12 Şubat 2020

Adalet Bakanı Gül: Hukuk fakültesini tercih ederken kadrosuna bakın

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Ankara Hakimevi'nde düzenlenen ‘Hakim ve Savcı Yardımcılığı Çalıştayı’na katıldı. Bakan Gül burada yaptığı konuşmada, adalet hizmetlerinin kalitesini belirleyenin temelde insan unsuru olduğunu, insana yapılan yatırımın her şeyin başında geldiğini söyledi. Bugün yargılama faaliyetlerinin gücünü ve itibarını, hukukçunun ehliyetinden, muhakeme yeteneğinden, adalete bağlılık gibi üstün ahlaki değerlerden aldığına inandıklarını belirten Bakan Gül, adaletin ancak ve sadece ona sadakat gösterenlerin ellerinde yükseldiğini ifade etti. Bakan Gül konuşmasında, “Hakim, savcı yardımcılığı çok önemli bir model olarak karşımızdadır. Ama biz diyoruz ki şu anda reform zamanı ve niteliği, tecrübeyi artırarak kürsüye çıkma ihtiyacı artık karşılanması gereken bir ihtiyaçtır. Böylece hakim savcı olmadan önce bir yeni aşama getirilmektedir. Böylece hakim savcı yardımcıları adliyedeki işlere daha aktif katılacak, önemli sorumluluklar alacak ve daha iyi işlerin öğrenilmesi sağlanacaktır. Zira mesleki olgunluk anca mesleğin içerisinde bilfiil sorumluluk alarak geliştirilen bir melekedir. Bu surette mesleğe yeni katılan arkadaşlarımız tecrübe sahibi olarak katılmış olacaklar.” ifadelerini kullandı.

YARGI REFORMU STRATEJİ BELGESİ TOPLUMSAL KONSENSÜSLE KANUNLAŞTI

Bakan Gül, Yargı Reformu Stratejisi'ndeki önemli başlıklarından birisinin de hukuk eğitimi ve hukuk mesleklerine giriş olduğunu dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yargı Reformu Strateji Belgemizdeki hedeflerden 37'sini bugün itibarıyla gerçekleştiğini sizlerle paylaşmak isterim. Kanun gerektiren tüm faaliyetler, birinci yargı paketiyle kanunlaşmış ve 24 Ekim'de yayımlanmıştır. Bu pakete karşı muhalefetin bile anayasaya aykırı iddiasıyla bir iki teknik şey haricinde bir itirazı olmamıştır ve toplumsal konsensüsle kanunlaşmıştır. Kanun gerektirmeyen konularda da adımlar atılmış, 250 faaliyetin 37'si gerçekleşmiştir.”

Yakın zamanda TBMM'nin gündemine gelmesini ve kanunlaşmasını bekledikleri 2'nci, 3'üncü ve 4'üncü yargı paketleriyle Türkiye'nin hukuk sorunlarını çözmeyi amaçladıklarını aktaran Gül, yargının temel meselelerinden birisinin de iyi yetişmiş hukukçu eksikliği olduğunu anlattı. Bakan Gül, hukuk fakültelerine girişte 190 bin olan başarı sırasının 125 bine çekildiğine ve attıkları adımın meyvesini bu sene alacaklarına işaret ederek, şunları kaydetti:

“Bir profesör, 8 yeni akademi dünyasına katılmış meslektaşımızın olduğu bir yerde hukuk fakültesi tabelasının asılması ve o tabelanın altından geçmek bizim için gerçekten üzücüdür. Buradan genç arkadaşlarıma söylüyorum; hukuk fakültesini tercih ederken lütfen kadrosuna bakın. Orada verilen eğitime, dersinize giren kişilerin hukukçu mu değil mi, kaç tane profesör ve doçent var, buna bakarak tercih edin. Bu sene üniversite sınavlarında daha nitelikli daha kaliteli bir tercihi görmeyi hep beraber umut ediyoruz.”

BAKAN GÜL ORD. PROF. DR. SULHİ DÖNMEZER ANMA PANELİNE KATILDI

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Yargı Reformu Stratejisi'ndeki yeniliklerle infaz usullerini geliştirmeyi, güncel teknolojileri de sisteme entegre etmeyi amaçladıklarını kaydetti. Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer'in eserleriyle kök salmış ulu bir çınar olduğunu belirten Bakan Gül, “Suç ve yaptırım dengesini, toplumun adalet duygusunu tatmin edecek şekilde yeniden gözden geçirmeye kararlıyız.” dedi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer'in 102. yaş günü dolayısıyla düzenlenen panele katıldı. CTE Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer İstanbul Eğitim Merkezinde düzenlenen panelin açılışında konuşan Bakan Gül, suç ve yaptırım dengesini, toplumun adalet duygusunu tatmin edecek şekilde yeniden gözden geçirmeye kararlı olduklarını vurguladı. Bakan Gül yapılan düzenlemelerle standartları yükseltilen infaz sistemiyle, hükümlünün ıslahını sağlayarak toplum hayatına uyum sağlamasının amaçlandığını belirtti. Bakan Gül, “Yargı Reformu Stratejisi'ndeki yeniliklerle birlikte infaz usullerini geliştirmeyi, bu arada güncel teknolojileri de sisteme entegre etmeyi amaçlıyoruz. Bu kapsamda şiddet içermeyen bazı suçlardan hükümlü olan yaşlı, hamile ve çocukların cezalarını, elektronik izleme merkezi aracılığıyla evde çekmesi alternatifi üzerinde duruyoruz. Hükümlü ve tutukluların yakınları ile görüntülü görüşmesi, elektronik dilekçe gibi yeni uygulama modelleri de çalışma gündemimizde yer almaktadır.” değerlendirmesini yaptı.

GÜVEN VEREN VE ERİŞİLEBİLİR BİR ADALET

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kamuoyuna açıkladığı Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde çok önemli hedefler bulunduğunu aktaran Bakan Gül, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu hedeflerde mevzu hukuku toplumun hakikati ile buluşturmak, hukuk sistemimizi toplumsal ihtiyaçlara cevap verecek şekilde adil, etkili ve hızlı çalıştırmak için adımlar atıyoruz. 'Güven veren ve erişilebilir bir adalet’' vizyonuyla hazırladığımız Yargı Reformu Strateji Belgemiz, önümüzdeki 5 yılın yol haritasını ortaya koymaktadır. Belgede yer verdiğimiz dokuz temel amaçtan birini de 'ceza adaleti sisteminin etkinliğinin arttırılmasıdır.”

Bakan Gül konuşmasında suç mücadelede ceza adaleti sisteminin hızlı, etkin ve adil işleyişinin büyük önem kazandığına dikkat çekerek, “Bir tek suçun bile cezasız kalmayacağı, bir tek masumun bile haksız yere suçlanmayacağı bir sistemin tüm unsurlarıyla gerçek anlamıyla hayata geçmesi hususunda çok önemli adımları, gerek mevzuat, gerek uygulama çerçevesinde atmak, hepimizin ortak bir yükümlülüğüdür.” dedi. Bakan Gül bu çerçevede kanunlaşan 1. Yargı Paketi ile hem devamında gelecek tüm süreçlerle birlikte ceza hukuku anlamında adil ve tüm toplumun beklentilerinin karşıladığı bir sistemi uygulamayı hayata geçirmeyi hedeflediklerini belirtti.

DÖNMEZER ESERLERİYLE KÖK SALMIŞ ULU BİR ÇINAR

Bakan Gül, Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer'in eserleriyle kök salmış ulu bir çınar olduğunu, ardında çok önemli bir miras bıraktığını dile getirdi. Ceza hukukçusunun en büyük ve en önemli vasfının hakikate hürmet olduğunu vurgulayan Bakan Gül, “ Hakikati sadece kurallarda, kuru kelimelerde, kanun metinlerinin lafzında aramak, hukukçu için beyhude yorulmaktır. Mevzuatı hakikat bilmek lafzın dehlizlerinde kaybolmaktır. Hukukun hakikati, toplumun hakikatinden farklı bir şey değildir. Toplumun hakikati ise kültür ve tarih üzerinde yükselir. Örf ve adetlerden, inanç ve değerlerden beslenir.” ifadelerini kullandı.

Bakan Gül, özellikle mevzu hukukun hakikatle uyum ve ahenk içinde olduğu ölçüde kuvvet ve meşruiyet kazanacağını vurgulayarak şu ifadeleri kullanarak konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Bu hakikatle bağı koptuğunda, kendisinden beklenen sosyal barışı sağlama işlevini yerine getiremez. Aynı şekilde, normu yorumlama ve uygulama görevi bulunan hukukçunun da içinde yaşadığı toplumla köprülerini atma lüksü yoktur. Hakim, savcı, avukat, uzman, akademisyen... Hangi rolü üstlenirse üstlensin, hukukçu, yaşadığı toplumun tarihini, kültürünü, inancını ve değerlerini özümsemiş olmalıdır. Tarih, kültür, sanat, felsefe, ayağı bu kadim coğrafyaya basan bir entelektüel ancak bu coğrafyaya katkıda bulunur. Oryantalist bir bakış açısıyla, bir kompleksle kendi değerlerine, kendi coğrafyasına, kendi toprağına yabancılaşan bir entelektüel bir aydından asla bahsetmek mümkün değildir. Topluma ve toplumsal değerlere yabancılaşma, aynı zamanda hukukun özüne ve amacına, yani adalet duygusunun bizatihi kendisine karşı da bir yabancılaşmayı beraberinde getirir.”

Kurum personelinin sayısal artışı yanında, hizmet içi eğitimlerle niteliklerini de artırmaya devam etiklerini belirten Bakan Gül, "İnfaz personeli eğitim sistemimizi Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile 6 Eylül 2019 tarihinde EPTA'ya, yani Avrupa Cezaevi Eğitim Akademileri Ağı'na üye yaptık. 5 ayrı ilimizde bulunan bu eğitim merkezlerimizin niteliğini arttırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." dedi.
 


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İsimsiz Yorumcu 10 ay önce

Hukuk fakültesi seçerken değil de keşke hukuk fakültesi açarken önce kadrosuna bakılsa

Avatar
ahmetmehmet 10 ay önce

Vakıf üniversiteleri çok yayın yapan öğretim elemanlarını alMAmak için adeta birbirleriyle yarışıyor. Neden derseniz? Cevabı basit aslında. Çok yayını olan hocaya çok fazla maaş vermekten korkuyorlar. O nedenle mümkün olduğunca az yayını olanları tercih ediyorlar.

Avatar
Muz 10 ay önce

Daha fazla daha çok. 200 tane fakulte açın. Yetmez ama evet.