Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 01.04.2026 tarihli, 2025/9772 E., 2026/2131 K. sayılı kararı
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 06.02.2025 tarihli, 2024/7590 E., 2025/790 K. sayılı kararı
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 19/01/2021 tarihli, 2020/7823 E., 2021/577 K.sayılı kararı
T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
2025/9772 E., 2026/2131 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, borca itiraz ederek takibin iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, istemin reddine verildiği, borçlunun istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkesince esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
İcra Mahkemeleri, önlerine gelen uyuşmazlığı hızlı ve seri olan takip hukuku kurallarına göre çözümlerken, genel mahkemede görülen menfi tespit davasının sonuçlanmasını bekletici mesele yapmaz ise de genel mahkemenin menfi tespit davasının kabulüne yönelik kesinleşmiş hükmünü HMK 114/1-i maddesi gereğince göz ardı edemez.
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.03.2023 tarih ve 2022/7 40... /258 Karar sayılı ilamı ile borçlunun ..... İcra Müdürlüğü'nün 2022/22250 Esas sayılı icra takip dosyasından borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, kararın 04.07.2023 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
O halde, İlk Derece Mahkemesince, genel mahkemenin kesinleşen menfi tespit davasında verilen kararına uygun olarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ:
Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 02.10.2025 tarih ve 2023/2 97... /1716 Karar sayılı kararının (KALDIRILMASINA),
İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 08.12.2022 tarih ve 2022/8 34... /1234 Karar sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
---
T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
2024/7590 E., 2025/790 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibine karşı borçluların icra mahkemesine başvurusunda, imzaya ve borca itirazlarını ileri sürerek takibin iptalini talep ettikleri, mahkemece, davanın kabulüne karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın Dairemizin 21/06/2016 tarihli 2016/6281 E. 2016/17386K. sayılı ilamı ile bozulduğu, mahkemece, bozmaya uyulduğu, davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
İcra Mahkemeleri, önlerine gelen uyuşmazlığı hızlı ve seri olan takip hukuku kurallarına göre çözümlerken, genel mahkemede görülen menfi tespit davasının sonuçlanmasını bekletici mesele yapmaz ise de genel mahkemenin menfi tespit davasının kabulüne yönelik kesinleşmiş hükmünü HMK 114/1-i maddesi gereğince göz ardı edemez.
Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/83E. - 2024/698K. sayılı 17.10.2024 tarihli kararı ile davacıların davaya konu takip dosyasından borçlu olmadıklarının tespitine karar verildiği, kararın 11.12.2024 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
O halde, mahkemece, genel mahkemenin kesinleşen menfi tespit davasında verilen kararına uygun olarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nın 366. ve HUMK’nın 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.02.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.
---
T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
2020/7823 E., 2021/577 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, takip konusu bononun alacaklı tarafa 12.09.2012 tarihli “kiraya verene yapılan ödemeler” başlıklı belge ile 15.11.2012 tarihli kira sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, davanın kabulüne karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine alacaklı tarafın imza inkarında bulunduğu 12.09.2012 tarihli belgede İİK 169/a-3 maddesi göndermesiyle uygulanması gereken İİK 68/a maddesi uyarınca imza incelemesi yapılması gerektiğinden bahisle kararın Dairemizin 04/10/2016 tarihli 2016/9989 E. 2016/20487 K. sayılı ilamı ile bozulduğu, mahkemece, bozmaya uyulduğu, yapılan imza incelemesi üzerine davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
İcra Mahkemeleri, önlerine gelen uyuşmazlığı hızlı ve seri olan takip hukuku kurallarına göre çözümlerken, genel mahkemede görülen menfi tespit davasının sonuçlanmasını bekletici mesele yapmaz ise de genel mahkemenin menfi tespit davasının kabulüne yönelik kesinleşmiş hükmünü HMK 114/1-i maddesi gereğince göz ardı edemez.
... 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/964 E. - 2015/579 K. sayılı 23/06/2015 tarihli kararı ile davacının takibe dayanak bono nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, kararın 21/06/2018 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
O halde mahkemece genel mahkemenin kesinleşen menfi tespitin kabulüne dair kararına uygun olarak borca itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/01/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Next





