banner696

15 Ağustos 2022

KİRA HUKUKUNDA GÜNCEL GELİŞMELER

1. KİRA ARTIŞ DÖNEMLERİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Kira bedelinin başlangıçta belirlenmesi sırasında herhangi bir sınırlama olmamakla, kira bedeli taraflarca serbestçe belirlenebilir ancak daha sonrasında yapılacak kira artışları on iki aylık ortalama TÜFE oranıyla sınırlıdır.

Adalet Bakanlığı’nın son zamanlarda yaşanan kira mağduriyetleri üzerine yapmış olduğu çalışmalar neticesinde Türk Borçlar Kanunu'na getirilen geçici maddeyle, 11 Haziran 2022 ile 1 Temmuz 2023 tarihleri arasında yenilenecek konut kira sözleşmelerindeki artış, bir önceki yılın %25’ini geçemeyecek. Özetle TÜFE oranı daha fazla olsa bile konut kiralarında en fazla %25 artış uygulanabileceği hüküm altına alındı. Bununla birlikte işyerlerinde artış oranının üst sınırı TÜFE olarak uygulanmaya devam edecek.

İçinde bulunduğumuz  2022 Ağustos ayı için bir önceki yılın on iki aylık TÜFE endeksi %49,65 olarak açıklandı. Örnek vermek gerekirse konut kiraları için bu oran en fazla %25 olarak uygulanabilecek iken işyeri kiralarında en fazla %49,65 olarak uygulanabilecektir.

2. KİRA TESPİT DAVALARINDA ‘’5 YIL ŞARTI’’

TBK 344 f.3 uyarınca ‘’ Taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli, hâkim tarafından tüketici fiyat endeksindeki 12 aylık ortalamalara göre değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak hakkaniyete uygun biçimde belirlenir.’’

Kira bedelinin tespit edilmesinde mahkemece kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri belirlenirken belediyeden gelecek muhitin ortalama kira ücretleri, kiralananın lokasyonu, bilirkişiden gelecek tevdi yazıları vs. neticesinde belirlenir.

İlgili madde uyarınca taraflar 5 yıl geçmeden kira bedelinin tespiti için hukuki bir yola başvuramazken kira bedelin uyarlaması davası yoluyla dava açabilirler. Uyarlama davasında olumlu bir sonuç alabilmek için olağanüstü bir hal gerçekleşmiş olması en önemli husustur. Günümüz için pandemi koşulları örnek teşkil etmektedir. Burada özellikle dikkat edilmesi gereken husus kira bedelinin taraflar açısından fahiş derecede yüksek veya düşük kalmasıdır.

3. KİRA UYUŞMAZLIKLARINDA TAHLİYE YOLLARI

Türk Borçlar Kanununda ilgili maddeler uyarınca konut ve çatılı işyerleri kiraları için tahliye sebepleri sınırlı sayıda olmak üzere çeşitli durumlarda düzenlenmektedir.

3.1. KİRALANANIN İCRA YOLUYLA TAHLİYESİ

İlgili Konut veya İşyerini kiralayan Kiracının, borcunu süresinde ödememesi üzerine Kiraya Veren İcra Müdürlüğü’ne başvurarak ödenmeyen kira bedel / bedellerinin ödenmesi ve taşınmazın tahliye edilmesi için talepte bulunabilir. Bu durum uygulamada Örnek 13: Tahliye Talepli İcra Takibi düzenlenmesi olarak belirtilmektedir. İcra Müdürlüğünce düzenlenen ödeme emrinde kiracıya hitaben 7 gün içerisinde borç ödenmezse haciz yapılacağı ve 30 gün içerisinde tüm kira borcu fer’ileri ile birlikte kapatılmazsa kira sözleşmesinin fesih olunacağı ve kiralananın tahliye olunacağı ihtar edilir. Kiracının 30 gün sonunda kira bedelini ödememesi sonucunda kiraya veren İcra Hukuk Mahkemesi’nde dava açarak kiralananın tahliyesini talep edebilir.

Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus İcra Takibi başlatılırken takip talebinde “Haciz-Tahliye” talebinde bulunulmadığı takdirde tahliye yapılmasının mümkün olmamasıdır.

3.2. KİRACININ BİLDİRİM YOLUYLA TAHLİYESİ

On Yılı geçen Belirsiz Süreli Kira Sözleşmelerinde Tahliye yapılabilmesi için on yılın sonunda sebepsiz şekilde sona erdirilebilmesi için fesih dönemi ve fesih bildirim sürelerine uyulması gerekmektedir. Bu duruma göre onuncu yılın son altı aylık fesih dönemi içerisinde geçerli olarak şekilde en az üç ay önceden kiracıya yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir.

Belirli süreli kira sözleşmelerinde, kiracı belirlenen sürenin bitiminden en az 15 gün önce yazılı bildirimde bulunmaz ise kira sözleşmesi 1 yıl daha uzamış sayılır. Kira sözleşmesi taraflarca belirlenen sürenin üstüne 10 yıl daha uzadığı takdirde kiraya veren, onuncu yılı takip eden uzama yılının bitiminden en az üç ay önce yazılı bildirim süresine uyarak sözleşmeyi feshedebilir.

Örnek vermek gerekirse taraflar 01.12.1999 tarihinde 1 yıl süreli kira sözleşmesi yaptıkları takdirde kiracı, sözleşmenin bitim süresi olan 01.12.2000 tarihinden 15 gün evvel fesih bildiriminde bulunmazsa kira sözleşmesi sürekli olarak birer yıl, toplamda 10 yıl olacak şekilde 01.12.2010 tarihine kadar uzamış sayılacaktır. Kiraya Veren 01.12.2010 tarihinden itibaren uzayan her yeni dönem içerisinde son üç aylık bildirim süresine uyarak kiralananın bildirim yoluyla tahliyesini isteyebilir. Verilen örnekte Kiraya Veren en geç 01.09.2011 tarihini geçmemek koşuluyla bildirimde bulunduğu takdirde ilgili kiralananın tahliyesini isteyebilecektir.

3.3. KİRACININ DAVA YOLUYLA TAHLİYESİ

Yukarıda açıklamış olduğumuz tahliye sebepleri dışında kiralananın, belirli şartların gerçekleşmesi koşuluyla dava yoluyla tahliye edilebilmesi mümkündür. Kanunda sınırlı sayıda sayılan özel haller şu şekildedir;

Kira sözleşmesi yapılırken uygulamada yazılı Tahliye Taahhütnamesi imzalatılmaktadır. Bu taahhüde dayanarak tahliye talebinde bulunabilmesi için kiralanan taşınmazın teslim edildiği tarihten sonra düzenlenmiş olması gerekmektedir. Geçerli bir tahliye taahhüdü var ise kiracı taşınmazı taahhüt ettiği tarihte boşaltmak zorundadır. Taahhüt edilen tarihin boş şekliyle kiracıya imzalatılması, uygulamada en sık karşılaşılan sorun ve kiracıların kesinlikle kabul etmemesi gereken bir durumdur.

İhtiyaç nedeniyle tahliye yapılabilmesi için Yargıtay Kararlarında da belirtildiği üzere ihtiyacın gerçek ve samimi olması gerekmektedir. Kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu veya üstsoyu vs. ihtiyaçları olduğu gerekçesiyle sözleşmeyi feshedebilir.

Kira bedelinin ödenmemesi üzerine bir kira dönemi içerisinde Kiraya Veren tarafından yazılı olarak Kiracıya iki haklı ihtarda bulunulursa kira döneminin sonundan itibaren 1 ay içerisinde kira sözleşmesi sona erdirilebilir.

Yukarıda sayılan özel sebepler dışında başkaca; Yeni malikin ihtiyacı, Yeniden inşa veya imar, Kiracının veya eşinin aynı ilçede konutunun bulunması sebepleriyle de tahliye davası açılabilir.

Bir sonraki köşe yazımda tekrar buluşmak dileği ile

Sağlıcakla kalınız…

Av. Muhammed Sefa GÜZEL

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Arda 2 ay önce

Bu bilgilerin nesi güncel? Sadece %25 sınırlama mevzusu var, onu da sağır sultan duydu. Laf olsun, "torba dolsun" diye yazıyorsunuz. Bari başlığı değiştirin..

Avatar
Lütfü 2 ay önce

İyi de tbb nin sitesinde Muhammed Sefa Güzel diye bir avukat bulunamıyor ki bu yazıyı gerçekte kim yazmış arkadaşım

Avatar
Mehmet Akif Altan 2 ay önce

Merhabalar eve ilk oturduktan 1 yıl sonra ev sahibi evi sattı. Yeni ev sahiplerine yeni sözleşme yapalım diye söylememe rağmen sözleşme yapılmadı. Şuan yeni ev sahibi ile yaklaşık 2.yılı duldurduk. Yeni kira artış dönemimiz yaklaştı. Bizi gerekçesiz tahliye ettire bilir mi? 2.sorum sözleşme otomatik uzar mı?

Avatar
LAF OLsun kopy paste :D 2 ay önce

aga o kadar yazıyorsun barı çalmadan bılınmeyen konulara değin :d tamam anladık avukat reklamı da. basit olmayın