ÖDEME EMRİNİN İPTALİ İSTEMİ - KAYYIMIN MALİK GİBİ TASARRUF ETMESİ

T.C.
DANIŞTAY
9. DAİRE
E. 2014/10833
K. 2018/6152
T. 11.10.2018

ÖDEME EMRİNİN İPTALİ İSTEMİ ( Kayyım Atanan Gaip Adına Kayıtlı Taşınmaza Ait Emlak Vergisi Vergi Ziyaı Cezası ve Taşınmaz Kültür Varlıklarını Koruma Katkı Payının Tahsili Amacıyla Tesis Edilen İşlemden Kaynaklanan - Taşınmazı Kiraya Veren Davacının Malik Gibi Tasarruf Etme Yetkisinin Bulunduğu Açık Olduğundan Kayyımlığın Kaldırılması Davasının Sonucu Araştırılarak Zamanaşımı da Göz Önünde Bulundurulmak Koşuluyla Değerlendirme Yapılarak Karar Verilmesi Gerektiği )

KAYYIMIN MALİK GİBİ TASARRUF ETMESİ ( Kayyımlıkla İlgili İşlemlerin Her Türlü Vergi Resim Harç Katkı Payı Gibi Mali Yükümlülüklerden Müstesna Olduğu Yolundaki Düzenlemenin Kayyım Atanmasına İlişkin İşlemlere Özgü Bir İstisna Olduğu - Kayyım Tarafından Yönetilen Mal Varlığına Ait Vergi Resim Harç ve Katılma Payı Gibi Giderlerin Kişi Hesaplarından Karşılanarak Ödenmesi Gerektiği Gözetilmeden Kurulan Davanın Kabulü Yolundaki Hükmün Bozulması Gerektiği )

KAYYIMLIĞIN KALDIRILMASI DAVASI ( Gaip Olan Şahsın Türk Mahkemelerine Başvurmak Suretiyle Tanıma ve Tenfiz Kararı Alan Yasal Mirasçılarının Olduğu İddiası ile Bu Mirasçılar Tarafından Açıldığı İleri Sürülen Kayyımlığın Kaldırılması Davasının Sonucunun Araştırılarak Zamanaşımı da Göz Önünde Bulundurulmak Koşuluyla Dava Konusu Dönemler İtibarıyla Bir Değerlendirme Yapılarak Hasıl Olacak Duruma Göre İptlai İstenen Ödeme Emri Hakkında Karar Verilmesi Gerektiği )

EMLAK VERGİSİ ÜZERİNDEN HESAPLANIP KESİLEN VERGİ ZİYAI CEZASI ( Emlak Vergisi Kanununda Yapılan Değişikler Sonucu Beyan Esası Kaldırılarak Bildirim Verilmesi Esası Getirildiği ve 32. Maddede Bildirimin Süresinde Verilmemesi Durumunda Verginin İdarece Tarh Edileceğinin Belirtildiği - Yasada Ceza Kesileceğine Dair Bir Hükme Yer Verilmediği/Yapılan Tarhiyatlar İçin Vergi Ziyaı Cezası Kesilmesinin Mümkün Olmayacağı Hususunun Borcum Yoktur Kapsamında Değerlendirileceği )

1319/m.3,32

3561/m.1,2/4

6183/m.54,55,58

Mal Memurlarının Kayyımlığı Hakkında Yönetmelik/m.11/1,13

ÖZET : Dava, taşınmazın hissedarı olan şahsın gaip olması nedeniyle Sulh Hukuk Mahkemesi kararıyla kayyım atanan davacı adına, gaip adına kayıtlı taşınmaza ait emlak vergisi, vergi ziyaı cezası ve taşınmaz kültür varlıklarını koruma katkı payının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

Taşınmazı, adı geçen şirkete kiraya veren davacının, taşınmaz üzerinde malik gibi tasarruf etme yetkisinin bulunduğu açık olduğundan, gaip olan şahsın Türk Mahkemelerine başvurmak suretiyle tanıma ve tenfiz kararı alan yasal mirasçılarının olduğu iddiası ile bu mirasçılar tarafından açıldığı ileri sürülen kayyımlığın kaldırılması davasının sonucunun araştırılarak, zamanaşımı da göz önünde bulundurulmak koşuluyla, dava konusu dönemler itibarıyla bir değerlendirme yapılarak hasıl olacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken, davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.

Mahkemece karar verilirken emlak vergisi üzerinden hesaplanıp kesilen vergi ziyaı cezası ile ilgili olarak Emlak Vergisi Kanununda yapılan değişikler sonucu beyan esası kaldırılarak bildirim verilmesi esası getirildiğinden ve 32. maddede de bildirimin süresinde verilmemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği belirtildiği halde ceza kesileceğine dair bir hükme yer verilmediğinden, yapılan tarhiyatlar için vergi ziyaı cezası kesilmesinin mümkün olmayacağı hususunun da borcum yoktur kapsamında değerlendirileceği tabiidir.

İstemin Özeti : Kadıköy ilçesi, Göztepe mahallesi, Rıdvanpaşa çıkmazı, Yeniaçılan Yol sokağında bulunan 109 pafta, 3000 ada, 179 ve 180 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın hissedarı F.E.'nin gaip olması nedeniyle Kadıköy Sulh Hukuk Mahkemesi kararıyla kayyım atanan davacı adına, gaip adına kayıtlı taşınmaza ait 1998 ila 2009 yıllarına ilişkin emlak vergisi, vergi ziyaı cezası ve taşınmaz kültür varlıklarını koruma katkı payının tahsili amacıyla düzenlenen 28/01/2010 tarih ve 819671-1/17 - 17/17 Sayılı ödeme emirlerine karşı açılan davayı kabul eden İstanbul 9. Vergi Mahkemesi'nin 29/12/2010 tarih ve E:2010/990, K:2010/3610 Sayılı kararının; dilekçede ileri sürülen sebeplerle bozulması istenilmektedir.

Cevabın Özeti : Cevap verilmemiştir.

Tetkik Hakimi Düşüncesi : Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir.

Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:

KARAR : Uyuşmazlıkta; davacı adına, kayyımlığını yaptığı F.E. adına kayıtlı taşınmaza ait 1998 ila 2009 yıllarına ilişkin emlak vergisi, vergi ziyaı cezası ve taşınmaz kültür varlıklarını koruma katkı payının tahsili amacıyla düzenlenen, 28/01/2010 tarih ve 819671-1/17 - 17/17 Sayılı ödeme emirlerinin kaldırılması istemiyle açılan davayı; 3561 Sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun'un 2/4. maddesi uyarınca, kayyımlıkla ilgili işlemlerin, her türlü vergi, resim, harç, katkı payı gibi mali yükümlülüklerden müstesna olduğu, Türk Mahkemelerine başvurmak suretiyle tanıma ve tenfiz kararı alarak yasal mirasçılığa hak kazanan gaip olan şahsın mirasçılarının takibi yoluna gidilebileceği gerekçesiyle kabul eden Vergi Mahkemesi kararının; söz konusu taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisinin davacıda olduğu, kayyımların emlak vergisinden muaf olmadıkları ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un olay tarihinde yürürlükte bulunan; 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil edileceği; 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiştir.

3561 Sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinde, bu kanunun amacının, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi nedeniyle mal varlıkları üzerinde Hazine menfaatinin korunmasını sağlamak üzere; mahallin en büyük memurunun kayyım olarak atanması, yetkileri, kayyımlık malı yönetimi ve giderleri gibi hususlara ilişkin esasları düzenlemek olduğu; 2/4. maddesinde ise, kayyımlıkla ilgili işlemlerin, her türlü vergi, resim, harç, katkı payı gibi mali yükümlülüklerden müstesna olduğu ifade edilmiştir.

16/05/2009 tarih ve 27230 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mal Memurlarının Kayyımlığı Hakkında Yönetmelik' in 11/1. maddesinde, mal varlığı kayyımın idaresine verilen her kişi adına bankalarda bir hesap açılmasının esas olduğu, 13. maddesinde ise, kayyım tarafından idare edilen mal varlığına ilişkin her türlü vergi, resim, harç, fon ve katılma payı gibi giderlerin kişi hesaplarından yapılacağı düzenlenmiştir.

1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun "Mükellef" başlığını taşıyan 3. Maddesinde ise, bina vergisini, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa bunlara malik gibi tasarruf edenlerin ödeyeceği hükme bağlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden; Kadıköy ilçesi, Göztepe mahallesi, Rıdvanpaşa çıkmazı, Yeniaçılan Yol sokağında bulunan 109 pafta, 3000 ada, 179 ve 180 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın hissedarı F.E.'nin gaip olması nedeniyle davacının, Kadıköy Sulh Hukuk Mahkemesi kararıyla kayyım atandığı, söz konusu taşınmazın, G. Spor Tesisleri Ltd. Şti.'ne kiraya verildiğinin davalı idarece düzenlenen 04/03/2008 tarihli tutanakla tespit edilmesi üzerine tarh edilen cezalı vergilerin ödenmemesi üzerine dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Kayyımlıkla ilgili işlemlerin, her türlü vergi, resim, harç, katkı payı gibi mali yükümlülüklerden müstesna olduğu yolundaki düzenleme, kayyım atanmasına ilişkin işlemlere özgü bir istisna olup; kayyım tarafından yönetilen mal varlığına ait vergi, resim, harç ve katılma payı gibi giderlerin kişi hesaplarından karşılanarak ödenmesi gerekmektedir.

Bu durumda, anılan taşınmazı, G. Spor Tesisleri Ltd. Şti.'ne kiraya veren davacının, taşınmaz üzerinde malik gibi tasarruf etme yetkisinin bulunduğu açık olduğundan, gaip olan şahsın Türk Mahkemelerine başvurmak suretiyle tanıma ve tenfiz kararı alan yasal mirasçılarının olduğu iddiası ile bu mirasçılar tarafından 2009 yılında açıldığı ileri sürülen kayyımlığın kaldırılması davasının sonucunun araştırılarak, zamanaşımı da göz önünde bulundurulmak koşuluyla, dava konusu dönemler itibarıyla bir değerlendirme yapılarak hasıl olacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle açılan davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.

Ayrıca Mahkemece karar verilirken emlak vergisi üzerinden hesaplanıp kesilen vergi ziyaı cezası ile ilgili olarak Emlak Vergisi Kanununda 09/04/2002 tarihinden itibaren 4751 Sayılı Kanun ile yapılan değişikler sonucu beyan esası kaldırılarak bildirim verilmesi esası getirildiğinden ve 32. maddede de bildirimin süresinde verilmemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği belirtildiği halde ceza kesileceğine dair bir hükme yer verilmediğinden, 2002 yılı ve sonraki yıllarda yapılan tarhiyatlar için vergi ziyaı cezası kesilmesinin mümkün olmayacağı hususunun da borcum yoktur kapsamında değerlendirileceği tabiidir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüne, İstanbul 9. Vergi Mahkemesi'nin 29/12/2010 tarih ve E:2010/990, K:2010/3610 Sayılı kararının BOZULMASINA, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 11.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

kazanci.com.tr

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.