T.C.
Yargıtay
3. Hukuk Dairesi
2025/2543 E., 2025/6221 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1746 E., 2025/472 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Vezirköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/187 E., 2024/189 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin saygın ve güvenilir bir iş adamı olduğunu, ticaretle uğraşan davalının çevresi ve yakınları ile de ahbaplığı bulunması nedeniyle bir hafta veya en geç on gün içinde geri ödeneceği konusunda sözlü olarak anlaşarak 60 cumhuriyet altınını bozdurarak, 07.08.2018 tarihinde 40.000,00 TL, 17.08.2018 tarihinde 50.000,00 TL olmak üzere, 60 cumhuriyet altınına tekabül eden toplamda 90.000,00 TL'nin davalının banka hesabına gönderdiğini, davalının borcu ikrar niteliğinde Whatsapp yazışmaları olduğunu, borcun anlaşılan sürede geri ödenmemesi üzerine 11.06.2016 düzenleme ve 20.08.2019 ödeme günlü 90.000,00 TL bono düzenlendiğini, davalının 2022 Ocak ayında 40.000,00 TL'yi müvekkilinin banka hesabına gönderdiğini, ancak bu paranın 7.69 cumhuriyet altınına tekabül etmesi nedeniyle 51.31 cumhuriyet altını alacağın bulunduğunu, bu alacağın takip tarihi itibariyle TL karşılığı 576.108,00 TL üzerinden Vezirköprü İcra Müdürlüğünün 2023/1390 E. sayılı takibin davalının kötüniyetli itirazı ile durduğunu ileri sürerek; itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı; davacı ile 2018 senesinde tanıştıklarını, işlerinin kötü gitmesi sebebiyle davacı ve eşinden borç para istediğini, 07.08.2018 tarihinde davacının eşi dava dışı ... tarafından 40.000,00 TL, 17.08.2018 tarihinde ise davacı tarafından 50.000,00 TL borç para gönderdiğini, borçlara karşılık 90.000,00 TL tutarında 20.08.2019 vade tarihli senet verdiğini, 2022 yılının Ocak ayında anılan borcun 40.000,00 TL'sinin ödediğini, davacı tarafına TL cinsinden borç gönderildiğinin davacı tarafından dosyaya sunulan makbuzlardan da anlaşıldığını, makbuzların açıklama kısmında başkaca herhangi bir açıklama olmadığını, 60 cumhuriyet altını üzerinden ödünç sözleşmesi yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, delil niteliğinin bulunmayan Whatsapp mesaj içeriklerinde davacıdan altın aldığına yönelik hiçbir beyanının olmadığını, 50.000,00 TL dışında davacıya ne TL cinsinden ne de altın cinsinden borcunun bulunmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden davacının bu durumu ispatlaması gerektiğini savunarak; davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının davacıdan 90.000,00 TL borç aldığını ikrar ettiği, ancak altın cinsinden borç verildiği iddiasını inkar etmesi nedeniyle ispat yükünün davacıda olduğu, Whatsapp mesajlarında davalının altın cinsinden borcu olduğunu kabul ettiğine dair herhangi bir beyanı olmadığı, tanık ...'nın davacının oğlu olduğu ve taraf gibi beyanda bulunduğu, davacının para gönderme amacına ilişkin tanıklık yaptığı, davalının altın cinsinden borcu kabul ettiğinin tanık beyanından anlaşılamadığı, dekontlarda altın karşılığı gönderildiğine dair açıklama bulunmadığı, davalı tarafından yemin eda edilmesiyle borcun altın cinsinden verilmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile, itirazın asıl alacak 50.000,00 TL üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 10.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ancak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davanın reddedilen kısmı için vekil ile temsil edilen davalı yararına reddedilen miktar üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yalnızca davalı yararına hükmedilen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek, davanın reddedilen kısmı yönünden hesaplanan 121.888,87 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalının Whatsapp mesajları ile 90.000,00 TL'nin taraflar arasında sözlü ödünç sözleşmesi kapsamında 60 cumhuriyet altını karşılığında verildiğinin teyit edildiğini, müvekkilinin lehine verilen 50.000,00 TL asıl alacağa rağmen, reddedilen fazlaya ilişkin olarak karşı taraf lehine takdir edilen vekalet ücretinin asıl alacaktan fazla olduğunu, aleyhe takdir edilen vekalet ücretinin Yargıtay kararları uyarınca hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ödünç sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle dekontlarda davacının iddiasını doğrular bir açıklama bulunmadığı, davalının yemin eda ettiği, ispat yükü üzerinde olan davacının iddiasını ispat edemediğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile; itirazın asıl alacak 50.000,00 TL üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile devamına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında belirtilen kararıyla ise; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yalnızca davalı yararına hükmedilen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek, davanın reddedilen kısmı yönünden hesaplanan 121.888,87 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarife'sinin 13. maddesi; “(1)Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü Mahkeme için bu Tarife'nin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7. maddenin ikinci fıkrası, 10. maddenin üçüncü fıkrası ile 12. maddenin birinci fıkrası, 16. maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarife'nin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” hükmünü havidir.
Bu itibarla, kabul edilen kısmı aşacak şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi mezkur kanun hükmüne aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (9) numaralı bendi yerine ''Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarife'si gereğince davanın reddedilen kısmı yönünden hesaplanan 50.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine" bendinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir suretinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.





