Gençleri olumsuz etkileyen tutumlara karşı gerekli yasal işlemlerin kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Bakan Gürlek, "Kültürel ve ahlaki çöküntülere zemin hazırlayan her kişi ve kurum bizim yakından gözlemlediğimiz ve tedbir aldığımız öncelikli hedeflerimizdendir" dedi.

Ankara 2 No’lu Barosu tarafından Ankara Adliyesi Konferans Salonunda düzenlenen 2026-2027 Adli Yılı Açılış programına katılan Adalet Bakanı Akın Gürlek, programın düzenlenmesine katkı sunan Ankara 2 No’lu Barosu’na teşekkür ederek, “2026-2027 Adli Yılı’nın başlangıcı vesilesiyle, millî iradenin kalbi ve merkezi olan başkentimiz Ankara’da sizlerle bir araya gelmekten büyük bir bahtiyarlık duyuyorum.” ifadelerini kullandı.

Bakan Gürlek, nazik davetleri ve samimi ev sahipliği için Ankara 2 No’lu Barosu Başkanı Gökhan Ağdemir ve yönetimine teşekkür etti.

Büyük hukuk ailesinin farklı alanlarında görev yapan mensuplarıyla bir araya gelmekten her zaman memnuniyet duyduğunu ifade eden Bakan Gürlek, Ankara 2 No’lu Baromuzun meslek odaklı çalışmalarını takdirle takip ettiğini belirtti.

“FETÖ ELİYLE ÂDETA BİR DEPREM YAŞAYAN YARGI SİSTEMİMİZİ YENİDEN İNŞA ETTİK”

Cunta ve darbe dönemlerinde hukuk ve yargının âdeta milletimizin aleyhine işletildiğini ifade eden Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Ülkemiz çok zor dönemlerden geçti. FETÖ gibi yapıların, uluslararası güç odaklarının da desteğiyle millî güvenliğimizi hedef aldığını ve hukuk kurumlarımızı hak ve özgürlükleri kısıtlamaya yönelik süreçlerin aracı hâline getirmeye çalıştığını maalesef gördük. FETÖ eliyle âdeta bir deprem yaşayan yargı sistemimizi yeniden inşa ettik diyebiliriz” dedi.

“YARGIDA BAĞIMSIZ VE VATANDAŞA HİZMET ODAKLI YAPILAŞMAYI TAMAMLADIK”

Yargıda bağımsız ve vatandaşa hizmet odaklı yapılaşmayı tamamladıklarını dile getiren Bakan Gürlek, “Çarkları en etkin ve verimli şekilde işletmeyi başardık. Malumunuz, tarihsel süreçte milletimize hizmet etmesi gereken bu değerli kurumlarımız, cuntacı, darbeci, vesayetçi anlayışların ve uluslararası güç odaklarının dolambaçlı unsurlarının aparatı hâline getirilmek istendi. Milletimizin feraseti, devlet aklının kararlılığı ve siyaset kurumumuzun güçlü refleksiyle bu darboğazlardan, bu proje ürünü türbülanslardan Allah’ın izniyle çıkmayı başardık. Allah bu millete bir daha böyle günler göstermesin” diye konuştu.

“ÜLKE VE MİLLET OLARAK BÜYÜK BEDELLER ÖDEDİK”

Türkiye’nin bugün bulunduğu yere gelebilmek için ne büyük bedeller ödediğini hatırlatan Bakan Gürlek, “Bu ülke, onlarca yıl boyunca olağanüstü hâl uygulamalarına, yargının işlemez hâle getirildiği dönemlere ve vatandaşın değil, vesayetin hizmetine sunulmak istenen hukuk sistemlerine şahit oldu. Çok şükür, bugün geldiğimiz nokta itibarıyla çok iyi bir konumdayız. Ülke ve millet olarak büyük bedeller ödedik. Geçmişten bugüne kronikleşen, milletimizin kalkınmasının, huzurunun ve güvenliğinin ayağında bir pranga hâline getirilen terör belasından kurtulduk. Bu tehdidi kalıcı olarak ortadan kaldırma konusunda da son derece kararlıyız” ifadelerini kullandı.

“DEVLET DEVASA BİR DUVAR İSE, HER BİREY VE HER KURUM O DUVARIN BİR TUĞLASIDIR”

Avukatlarla mesleki konularda sürekli istişare halinde olduklarını söyleyen Bakan Gürlek, “Devlet devasa bir duvar ise, her birey ve her kurum o duvarın bir tuğlasıdır. Bu duvarda asla kırık, dökük veya gedik olmamalıdır. Bu güçlü yapının en önemli taşıyıcı unsurlarından biri de barolarımız ve onları oluşturan avukatlarımızdır. Ziyaret ettiğimiz her ilde baro başkanlarımız ve yönetimleriyle mutlaka bir araya geliyor, mesleki meseleleri doğrudan istişare ediyoruz. Aynı zamanda, o ildeki yargı altyapımızın yerel düzeydeki durumunu ve işleyişini değerlendirmek; yargı teşkilatımız ile avukatlarımız arasındaki uyumu ve profesyonel kurumsal etkileşimi daha ileri bir seviyeye taşımak amacıyla diyaloğumuzu sürdürüyoruz ve sürdürmeye kararlıyız” dedi.

“ANKARA 2 NO’LU BAROSUNUN ÇALIŞMALARINI YAKINDAN TAKİP EDİYORUM”

Ankara 2 No’lu Barosunun Türk Dünyası Hukuku İş Birliği Komisyonu vasıtasıyla yürüttüğü çalışmaları da yakından takip ettiğini belirten Bakan Gürlek, “Ortak tarih ve medeniyet değerlerini paylaştığımız Türk dünyasıyla siyasi, ekonomik ve kültürel bağlarımız güçlenirken barolarımız ve hukukçularımız arasındaki iş birliğinin eğitimden tahkime, mevzuat çalışmalarından karşılıklı tecrübe paylaşımına kadar geniş bir alanda geliştirilmesini önemli görüyorum. Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar uzanan Türk dünyasında bu gönüllü elçilerimizin fedakâr çalışmalarını yürekten alkışlıyorum. Bu alanda emek veren Baro yönetimimizi ve bu çalışmalara katkı sunan bütün avukatlarımızı gönülden kutluyorum” dedi.

Bakanlığa sunulacak yapıcı, uygulanabilir ve çözüm odaklı her teklife kapımız açık olduğunu dile getiren Bakan Gürlek,

“BİR SAATİN ÇARKLARI GİBİYİZ”

Hepimiz büyük bir adalet ailesinin farklı sorumluluklar üstlenen mensuplarıyız. Bir saatin çarkları gibi hâkimlerimizin, cumhuriyet savcılarımızın, avukatlarımızın ve adalet teşkilatımızın bütün çalışanlarının emekleri de birbirini tamamlamaktadır. Çünkü hepimizin hedefi, hakkın sahibine zamanında teslim edildiği, vatandaşlarımızın hukuk güvenliği içerisinde yaşadığı bir düzeni birlikte inşa etmektir. Bu sebeple Bakanlığımıza sunulacak yapıcı, uygulanabilir ve çözüm odaklı her teklife kapımız açıktır. Yeter ki sözümüzün merkezinde hukuk, gayemizin merkezinde adalet, çalışmalarımızın merkezinde milletimizin menfaati bulunsun” dedi.

“ADALET VE HUKUK NEREDE, KİME LAZIMSA ORADA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Dünya hukuk düzeninde bugün uluslararası hukuka duyulan güvenin ciddi biçimde sarsıldığını ifade eden Bakan Gürlek, “Zulüm ve haksızlık karşısında mağdurun kimliğine, inancına veya yaşadığı coğrafyaya göre farklı tutumlar sergilenmesi, uluslararası hukukun evrensellik iddiasına zarar vermektedir. Uluslararası kuruluşların etkisiz kaldığı ve hukuk kurallarının güçlü devletlerin çıkarlarına göre farklı biçimlerde uygulandığı bu dönemde Türkiye, hukuk kurumlarımızın, barolarımızın ve avukatlarımızın katkısıyla insan hakları ihlallerine karşı tutarlı bir yaklaşım benimsemeye ve uluslararası hukukun etkin biçimde işletilmesi için çaba göstermeye devam edecektir” diye konuştu.

Bakan Gürlek; Türk milletinin adalet ve hukuk nerede, kime lazımsa orada olmaya devam edeceğini ifade etti.

“TÜRKİYE, BÖLGESİNDE VE DÜNYADA ADALET ARAYANLARIN UMUDU OLMAYA DEVAM EDECEK”

Türkiye’nin siyasi istikrarı, gelişen ekonomisi, millî birlik ve kardeşlik iradesi, köklü devlet geleneği ve güçlü hukuk sistemiyle bölgesinde ve dünyada adalet arayanların umudu olmaya devam edeceğini belirten Bakan Gürlek, bunun yolunun öncelikle iç cephenin tahkim edilmesinden geçtiğini söyledi.

Kendi içerisinde güçlü, huzurlu ve dayanışma içinde olan bir Türkiye’nin bölgesel istikrara, insanlığın barışına ve küresel adalete çok daha büyük katkılar sunacağını vurgulayan Bakan Gürlek, Millî Mücadele dönemini hatırlatarak tarihten ibret alınması ve rehavete kapılmadan hareket edilmesi gerektiğini ifade etti. Bakan Gürlek, “Siyasi istikrarı, gelişen ekonomisi, millî birlik ve kardeşlik iradesi, köklü devlet geleneği ve güçlü hukuk sistemiyle Türkiye, bölgesinde ve dünyada adalet arayanların umudu olmaya devam edecektir.” diye konuştu.

“ADALET, HERKESE LAZIM OLAN CAN SUYUDUR”

“Şüphesiz güçlü bir Türkiye’nin üzerinde yükseleceği en sağlam zemin, adalet ve hukuk güvenliğidir” diyen Bakan Gürlek, hukuk karşısında herkesin eşit olduğunu vurguladı. Bakan Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hukuk karşısında herkes eşittir ve hiç kimse kanunların yaptırımından muaf olamaz. Adalet, herkese lazım olan can suyudur. Hiç kimse kendisini imtiyazlı veya ayrıcalıklı bir konumda göremez. Toplum vicdanı buna asla müsaade etmeyeceği gibi Türk yargısı da bu konuda tavizsiz biçimde görevini icra etmeye devam edecektir. Vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği bizim en önemli önceliğimizdir. Onların vicdanı bizlerin gerçeği yansıtan en doğru terazimizdir.”

“GENÇLERİ OLUMSUZ ETKİLEYEN TUTUMLARA KARŞI GEREKLİ YASAL İŞLEMLERİ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ”

Toplumun millî ve ahlaki değerlerini zedeleyen, hukuksuzluğu özendiren ve özellikle gençleri olumsuz etkileyen tutumlara karşı gerekli yasal işlemlerin kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Bakan Gürlek, “Kültürel ve ahlaki çöküntülere zemin hazırlayan her kişi ve kurum bizim yakından gözlemlediğimiz ve tedbir aldığımız öncelikli hedeflerimizdendir. Aynı şekilde, insanlarımızın iyi niyetle yaptıkları sosyal dayanışma projelerini su istimal eden herkese karşı hukukun üstünlüğünü ve milletimizin haklarını koruyan adımlar attık. Her alanda yasalarımızın etrafından dolanmaya çalışan kişi ve kurumlara karşı gereken önleyici tedbirleri aldık.” diye konuştu.

“SAVUNMA HAKKI, HUKUK SİSTEMİMİZİN DOKUNULMAZ DEĞERLERİNDEN BİRİDİR”

Avukatlığın hukuk düzeninin en önemli unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Bakan Gürlek, mesleğin vatandaşın sesini yargı mercilerine taşıdığını ve hak arama hürriyetini somutlaştırdığını söyledi.

Savunma hakkının hukuk sisteminin dokunulmaz değerlerinden biri olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, avukatlık mesleğini temsil eden kişi ve kurumların siyasi ve ideolojik çekişmelerden uzak durarak bağımsızlıklarını, meslek etiğini ve hukukun üstünlüğünü korumalarının önem taşıdığını belirterek şöyle dedi:

“Elbette savunma hakkı, hukuk sistemimizin dokunulmaz değerlerinden biridir. Bununla birlikte, avukatlık mesleğini temsil eden kişi ve kurumların mesleki amaçlarından uzaklaşmamaları, siyasi veya ideolojik çekişmelerin etkisi altında kalmadan bağımsızlıklarını, meslek etiğini ve hukukun üstünlüğünü her şartta korumaları büyük önem taşımaktadır. Aksi yöndeki tutumların hem savunma makamına hem de yargıya duyulan güvene zarar vereceği açıktır.”

Avukatların görevlerini daha iyi şartlarda yerine getirebilmesi için yürütülen çalışmaların yakından takip edildiğini kaydeden Bakan Gürlek, “Yargılama faaliyetinin farklı noktalarında görev yapıyor olsak da hepimizin ortak amacı hakkı ortaya çıkarmak ve adaletin tecellisini sağlamaktır.” dedi.

12. YARGI PAKETİNİN İKİNCİ KISMI EKİMDE GÜNDEME GELECEK

2025-2029 Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde savunmanın güçlendirilmesi ve avukatların adli süreçlere daha etkin katılımının temel hedefler arasında yer aldığını belirten Bakan Gürlek, Yeni Avukatlık Kanunu hazırlıklarından bilgi ve belgeye erişim yetkilerinin genişletilmesine, genç ve bağlı çalışan avukatlarla kamu avukatlarının desteklenmesinden CMK ve adli yardım hizmetlerinin iyileştirilmesine kadar birçok alanda çalışmaların sürdüğünü belirterek,”2025-2029 Yargı Reformu Strateji Belgemizle savunmayı güçlendirmeyi ve avukatlarımızın adli süreçlere daha etkin katılımını sağlamayı temel hedeflerimiz arasına aldık” dedi.

12. Yargı Paketi’nin ilk kısmının kanunlaşarak yürürlüğe girdiğini hatırlatan Bakan Gürlek, paketin ikinci kısmının ekim ayında gündeme getirilmesinin planlandığını açıkladı. Bakan Gürlek, 24-25 maddeden oluşması öngörülen düzenlemelerde avukatların yaşadığı sorunların çözümüne yönelik bazı hükümlere de yer verilmesinin hedeflendiğini kaydetti.

AVUKATLARIN SİLAH RUHSATI ÜCRETLERİNE YÖNELİK DÜZENLEME EKİM AYINDA PLANLANIYOR

Avukatlardan silah ruhsatı ücretleri konusunda yoğun talepler geldiğini belirten Bakan Gürlek, ilgili bakanlıkla yapılan görüşmeler sonucunda bu konuda ortak bir mutabakata varıldığını açıklayarak, “Avukatlarımızdan silah ruhsatı ücretleri konusunda da sürekli talepler geliyor. Bu konuda Maliye Bakanlığımızla görüşmeler yaptık, sağ olsunlar, onlar da bize yardımcı oldular. İnşallah ekim ayında gündeme gelecek pakette, silah ruhsatı ücretinin ilk başvuruda yarı oranında alınması, devamındaki yenilemelerde ise ücret alınmaması yönünde ortak bir mutabakata vardık.” dedi.

“AVUKATLARIMIZIN ZAMANLARINI DURUŞMA SALONLARINDA VE ADLİYE KORİDORLARINDA BEKLEYEREK GEÇİRMELERİNİ İSTEMİYORUZ”

Yargılamalarda hedef sürelere uyulmasının önemine dikkat çeken Bakan Gürlek, avukatların açtıkları davaların ne kadar sürede sonuçlanacağını bilmeleri gerektiğini söyledi. Kira tespit davalarının 9 ayda, tahliye davalarının ise 1,5 yılda tamamlanmasını hedeflediklerini belirten Bakan Gürlek, boşanma davalarının uzamasını önleyecek tedbirler ile Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında nafakaya ilişkin ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin de ekim ayındaki paket kapsamında hayata geçirilmesinin planlandığını kaydetti.

Bakan Gürlek, “Avukatlarımızın zamanlarını ve mesailerini duruşma salonlarında ve adliye koridorlarında bekleyerek geçirmelerini istemiyoruz” dedi.

“AYNI HUKUK AİLESİNİN MENSUPLARIYIZ”

Avukatların mahkeme kalemlerinde ve adliye hizmetlerinden yararlanırken karşılaştıkları sorunları yakından bildiğini ifade eden Bakan Gürlek, adalet teşkilatının bütün mensuplarının avukatlara karşı nezaket ve mesleki saygınlık içerisinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı. 27 bin 500 hâkim ve savcı ile 211 bin avukatın aynı büyük hukuk ailesinin mensupları olduğunu belirten Bakan Gürlek, yeni adli yılda yürütülen çalışmaların sonuçlarının uygulamada da görüleceğini söyledi. Bakan Gürlek, “27 bin 500 hâkim ve savcımızla, 211 bin avukatımızla aynı hukuk ailesinin mensuplarıyız. İnşallah yeni adli yılda yürüttüğümüz çalışmaların sonuçlarını hep birlikte uygulamada da göreceğiz.” dedi.

“SİVİL, DEMOKRATİK VE KUŞATICI BİR ANAYASA HEDEFİMİZDEN VAZGEÇMEDEN HUKUK DEVLETİMİZİ İLERİYE TAŞIMA KARARLILIĞIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ”

Güçlü Türkiye hedefinin güçlü bir hukuk düzeninden geçtiğini vurgulayan Bakan Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Her heyetle bir araya geldiğimde ısrarla üzerinde durduğum hususlardan biri de güçlü Türkiye hedefimize ulaşmanın yolunun güçlü bir hukuk düzeninden geçtiğidir. Adaletin Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirirken sivil, demokratik ve kuşatıcı bir anayasa hedefimizden vazgeçmeden hukuk devletimizi, demokrasimizi ve temel hakları daha ileriye taşıma kararlılığımızı sürdüreceğiz.”

Bakan Gürlek yeni adli yılın ülkemiz, milletimiz, yargı teşkilatımız ve hukuk camiamız için hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.

Törene; Adalet Bakan yardımcıları Burak Ceyhan ve Can Tuncay, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Çelik, AK Parti Genel Sekreteri Eyüp Kadir İnan, MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da katıldı.