Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden fail, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde cezası yarı oranında artırılır.
Bir somut tehlike suçu olan bu tahrik suçu ile korunan hukuki yarar kamu barışıdır. Suçun tespitinde, düşünce açıklaması bir bütün olarak ve amacı dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlike doğmamışsa, objektif cezalandırılabilme şartı gerçekleşmediğinden, suç tüm unsurları ile oluşa bile cezalandırma yoluna gidilemez.
Haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Açıklama; haber verme sınırlarını aşmamış ve eleştiri sınırında kalmışsa, suçun manevi ve hukuka aykırılık unsurları oluşmadığından, bir suçun varlığından da bahsedilemez.
Kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması için, suça konu edilen açıklamalardan dolayı çok sayıda kişinin şikayetçi olması yeterli olmayıp, kanunda gösterilen somut tehlikenin oluştuğu tespit edilmelidir.
Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti ile basın hürriyetinin sınırları Anayasa m.13’e, m.26’ya ve m.28’e göre; bilim ve sanat hürriyetinin sınırları da Anayasa m.13’e ve m.27’ye göre belirlenir. Bu çerçeveye uygun düşen yasal düzenlemeler ile bunların uygulamaları Anayasaya uygun sayılırken, kanunda dışına çıkıldığında Anayasaya aykırılık, Anayasaya uygun çıkarılan kanunlarca belirlenen sınırların dışına çıkıldığında da “suçta ve cezada kanunilik” ilkesine aykırılık gündeme gelir.
Next