banner648

A. Sorumluluk Sigortası

Sorumluluk sigortası, sigortalının üçüncü kişilere karşı yükümlülüklerini ihlal etmesi sonucu herhangi bir zarara sebebiyet vermesi halinde, malvarlığında meydana gelebilecek azalma rizikosunu teminat altına alan bir sigorta türüdür[1].

Sorumluluk sigortaları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun m. 1473 vd. ile hükme bağlanmış olup, bu sigorta ile sigorta ettirenin kendisi ve sigorta ettirenin fiili sonucu zarara sebebiyet verdiği üçüncü kişilerin menfaatlerinin dengelenmesi amaçlanmaktadır[2]. TTK 1473/1. maddede “Sigortacı sorumluluk sigortası ile sözleşmede aksine hüküm yoksa sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder” hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda, sorumluluk sigortasının sigortalının malvarlığındaki azalma tehlikesine karşı teminat sağlaması[3], bu sigorta türünün zarar sigortası olduğu sonucunu doğurmaktadır[4]. Sigortacının, sigortalının sorumluluğundan doğan tazmin yükümlülüğüne karşı savunma giderleri ya da haklı istemler açısından tazminat ödeme yükümlülüğüne karşı himaye sağlaması söz konusudur[5]. Bu durumda, sigortalı aleyhine bir talepte bulunulduğunda, söz konusu talebin sigorta sözleşmesi kapsamında makul giderlerden olması halinde, sigortacı tarafından bu giderlerin karşılanması gerekmektedir[6].

Zarar sigortalarında, sigortacı tarafından ödenmesi gereken tazminatın sınırı, rizikonun meydana gelmesi sonucu ortaya çıkan zarara göre belirlenmekte[7] ve sigortalı aleyhine oluşan gerçek ve somut zararın tazmin edilmesi söz konusu olmaktadır[8]. Sorumluluk sigortasının diğer zarar sigortalarından farkı, üçüncü kişilerin tazminat taleplerini karşılaması ve üçüncü kişiler tarafından ileri sürülen haksız taleplere karşı hukuki himaye sağlamasıdır[9]. Zarar sigortaları bakımından en önemli ilkenin zenginleşme yasağı[10] olduğu göz önünde bulundurulduğunda, sigortacı tarafından yerine getirilmesi gereken edimin sigorta bedeli ile sınırlandırılması söz konusudur[11]. Sorumluluk sigortası, sigortalı tarafından sebep olunan zararın tazmini hususunda sigortalının malvarlığını himaye etmesi açısından değerlendirildiğinde, rizikonun konusu bakımından malvarlığı sigortaları arasında yer almaktadır[12]. Ayrıca, aktif ve pasif zarar sigortaları ayrımında, sorumluluk sigortasının malvarlığının pasifini azaltma fonksiyonunun bulunması, bu sigorta türünün zarar sigortalarından pasif sigortalar[13] arasında yer aldığı sonucunu doğurmaktadır.

TTK 1475. madde hükmünde yer alan sigorta ettirenin bildirim yükümlülüğü kapsamında, sigortalının sorumluluk gerektiren durumu ve üçüncü kişilerin tazminat talebini on gün içinde sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacı kendisine yapılan bu bildirim neticesinde bildirim tarihinden itibaren beş gün içinde, söz konusu talebi üstlenme hususunda sigortalıya bildirimde bulunmakta ve bu durumda sigortalının hak ve menfaatlerini gözetme yükümlülüğü altında bulunmaktadır.

Ayrıca, ilgili kanun hükmünün dördüncü fıkrası gereğince, sigortacı tarafından söz konusu talebi üstlenme hususunda bildirimde bulunulmaması halinde, sigortacının sigortalı aleyhine kesinleşen tazminatı ödeme yükümlülüğü doğmaktadır. TTK madde 1482 hükmü gereğince, sigortacıdan tazminat talebi, on yıllık bir zamanaşımı süresine tabidir.

Sorumluluk sigortasında, sigortalının kasten sebep olduğu eylemlerden ötürü meydana gelen zararların sigortacı tarafından karşılanma zorunluluğu bulunmamaktadır (TTK m. 1477). Kanımızca, bu durumda, sigortacının sorumluluk sigortası kapsamında sigortalının özen yükümlülüğüne aykırı davranışları sebebiyle meydana gelen ihlallerin tazminini sağlama yükümlülüğü söz konusu olmaktadır.

Öte yandan, TTK madde 1481 hükmü gereğince, sigortalının gerçekleşen zarardan ötürü sorumlulara karşı dava hakkının doğması halinde, halefiyet kuralı kapsamında, sigorta tazminatını ödemek zorunda kalan sigortacı zararın sorumlularına karşı dava açma hakkını haiz olacaktır. Bu durumda, sigortacının masrafları karşılamasına ek olarak, sigortalı karşı açılan davayı kendi hesabına yürütmesi söz konusu olacaktır[14]. Ayrıca, ilgili madde hükmünde, sigortacının sorumlulara karşı bir dava açması veya takip başlatması halinde, sigortalı lehine yaptığı ödemeyi ispat etmesi ile hâkim ya da sorumluların onayı gerekmeksizin davayı veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilmesi söz konusu olacaktır.

B. Yönetici Sorumluluk Sigortası

1. Genel Olarak

Anonim ortaklık yönetim kurulu, esas sözleşme ile atanmış ya da genel kurul tarafından seçilmiş, bir veya birden fazla kişiden oluşan bir organdır (TTK m. 359). Yönetim kurulu üyelerinin görev ve yükümlülükleri, kanundan ve esas sözleşmeden kaynaklanmakta olup, TTK madde 553 hükmü gereğince, bu sorumluluğu ihlal etmeleri sonucu üçüncü kişiler aleyhine haksız fiilde bulunmaları halinde, yöneticilerin doğrudan ve müteselsilen sorumlulukları bulunmaktadır[15]. Bu sorumluluk türü, dış sorumluluk olarak adlandırılmaktadır[16]. Yöneticilerin bu sorumluluğu açısından, TTK madde 557/1 hükmü gereğince, farklılaştırılmış teselsül ilkesi geçerli olacaktır[17].

TTK madde 555 hükmü kapsamında, yöneticilerin kusurlu eylem ve kararlarından ötürü anonim ortaklığın uğradığı zararın tazmini pay sahipleri ve alacaklılar tarafından talep edilebilmektedir. Ancak bu durumda, pay sahipleri tarafından yalnızca söz konusu sorumluluk tazminatının şirkete ödenmesi talep edilebilmektedir. Öte yandan ilgili maddenin ikinci fıkrası gereğince, pay sahiplerinin şirketin zararının tazmini sağlamak maksadıyla açmış olduğu davada hukuken ve maddi sebepler açısından haklı olarak davayı ikame ettirmesi halinde, dava giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesinin mümkün olmaması halinde, hâkim söz konusu masrafları pay sahibi ve şirket arasında hakkaniyet çerçevesinde paylaştırmaktadır. Şirket alacaklılarının ise şirket aleyhine meydana gelen zararın tazmininin şirkete ödenmesini isteme hakkı, yalnızca şirketin iflası halinde mümkündür (TTK m. 556). Fakat yöneticilerin kusurlu eylem ve kararlarından ötürü pay sahiplerinin ve alacaklıların şahsi zararlarının doğması halinde, doğrudan zarar görmeleri hasebiyle sorumluluk davası açma hakları saklıdır. Bu durumda yöneticilerin şirketten ayrı olarak ortaklık pay sahiplerine ya da alacaklılarına karşı sorumluluğu, dış ilişki sorumluluğu olarak adlandırılmaktadır[18]. Sorumluluk davalarında görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olup, yetkili mahkeme ise, anonim ortaklığın merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir[19].

Yönetim kurulu üyelerinin kanundan ve esas sözleşmeden kaynaklı yükümlüklerini ihlal etmesi halinde tazmin yükümlülüklerinin doğabilmesi için, hukuka aykırı bir durumun var olması, isnat edilebilecek kusurun varlığı, illiyet bağının mevcut olması ve bu haksız fiil dolayısıyla bir zararın meydana gelmesi gerekmektedir. Yönetim kurulunun karar ve eylemlerinde kurumsal yönetim ilkeleri kapsamında “iş adamı kararı” vermeleri[20] gerekmekte olup, bu durumda tedbirli bir yöneticinin göstermesi gereken özeni göstermediği hallerde, özen yükümlülüğünü ihlal derecesine göre sorumlu tutulacaktır[21].

SOPACI ÖZTUNA kitabında yönetici sorumluluk sigortasını “bir tüzel kişinin (bu şirket, kooperatif, vakıf, dernek veya iktisadi şekilde işletilen kamu tüzel kişisi olabilir) ama ağırlıklı olarak bir şirketin veya bağlı işletmelerinin organ üyelerinin, müdürlerinin, yönetim ve denetim kadrosunda çalışanlarının görevlerini ifa ederken gerçekleştirdikleri görev ihlallerinden kaynaklanan saf malvarlığı zararlarına ilişkin olarak iç ilişki ve dış ilişki sorumluluğu sebebiyle şirket, ortaklar, şirket alacaklıları veya bunların dışındaki üçüncü kişiler tarafından şirketin (ya da bağlı işletmelerinin) organ üyelerine, müdürlere ve diğer yönetim ve denetim kademesinde çalışanlarına yöneltilecek haksız tazminat taleplerine karşı savunma teminatını ve haklı tazminat taleplerini ödeme teminatı içeren bir isteğe bağlı sorumluluk sigortası”[22] olarak tanımlamıştır.

TTK 361. maddede, "Yönetim kurulu üyelerinin, görevlerini yaparken kusurlarıyla şirkete verebilecekleri zarar, şirket sermayesinin yüzde yirmi beşini aşan bir bedelle sigorta ettirilmiş ve bu suretle şirket teminat altına alınmışsa, bu husus halka açık şirketlerde Sermaye Piyasası Kurulunun ve ayrıca pay senetleri borsada işlem görüyorsa borsanın bülteninde duyurulur ve kurumsal yönetim ilkelerine uygunluk değerlendirmesinde dikkate alınır" hükmü yer almaktadır. Anılan madde hükmünde, yöneticilerin kanundan ve esas sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirirken kusurlu eylem ve kararlarından ötürü şirket, pay sahipleri ya da alacaklılar aleyhine herhangi bir zarara sebebiyet vermeleri halinde, bu sorumluluğun tazmini amacıyla yönetici sorumluluk sigortası yaptırılabileceği hükme bağlanmıştır. İlgili kanun hükmü 6762 sayılı TTK’de daha önceden yer almamakta olup, bu sorumluluk sigortası 6102 sayılı kanun kapsamında düzenlenmiştir. İlgili kanun hükmünün gerekçesinde, bu sigortanın isteğe bağlı olarak yapılabileceği ve Batı ülkelerinde yaygın olduğu belirtilmiştir. Anılan kanun maddesi ile, sigortalanan rizikonun teminat altına alınmasından ziyade, profesyonel sorumluluk bilinci yüksek ve yönetim kurulu üyeliği görevini yerine getirebilecek yeteneğe sahip kişilerden oluşan yönetim kurullarının oluşması amaçlanmaktadır[23].

2014 yılında çıkarılan Kurumsal Yönetim Tebliği Ek 1 4.2.8. madde de, yönetim kurulu üyelerinin görevlerini yerine getirirken kusurlu eylem ve kararları neticesinde şirket aleyhine bir zarara sebebiyet vermeleri riskine karşı, şirket sermayesinin yüzde yirmi beşini aşan bir bedel ile sigorta edilebileceğine ilişkin hüküm yer almaktadır[24]. Dolayısıyla, kurumsal yönetim ilkelerinin bir gereği olan yönetici sorumluluk sigortasının, risk yönetiminin ana unsurlarından biri olduğu sonucuna varılabilir[25].

KORKMAZ’a göre ilgili mevzuatta belirtilen sermayenin yüzde yirmi beşi oranında sigorta bedelinin hükme bağlanmasının hangi kıstasa göre belirlendiği hususunda kanunen bir açıklama mevcut değildir[26]. Öte yandan, ilgili kanun hükmünde yöneticilerin şirkete verebilecekleri zararın kapsamı belirtilmemiş olup, KERVANKIRAN’a göre, bu husus iki şekilde yorumlanabilmektedir. İlk durumda, pay sahipleri tarafından zarara uğranıldığı iddiası ile ya da yöneticilerin kusurları ile şirket aleyhine zarara sebebiyet verdikleri iddiasıyla açılan davalar; ikinci durumda ise genel kurulun yöneticilerin sorumluluğuna yönelik dava açılmasına karar vermemesine rağmen pay sahipleri tarafından açılan davalar kastedilmiş olabilir[27].

İlgili kanun maddesi, yönetici sorumluluk sigortasının şartları ve teminat altına alınan talepler hususunda eksik hususlar içermekte olup, detaylı ve yeterli bir düzenleme söz konusu değildir. SOPACI ÖZTUNA tarafından da belirtildiği üzere, “hüküm yönetici sorumluluk sigortası sözleşmesinin tanımını, şartlarını, unsurlarını veya hukuki sonuçlarını düzenleyen bir hüküm değildir[28]. Kanun koyucunun ilgili kanun maddesini düzenlemekteki maksadı, maddenin gerekçesinde de açıklandığı üzere, profesyonel, sorumluluk bilincine sahip ve kurumsal yönetim ilkeleri kapsamında bir yönetim kurulunun oluşturulmasıdır.

Ülkemizde yönetici sorumluluk sigortasına yönelik özel bir şartnamenin mevcut olmaması hasebiyle, bu sigorta türü için isteğe bağlı sorumluluk sigortaları bakımından geçerli olan “Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları” çerçevesinde düzenlenmektedir[29]. Ancak, 2006 yılında yürürlüğe giren Mesleki Sorumluluk Genel Şartlarının uygulanmaya başlaması ile bu kapsamda yönetici sorumluluk sigortası mesleki sorumluluk sigortası şartlarına özel şartlar eklenerek düzenlenmektedir[30]. Doktrinde yönetici sorumluluk sigortasının mesleki sorumluluk sigortası olmadığı gerekçe gösterilerek, MSSGŞ hükümleri kapsamına dahil edilmemesi gerektiği yönünde fikirler mevcuttur. KORKMAZ’a göre, yönetici sorumluluk sigortası yönetim kurulu üyeliğinin bir meslek olmaması sebebiyle mesleki sorumluluk sigortası niteliğini haiz değildir[31]. Mesleki sorumluluk sigortasının yalın malvarlığının yanı sıra, eşya ve şahsa ilişkin zararlardan doğabilecek rizikoları da himaye altına alabildiği[32] göz önünde bulundurulduğunda, kanımızca da yönetici sorumluluk sigortasına yönelik özel bir düzenlemenin yapılması gerekmektedir. Ancak KERVANKIRAN’a göre, günümüz koşullarında profesyonel anlamda yöneticilik faaliyetinin bir meslek niteliğinde olmasa bile tecrübe sahibi yöneticilerin de sorumluluk sigortası yapılması gerekmektedir[33].

Türk hukukunda, genel olarak aile şirketleri olarak örgütlenen anonim şirketlerde, pay sahipleri ve alacaklılar tarafından açılan sorumluluk davalarının açılma olasılığı, şirket tarafından yöneticiler aleyhine açılan davalara oranla daha fazla olmakla birlikte, bu durumda dış sorumluluk riskinin de yüksek olduğu söylenebilmektedir[34].

Yönetici sorumluluk sigortası, yöneticilerin şirkete ve üçüncü kişilere karşı şahsi sorumluluklarından kaynaklanan zararın oluşma riskine karşı, şirket tarafından yaptırılan isteğe bağlı bir sigortadır[35]. Öte yandan, TTK madde 1454 hükmü kapsamında, şirket tarafından yöneticilerin şirkete ve üçüncü kişilere vermiş oldukları zarara karşı şirketin veya üçüncü kişilerin menfaatini sigortalatması sebebiyle, bu sorumluluk sigortası başkası lehine sigorta türüdür[36]. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 129. Maddesi kapsamında, söz konusu sigortanın üçüncü kişi yararına sözleşme niteliğini haiz olduğu söylenebilir. Bunun sebebi, sigorta ettiren şirketin yöneticilerin şirkete ve üçüncü kişilere verebileceği zararlara karşı yönetim kurulu üyeleri lehine sorumluluk sigortası tesis etmesidir. Bu sigorta türünde, sigortalanan riziko yöneticilerin kasti olmayan, suç unsuru barındırmayan ve dolandırıcılık unsuru barındırmayan eylem ve kararlarından doğan sorumluluğudur[37]. Ayrıca, sorumluluk sigortası alt türlerinden olan yönetici sorumluluk sigortası zarar sigortası olmakla birlikte, bu sigorta ile yalnızca yalın malvarlığı zararları sigortalanmaktadır[38]. Yönetici sorumluluk sigortası ile eşya ve şahsa ilişkin zararlar bu sigortanın kapsamına dahil edilmemektedir[39].

Yönetici sorumluluk sigortası, D&O sorumluluk sigortası (Directors and Officers’ Liability Insurance) olarak da anılmakta olup, Amerika’da ortaya çıkmış ve Anglo Sakson ve Kıta Avrupası sigorta piyasasında yer edinmiş bir sigorta türüdür[40]. Yönetici sorumluluk sigorta poliçesi, ilk olarak 1930’lu yıllarda Llyod’s sigortacıları vasıtasıyla düzenlenmiştir[41]. II. Dünya Savaşı sonrasında, sermaye piyasalarındaki düzenlemeler ve ortaklıklar hukukundaki değişiklikler sonucu yönetici sorumluluk sigortası alanında gelişmeler yaşanmıştır[42]. Ülkemizde, yönetici sorumluluk sigorta sözleşmesini yapan az sayıda şirket bulunmasının nedenlerinden biri, eski Türk Ticaret Kanunu’nda bu hususta herhangi bir düzenlemenin yer almamış olmasıdır. Küresel konjonktürde yaşanan ekonomik değişimler sebebiyle, şirket paylarının halka açılması, şirketlerin birleşmesi, yabancı sermayenin esas olduğu ortaklıkların yaygınlaşması sebebiyle yöneticilerin şahsi sorumlulukları artmış olup bu hususta ülkemizde de söz konusu sorumluluğa yönelik sigortalama faaliyetinin varlığı gerekmiştir[43]. Dolayısıyla sermaye şirketlerinin artan ekonomik faaliyetleri neticesinde sermayelerini arttırmaları ve büyük ortaklıklar oluşturmaları, oldukça yüksek sermayelerin idaresini sağlayan yöneticilerin de bu sermayeleri yönetmeye başlaması sonucunu doğurmuştur[44]. KERVANKIRAN’a göre “yöneticilerin yüksek derecedeki sorumluluk riskleri karşısında yeterli derecede koruma sağlanamaması onları pasifize ederek kendilerinden beklenen verimin alınamaması sonucunu doğuracaktır[45]. Bahsi geçen tüm hususlar gözetildiğinde, yöneticilerin kurumsal yönetim ilkeleri kapsamında profesyonel bir yönetim faaliyetinde bulunabilmelerinin koşulu, kuşkusuz onların kusurlarından kaynaklanan eylem ve kararları neticesinde üçüncü kişiler aleyhine sebebiyet verdikleri zararların tazminin sağlanmasıdır.

Şirket yöneticilerinin haksız eylem ve kararları neticesinde bir zararın meydana gelmesi durumunda, tazminat talebinde bulunabilecek üçüncü kişiler, pay sahipleri, şirket ortakları, resmî kurumlar, şirket alacaklıları, rakip şirketler, şirket müşterileri, tedarikçi firmalar, şirket çalışanları, şirketin tasfiye memurları ve kreditörleri olarak sıralanabilir[46].

Yukarıda bahsi geçen üçüncü kişiler aleyhine yöneticilerin herhangi bir zarara sebebiyet vermesi halinde, yönetici sorumluluk sigortasının mevcudiyeti halinde, şirket tarafından hem üçüncü kişilerin zararının tazmini sağlanmakta hem de şirketin malvarlığında meydana gelebilecek bir azalmanın önüne geçilmektedir[47]. Yönetici sorumluluk sigortası ile sigortalanan teminatlar, “yönetici sorumluluğu, icra görevi yürütmeyen yönetim kurulu üyeleri lehine ihtiyari teminat, şirketin menkul kıymet sorumluluğu, kriz masrafları ve kaçırılma giderleridir”.[48]

---------------

[1] İrem Aral Eldeleklioğlu, Yönetici Sorumluluk Sigortası Teminatı, İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 16, 2-1, 2017, ss. 164, https://www.jurix.com.tr/article/9658 (ET: 08.11.2021); Furkan Dündar, Türk Hukukunda Sorumluluk Sigortası ve Riziko Kavramının TTK madde 1473 vd. Uyarınca İncelenmesi, Academia, ss. 9, https://www.academia.edu/43478946/T%C3%9CRK_HUKUKUNDA_SORUMLULUK_S%C4%B0 GORTASI_VE_R%C4%B0Z%C4%B0KO_KAVRAMININ_TTK_MADDE_1473_VD_UYARINC A_%C4%B0NCELENMES%C4%B0, (ET: 08.11.2021)

[2] Dündar, a.g.e., ss. 9

[3] Can Dağhan Akyürek, Yöneticilerin Sorumluluk Sigortası, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, T.C. Galatasaray Üniversitesi, 2015, ss. 6

[4] Akyürek, a.g.e., ss. 6; Mehmet Çelebi Can, Yöneticilerin Sorumluluk Sigortası, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi ,T.C. Ankara Üniversitesi, 2012, ss. 28; Fatih Kösekaya, Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Mesleki Sorumluluk Sigortası, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, T.C. Süleyman Demirel Üniversitesi, 2012, ss. 20, Aral Eldeleklioğlu, a.g.e., ss. 167; Dündar, a.g.e., ss. 13

[5] İlknur Uluğ Cicim, Nurdan Korkmaz, Sorumluluk Sigortalarında Zarar Görenin Sigortacı Aleyhine Açtığı Davanın Medeni Usul Hukukuna Ait Bazı Hükümler Bakımından İncelenmesi, Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 10, 1, 2020, ss. 2, https://www.jurix.com.tr/article/21183, (ET.: 08.11.2021)

[6] Mehmet Mülazımoğlu, Sorumluluk Sigortasında Sigortacının Borç ve Yükümlülükleri, Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 5, 1, 2015, ss. 8, https://www.jurix.com.tr/article/4133, (ET: 08.11.2021)

[7] Akyürek, a.g.e., ss. 9; Kösekaya, a.g.e., ss. 20

[8] Aral Eldeleklioğlu, a.g.e., ss. 170

[9] Akyürek, a.g.e., ss. 6

[10] Nurdan Gürgen, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Kapsamında Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Mesleki Sorumluluk Sigortası, Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2, 3, 2016, ss. 254, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1279055 (ET.: 08.11.2021)

[11] Dündar, a.g.e., ss. 14; İlknur Uluğ Cicim, Yunus Alhan, Alman Sorumluluk Sigortaları ile İlgili Hükümlerin Türk Ticaret Kanunu Açısından Değerlendirilmesi, Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 6, 2, 2016, ss. 2, https://www.jurix.com.tr/article/7568, (ET: 08.11.2021)

[12] Kösekaya, a.g.e., ss. 22; Can, a.g.e., ss. 27

[13] Korkmaz, a.g.e., ss.. 1838

[14] Sopacı Öztuna, a.g.e., ss. 93

[15] Gürgen, a.g.e., ss. 254; Murat Yusuf Akın, Muhammed Sulu, Yönetim Kurulu Üyelerinin Menfaati ile Şirket Menfaatinin Çatışması Bağlamında Sorumluluk, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 25, 1, 2019, ss. 171, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/746696 (E.T.: 08.11.2021)

[16] Sopacı Öztuna, a.g.e., ss. 35

[17] Selma Çetiner, Armağan Ebru Bozkurt Yüksel, Ticari İşletme ve Şirketler Hukuku (5. Baskı), Seçkin Yayıncılık, 2021, ss. 334

[18] Sopacı Öztuna, a.g.e., ss. 47

[19] Çelik, a.g.e., ss. 267

[20] Akyürek, a.g.e., ss. 105

[21] Akın, Sulu, a.g.e., ss. 172

[22] Birgül Sopacı Öztuna, Yönetici Sorumluluk Sigortası (D&O-Sigortası) (Gözden Geçirilmiş 2. Tıpkı Bası), Vedat Kitapçılık, 2015, ss. 27

[23] Mustafa İsmail Kaya, Halil Doğan Küçükaydın, Gerekçeli Karşılaştırmalı Türk Ticaret Kanunu, Adalet Yayınevi, 2019, ss. 339

[24] Evrim Akgün, Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluk Sigortası, Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 16, 197-198, 2021, ss. 424, https://www.jurix.com.tr/article/22166 (ET: 08.11.2021)

[25] Sopacı Öztuna, a.g.e., ss. 33

[26] Melih Can Korkmaz, Sermaye Şirketlerinde Yönetici ve Müdürlerin Sorumluluğu Sigortası (D&O Sigortası) ve Tarafları, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 22, 3, 2016, ss. 1836, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/372540, (ET: 08.11.2021)

[27] Kervankıran, a.g.e., ss. 268

[28] Sopacı Öztuna, a.g.e., ss. 100

[29] Emrullah Kervankıran, Sermaye Şirketlerinde Yöneticilerin ve Müdürlerin Sorumluluk Sigortası (D&O- Insurance), Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 22, 3, 2016, ss. 265, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/372540, (ET: 08.11.2021)

[30] Kervankıran, a.g.e., ss. 265

[31] Korkmaz, a.g.e., ss. 1827

[32] Akyürek, a.g.e., ss. 30; Can, a.g.e., ss. 28; Gürgen, a.g.e., ss. 257

[33] Kervankıran, a.g.e., ss. 266

[34] Sopacı Öztuna, a.g.e., ss. 37

[35] Fatih Bilgili, Ertan Demirkapı, Ticaret Hukuku Bilgisi, Dora Yayınevi, Bursa, 2019, ss. 274; Şaban Kayıhan, Şirketler Hukuku (4. Baskı), Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2020, ss. 218; Akgün, a.g.e., ss. 424; Çetiner & Bozkurt Yüksel, a.g.e., ss. 335

[36] Can, a.g.e., ss. 20; Kösekaya, a.g.e., ss. 65; Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku Genel Esaslar, Adalet Yayınevi, 2021, ss. 448

[37] Aral Eldeleklioğlu, a.g.e., ss. 176

[38] Akyürek, a.g.e., ss. 99

[39] Akyürek, a.g.e., ss. 20

[40] Can, a.g.e., ss. 32

[41] Can, a.g.e., ss. 34

[42] Akyürek, a.g.e., ss. 24

[43] Aral Eldeleklioğlu, a.g.e., ss. 165

[44] Kervankıran, a.g.e., ss. 237

[45] Kervankıran, a.g.e., ss. 239

[46] Aral Eldeleklioğlu, a.g.e., ss. 163

[47] Özgür Öntürk, Yeni Türk Ticaret Kanunu Kapsamında Mesleki Sorumluluk Sigortası ve Yöneticinin Sorumluluğu, T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Çalışma Raporları, 2014-1, 2014, ss. 1

[48] Aral Eldeleklioğlu, a.g.e., ss. 185

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.