bitirmeyen ve bu sebeple çocuk sayılan mağdura karşı fuhuş yapmasını sağlamaya yönelik davranışlarından dolayı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 80. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen suç oluşacak ve fail cezalandırılacaktır. Burada fikri içtima uygulanamayacaktır.

Başka bir söylemle, burada fail hakkında fuhuş suçu dışında çocuk olan mağdura karşı eylemi nedeniyle "insan ticareti" suçundan da işlem yapılması gerekecektir.[19]

Yargıtay, yukarıda örnek olarak verilen olaylarda; failin, mağdura yönelik fuhuş suçunu değişik zamanlarda birden fazla kez işlemesi halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/1. maddesinin zincirleme suç nedeniyle uygulanması gerektiğini bazı kararlarında ifade etmektedir.[20]

(Bu köşe yazısı, sayın Dr. Suat ÇALIŞKAN tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)

KAYNAKÇA

AKBAŞ Halil, HAMARAT Özkan, "İnsan Ticareti Mağdurlarının Kırılganlıkları ve Mağdur Tedarikçilerinin Kapasitelerindeki Bölgesel Farklılıklar", in Osman Seyhan, Alper Akgül, Türkiye'de İnsan Ticareti Mağdurları, Adalet Yayınevi, Ankara,2014.

AKGÜL Alper, SÜNGER Ercan, "Yargıtay Kararları Ekseninde İnsan Ticareti Suçu Mağduru Çocuklar", in Osman Seyhan, Alper Akgül, Türkiye'de İnsan Ticareti Mağdurları, Adalet Yayınevi, Ankara, 2014.

AKGÜN, Erhan: Modern Kölelik İnsan Ticareti ve Rakamlarla Türkiye Gerçeği, MÜHF - HAD, C.22, S.1, 157-181.

ARSLAN Çetin, "İnsan Ticareti Suçu (TCK Md. 201/b)", Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C: 53, S:4, 2004.

ARTUK Mehmet Emin, GÖKCEN Ahmet, ALŞAHİN M. Emin, ÇAKIR Kerim, Ceza Hukuku Genel Hükümler, 11. Bası, Adalet Yayınevi, Ankara, 2017.

ARTUK Mehmet Emin, GÖKCEN Ahmet, YENİDÜNYA A. Caner, Ceza Hukuku Özel Hükümler, 15. Bası, Adalet Yayınevi, Ankara, 2015.

DEĞİRMENCİ Olgun, "Mukayeseli Hukukta ve Türk Hukukunda İnsan Ticareti Suçu", Türkiye Barolar Birliği Dergisi, S:67, Kasım/Aralık 2006.

EVİK Vesile Sonay, "İnsan Ticareti Suçu", Erdoğan Teziç'e Armağan, Galatasaray Üniversitesi Yayınları Armağan Serisi, No:5, İstanbul, 2007.

KOCA Mahmut, "İnsan Yağması (Sömürüsü) Suçu (TCK.m.201b)", Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C:52, S:2, 2003.

KOCASAKAL Ümit, "İnsan Ticareti Suçu (TCK 201/b)", Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, S: 2, Ocak 2003.

KURT Gülşah, İnsan Ticareti, in Köksal Bayraktar, Vesile Sonay Evik, Gülşah Kurt, Özel Ceza Hukuku C: I (Uluslararası Suçlar), On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, 2016.

KURT YÜCEKUL Gülşah, İnsan Ticareti Suçu, Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü (Yayınlanmamış Doktora Tezi), İstanbul, 2011.

SEVER Hanifi, ARSLAN Salih,” İnsan Borsası” Adalet Yayınevi, 2008.

TEZCAN Durmuş, ERDEM Mustafa Ruhan, ÖNOK R. Murat, Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku, Seçkin Yayınları, Ankara, 2017.

ÖZBEK, Veli Özer - KANBUR, M. Nihat- DOĞAN, Koray –BACAKSIZ, Pınar- TEPE, İlker, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 7. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2014.

YENİDÜNYA Ahmet Caner, İnsan Ticareti Suçu (TCK.m.80), Turhan Kitabevi, Ankara, 2007.

ZAFER, Hamide, Ceza Hukuku Genel Hükümler (TCK m. 1-75), 6. Bası, Beta, İstanbul, 2016.

Y.18.CD, E: 2016/ 8835, K: 2018/10828, KT: 03.07.2018

Y.18.CD, E: 2016/11109, K: 2018/11793, KT: 26.09.2018

Y.18.CD, E: 2016/15363, K: 2018/15269, KT: 20.11.2018;

Y.18.CD, E: 2016/8862, K: 2018/15345, KT: 20.11.2018

Y.18.CD, E: 2017/1178, K: 2018/4201, KT: 21.03.2018:

Y.18.CD, E: 2017/5739, K: 2017/13096, KT: 16.11.2017.

Y.18.CD, E: 2018/4377, K: 2018/12710, KT: 10.10.2018:

YCGK, E. 2013/14-310, K. 2014/60, KT. 11.02.2014

--------------------------

[1] AKGÜN, Erhan: Modern Kölelik İnsan Ticareti ve Rakamlarla Türkiye Gerçeği, MÜHF - HAD, C.22, S.1, 157-181, s. 158.

[2] Sever Hanifi, Arslan Salih,”İnsan Borsası” Adalet Yayınevi, 2008 s.2; AKGÜN, Erhan: Modern Kölelik İnsan Ticareti ve Rakamlarla Türkiye Gerçeği, MÜHF - HAD, C.22, S.1, 157-181, s. 158.

[3] MADDE 80 - (DEĞİŞİK FIKRA RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO: 5560/3) (MÜLGA FIKRA RGT: 19.12.2006 RG NO: 26381 KANUN NO: 5560/3) “(1) Zorla çalıştırmak veya hizmet ettirmek, esarete veya benzeri uygulamalara tabi kılmak, vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek suretiyle kişileri tedarik eden, kaçıran, bir yerden başka bir yere götüren veya sevk eden, barındıran kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlpara cezası verilir.”

[4] İnsan ticareti suçu, ilk olarak 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'na 2002 yılında 4771 sayılı Kanun ile eklenen 201/b maddesi ile hüküm altına alınmış ve bu eylem suç olarak tanımlanmıştır. KURT YÜCEKUL Gülşah, İnsan Ticareti Suçu, Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü (Yayınlanmamış Doktora Tezi), İstanbul, 2011, s. 276 vd.

[5] 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri” başlıklı 60. Maddesi şu şekilde düzenlenmiştir: MADDE 60. - [1] Bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan mahkûmiyet hâlinde, iznin iptaline karar verilir. [2] Müsadere hükümleri, yararına işlenen suçlarda özel hukuk tüzel kişileri hakkında da uygulanır. [3] Yukarıdaki fıkralar hükümlerinin uygulanmasının işlenen fiile nazaran daha ağır sonuçlar ortaya çıkarabileceği durumlarda, hâkim bu tedbirlere hükmetmeyebilir. [4] Bu madde hükümleri kanunun ayrıca belirttiği hâllerde uygulanır.

[6] TEZCAN Durmuş, ERDEM Mustafa Ruhan, ÖNOK R. Murat, Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku, Seçkin Yayınları, Ankara, 2017., s. 108; Veli Özer Özbek, M. Nihat Kanbur, Koray Doğan, Pınar Bacaksız, İlker Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 7. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2014, s. 84; ARTUK Mehmet Emin, GÖKCEN Ahmet, YENİDÜNYA A. Caner, Ceza Hukuku Özel Hükümler, 15. Bası, Adalet Yayınevi, Ankara, 2015, s. 99; EVİK Vesile Sonay, "İnsan Ticareti Suçu", Erdoğan Teziç'e Armağan, Galatasaray Üniversitesi Yayınları Armağan Serisi, No:5, İstanbul, 2007, s. 403; DEĞİRMENCİ Olgun, "Mukayeseli Hukukta ve Türk Hukukunda İnsan Ticareti Suçu", Türkiye Barolar Birliği Dergisi, S:67, Kasım/Aralık 2006., s. 72. İnsan ticareti suçu ile korunan hukuki değerlere ilişkin detaylı açıklamalar için bkz. KURT YÜCEKUL Gülşah, İnsan Ticareti Suçu, Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü (Yayınlanmamış Doktora Tezi), İstanbul, 2011, s. 304 vd; YENİDÜNYA Ahmet Caner, İnsan Ticareti Suçu (TCK.m.80), Turhan Kitabevi, Ankara, 2007, s. 160 vd.

[7] TEZCAN Durmuş, ERDEM Mustafa Ruhan, ÖNOK R. Murat, Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku, Seçkin Yayınları, Ankara, 2017, s. 109; KURT YÜCEKUL Gülşah, İnsan Ticareti Suçu, Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü (Yayınlanmamış Doktora Tezi), İstanbul, 2011, s. 308 vd.; KURT Gülşah, İnsan Ticareti, in Köksal Bayraktar, Vesile Sonay Evik, Gülşah Kurt, Özel Ceza Hukuku C: I (Uluslararası Suçlar), On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, 2016, s. 167-168; YENİDÜNYA Ahmet Caner, İnsan Ticareti Suçu (TCK.m.80), Turhan Kitabevi, Ankara, 2007, s. 165-166.

[8] KOCASAKAL Ümit, "İnsan Ticareti Suçu (TCK 201/b)", Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, S: 2, Ocak 2003, s.60; KOCA Mahmut, "İnsan Yağması (Sömürüsü) Suçu (TCK.m.201b)", Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C:52, S:2, 2003, s.146.

[9] Kurt, Yücekul, İnsan Ticareti Suçu, s. 318.

[10] Halil Akbaş, Özkan Hamarat, "İnsan Ticareti Mağdurlarının Kırılganlıkları ve Mağdur Tedarikçilerinin Kapasitelerindeki Bölgesel Farklılıklar", in Osman Seyhan, Alper Akgül, Türkiye'de İnsan Ticareti Mağdurları, Adalet Yayınevi, Ankara, 2014, s. 65-76. Alper Akgül, Ercan Sünger, "Yargıtay Kararları Ekseninde İnsan Ticareti Suçu Mağduru Çocuklar", in Osman Seyhan, Alper Akgül, Türkiye'de İnsan Ticareti Mağdurları, Adalet Yayınevi, Ankara, 2014, s. 183-198

[11] Yenidünya, İnsan Ticareti Suçu, s. 177-178; DEĞİRMENCİ Olgun, "Mukayeseli Hukukta ve Türk Hukukunda İnsan Ticareti Suçu", Türkiye Barolar Birliği Dergisi, S:67, Kasım/Aralık 2006, s. 77.

[12] Yenidünya, İnsan Ticareti Suçu, s. 167-168; Değirmenci, s. 81; KOCASAKAL Ümit, "İnsan Ticareti Suçu (TCK 201/b)", Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, S: 2, Ocak 2003. s. 61.

[13] Emsal kararlar ve ayrıntılı açıklamalar için bkz.; Özbek-Kanbur/Doğan/Bacaksız/Tepe, Özel Hükümler, s. 97.

[14] Kocasakal, s. 74;Yenidünya, İnsan Ticareti Suçu, s. 223; Kurt Yücekul, İnsan Ticareti Suçu, s. 423 vd.

[15] Arslan, İnsan Ticareti Suçu, s .60; Koca, s. 154; Koca, s. 166; Yenidünya, İnsan Ticareti Suçu, s. 224; Özbek-Kanbur-Doğan-Bacaksız-Tepe, Özel Hükümler, s. 93.

[16] Tezcan-Erdem-Önok, s. 123; Bazı hallerdeki karşı görüş için bkz. Özbek-Kanbur-Doğan-Bacaksız-Tepe, Özel Hükümler, s. 93

[17] ZAFER Hamide, Ceza Hukuku Genel Hükümler (TCK m. 1-75), 6. Bası, Beta, İstanbul, 2016, s. 505; Özbek-Doğan-Bacaksız-Tepe, Genel Hükümler, s. 598; ARTUK Mehmet Emin, GÖKCEN Ahmet, ALŞAHİN M. Emin, ÇAKIR Kerim, Ceza Hukuku Genel Hükümler, 11. Bası, Adalet Yayınevi, Ankara, 2017, s. 719; Koca-Üzülmez, s. 506.

[18] Y.18.CD, E: 2016/8862, K: 2018/15345, KT: 20.11.2018.

[19] Y.18.CD, E: 2016/8862, K: 2018/15345, KT: 20.11.2018: “…B- Diğer hükümlerin temyizine gelince, Bu açıklamalar ışığında, sanıklar hakkında, suç tarihi itibariyle henüz 18 yaşını bitirmeyen ve bu sebeple çocuk sayılan mağdura karşı fuhuş yapmasını sağlamaya yönelik davranışlarından dolayı, TCK'nın 80/3. maddesinde yazılı olan; "Onsekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hÂllerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verilir" biçimindeki düzenleme nedeniyle TCK'nın 44. maddesinde belirtildiği biçimde fikri içtimadan söz edilemeyeceğinden, sanık ...'in fuhuş suçu dışında çocuk olan mağdur ...'e karşı eyleminden dolayı dava zamanaşımı süresinde ayrıca "insan ticareti" suçundan da işlem yapılması gerektiği belirlenerek, temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. 2-….. sanık ...'ın mağdur ... C.'ye yönelik mahkumiyet hükümlerinin temyizinde ise, a-Sanıkların üzerlerine atılı suçları kabul etmemesi, mağdurların da sanıkların fuhuş yaptırdıklarına dair beyanlarının olmaması, iletişimin tespiti kararlarının verildiği TCK'nın 227/2 maddesinin, suç tarihi dikkate alındığında CMK'nın 135. maddesindeki katalog suçlar arasında yer almadığından iletişimin tespiti ile elde edilen görüşme dökümlerinin de bu suç açısından yasal delil niteliği bulunmadığı, mahkemece bu delillere itibar edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, sanıkların mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, yasal ve yeterli delil bulunmadığından, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle mahkumiyet kararları verilmesi, b- Kabule göre de, aa- Sanık ...'nun mağdurlara, sanık ...'nin de mağdur ... ... yönelik fuhuş suçunu değişik zamanlarda birden fazla kez işlemelerine karşın, TCK'nın 43/1. maddesi uygulanmaması, …BOZULMASINA, …., 20/11/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi….” Benzer yönde karar için bkz.; Y.18.CD, E: 2016/15363, K: 2018/15269, KT: 20.11.2018; Y.18.CD, E: 2018/4377, K: 2018/12710, KT: 10.10.2018; Y.18.CD, E: 2016/11109, K: 2018/11793, KT: 26.09.2018; Y.18.CD, E: 2016/ 8835, K: 2018/10828, KT: 03.07.2018; Y.18.CD, E: 2017/5739, K: 2017/13096, KT: 16.11.2017.

[20] Y.18.CD, E: 2018/4377, K: 2018/12710, KT: 10.10.2018: “…Sanığın, çocuğu olan mağdura yönelik fuhuş suçunu değişik zamanlarda birden fazla kez işlemesine karşın, TCK'nın 43/1. maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,…ONANMASINA, 10/10/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi….” Y.18.CD, E: 2016/11109, K: 2018/11793, KT: 26.09.2018: “...Mahkeme kabulüne göre; sanık ...'un, evli olup eşi ile arasında sorunlar olan mağduru birlikte yaşayacaklarını söyleyerek yaşadığı Ankara iline çağırması, sanığa inanıp Ankara'ya gelen mağduru çalıştırmak için sanık ...'a ait masaj salonuna sanık ... ile birlikte götürmesi, mağdurun haberi olmaksızın her iki sanığın, masaj salonunun sahibi olan sanık ... ile mağdurun fuhuş yapacağı yönünde anlaşmaya varmaları, mağdurun sanık ...'tan çekinerek fuhuş yapmaya başlaması, sanıklar ... ile ...'ın, fuhuş yapmak istemeyen mağduru tehdit etmeleri, fuhuştan elde edilen kazancı birlikte paylaşmaları, sanık ...'un mağduru babasının evinde tutması, masaj salonuna getirip götürmesi, fuhuş yapmasını sağlamak için onu darp etmesi, sanıklardan kurtulmak isteyen mağdurun, tutulduğu evin sahibi olan bina sakininden yardım istemesi ve polisin olaya müdahale etmesi biçiminde gerçekleşen olayda, sanıklar ..., ... ile ...'ın eylemlerinin fuhuş suçu yanında ayrıca "insan ticareti" suçunu da oluşturma ihtimali bulunduğundan, dava zamanaşımı süresi içerisinde mahkemesince, bu sanıklar hakkında suç duyurusunda bulunulabileceği değerlendirilerek, yapılan incelemede:….Sanıkların, mağdura yönelik fuhuş suçunu değişik zamanlarda birden fazla kez işlemeleri nedeniyle TCK'nın 43/1. maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, …26/09/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi….” Y.18.CD, E: 2017/1178, K: 2018/4201, KT: 21.03.2018: “…Dosya kapsamında müşteki ...'in soruşturma aşamasındaki beyanları, …tarihli teşhis tutanağı, sanık ...'nin evrakı tefrik edilen ... ile birlikte ... Caddesi'nde bulunan adreste kendisine fuhuş yaptırdığını beyan eden müştekinin refakati ile yapılan adres tespitine ilişkin …tarihli tutanak, diğer sanık ...'ın soruşturma aşamasındaki beyanları karşısında, sanığın hakkında 5237 sayılı kanunun ilgili maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği de gözetilerek, mahkumiyeti yerine yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir…” Y.18.CD, E: 2017/5739, K: 2017/13096, KT: 16.11.2017: “…Sanıkların, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda mağdurun birden fazla fuhuş yapmasına aracılık etmesine karşın, TCK'nın 43/1. maddesi uygulanmamış ve TCK'nın 227/1. maddesinde düzenlenen fuhuş suçunun cezasının alt sınırının 4 yıl olduğu gözetilmeden sanıklar hakkında 2 yıl hapis cezasına hükmedilmiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,…ONANMASINA, 16.11.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi…” Benzer karar için bkz.; Y.18.CD, E: 2016/ 8835, K: 2018/10828, KT: 03.07.2018; YCGK, E. 2013/14-310, K. 2014/60, KT. 11.02.2014


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.