banner613

19 Ağustos 2021

ADLİ TIBBIN İNSAN HAKLARI ÇERÇEVESİNDE ÖNEMİ

Adalet kavramı toplumlarda bir ideayı ifade etmektedir. Toplumlar, suç ve ceza konularında maddi gerçeğe ulaşmak için birçok yöntem kullanmışlardır. Adli Tıp tarihte ilk defa Mısırlılar da görülmüştür. Neredeyse 5.000 yıl önce kadar, Eski Mısır’da yaralama ve cinayet gibi olayları doktorlara sordukları görülüyordu.

Adil Tıpta , Milattan Önce 1760 yılı civarında Mezopotamya’da ortaya çıkan, tarihin en eski ve en iyi korunmuş yazılı kanunlarından biri olan Hammurabi Kanunlarında görülmektedir.Aynı zamanda Tevrat’ta da yer alır.[1]

En adil olan cezayı verme konusunda teknoloji ve bilim ilerledikçe adli tıp yöntemleri de gelişim göstermiştir.

Adli tıp ise adalet kavramının en ideal biçimde gerçekleşmesi için ihtisas kurulları ve ihtisas daireleriyle topluma hizmet etmektedir. İnsanların yaşamları boyunca ve yaşamları sona erdiğinde, insan hakları ile ilgili karşılaşabilecekleri ihlallerle ilgili bilimsel yöntemlerle gerçeğe ulaşma çabasında olan adli tıp kurumları hukuk devletlerinin en önemli ögesi olmaktadır. Adli tıp bilirkişiliklerinde incelenen olayları genel olarak ölüm olguları ve canlı kişilerde incelenen olaylar olmak üzere iki ana başlıkta toplayabiliriz. Ölüm olayların da keşif ve otopsi çalışmaları vardır. Canlı kişilerdeki olaylar ise başlıca müessir fiile bağlı meydana gelen durumların incelenmesi ile mağdur ve suçlunun ruhsal durumlarının değerlendirilmesidir. Ayrıca tıpla ilgili hukuksal işlemlerin bulunduğu her türlü olayda bilirkişilik, adlı tıbbın ilgi alanına girmektedir. [2]

Genel olarak 2 alan içerisinde toplanan adli tıp da; Klinik adli tıp; canlıların muayenesi ve hukuksal düzenlemelerle ilgilenirken, adli pataloji ise ölüm ve ölüm olayları hukuksal anlamda ölüm sebepleri ile ilgilenmektedir.

Etik ve ahlaki kurallar içerisinde insan için uğraş veren adli tıp, toplumda suç ve cezada şahsilik, orantılılık ilkelerinin korunması için çalışmaktadır. Adli tıp bilimsel yöntemlerle elde ettiği bulgu, veri ve sonuçlarla insanlara ve topluma güven aşılamaktadır.

Ülkemizde Adli Tıp Kurumu dışında üniversitelerin içerisinde bulunan, adli tıp anabilim dalları ve üniversite rektörlüklerine bağlı Adli Tıp Enstitüleri vardır. Ülkemizdeki üniversitelerin çoğalmasıyla adli tıp anabilim dallarının sayısındaki artış 20yy.başlarından beri gözlemlenmektedir.

1999 yılı kayıtlarına göre 51’i devlette, 17’si çeşitli vakıflara ait toplamda 68 üniversite ve 2 adet yüksek teknoloji enstitüsü bulunmaktadır. Devlet üniversitelerinin 35’inde toplam 36 tıp fakültesi mevcuttur. (İstanbul üniversitesine bağlı iki tıp fakültesi vardır ) Vakıf üniversitelerininse 5 inde tıp fakültesi bulunmaktadır. Ayrıca Milli savunma Bakanlığı’na bağlı Gülhane Askeri Tıp Akademisi de bir tıp fakültesi içermektedir. Devlete ait tıp fakültelerinin 20 sinde ve Gülhane Askeri Tıp fakültesinde adli tıp anabilim dalları vardır. . Henüz vakıf üniversitelerinin hiç birisinde adli tıp anabilim dalı kurulmamıştır. Adli tıp anabilim dalları bulunan tıp fakülteleri ve yerleri şu şekildedir; Antalya’da Akdeniz Tıp Fakültesi, Erzurum da Atatürk Tıp Fakültesi, Ankara’da Ankara Tıp fakültesi ve Gazi Tıp Fakültesi, İstanbul’da Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, İstanbul Tıp Fakültesi ve Marmara Tıp Fakültesi Aydın’da Adnan Menderes Tıp Fakültesi, Adana ‘da Çukurova Tıp Fakültesi , Diyarbakır’da Dicle Tıp Fakültesi , İzmir’de Ege Tıp Fakültesi ve Dokuz Eylül Tıp fakültesi , Elazığ’da Fırat Tıp Fakültesi , Gaziantep’te Gaziantep Tıp Fakültesi , Kocaeli’nde Kocaeli Tıp Fakültesi , Eskişehir’de Osmangazi Tıp Fakültesi , Konya’da Selçuk Tıp Fakültesi , Edirne’de Trakya Tıp Fakültesi , Bursa’da Uludağ Tıp Fakültesi ve Manisa’da Celal Bayar Tıp Fakültesi .

Tıp fakültelerindeki Adli tıp anabilim dallarının 3 ana görevi vardır; tıp öğrencilerine adli tıp derslerinin okutulması 2 uzmanlık sınavını başararak başvuruda bulunan tıp doktorlarına adli tıp uzmanlık eğitimlerinin verilmesi 3 resmi ve özel bilirkişilik. [3]

Adalet Bakanlığına Bağlı Adli Tıp Kurumu; Adli Tıp Kurumu Adalet Bakanlığı’nın resmi bilirkişisidir. Merkezi İstanbul’dadır. Merkez yapılanma içinde çeşitli branşlardan hekimlerin görev aldığı ve her biri değişik konularda bilirkişilik yapan 8 adet İhtisas Kurulu ve her birisi değişik alanlarda uzmanlaşmış bünyesinde hekim dışında uzmanların da çalıştığı 6 adet İhtisas Dairesi bulunmaktadır. Morg ihtisas dairesi; Canlılığını kaybetmiş cesetle ilgilidir, Gözlem İhtisas Dairesi; gözleme bağlı olan olgularla, Kimya İhtisas Dairesi; toksikoloji, gıda sınai, narkotik zehirlenmeler; Biyoloji İhtisas Dairesi; vücut salgıları, dokuları, kan, genetik incelemeler; Fizik ihtisas Dairesi; silah, mermi, imza sahteciliği, parmak izi ve yazıları inceler, Trafik ihtisas Dairesi; trafik olayları incelemelerini raporlama ile görevlidir.

Adli Tıp Kurumunun bu merkez yapılanması dışında 10 ilde bölge grup başkanlıkları da oluşturulmuştur. Bölge grup başkanlıklarında morg ve kimya bölümleri bulunmakta olup, her grup başkanlığında yaklaşık 3 -4 adli tıp uzmanı görev yapmaktadır. Adli Tıp Grup Başkanlıkları olan iller; Adana, Ankara, Antalya, İzmir, Bursa, Diyarbakır, Edirne, Erzurum, Eskişehir ve Trabzon‘dur. Yine en az 1 adli tıp uzmanının görev yaptığı görev yaptığı adli tıp şube müdürlükleri bu yapılanma içinde oluşturulmuş en uç birimlerdir. Adli Tıp şubelerinin 13’ ü İstanbul’da 2 ‘si İzmir’de, 1’i Ankara da, diğerleri de Kocaeli, Konya, Samsun, Sivas, Trabzon ,Denizli ve Afyon illerinde kurulmuştur. Adli Tıp Kurumu’nun görevi mahkemelere ve savcılıklara bilirkişilik yapmaktadır. Üniversite Rektörlüklerine Bağlı Adli Tıp Enstitüleri; Yüksek Öğretim Kurulu’nun 1982 yılındaki kararı ile İstanbul’da İstanbul Üniversitesi bağlı, 1983 yılında da Ankara da Ankara Üniversitesi’ne bağlı olarak 2 adet Adli Tıp Enstitüsü kurulmuştur. Adli Tıp Enstitüleri bünyesinde 3’er anabilim dalı oluşturulmuştur. Bunlar tıp bilimleri fen bilimleri ve sosyal bilimler anabilim dallarıdır. Adli tıp Enstitülerinin görevi; 1- Değişik meslek alanlarından (polis, savcı, avukat, hakim, eczacı, biyolog, kimyacı, fen bilimci, hemşire, psikolog, pedagog, tıpta uzmanlık yapmış hekim) kişilere adli tıp yüksek lisans ve doktorası vermek. 2- Resmi ve özel bilirkişi olarak görev yapmaktır.

Yurdumuzda adli tıp uzmanlık eğitimi tıpta uzmanlık tüzüğüne göre asgari 2 yıldır. Bugün için aktif çalışan adli tıp öğretim üyesi uzman ve asistan sayısı, toplam olarak yaklaşık 170 civarındadır. [4]

İHTİSAS KURULLARININ GENEL YAPISI VE GÖREVLERİ

Bilirkişilerce, Fizik ve Trafik İhtisas Dairelerinin tıpla ilgili olmayan raporları hariç olmak üzere adli tıp ihtisas dairelerince, Adli tabip veya adli tıp uzmanlarınca verilip de mahkemeler, hakimlikler ve savcılıklar tarafından yeterince kanaat verici nitelikte bulunmayan ve aralarında çelişki olduğu belirlenen raporları inceleyip bilimsel ve teknik görüş bildirirler. Adli Tıp Kurumunda sekiz ihtisas kurulu bulunur. Aşağıdaki ihtisas kurulları¸ bir başkan ve adli tıp uzmanı iki üye ile; görev yapar [5]

1.Adli Tıp İhtisas Kurulu; Yaşama karşı suçlar, Patoloji

2.Adli Tıp İhtisas Kurulu; Vücut dokunulmazlığı, işkence

3.Adli Tıp İhtisas Kurulu; Malüliyet meslek hastalıkları

4.Adli Tıp İhtisas Kurulu; Ruh sağlığı, uyuşturucu bağımlılığı

5. Adli Tıp İhtisas Kurulu; Zehirlenmeler, alerji, immünoloji

6.Adli Tıp İhtisas Kurulu; Yaş saptama, çocuk düşürme, cinsel olgular

7.Adli Tıp İhtisas Kurulu; Ölümle sonuçlanmayan tıp hastalıkları

8.Adli Tıp İhtisas Kurulu; Ölümle sonuçlanan tıbbi uygulama hataları

Günümüzde adli tıp grup başkanlıkları sayısı 2000 li yıllara nazaran artış gösterip , 7 coğrafi bölgeye yayılmasına karşın , Türkiye nüfusu için yeterli görülmemektedir. Ancak gözlemlediğimiz yıllar içerisindeki artış taşrada da ulaşılır olması sosyal hukuk devleti anlayışı gereğince önem arz etmektedir. Bütün vatandaşların adli tıbba ulaşabilir olması insan hakları çerçevesinde önemlidir. Herkesin eşit ölçüde bu hakka sahip olması sosyal hukuk devletinin gerekliliklerindendir.

ADLİ TIP KURUMU GRUP BAŞKANLIKLARI VE MEVCUT İHTİSAS DAİRELERİ

[6]

Adli Tıbbın Bilimi, İnsanın etkilendiği tüm adli olaylarda insan organizmasını en iyi bilen konumunda bulunan hekimlerden bilirkişi olarak yararlanılan ciddi bir bilim dalıdır. Yani bir olayın tıbbi kısımlarının canlandırılmış kısmıdır. Olayın ne zaman, nasıl bir ortamda, ne tür, nasıl, ne zamandan beri, gibi kati soruların cevabını vermektedir.

Yaralanma, ölüm ya da hukuki ihtilafla sonuçlanan durumlara ait adli soruşturmalarda olayların tıbbi yönlerini aydınlatmak; kurban, şüpheli ve olaydan etkilenen üçüncü şahısların tıbbi durumunu raporlamak Adli Tıbbın gerekliliklerindendir.[7]

Adli tıp, özel hukuk ve kamu hukuku alanlarında birçok vakıanın maddi gerçeğe ulaşabilmesi için alanında uzman kişiler tarafından, bilimsel yöntemlerle mahkemelere bilirkişi raporları hazırlamaktadır. Hazırlanan bilirkişi raporlarının mahkeme heyetlerinin kararlarına kesin bir hükmü olmamakla birlikte, bilimsel yöntemlerle hazırlanan bu raporlar çok fazla önem arz etmektedir. Adli tıp raporları mahkemenin vereceği karar üzerinde hiçbir bağlayıcılığı yoktur. Hakimler isterse başka bir bilirkişi raporu da isteyebilmektedir.

Özellikle Ceza Hukuku alanında sıkça başvurulan adli tıp raporları büyük önem arz etmektedir. Örneğin bir cinsel istismar davasında, somut delillerin değerlendirilmesi, failin ve mağdurun ruhsal durumlarının incelenmesi, bir intihar vakasında cesedin ölüm nedeninin belirlenmesi; işkence suçunun oluşup oluşmadığı, silahlı yaralama veya cinayet davasında silahın atış mesafesi , merminin hangi silahtan çıktığının incelenmesi ve daha birçok vakıada maddi gerçeğe ulaşmak için adli tıp raporlarına başvurulmaktadır.

Özel hukuk alanında ise imza ve evrak sahteciliği suçu, yazı fotoğraf ve teknik inceleme gerektiren siber suç incelemeleri hts incelemeleri veya erginlik kazanılması için kemik yaşının tespiti babalığın tayini gibi konularda bilirkişi raporları sunmaktadır.

Buna göre ölüm nedenlerini ortaya çıkarmak için, cesetlerden ve canlılardan alınmış organ ve doku parçaları , kıllar ve iskelet sistemi üzerinde incelemeler Morg İhtisas Dairesinde yapılırken; toksikolojik, gıdai, sınai, narkotik, ilaç ve diğer çeşitli maddelerin analizleri Kimyasal Tahliller İhtisas Dairesi'nde; kan grupları ve faktörleri, babalığın tayini, lekeli eşya, kan ve omurilik suyundan bakteriyolejik ve serolojik incelemeler Biyoloji İhtisas Dairesi'nde; mermi, yazı, fotoğraf, imza, silah, bıçak gibi suç aletleriyle radyolojik, radyoizotop, klimatolojik materyallerle ilgili incelemeler Fizik ihtisas Dairesi'nde; trafik olayları ile ilgili kusur oranları, zararlar ve gerekli tazminat miktarıyla ilgili teknik değerlendirmeler de Trafik ihtisas Dairesinde yapılmaktadır.[8]

Adli olay; takibi, soruşturma ve kovuşturması adli makam ve mercilerin yetki ve sorumluluğunda olan, ceza hukuku açısından “suç” olarak nitelenen unsurlar taşıyan olaylara denir. Kolluk tarafından, kendilerine ihbar yoluyla bildirilmek suretiyle veya bizzat şahit olunarak öğrenilen olaylara ilişkin olarak öncelikle olayın adli olay olup olmadığının tespit edilmesi gerekir. Birçok olayda bu konuda tereddüt yaşanmamakla birlikte, olayın adli olay olup olmadığına karar verilmiyorsa derhal ve tereddüt etmeden öncelikle nöbetçi Cumhuriyet savcısına ulaşılarak olay anlatılmalı, nöbetçi Cumhuriyet savcısının olayın adli olay olup olmadığı yolundaki değerlendirmesi (ve adli olay olduğunu söylüyorsa talimatları) alınmalıdır.[9]

Kesinlikle adli soruşturma gerektiren olaylar başlıca söyle sıralanabilir; evden yahut işyerinden hırsızlık olaylarında. Yaralama suçlarında. meskun mahalde av tüfeği veya tabanca ile ateş edilmesi halinde, Irza yönelik suçlarda veya kasten yaralama, cinayet, sahte para, silah, uyuşturucu ve tarihi eser ticareti suçlarında, intihar vakıaları. . .

Adli soruşturma yapılması gereken bir olayda kesinlikle adli tıp raporu olmak zorundadır. Örneğin; Adli soruşturmayı gerektiren bir olayda, ölen kişiyi keşif ve otopsi yapmadan gömme eylemi TCK 297. maddesine girer (Yargıtay 2. Ceza Dairesi 3.2.1988). T.C.K 297: Maktülün (Ölenin) cesedini saklayan ve saklatan veya Hükümete haber vermeksizin ve keşif olunmaksızın gömen veya gömdüren kimseler üç aydan bir seneye kadar hapis ve ağır para cezası ile cezalandırılır.[10]

KKTC Adli Tıp Uygulamaları

KKTC nufüsu Türkiye’ye oranla çok daha az olan bir ülkedir. Ancak öğrenim ve turizm amaçlı çok fazla göç alan bir ülke olması dolayısıyla nüfus yoğunluğu artmaktadır . KKTC de yaşayan insan sayısına göre kamu sektöründe çalışan insan sayısı yetersizdir. Ayrıca buradaki kanunlar 1929 İngiliz Sömürgesi döneminden kalmıştır. Fasıllar şeklinde olan bu düzenlemelerin içerisinde günün şartlarına uyum sağlanamamaktadır. Özellikle adli soruşturma gerektiren olaylarda , olay yeri incelemesini polis yapmaktadır. Mahkeme aşamasında polis bir nevi şahit, avukat ve bilirkişi görevini üstlenmektedir. Olay yeri incelemesi için bir ihtisaslaşma görülmemektedir. Buda vatandaşların karşılacakları sorunlara karşı yargının vereceği karara olan güveni azaltmaktadır.

2016 yılında yayımlanmış bir haber kaynağına göre , adli tıp görevlisi sadece 1 kişidir . [11] Adli tıp incelemesi gerektiren olaylarda toplanan veriler Türkiye’ye gönderilerek incelenmektedir. Bu incelemelerin ve raporların gecikmesi adalet sistemini zayıflatmaktadır.

ABD'de Adli Tıp Uygulamaları

ABD yüz ölçümü ve nufüsü Türkiye’ye oranla büyük bir ülkedir . Toplamda 50 eyaletten oluşmaktadır. Bu eyaletlerin her birinin farklı anayasaları olmakla birlikte , federal düzeyde de bir anayasa bulunmaktadır. Her eyaletin anayasasının farklı olmasıyla , adli tıp kurumunun farklı çalışacağı kuralları bulunmaktadır. Temel olarak ABD de klinik adli tıp şeklinde branşlaşma yoktur. Klinik adli tıbbı ilgilendiren konularda ,özellikle acil hekimleri görev almaktadır . Ancak olayla ve vakayla ilişkisi olduğu düşünülen dalları da değerlendirmenin içine kaltılmaktadırlar. (Genel cerrahlar , Kulak Burun Boğaz hekimleri, Psikiyatrlar Kadın Hastalıkları ve Doğum hekimleri gibi). Özellikle son yıllarda söz konusu branşlardaki hekimlerin bilgi ve tecrübelerinin karmaşık adli tıbbi olayları çözümlenmesinde yetersiz kaldığı ve hukuki olarak büyük problemlerin oluştuğu noktasından hareketle ABD’de de İngiltere benzeri bir klinik adli tıp yapılanmasının oluşturulması gerektiğine dair yoğun eleştri ve tartışmalar yaşanmaktadır. Anglosakson ülkelerde ölüm araştırmasında 2 ana sistem mevcuttur.

1. Coroner sistem (Coroner system)

2. Adli Tıp mueyeneci (medical Examiner System) sistemidir.

ABD’de her eyalet bu sistemlerden birini, bazıları ise her ikisini bir arada kullanır. Bu sebeple ABD’de genel olarak 1- Coroner sistemi uygulayan eyaletler; (Colorado, Idaho, Indiana, Kansas Nevade, Ohio,) 2-Tıbbi muayeneci sistemi uygulayan eyaletler (Arizona, Florida, Lowa, New Mexico, Virginia, West Virginia) 3- Her iki sistemi bir arada uygulayan eyaletler (Hawai Texas, Washigntion, New York California, Georgia) olmak üzere 3 tip uygulama bulunmaktadır. [12]

SONUÇ;

Adli tıp insan hakları çerçevesinde değerlendirildiğinde;

Kısaca, oldukça ayrıntıya giden suç değerlendirmeleriyle Adli Tıp Kurumu, suçun teknik yönünü öne çıkartmak çabasındadır. Böylelikle suçtaki siyasal ilişkilere hiç dokunmadan; yani suçu, oluştuğu sosyal şartlarından soyutlanarak, tanımlamakta ve açıklamaktadır. Adli Tıp Kurumu böylesi bir tutumla, mevcut düzen içerisindeki bireylerin ilişkilerini ve banimsenmiş mevcut düzeni kollayıcı bir şekilde değerlendirmeler yaparak meseleleri çözümlemek istemektedir. Çünkü anlattığımız ayrıntılı teknik değerlendirmeler sonucunda bireyler, işlemiş oldukları suçlara karşılık, alacakları cezalarda önemli indirimler kazanmakta, hatta hiç ceza almayabilmektedirler. Adli Tıp Kurumunun yargı kurumlarına yardımı, suç araçlarını ileri teknik değerlendirmesinden yola çıkarak; suçun ortaya çıkarılması, suçlu kimliğinin belirtilmesi şeklinde gerçekleşmektedir. Suçun tayini bu şekilde somut ve ayrıntılı yapılınca, suçlunun ya tam cezalandırılması ya az cezalandırılması ya da cezalandırılmaması gündeme gelmektedir. Adli Tıp Kurumu suç mekanizmasının uygulanışında üstlendiği bu önemli görevine uygun bir yapılaşmayı, kendi bünyesinde şemada belirtildiği şekilde ayrıntılı olarak gerçekleştirirken; kendisine bağlı kurumları da taşra teşkilatlanmasıyla oluşturarak, toplumun bütününü kapsamak istemiştir. Ülkemizde en fazla kişilere yönelik suçlar; "adam öldürme, yaralama, öldürmeye teşebbüs ya da ırza geçme türünde işlendiği için" , Adli Tıp Kurumunun taşra teşkilatının yapılanışı da suç türlerinin teknik yönünü ortaya çıkaracak şekilde gerçekleşmiştir. Bu bakımdan "Türkiye'de Tıp Fakültesi bulunan üniversitelerin olduğu yerlerde Adli Tıp Kurumunun taşra teşkilatları öncelikli şekilde oluşturuIarak(30)" , suç araçlarının değerlendirilmesi, Adli Tıp Anabilim Dallarıyla birlikte ve oldukça teknik bir düzeyde yapılmaktadır.[13]

Ülkemizde 20yy başlarından beri teknolojik gelişmelerle birlikte oldukça gelişim gösteren adli tıp bilimi maddi gerçeğe ulaşma konusunda oldukça yardımcı olmaktadır. Toplumda suç mağduru veya faili olan kimselerin, adli tıp incelemesi sonucunda çıkacak olan raporda gerçeğe yaklaşıldığına dair güven duygusu oluşmaktadır. Adli tıp raporları sayesinde birçok faili meçhul cinayet aydınlatılmakta, çocuk istismarı gibi ırza yönelik suçlarda failler belirlenmekte, kadın cinayetleri aydınlatılmaktadır. Aynı zamanda suç isnad edilen kişilerin işledikleri suçun oranında ceza alması için işledikleri suçlar ayrıntılı olarak belirlenmekte olduğu için ‘’suçta ve cezada orantılılık ilkesi’’ mahiyetini korumaktadır.

Çiğdem ÇETİN

Hukuk Fakültesi Öğrencisi

-------------

[1] https://www.gelgez.net/adli-tip-nedir-adli-tip-neden-gerekli-adli-tip-tarihi/ Gel,Gez Bilginindeposu

[2] DR. Cantürk, Gürol ; https://www.ttb.org.tr/STED/sted1004/adli.pdf

[3] https://jag.journalagent.com/travma/pdfs/UTD_6_1_1_6.pdf Alkan Nevzat, Ultra Travma Dergisi; Bölüm6 , Sayı 1 ‘’ AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ İLE ÜLKEMİZİN ADLİ TIP EĞİTİMİ VE UYGULAMALARININ KARŞILAŞTIRILMASI .

[4] https://jag.journalagent.com/travma/pdfs/UTD_6_1_1_6.pdf Alkan Nevzat, Ultra Travma Dergisi; Bölüm6 , Sayı 1 ‘’ AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ İLE ÜLKEMİZİN ADLİ TIP EĞİTİMİ VE UYGULAMALARININ KARŞILAŞTIRILMASI .

[5] https://www.atk.gov.tr/adli-tip-ihtisas-kurulu.html

[6] https://www.atk.gov.tr/adli-tip-kurumu-sube-mudurlukleri.html 15.08.2021 tarihinde Adli Tıp Kurumunun güncel internet sitesinden edinilen bilgidir.

[7] https://www.gelgez.net/adli-tip-nedir-adli-tip-neden-gerekli-adli-tip-tarihi/#:~:text=Adli%20T%C4%B1p%20Nedir%3F%2C%20sorusuna%20cevap,etmek%20ve%20bu%20kapsamdaki%20haklar%C4%B1n%C4%B1n Gel,Gez , Bilginin Deposu internet sayfası

[8] https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/95841 ; ADLİ TIP KURUMUNUN ADLİ MEKANİZMA İÇİNDEKİ YERİ

[9] https://oltu.adalet.gov.tr/kolluk-gorevlilerince-adli-sorusturmalarin-yurutulmesinde-dikkat-edilmesi-gereken-hususlar

[10] https://www.ttb.org.tr/eweb/adli/1.html HEKİMLERİN YASAL SORUMLULUKLARI; Dr. Yaşar BİLGE, Dr. Ümit Naci GÜNDOĞMUŞ , Dr. Tarık GÜNDÜZ,Dr. İ. Hamit HANCI, Dr. Ufuk KATKICI , Dr. Ahmet Nezih KÖK,
Dr. İsmail Cezmi YAVUZ, İSTANBUL TABİP ODASI

[11] https://www.gundemkibris.com/mansetler/iste-kktc-gercegi-h176626.html

[12] https://jag.journalagent.com/travma/pdfs/UTD_6_1_1_6.pdf Alkan, Nevzat ‘’ABD ile Ülkemizin Adli Tıp Eğitimi ve Uygulamaları Karşılaştırılması ‘’ ULUSAL TRAVMA DERGİSİ BÖLÜM6 ; SAYI 1

[13] https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/95841 Aycan, Nihat; IHFMC . LV- S 4(1997)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ebru 1 ay önce

Elinize Sağlık Çiğdem Hanım çok güzel olmuş

Avatar
Merve Karakeçili 1 ay önce

Çok güzel ve faydalı bir makale olmuş, elinize sağlık

Avatar
Ceren Ersoy 1 ay önce

Ellerine ve diline sağlık çok güzel bir yazı olmuş sizin gibi kadınlar olduğu sürece çocuklar, kadınlar yanlız olmadığını hissediyorum ve sizi kutluyorum.

Avatar
Fatih Orhan 1 ay önce

Gerçekten çok faydalı bilgiler içeren bu makale teşekkür ederim. Başarılı bir araştırma ve yazı Sahibi olduğu aşikar.