Hukuk düzeninde tebligat, yargılama sürecinin en kritik unsurlarından birini teşkil etmektedir. Bir davanın veya icra takibinin taraflarının, kendilerine karşı yapılan işlemlerden haberdar olmaları, anayasal bir hak olan hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkının temel bir gereğidir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu, gelişen teknoloji ile birlikte klasik posta yoluyla tebligat usulüne alternatif olarak elektronik tebligat müessesesini getirmiştir. Özellikle 7201 sayılı Kanun’un 7/a maddesi ile düzenlenen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS), belirli muhataplar için elektronik tebligatı zorunlu kılmış ve bu süreçte tebliğ tarihinin belirlenmesi hususunda "ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu" şeklinde bir düzenleme öngörmüştür.1 Bu düzenleme, her ne kadar usul ekonomisi ve tebligatın hızlanması amacını taşısa da, uygulamada tebligatın muhatap tarafından fiilen öğrenildiği tarih ile yasal olarak tebliğ edilmiş sayıldığı tarih arasındaki farklar, özellikle icra mahkemelerinde sürelerin başlangıcı ve hak düşürücü sürelerin hesabı açısından ciddi hukuki tartışmaları beraberinde getirmiştir.

Elektronik Tebligatın Normatif Gelişimi ve Beş Günlük Karinenin Kökeni

Elektronik tebligatın hukuk sistemimize girişi, 2011 yılında 6099 sayılı Kanun ile Tebligat Kanunu’na eklenen 7/a maddesi ile başlamış, ancak asıl genişleme ve uygulama birliği 2018 yılında 7101 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin (ETY) yürürlüğe girmesiyle sağlanmıştır.2 Kanun koyucu, elektronik yolla yapılacak tebligatlarda tebliğ anını netleştirmek amacıyla, tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağını hükme bağlamıştır.1

Bu beş günlük sürenin belirlenmesi süreci, Adalet Komisyonu çalışmalarında ciddi tartışmalara sahne olmuştur. Başlangıçta tasarıda bu sürenin üç gün olarak öngörüldüğü, ancak muhatapların (özellikle avukatların ve şirketlerin) sistemlerini her gün kontrol edemeyebilecekleri, teknik aksaklıkların yaşanabileceği ve hak kayıplarının önlenmesi gerektiği düşüncesiyle sürenin beş güne çıkarıldığı görülmektedir.2 Bu düzenleme, bir anlamda klasik tebligattaki "teslim" anı ile muhatabın "öğrenme" anı arasındaki boşluğu, dijital ortamda bir "bekleme süresi" ile ikame etme çabasıdır.

Düzenleme Aşaması

Öngörülen Bekleme Süresi

Gerekçe

İlk Kanun Tasarısı

3 Gün

Dijital hız ve usul ekonomisi

Adalet Komisyonu Revizyonu

5 Gün

Hak arama hürriyetinin korunması, teknik hazırlık süreci

Nihai Yasalaşma (TK m. 7/a)

5 Gün

Kesin ve net bir süre tespiti ile hukuki güvenlik

Beşinci günün sonunda tebligatın yapılmış sayılacağına ilişkin kural, doktrinde "adi karine" mi yoksa bir "kanuni varsayım/fiksiyon" mu olduğu noktasında ikiye bölünmüştür. Zeynel Abidin Aksakal tarafından yapılan incelemelerde, bu düzenlemenin bir fiksiyon (varsayım) olduğu, zira yasa koyucunun tebligatın açılıp açılmadığına bakılmaksızın belirli bir sürenin geçmesiyle tebliğ işlemini tamamlanmış kabul ettiği savunulmaktadır.3 Bu ayrım, icra mahkemesindeki şikayet ve itiraz süreçlerinde ispat yükünün ve çürütme stratejilerinin belirlenmesinde hayati öneme sahiptir.

İcra Hukukunda "5. Gün" Kuralının Uygulanması ve Tebliğ Tarihinin Tespiti

İcra ve İflas Kanunu (İİK) kapsamında yapılan takip işlemlerinde süreler genellikle tebligat ile başlar. Ödeme emrine itiraz, kıymet takdirine şikayet, satış ilanının tebliği gibi işlemlerde e-tebligatın ulaştığı tarih ile tebliğ edilmiş sayıldığı tarih arasındaki fark, takibin kesinleşmesini ve dolayısıyla haciz/satış aşamalarını doğrudan etkiler.4

Tebliğ Tarihinin Hesaplanmasındaki Teknik Detaylar

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere, elektronik tebligat muhatabın hesabına ulaştığı anda değil, bu ulaşmayı takip eden beşinci günün sonunda (saat 23:59’da) gerçekleşmiş sayılır.5 Uygulamada en sık düşülen hata, muhatabın tebligatı beşinci günden önce açması durumunda tebliğ tarihinin "açılma tarihi" olarak kabul edilmesidir. Ancak yüksek yargı, muhatap tebligatı ulaştığı gün dahi açıp okusa, yasal sürenin yine de beşinci günün dolmasıyla başlayacağına hükmetmiştir.1

Bu durumun gerekçesi, kanun metnindeki emredici ifadedir. TK m. 7/a-4 hükmü "yapılmış sayılır" diyerek bir hukuki varsayım oluşturmuştur. Eğer muhatabın tebligatı erken açması süreyi başlatsaydı, kanun koyucunun muhataba tanıdığı "beş günlük kontrol ve hazırlık süresi" işlevsiz kalacaktı.3 Dolayısıyla, tebligatın beşinci günden önce açılması, sadece muhatabın içeriği öğrenmesini sağlar, ancak yasal sürenin işlemesini başlatmaz.5 Bu hesaplama yöntemi, icra müdürlükleri tarafından takip kesinleştirilirken veya harç tahakkuk ettirilirken titizlikle takip edilmelidir. Özellikle 5 günlük süre dolmadan takibin kesinleştirilmesi ve haciz aşamasına geçilmesi, icra mahkemesinde şikayet konusu yapıldığında işlemin iptaline sebebiyet verecektir.4

İcra Mahkemesinde Beş Günlük Karinenin Çürütülmesi Stratejileri

Her ne kadar beş günlük kural bir "fiksiyon" olarak nitelendirilse de, bu varsayımın dayanması gereken bir temel vakıa vardır: Tebligatın muhatabın elektronik adresine "usulüne uygun olarak ulaşması". Eğer bu temel vakıa gerçekleşmemişse veya usulsüz gerçekleşmişse, beş günlük sürenin başlamasından ve dolayısıyla tebliğ varsayımından söz edilemez.10

1. Teknik Arıza ve Ulaşma Engelinin İspatı

Elektronik Tebligat Yönetmeliği ve ilgili mevzuat uyarınca, tebligatın muhatabın adresine ulaştığının ispatı Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) tarafından üretilen delil kayıtlarına (log kayıtları) bağlıdır.3 İcra mahkemesinde görülen bir şikayet davasında borçlu veya vekili, tebligatın sistem kaynaklı nedenlerle kendisine ulaşmadığını veya hesabına erişimin imkansız olduğunu iddia edebilir.

Bu noktada PTT tarafından tutulan log kayıtlarının incelenmesi zorunludur. ETY m. 14 uyarınca bu kayıtlar kesin delil niteliğindedir.3 Eğer log kayıtlarında iletinin muhatabın hesabına "teslim edilemediği" veya sistemde genel bir arıza olduğu saptanırsa, "5. gün" karinesi kendiliğinden çöker. Ancak bireysel internet kesintileri veya bilgisayar arızaları, tebligatın "ulaşma" olgusunu sakatlamaz; zira ulaşma, muhatabın cihazına değil, PTT sunucularındaki elektronik hesaba (posta kutusuna) gerçekleşmektedir.4

2. Zorunlu Muhatap Olmama ve Rıza Eksikliği İddiası

Tebligat Kanunu m. 7/a kapsamındaki listeye dahil olmayan kişilere elektronik tebligat yapılabilmesi için bu kişilerin elektronik tebligat adresine sahip olmaları ve bu yolla tebligat yapılmasını kabul etmiş olmaları gerekir.11 Uygulamada, bazı tüzel kişilerin veya şahısların zorunluluk kapsamında olmamalarına rağmen sistemde kayıtlı oldukları, ancak tebligatları takip etmedikleri görülmektedir.

İcra mahkemesinde, borçlu eğer TK m. 7/a-1’deki zorunlu kişiler arasında değilse ve elektronik tebligatı kabul ettiğine dair açık bir beyanı veya aktif bir kullanımı yoksa, kendisine yapılan e-tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürebilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2021 tarihli bir kararına göre, elektronik tebligat adresi şahsi tebligatlar için aktif hale getirilmemişse, şahsi borç için yapılan e-tebligat geçersizdir ve fiziki tebligat yapılması gerekir.12

3. KEP ve UETS Arasındaki Karmaşa ve Adres Usulsüzlüğü

Elektronik tebligat sistemi, Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) sisteminden farklı bir altyapıya kavuşmuştur. Güncel mevzuat çerçevesinde resmi tebligatlar artık sadece UETS üzerinden yapılabilmektedir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 17 Ocak 2024 tarihli kararında, KEP adresinin artık tebligat adresi olarak kabul edilmediği, UETS adresi aktif olmayan borçluya fiziki posta yoluyla tebligat gönderilmesinin usule uygun olduğu belirtilmiştir.12 Bu durumun tersi de geçerlidir: Borçluya UETS yerine KEP üzerinden yapılan bir ödeme emri tebliği, süreyi başlatmaz ve icra mahkemesinde "tebligat usulsüzlüğü" olarak ileri sürülebilir.

4. İcra Emri ve Ödeme Emirlerinde "Ek" Sorunu

E-tebligatın muhatabın hesabına ulaşmış sayılması için, tebliğ evrakının (örneğin ilamlı takipte mahkeme ilamı veya ilamsız takipte borç senedi sureti) tebligatın eki olarak okunabilir şekilde sisteme yüklenmiş olması gerekir. Eğer tebligat mesajı ulaşmış ancak ekteki dosya bozuk, okunamaz durumda veya eksik ise, muhatabın "haberdar olma" imkanı ortadan kalktığı için tebligatın usulsüzlüğü iddia edilebilir. İcra mahkemesi, bu durumda "beş günlük süre doldu" diyerek şikayeti reddedemez; zira usulüne uygun bir tebliğ evrakı ulaşmamıştır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin Güncel İçtihatları Işığında Değerlendirme

İcra mahkemelerinin bağlı olduğu en yüksek denetim mercii olan Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, e-tebligat ve 5 günlük süre konusunda son yıllarda çok sayıda emsal karar vermiştir. Bu kararlar, teorik tartışmaları pratik çözümlere kavuşturmuştur.12

Karar Tarihi

Karar No / Konu

Özet ve İlke

10.03.2025

Haricen Tahsil / Tahsil Harcı

UETS 5 günlük süre dolmadan takipten vazgeçilirse tahsil harcı alınamaz.

05.11.2024

Sanal Ofis Adresi

Sanal ofis adresi iddiası, TK çerçevesinde e-tebligatın geçerliliğini etkilemez.

16.05.2024

Asile Tebligat / Vekil

Vekili olan işlerde asile yapılan tebligat yok hükmündedir, UYAP kaydı öğrenme sayılmaz.

28.12.2023

Şirket Yetkilisinin Ölümü

Tebliğ anında şirket yetkilisi ölmüş ve yenisi atanmamışsa e-tebligat yok hükmündedir.

22.02.2024

Adresin Aktifleşme Sorumluluğu

Alacaklının talebinden sonra borçlunun adresi aktifleşirse sorumluluk borçluya aittir.

Bu kararlar göstermektedir ki, Yargıtay tebligatın "hukuki varlığını" sıkı şekil şartlarına bağlamaktadır. Özellikle asile yapılan tebligatın vekilin varlığı halinde "yok hükmünde" sayılması (16.05.2024 tarihli karar), icra mahkemesinde sürenin kaçırıldığı iddialarına karşı en güçlü savunmalardan biridir.12 Yine, şirket yetkilisinin ölümü gibi ekstrem durumlarda, sistem otomatik olarak "ulaştı" ve "5 gün sonra tebliğ edildi" kaydı üretse bile, muhatabın hukuki ehliyetinin veya temsil gücünün olmaması nedeniyle bu varsayım mahkemece çürütülebilir.12

Hak Arama Hürriyeti Bağlamında 5 Günlük Sürenin Anayasal Analizi

Anayasa’nın 36. maddesi herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahip olduğunu düzenler. Elektronik tebligattaki 5 günlük bekleme süresi, bu hakka hizmet eden bir "makul süre" olarak tasarlanmıştır.13 Ancak bu sürenin katı bir varsayıma dönüşmesi, bazı durumlarda hak arama hürriyetini kısıtlayıcı bir etki yaratabilir.

Anayasa Mahkemesi'nin 2025/129 Sayılı Kararı ve Etkileri

Anayasa Mahkemesi, önüne gelen bir itirazda TK m. 7/a-4’ün iptali talebini değerlendirmiştir.13 İtirazda, tebligatın okunup okunmadığına bakılmaksızın 5 gün beklenmesinin yargılamayı gereksiz uzattığı ve adil yargılanma hakkını zedelediği ileri sürülmüştür. Ancak Mahkeme, bu kuralın "muhataba ilave bir süre tanıyarak haklarını koruma amacı güttüğünü" vurgulayarak kuralı Anayasa'ya aykırı bulmamıştır.13

AYM'nin bu yaklaşımı, icra mahkemelerindeki şikayet süreçlerinde borçlu lehine bir yorum alanı açmaktadır. Eğer bu süre "hakları koruma amacı" taşıyorsa, sistemdeki bir hata nedeniyle bu süreyi kullanamayan muhatabın hak düşürücü süre nedeniyle mahkemeden geri çevrilmesi Anayasa’ya aykırı olacaktır. Mahkeme, muhatabın e-tebligatı okumasının süreyi başlatmamasını "savunma hazırlığı için tanınan bir imkan" olarak görmüştür.13

Eski Hale Getirme (İİK m. 65) ve Gecikmiş İtiraz

E-tebligatta 5 günlük sürenin dolmasıyla başlayan yasal sürenin, borçlunun elinde olmayan nedenlerle kaçırılması halinde İİK m. 65 devreye girer. Borçlu, tebligatın ulaştığı ancak örneğin UETS sisteminin genel bir çöküntü yaşadığı veya siber saldırı nedeniyle erişimin imkansız olduğu bir döneme denk geldiğini ispatlayarak gecikmiş itirazda bulunabilir.2 Burada ispat yükü borçludadır ve "elinde olmayan engeli" somut verilerle (mümkünse PTT veya BTK raporları ile) kanıtlamalıdır.

İcra Müdürlükleri İçin Pratik Uygulama Rehberi ve Mali Sorumluluklar

Bir icra müdürü olarak, e-tebligatın takibi ve sonuçlandırılmasında hem alacaklı hem de borçlu haklarının dengelenmesi gerekmektedir. Hatalı bir kesinleştirme işlemi, icra dairesinin mali sorumluluğuna ve tazminat davalarına yol açabilir.

Haricen Tahsil ve Tahsil Harcı İlişkisindeki Kritik Nokta

Uygulamada sıklıkla karşılaşılan durum, borçlunun UETS üzerinden ödeme emrini alması, ancak 5 günlük süre dolmadan alacaklı ile anlaşıp borcu haricen ödemesidir. Bu durumda icra dairesi tahsil harcı talep edebilir mi? Yargıtay 12. HD’nin 2025 tarihli kararı bu konuya son noktayı koymuştur: Tebligatın hukuken gerçekleşmiş sayıldığı 5 günlük süre dolmadan yapılan haricen tahsilat işlemlerinde, takip henüz kesinleşme aşamasına gelmediği için tahsil harcı alınamaz.9 Bu, devletin harç alacağı ile vatandaşın hak arama hürriyeti arasındaki dengede vatandaş lehine bir yorumdur.

İcra Takibinde "Ittıla" Tarihinin Önemsizliği

İcra memurları, muhatabın tebligatı ne zaman açtığına (okuduğuna) bakmaksızın, her durumda "ulaşma + 5 gün" kuralını uygulamalıdır.1 Bazı icra katiplerinin UYAP ekranında gördükleri "okundu" tarihini tebliğ tarihi olarak sisteme girmeleri, borçlunun itiraz süresini fiilen kısaltmakta ve usulsüz işlem teşkil etmektedir. Bu tür bir işlem şikayet konusu yapıldığında, icra mahkemesi tebliğ tarihini kanuna uygun olarak düzeltmeli ve itirazın süresinde olup olmadığını buna göre belirlemelidir.

İspat Hukuku Açısından Elektronik Veriler ve Bilirkişi İncelemesi

İcra mahkemesinde 5 günlük sürenin çürütülmesi iddiaları, niteliği gereği teknik bir inceleme gerektirir. HMK m. 200 ve m. 199 uyarınca elektronik veriler belge niteliğindedir.15

Log Kayıtlarının Analizi

Mahkeme, PTT’den iletinin "teslim" ve "ulaşma" kayıtlarını istediğinde şu verilerle karşılaşır:

1. Hazırlanma Zamanı: Tebligatın icra dairesi tarafından sisteme verildiği an.

2. UETS'ye Kabul Zamanı: PTT sisteminin tebligatı işleme aldığı an.

3. Muhataba Ulaşma Zamanı: İletinin muhatabın elektronik posta kutusuna düştüğü an. (5 günlük süre buradan itibaren başlar).

4. Okunma Zamanı: Muhatabın iletiyi açtığı an. (Yasal süre üzerinde etkisi yoktur ancak ıttıla tespiti için kullanılır).

Eğer iletinin ulaşma zamanı ile muhatabın hesabına giriş zamanı arasında teknik bir tutarsızlık varsa veya ileti sisteme düşmesine rağmen "ekler" (payload) eksik gönderilmişse, bu durum bilirkişi marifetiyle tespit edilerek tebligatın usulsüzlüğüne karar verilmelidir.

Bildirim SMS'leri ve E-postaların Hukuki Değeri

UETS sistemi, tebligat geldiğinde muhataba ücretsiz SMS veya e-posta yoluyla bilgilendirme gönderir. Ancak kanun ve yönetmelik, bu bilgilendirmelerin ulaşmamasını bir mazeret olarak kabul etmemektedir.4 Dolayısıyla borçlunun "bana SMS gelmedi, o yüzden bakmadım" savunması icra mahkemesinde karşılık bulmaz. İspatın odağı, bilgilendirme mesajları değil, UETS hesabının kendisine erişilebilir olup olmadığıdır.4

Gelecek Projeksiyonu ve Çözüm Önerileri

Elektronik tebligat sistemi her ne kadar oturmuş olsa da, 5 günlük sürenin "fiksiyon" olarak kabul edilmesi ve teknik arızaların ispatındaki zorluklar, hak arama hürriyeti önünde engel teşkil etmeye devam etmektedir.

1. Sistemsel Entegrasyonun Güçlendirilmesi

İcra müdürlüklerinin kullandığı UYAP sistemi ile PTT UETS sisteminin daha senkronize çalışması gerekmektedir. Tebliğ tarihinin sistem tarafından otomatik ve hatasız hesaplanması, icra memurunun inisiyatifinden çıkarılmalıdır. Bu, "okunma tarihini" tebliğ tarihi sanan personel hatalarını minimize edecektir.

2. Teknik Arıza Kayıtlarının Şeffaflığı

PTT'nin, sistemdeki genel arızaları ve erişim kesintilerini bir "arşiv" olarak kamuoyuna açık tutması veya mahkemelerin bu verilere doğrudan erişebilmesi sağlanmalıdır. Böylece borçlunun "sistem kapalıydı" iddiası, aylar süren yazışmalara gerek kalmadan anlık olarak teyit edilebilir.

3. Savunma Hakkının Önceliği

İcra mahkemeleri, özellikle e-tebligat üzerinden yapılan tebliğlerde, şüphe halinde savunma hakkını ve hak arama hürriyetini önceleyen bir tutum sergilemelidir. Anayasa Mahkemesi'nin "5 günlük sürenin muhatabı koruma amacı" taşıdığına dair tespiti, bu yorumun hukuki zeminini oluşturmaktadır.13

Genel Değerlendirme ve Sonuç

Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) kapsamında uygulanan "5. günün sonunda tebliğ edilmiş sayılma" kuralı, modern hukuk yargılamasının hız ve güvenlik ihtiyacından doğmuştur. Ancak bu kuralın mutlak bir "karine" olarak görülmesi ve teknik gerçeklerin önüne geçmesi, mülkiyet hakkı ve hak arama hürriyeti açısından riskler taşımaktadır.

İcra mahkemeleri nezdinde bu karinenin çürütülmesi; sadece "haberdar olmadım" demekle değil, tebligatın "ulaşma" vakıasının usulsüzlüğünü, teknik altyapıdaki aksaklıkları, muhatabın zorunluluk kapsamı dışında kalmasını veya vekillik müessesesinin göz ardı edilmesini somut delillerle ortaya koymakla mümkündür.10 Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2024 ve 2025 yılına ait güncel kararları, e-tebligatın geçerliliğini sıkı şekil ve yetki şartlarına bağlayarak, dijitalleşmenin getirdiği "otomatikleşme" tehlikesine karşı bir yargısal denetim kalkanı oluşturmuştur.12

İcra müdürlükleri tarafından yapılan işlemlerde ise, 5 günlük bekleme süresinin bir "hak" olduğu unutulmamalı, muhatabın tebligatı erken açması bir "süre kısaltma" sebebi olarak görülmemelidir.1 Hak arama hürriyeti, dijital bir posta kutusuna düşen verinin sadece orada bulunmasını değil, muhatabın bu veriye hukuk düzeninin öngördüğü makul sürede, eksiksiz ve engelsiz bir şekilde erişebilmesini de kapsar. Bu denge korunduğu sürece, elektronik tebligat sistemi adalet mekanizmasını hızlandıran güvenli bir köprü olmaya devam edecektir.

KAYNAKÇA

1. Yargı Kararları Işığında Elektronik Tebligatlarda Yasal Sürenin Başlangıcı, erişim tarihi Şubat 10, 2026, https://www.erdem-erdem.av.tr/bilgi-bankasi/yargi-kararlari-isiginda-elektronik-tebligatlarda-yasal-surenin-baslangici

2. BEŞİNCİ GÜNDEN ÖNCE AÇILAN ELEKTRONİK TEBLİGATIN TEBLİĞ TARİHİ, erişim tarihi Şubat 11, 2026, https://yayin.taa.gov.tr/indir?q=77f3e4f7-6c9d-44ce-9ceb-fca2bcd1c5cb-13--1162-zeynel-abidin-aksakal.pdf

3. BEŞİNCİ GÜNDEN ÖNCE AÇILAN ELEKTRONİK TEBLİGATIN TEBLİĞ TARİHİ, DergiPark, erişim tarihi Şubat 10, 2026, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1553835

4. Elektronik Tebligat (E-Tebligat) Geldi, Ne Yapmalıyım?, erişim tarihi Şubat 11, 2026, https://sayeavukatlik.com.tr/elektronik-tebligat-e-tebligat-geldi-ne-yapmaliyim/

5. Elektronik yolla yapılan tebligatın okunması tebliğ süresini başlatır mı? erişim tarihi Şubat 09, 2026, https://gun.av.tr/tr/goruslerimiz/guncel-yazilar/elektronik-yolla-yapilan-tebligatin-okunmasi-teblig-suresini-baslatir-mi

6. Elektronik Tebligatın Hükmen Yapılmış Sayılma Zamanı - erişim tarihi Şubat 09, 2026, https://www.dengehukukofisi.com/elektronik-tebligatin-hukmen-yapilmis-sayilma-zamani/

7. E-Tebligat Ne Zaman Tebliğ Edilmiş Sayılır? (+5 Gün Kuralı ve Yargıtay Kararları), erişim tarihi Şubat 09, 2026, https://odenhukuk.com/e-tebligat-5-gun-kurali/

8. AYM'den E Tebligat Sürelerine İlişkin Emsal Karar! - erişim tarihi Şubat 09, 2026, https://www.cansuoncler.av.tr/aymden-e-tebligat-surelerine-iliskin-emsal-karar/

9. UETS Üzerinden Gönderilen İcra Emirlerinde 5 Günlük Süre Dolmadan Haricen Tahsil: Tahsil Harcı Alınamaz - erişim tarihi Şubat 09, 2026, https://www.lexishukuk.com/category/blog/uets-uezerinden-goenderilen-icra-emirlerinde-5-guenluek-suere-dolmadan-haricen-tahsil-tahsil-harci-alinamaz/

10. Yeni Elektronik Tebligat Yönetmeliği Çerçevesinde Elektronik Tebligat, DergiPark, erişim tarihi Şubat 09, 2026, https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/865380

11. 7201 sayılı Tebligat Kanunu - Konsolide metin, erişim tarihi Şubat 16, 2026, https://www.lexpera.com.tr/mevzuat/kanunlar/tebligat-kanunu-7201

12. Yargıtay Kararları, erişim tarihi Şubat 16, 2026, https://karamercanhukuk.com/yargitay-kararlari/?category_title=tebligat-hukuku&category_id=28

13. 2025/129 Karar Tarihi : 17/6/2025 R.G.Tarih-Sayı : 22/9/202, erişim tarihi Şubat 09, 2026, https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/Dosyalar/Kararlar/KararPDF/2025-129-nrm.pdf

14. Elektronik Tebligat ve Süreler Kaçırılırsa Ne Yapılmalı?, erişim tarihi Şubat 12, 2026, https://atakanayhan.av.tr/elektronik-tebligat-ve-sureler-kacirilirsa-ne-yapilmali/

15. Senetle İspat Zorunluluğu (HMK 200) 2026, erişim tarihi Şubat 12, 2026, https://ayboga.av.tr/senetle-ispat-zorunlulugu-hmk-200/

16. 12. Yargı Paketi: Vatandaş İçin E-Tebligat Zorunluluğu, erişim tarihi Şubat 10, 2026, https://www.avukatmetesahin.com/post/12-yargi-paketi-vatandas-uets-e-tebligat-zorunlulugu-ankara-yenimahalle