23 Aralık 2020

Adliyeler tehlike saçıyor! 'Avukatlar kimsenin umurunda değil...'
banner580

Covid-19 salgınının başlarında 25 Mart 2020 tarih ve 7226 sayılı Kanunla, tüm adli süreler 30 Nisan 2020 tarihine kadar durdurulmuştu.

Daha sonra; “Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair” Cumhurbaşkanı Kararı, 30 Nisan 2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu durma süresi, 15 Haziran 2020 tarihine kadar uzatılmıştı.

Kısa bir süre sonra adli tatil devreye girdi ve adli tatil sonrası da normal düzene geçildi. Geçildi geçilmesine ama hiçbir şey normale dönmemişken adliyelerin normal düzene geçmesi pek iç açıcı olmadı.

Normal düzen derken salt adı normal zaten kendi normal değil.

Şöyle anlatayım; mahkemelerin çoğu -tamamına yakını- duruşma günlerini haftada iki gün olarak belirliyor ve bu iki gün salı ve perşembe günlerinde birleşiyor.  Haftanın diğer günlerinde adliyeye arabanızla gittiğinizde ara yolları geçip kolayca adliye otoparkına girerken salı ve perşembe günleri bırakın otoparkı adliyenin yoluna bile giremiyorsunuz.

Bu ne demek?

Salı ve perşembe günleri ekstra yoğunluk demek… Peki, pandemi döneminde bu düzen değişti mi? Yani yetkili biri ya da birileri, Salı Perşembe duruşma yapmak zorunda mısınız sayın yargıçlarımız, yayın şu duruşmaları haftanın günlerine, günlük insan sirkülasyonunu azaltalım dedi mi?

Elbette hayır. Burası Türkiye kimse aklını boş yere kullanmaz.

İstanbul’daki Anadolu ve Çağlayan Adliyelerine, binalar tasarlanır ve açılırken yanlış hatırlamıyorsam günde 50 bin kişinin gireceği varsayılmıştı. Şu an kaç kişi girip çıkıyor bilmiyorum ama bildiğim iki şey var. Biri Salı ve perşembe günleri adliye nüfusunun dörde beşe katlandığı diğeri ise adliyelere her gün giren insan sayısının ve adliyede metrekareye düşen insan sayısının AVM’leri, okulları, restoranları falan kat be kat aştığıdır.

Ne var ki kimse görmüyor, duymuyor, ilgilenmiyor.

Gün geçmiyor ki bir hâkim, bir kalem personelinden Covid haberi gelmesin, avukatları zaten hiç saymıyorum kimsenin umurunda değil. Müvekkil arayıp, "Duruşmaya gelmek istiyordum ama Covid var çok riskli gelmeyeyim, siz gidin" diyor; gidiyoruz.

Çünkü bizim işimiz ticaret değil adalet.

Biz kendi inisiyatifimizle işlerimizi durduramayız.

Biz durursak kaybedilen para değil insanların hakları olur.  

Bu kadar mı?  Bir mahkemede günde ortalama 30-40 dosyanın duruşması var. Sabah duruşmalar 9’da başlıyor normal olmayan “normal zamanda”. Duruşma saatleri beş dakika hatta bazen iki üç dakika arayla veriliyor ve şöyle ilerliyor. 9:00, 9:03, 9:06, 9:09 gibi… Böyle üç dakika arayla duruşma saati verilince son duruşma saati de 11:00 civarına geliyor.

Ne güzel değil mi?

Değil.

Duruşmanın o saatte bitmesi imkansıza yakın. Mübaşirin insanları çağırması, tarafların içeri girip, dışarı çıkması zaten üç dakikayı geçiyor, duruşmanın aldığı zamanı saymıyorum.  Böylece saat sarktıkça sarkıyor ve duruşmalar mahkemenin hızına göre çoğunlukla öğleden sonra 15:00-16:00 gibi ancak bitiyor.

“E-DURUŞMANIN” DA ADI VAR KENDİSİ YOK

Normal zamanda bunun biz avukatlar için etkisi bezdirici biçimde sürekli duruşma beklemek, duruşma saatlerinin sarktığı için sürekli çakışması, iş planlamasının yapılamaması vs birçok sonuç doğuruyor elbette ama Covid döneminde çok daha büyük sıkıntı yaratıyor.

Aynı anda adliyede ve koridorda bulunan insan sayısı ve geçirilen zaman giderek artıyor. Bir de bu mahkemeler aile mahkemeleri gibi sürekli tanık dinleyen mahkemeler olduğunda koridorlarda adım atacak yer kalmıyor. Siz okulla, restoranla, açık hava mekanları ile tiyatrolarla falan uğraşadurun ama bir yandan da her gün yüzlerce insanı saatlerce aynı koridorda bekletin.

Yine bir yetkili aklını kullanıp, sayın yargıçlar, şu duruşma saatlerini üç dakikada değil on beş dakikada bir olacak şekilde ayarlayın da insan sirkülasyonunu seyrekleştirin demiyor, diyemiyor.

Akıl bu; pahalı tabi boşa harcamamak lazım(!)

Gelelim icra müdürlüklerine, pandemi nedeniyle icra müdürlüklerinde her bloğun girişinde numaratör var. Örneğin Anadolu Adliyesinde bulunan yirmi beş icra dairesi için dört adet numaratör var. Numaratörden alınan her numara için sadece bir işlem yapılabiliyor. Bir icra dairesinde işlem yaptınız bitti tekrar numara alıp yine sıra bekliyorsunuz. Böylece amaç hastalığın bulaşma olasılığını azaltmak iken kimsenin işi bitmediği için koridor giderek kalabalıklaşıyor ve numaratörden ve icra daireleri arasında koşuşup duran bir dizi avukat ve vatandaş insan sirkülasyonunu giderek artırıyor. 

“E-duruşmanın” da adı var, reklamı var, kendisi yok.

Adalet gibi.

Oysa planlamak o kadar da zor olmamalı.

Örneğin aynı koridordaki mahkemeler haftanın günlerini duruşma için bölüşse koridordaki yoğunluk iki yerine beş güne bölünmüş olur, Saatleri öğleden önce ve sonra için bölüşse yoğunluk daha da azalır. Duruşma saatlerini 2-3 dakika yerine 15 dakikada bir verebilse saygıdeğer yargıçlarımız, duruşması olan meslektaşlarım ve vatandaşlar adliyede 4 saat yerine yarım saat geçirebilirler ve bu sadece onları değil tüm adliye personelini de korur. Covid’in yayılma hızını azaltır…

Sesimi duyan olur mu?

Sanmam.

O zaman bize kolay gelsin…

Av. Deniz Şeren


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
E.Akyüz 1 ay önce

Çok güzel.

Avatar
TEHLİKE BİR DEĞİL Kİ 1 ay önce

ÇELİŞKİLİ KARARLARI İLEDE TEHLİKE SAÇAN VAR

Avatar
Görüş 1 ay önce

Basit yargılama usülüne tabi işlerin tamamı dosya üzeri duruşmasız yapılmalı. Duruşmalı işleri azaltır. İcra mahkemeleri, sulh hukuk vb duruşma işleri azalır. Asliye cezalar duruşmasız yapıyor.

Avatar
G.H. 1 ay önce

Budur.

Avatar
. 1 ay önce

Bir haber vardı. Adliyeler covid dağıtım merkezi haline geldi diye.

Avatar
onur 1 ay önce

mahkeme hakimlerinin duruşma salonları yerine kendi odalarında duruşma yaparak oda önünde daracık koridorlarda avukatları topluca bekletmeleri de cabası