Takdiri indirim nedenleri TCK m. 62 hükmünde düzenlenmiştir.[1]

TCK m. 62 hükmü doğrultusunda takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasına yönelik olarak gösterilen gerekçenin yasal ve yeterli olup olmadığı hususu bazen duraksamalara neden olmaktadır.

5237 sayılı TCK'nin “Takdiri indirim nedenleri” başlıklı 62. maddesinde, fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde verilecek cezanın indirilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Bu hükme göre cezalarda yapılacak indirim şu şekilde olmalıdır:

1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis cezası verilir.

2) Müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir.

3) Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir.

Takdiri indirim nedenleri

TCK m. 62/2 hükmünde takdiri indirim nedenleri gösterilmiştir. Buna göre takdiri indirim nedeni olarak kabul edilecek hususlar şunlardır:

1) Failin geçmişi,[2]

2) Sosyal ilişkileri,[3]

3) Fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları[4]

4) Cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri[5]

Hâkim takdiri indirim nedenleri olarak yukarıda belirtilen nedenleri dikkate alabilir.

Madde metninde yer alan "gibi hususlar" ibaresi, 12.05.2022 kabul tarihli, 27.05.2022 tarih ve 31848 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7406 sayılı Kanunun 1. maddesiyle metinden çıkartılmıştır. Eski düzenlemede yukarıda belirtilen nedenlere benzer nedenlerle takdiri indirim yapılabilirken değişiklik sonrasında sadece yasal düzenlemede gösterilen nedenler dikkate alınarak değerlendirme yapılabilecektir. Artık yargıcın eskisi gibi geniş bir takdir hakkı bulunmamaktadır. Başka söylemle, sadece yasada belirtilen indirim nedenlerini dikkate alarak takdir hakkını kullanabilecektir.[6]

Takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmayacak hususlar

Failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmaz (TCK m. 62/2).[7]

Yasal düzenleme öncesinde “takım elbise kravat” giyip sanıkların takdiri indirim aldıkları eleştirisi üzerine "iyi hal" indiriminde bu hususun dikkate alınmaması için bir takım eleştiriler yapılmış ve konu medyada tartışılmıştı.[8]

Bu eleştiriler üzerine yasal düzenleme değişikliğine gidildi ve yukarıda belirtmiş olduğumuz kural getirildi. Bu kuralla birlikte sanığın şekli tutum ve davranışları dikkate alınmayacaktır.

Bu düzenleme ile birlikte yargıcın takdiri indirim nedenleri konusunda geniş bir takdir yetkisinin bulunmadığı, sadece yasal düzenlemede belirtilen nedenleri dikkate alması gerektiği ifade edilebilir.[9]

Gerekçe gösterme zorunluluğu

Takdiri indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilmek zorundadır (TCK m. 62/2). Burada 3 hususu dikkate almalıyız:[10]

1) Hâkimin bu konudaki takdir yetkisi sınırsız değildir.

2) Bütün kararlarda olduğu gibi takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararlar da gerekçeli olmalıdır.

3) Gösterilen gerekçelerin hak, adalet ve nasafet kuralları ile dosya içeriğine uygunluğu İstinaf ve Yargıtay denetimine tabidir.

Anayasamızın m. 141 ve CMK m. 34 hükümleri gereğince bütün mahkeme kararlarının gerekçeli yazılması gerekmektedir.

Gerekçe kavramı, bir kişi hakkında kurulan hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun olarak açıklanması olarak tanımlanabilir.

Gerekçenin hem yasal olması hem de yeterli olması gerekir. Dosya içeriğine uymayan bir gerekçeyle karar verilmesi hukuka aykırı olacaktır. Bu durumun keyfilik olarak nitelendirilmesi mümkündür. Ayrıca yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile karar verilmesi yasa koyucunun amacı ile de bağdaşmayacaktır.

Örneğin; sanığın ileride suç işleyeceği yönündeki kanaat yasal ve yeterli bir gerekçe oluşturmayacaktır.[11]

“Fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları” ibaresi

Burada asıl tartışılması gereken konu “fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları” ibaresinin ne şekilde anlaşılması gerektiği hususudur.

Yani suçu işledikten sonra pişmanlık göstermediğine ilişkin bir beyanı olmayan dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı bulunmayan sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanabilir mi? Yargıtay eski kararlarında bu durumda sanık hakkında takdiri nedenlerin uygulanabileceği ve sanık hakkında ceza indirimi yapılabileceğini ifade etmekteydi.[12]

Yargıtay eski tarihli kararlarında, maddi olayı ısrarla gerçekleşme şeklinden farklı olarak anlatan, yargılama sürecinde pişmanlık gösterdiğine ilişkin herhangi bir söylem veya eylemi dosyaya yansımayan sanık hakkında takdiri indirim yapılmamasının isabetli olduğunu ifade etmekteydi.[13]

Örneğin, atılı suçu inkâr eden ve beraat kararı verilmesi gerektiğini düşünen sanık hakkında TCK m. 62 hükmünün uygulanması mümkün mü?

Burada sanığın suçu ikrar etme zorunluluğunun bulunmadığını ifade etmeliyiz. Nitekim Yargıtay bir kararında, sanık hakkında, “sanığın suçu inkârı da dikkate alınarak cezasından başkaca yasal ve takdiri artırım ya da eksiltme yapılmasına yer olmadığı” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile karar verilmesini hukuka aykırı bulmuştur.[14]

Bu nedenle sanığın yapılan yargılamada hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin bir düşünce ile hareket ederek atılı suçu kabul etmemesi son derece doğaldır. Burada sanığın ikrarı olmadığı ve pişmanlık duymadığı şeklinde bir ön yargı ile hakkında takdiri indirim uygulanmaması isabetli olmayacaktır.

Yasal değişiklik sonrasında duruşma zabıtlarında sıklıkla sanıkların “pişmanım” “pişmanlık duyuyorum” şeklindeki ifadelerine yer verildiği görülecektir. Çünkü savunma yasal düzenleme metnine göre gelişme gösterecektir. Belirtmek gerekir ki, pişmanlık sözlü ifade ile gösterilmez. Sanığın davranışları onun olay nedeniyle pişman olup olmadığını ortaya çıkarır. Bu nedenle yargıcın sanık ile ilgili gözlemleri önemlidir.

Takdiri indirim nedenleri açısından en çok tartışma yaratan konu gerekçenin yasal ve yeterli olup olmadığı konusudur.

Takdiri indirim konusunda yargıç, hem bunun nedenlerini ortaya koymalı hem de neden uygulandığı veya uygulanmadığı konusunda yasal ve yeterli gerekçeleri göstermelidir.

Gerekçe hangi durumlarda yasal ve yeterli sayılır?

Bu konuyu basit bir cümle ile tanımlamak veya açıklamak pek mümkün gözükmemektedir. Yasal düzenlemede takdiri indirim nedeni olarak 4 tane neden gösterilmiştir.[15]

Bu nedenlerin hepsinin varlığında takdiri indirimin uygulanmasında bir sorun bulunmamaktadır. Bunlardan bazılarının çelişmesi halinde takdiri indirimin uygulanması veya uygulanmamasına ilişkin gerekçeyi yazmak çok kolay olmayacaktır.

Bununla birlikte, gerekçenin yasada gösterilen nedenlere dayanması ve uygulamayı destekleyecek düzeyde olması durumunda gerekçenin yasal ve yeterli olduğu söylenebilecektir.

Bu konunun daha çok uygulama ile daha iyi anlaşılabilir hale geleceğini ifade etmeliyiz. Burada yüksek mahkeme kararlarında yer verilen yasal ve yeterli olmayan gerekçe örnekleri dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmalıdır.

Yasal ve Yeterli Olmayan Gerekçe Örnekleri

“Sanığın lehine takdiri indirim nedeni bulunmadığından”[16]

“Sanıkta ve olayda takdiri indirim nedeni görülmediğinden sanık hakkında TCK’nin 62/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına”[17]

“Hapis cezasının paraya çevrilmesi halinde ıslah edici olmayacağı”[18]

“Sanığın duruşmadaki olumlu tutum ve davranışları mahkememizce lehine takdiri indirim nedeni kabul edildiğinden”[19] (hiçbir duruşmaya katılmadığı dikkate alınmadan)

“Başkaca takdiri ve yasal indirim yapılmasına yer olmadığına”[20]

“Suçun işlenmesiyle katılanın uğradığı zararın giderilmediği”[21] (sanığa atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunda katılanın maddi nitelikte zararının ve belirlenebilir bir kamu zararının bulunmaması karşısında)

“Takdiren başkaca teşdide veya tahfife mahal olmadığına”[22] (cezanın failin geleceği üzerindeki etkileri gibi hususları içeren takdiri indirim nedenlerinin varlığı tartışılıp kararda gösterilmeden)

“Sanığa verilen cezadan herhangi bir indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına”[23]

“Haklı neden bulunmadığından sanıklara verilen bu cezadan başkaca yasal ve takdiri indirim nedeninin uygulanmasına yer olmadığına”[24]

“Sanığın kişiliği, duruşmalar sırasındaki hal ve tavırlarıyla işlediği suça ilişkin pişman olduğuna dair samimi, olumlu ve somut bir davranışı gözlemlenmediği ve ceza adaletinin tesisi”[25] (geçmişte suç işlediği tespit edilemeyen ve duruşma tutanaklarına olumsuz hali yansıtılamayan sanığın yargılama aşamasında, suçun açığa çıkmasına yardımcı olacak şekilde savunma yapması karşısında)

“Başkaca indirime takdiren yer olmadığına”[26]

TCK’nin 61/1. maddesinde sayılan ve temel cezanın belirlenmesinde gözönüne alınacak kıstasların gösterilmesi suretiyle[27]

“Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan cezanın nevi miktarı, suçun işleniş şekli, müştekilerin zararlarının karşılanmaması”[28]

------------------

[1] “01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının "Takdiri İndirim Nedenleri" başlıklı 62. maddesindeki; "fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir. Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir" şeklindeki düzenleme, 765 sayılı TCY'nın 59. maddesindeki; "kanuni tahfif sebeplerinden ayrı olarak mahkemece her ne zaman fail lehine cezayı hafifletecek takdiri sebepler kabul edilirse ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası yerine müebbet ağır hapis ve müebbet ağır hapis yerine 30 sene ağır hapis cezası hükmolunur, diğer cezalar altıda birden fazla olmamak üzere indirilir" biçimindeki düzenleme ile temelde aynı olmakla birlikte ikinci fıkra yönünden kısmen farklıdır.” Emsal karar için bkz.; YCGK, E: 2011/273, K: 2012/19, T: 07.02.2012.

[2] “Genel olarak buradan, failin suç işlemeden önceki yaşama biçimi, sabıkasının olup olmadığı, yaşam şartları, suça eğilimi, fiili gerçekleştirmeden kısa bir süre önceki yaşama biçimleri, kazanılan liyakat, kamuya yararlı kuruluş kapsamında çalışmaları gibi genişletilebilecek pek çok hal anlaşılabilmektedir.” Bkz.; Çağrı Kan; Takdiri İndirim Nedenlerinin Uygulanması Açısından Hakimin Takdir Hakkında Ölçüt Sorunu. Suç ve Ceza, vol.14, no.4, 2021, ss.807 - 835. s. 818; Erdal Yerdelen: Cezanın Belirlenmesi, Ankara 2013. s.289.

[3] “Failin sosyal ilişkilerinin, takdiri indirim nedeninin uygulanmasında dikkate alınması gerektiği belirtilse de tek başına bu durum dahi ceza hukukunun temel prensiplerinden eşitlik ilkesine aykırıdır. Bu bakış açısı altında, aynı suçu işleyen makam ve mevki sahibi biri ile gettoda yaşayan birinin ceza tayini farklı olabilecektir.” Bkz.; Çağrı Kan; Takdiri İndirim Nedenlerinin Uygulanması Açısından Hakimin Takdir Hakkında Ölçüt Sorunu. Suç ve Ceza, vol.14, no.4, 2021, ss.807 - 835. s. 820; Koray Doğan; Ceza Hukuku Dergisi, “Cezanın Belirlenmesi ve Bireyselleştirilmesi”, Cilt: 2 Sayı: 4, Ağustos 2007, s. 297.

[4] Madde metninde yer verilen "sürecindeki davranışları," ibaresi, 12.05.2022 kabul tarihli, 27.05.2022 tarih ve 31848 sayılı R.G.de yayımlanan 7406 sayılı Kanunun 1. maddesiyle "sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya" şeklinde değiştirilmiştir. “Hâkim, gönüllü vazgeçme ve etkin pişmanlık halleri dışında, failin gerçekleştirdiği suç sonrası oluşan zararı giderme, teslim olup delillerin ortaya çıkmasına sebep olma, mağdurun hastane masraflarını karşılama gibi olumlu hareketleri takdiri indirim sebebinin uygulanması için değerlendirebilecekken, taksirli fiilden sonra olay yerinde mağduru bırakarak kaçma, delilleri gizleme gibi olumsuz hareketleri ise takdiri indirim sebebinin uygulanmamasına etki edecek şekilde değerlendirebilecektir.” Bkz.; Çağrı Kan; Takdiri İndirim Nedenlerinin Uygulanması Açısından Hakimin Takdir Hakkında Ölçüt Sorunu. Suç ve Ceza, vol.14, no.4, 2021, ss.807 - 835. s. 822; Koray Doğan; Ceza Hukuku Dergisi, “Cezanın Belirlenmesi ve Bireyselleştirilmesi”, Cilt: 2 Sayı: 4, Ağustos 2007, s. 296.

[5] “Ceza alan failin geleceği, bundan cezanın az ya da çok olmasına bağlı olmaksızın olumsuz olarak etkilenecektir. Ancak, kanunun düzenlemesi karşısında, failin alacağı cezanın takdiri indirim oranı kadar indirilmesi, failin geleceğinde karşılaşacağı olumsuz etkileri azaltacak ise bu indirim oranının uygulanması gerekecektir. Bu nedenlerin birden fazla bulunması durumunda, failin cezası, birden fazla değil, bir kez indirilebilecektir.” Bkz.; Çağrı Kan; Takdiri İndirim Nedenlerinin Uygulanması Açısından Hakimin Takdir Hakkında Ölçüt Sorunu. Suç ve Ceza, vol.14, no.4, 2021, ss.807 - 835. s. 825; Koray Doğan; Ceza Hukuku Dergisi, “Cezanın Belirlenmesi ve Bireyselleştirilmesi”, Cilt: 2 Sayı: 4, Ağustos 2007, s. 298.

[6] Yasa değişikliği öncesi için şu hususlar söylenebilir: “Serbest takdir sisteminin bir gereği olarak da olayda sanık yararına takdiri indirimin uygulanmasını gerektiren nedenlerin varlığını veya yokluğunu belirleme yetkisi yargılamayı yapan hâkime ait olacaktır. Zira yargılama süreci boyunca maddi gerçeğe ulaşma ve adaleti sağlama yolunda çaba harcayan hâkim, sanığı birebir gözlemleyen ve bu bağlamda takdiri indirim nedenlerinin varlığı ya da yokluğunu en iyi tespit edebilecek konumdaki kişidir. Hâkim; “failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri”nin yanında, her somut olaya göre değişebilecek ve önceden öngörülemeyecek nedenleri de birlikte değerlendirerek bu hususta hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun biçimde uygulama yapacaktır.” Emsal karar için bkz.; YCGK, E: 2019/28, K: 2021/19, T: 02.02.2021.

[7] (Ek 2. cümle: 12.05.2022 - 7406 S.K/Madde 1). Değişiklik öncesinde 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinin ikinci fıkrasında takdiri indirim nedenleri sayıldıktan sonra “gibi” denilmek suretiyle takdiri indirim nedenlerinin kanunda sayılanlarla sınırlı olmadığı, aksine bunların örnek olarak belirtildiği söylenebilir. Eski düzenlemede sayılan “failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri” gibi nedenler, uygulamada hâkimi sınırlayıcı değil yol gösterici nitelikteki gerekçeler olarak kabul edilmişti. Bunun sonucu olarak da 5237 sayılı TCK’nın, takdiri indirim nedenleri yönünden sınırlayıcı sistemi değil, serbest değerlendirme sistemini benimsediği kabul edilmektedir.

[8] Tartışma ve eleştiriler ile ilgili bkz.; https://www.sabah.com.tr/gundem/2022/03/09/takim-elbise-iyi-hal-indirimisayilmayacak#:~:text=Ba%C5%9Fkan%20Recep%20Tayyip%20Erdo%C4%9Fan%20ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda,iyi%20hal%22%20indiriminde%20dikkate%20al%C4%B1nmayacak.ET: 18.11.2022.

[9] Yasal değişiklik öncesinde hakimin bu konuda geniş bir takdir yetkisi bulunmaktaydı. 06.1976 tarihli ve 3–4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile bu doğrultudaki birçok Ceza Genel Kurulu kararında açıkça vurgulandığı üzere; kanun koyucu, hâkime takdiri indirim hükmünün uygulanması konusunda geniş bir takdir yetkisi tanıyarak uygulamada çıkabilecek olan ve önceden öngörülme imkânı bulunmayan çeşitli hâlleri kapsayacak bir kalıp bulmanın zorluğu karşısında hâkimin bu yetkisini sınırlamaktan özenle kaçınmış, bu tavrını 5237 sayılı TCK’da da devam ettirmiştir.

[10] YCGK, E: 2019/28, K: 2021/19, T: 02.02.2021.

[11] Örneğin; sanığın, ‘insan can ve mal varlığına önem vermez tavır ve davranışları şeklinde’ gösterilen gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olmayıp TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında göz önünde bulundurulması gerektiği ve bu kurumun uygulanması bakımından yasal niteliği haiz olmadığı, bu gerekçeden hareketle sanığın ileride suç işleyeceği yönündeki kanaate ise hangi gerekçeyle ulaşıldığının belirtilmediği, sanığın sabıkasız olup hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi de dikkate alındığında, Yerel Mahkemece sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken gösterilen gerekçenin yasal ve yeterli olmadığı gibi dosya kapsamıyla uyumlu olmadığı kabul edilmelidir. YCGK, E: 2017/543, K: 2020/54, T: 04.02.2020.

[12] Örneğin; sabıkası olmayan, bozma öncesi yapılan her iki oturuma da katılan, suçu işledikten sonra pişmanlık göstermediğine ilişkin bir beyanı ya da dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı bulunmayan ve sorguda pişman olup katılandan özür dilediğini söyleyen sanık hakkında Yerel Mahkemece her iki suça ilişkin kurulan hükümlere yönelik olarak TCK’nın 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasına dair “Sanığın geçmişteki hâli fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışlarına göre hakkında olumlu kanaat oluşmadığı” şeklindeki gerekçenin yasal ve yeterli olmadığı kabul edilmelidir. Bkz.; YCGK, E: 2019/28, K: 2021/19, T: 02.02.2021.

[13] “Sabıka kaydında birden fazla geçmiş hükümlülüğü bulunan ve bu sabıkaları nedeniyle hakkında tekerrür hükümleri uygulanması gereken, aşamalarda alınan savunmalarında maddi olayı ısrarla gerçekleşme şeklinden farklı olarak anlatan, yargılama sürecinde pişmanlık gösterdiğine ilişkin herhangi bir söylem veya eylemi dosya içeriğine yansımayan sanık hakkında, kendisini yargılama sürecinde bizzat gözlemleyen yerel mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmaması, hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmemesi ve verilen cezanın ertelenmemesi yönünde gösterilen gerekçe dosya kapsamı ile uyumlu olduğu gibi, hüküm fıkrasında; "nedenleri bulunmadığından sanığın cezasından başkaca yasal veya takdiri sebeplerle arttırma veya indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına", kararın gerekçe bölümünde ise; "tüm dosya kapsamına göre de sanık lehine yasal veya takdiri indirim sebeplerinin uygulanmasını gerektirir hiç bir sebep bulunmadığı" şeklindeki takdiri indirimin uygulanmamasına ilişkin gerekçenin de denetime elverişli, yasal ve yeterli olduğu kabul edilmelidir.” YCGK, E: 2011/277, K: 2012/4, T: 31.01.2012.

[14] Y.22.CD, E: 2015/13406, K: 2016/7878, T: 10.05.2016.

[15] Bu nedenler şunlardır: Failin geçmişi, Sosyal ilişkileri, Fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları, Cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri..

[16] Y.2.CD, E: 2011/27565, K: 2013/15945, T: 13.06.2013.

[17] Y.4.CD, E: 2009/909, K: 2009/8693, T: 06.05.2009.

[18] Y.12.CD, E: 2013/7729, K: 2014/2410, T: 03.02.2014.

[19] Y.15.CD, E: 2015/745, K: 2018/210, T: 11.01.2018.

[20] Y.22.CD, E: 2015/10887, K: 2016/2590, T: 26.02.2016.

[21] Y.4.CD, E: 2011/2251, K: 2012/19938, T: 08.10.2012.

[22] Y.5.CD, E: 2011/9031, K: 2012/2205, T: 19.03.2012.

[23] Y.22.CD, E: 2015/7115, K: 2015/8928, T: 16.12.2015.

[24] Y.2.CD, E: 2015/1287, K: 2018/1244, T: 14.02.2018.

[25] Y.16.CD, E: 2018/7004, K: 2019/1952, T: 21.03.2019.

[26] Y.2.CD, E: 2013/31258, K: 2014/21420, T: 18.09.2014.

[27] Y.22.CD, E: 2015/6601, K: 2015/8929, T: 16.12.2015.

[28] Y.4.CD, E: 2011/2405, K: 2012/19951, T: 08.10.2012.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.