Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanlığı’nda Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürü, Büyükelçi Hasan Doğan Beyefendi tarafından kaleme alınan “İslam Hukuku Açısından Kripto Paralar ve Blokchain Teknolojisi” adlı kitabın tahlili için kendilerini ziyaret ettik. Öncelikle Sayın Büyükelçi’ye bu kıymetli eseri için ve bizlere vakit ayırarak aktardığı kıymetli bilgiler için teşekkür ederim. Ayrıca etkinliği düzenleyen ve beni de etkinliğe davet eden Genç Memur-SEN camiasına da teşekkür ederim.

Öncelikle ifade etmeliyim ki devletin üst mercilerinin bu konu hakkında çalışmış olması ve bu konunun gündemlerinde olması beni mutlu etti. Yine de blokzincir teknolojisinin sanal paralardan ayrı olarak incelenmesi, çalışılması ve kullanılması gerektiğini vurgulamam gerekiyor.

Daha evvel Hür Fikirler’de blokzincir teknolojisi üzerine yazdığım yazıda bu teknolojinin nasıl bir mantalite ile çalıştığını açıklamaya çalışmış ve kullanım alanlarına dair örnekler vermiştim. Bu teknolojinin kamu kurumlarında henüz pek bilinmediğini ve herhangi bir alanda uygulamaya başlanmadığını biliyordum. Özel sektörün ise ne durumda olduğu ile ilgili bir bilgim yoktu. Bu süreç içerisinde bir yandan yapılan yeni çalışmaları takip etmeye çalışırken bir yandan da bu teknolojinin ülkemizde bazı özel sektör kuruluşlarınca kullanıldığına tanıklık ettim. Çeşitli firmalar ürünlerinin tedarik zincirini blokzincir teknolojisi ile takip ediyor ve kayıt altına alıyor. Böylelikle olası aksaklıkların nedenini rahatlıkla bulabiliyor ve hızlıca müdahale edebiliyorlar.

Geçtiğimiz aylarda ise bu konuyla ilgili ilginç bir web sitesi keşfettim. Bu web sitesi 2014 yılından bu yana var olan bir siteymiş aslında. Bitnation adlı bu web sitesi blokzincir teknolojisini kullanarak bir “gönüllü ulus” inşa ediyor, topraksız bir ülke iddiasında bulunuyor. Anayasaları var. Vatandaşlık başvurusu alıyorlar ve vatandaşlığınızı kaydediyorlar. Evlenmeyi düşünüyorsanız evlilik cüzdanı oluşturuyorlar, doğum belgesi düzenliyorlar, mülteciyseniz mülteci kimliği düzenliyorlar, anlaşma belgeleri düzenliyorlar ve tüm bunları blokzincir teknolojisi ile kayıt altına alıyorlar. Eğer bu web sitesinin çeşitli ülkelerde tanındığını düşünürsek, “dünya vatandaşlığı” konseptinin yavaş da olsa uygulanma alanı bulduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz.

Diğer yandan dünyada yaygın şekilde pek çok hükümetin çeşitli alanlarda geliştirmeye ve uygulamaya koyulduğu blokzincir teknolojisi ile ilgili Türkiye de “2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi" başlıklı belgenin 22. maddesi ile birtakım hedefler ortaya koydu. Bu belgenin 22. maddesinde blokzincir teknolojisi şu şekilde tanımlanıyor:

“Blokzincir “bitcoin” gibi sanal para birimleri ile ünlenmiş olsa da, merkezi otoriteye ihtiyaç olmadan sisteme dahil olan tarafların birbirine güvenerek işlem yapabilmelerini sağlayan dağıtık bir iletişim altyapısı sunmaktadır. Bu özelliği sayesinde, akıllı sözleşmelerden, tedarik zinciri sürecinin şeffaf ve güvenilir takibine kadar birçok alanda da kullanım imkânı olan, aracıları ortadan kaldıracağı için geleceği şekillendirecek yeni iş modelleri oluşturan teknolojilerden biridir. Örneğin, Amerikan borsası NASDAQ, blokzincir tabanlı üç farklı pilot uygulama üzerinde çalışmaktadır. Hisse ihracı ve takibi, e-oylama ve İsveç ortak fonu ile iletişim. Güney Kore blokzincir altyapısının ülke genelinde gelişimi için kamu ihtiyacı olan hayvancılık tedarik zinciri yönetimi, gümrükleme, e-oylama, gayrimenkul alım-satım, uluslararası e-belge yönetimi ve deniz lojistiği alanlarında pilot projeler belirlemiş ve bu projelerde geliştirme yapacak girişimciler için fon ayırmıştır.

Blokzincir teknolojisine yönelik hedefler ise şu şekilde vurgulanıyor:

“Ulusal blokzincir altyapısının geliştirilmesi ve bu sayede yeni ve yükselen bir teknoloji olan blokzincir tabanlı ağ oluşturulması teşvik edilecektir.

 Blokzincir teknolojisi üzerinde uygulama geliştirme yetkinliğinin oluşması için öncelikle kamu merkezli uygulamalardan (örneğin, tapu kayıt, diploma, gümrük uygulamaları vb.) blokzincir altyapısına taşınabilir olanların tespit edilerek “Açık Kaynak Platformu” inisiyatifi bünyesinde projelendirilmesi sağlanacaktır.

 Yeni, güvenli iş modeli ve süreçlerin (tedarik zinciri, bankacılık, hukuki takip uygulamaları vb.) testi için geliştirilen blokzincir altyapısında kurgu ve uygulama modelleri üzerinden pilot uygulamaların yapılması için test ortamı ve katılımcı kümesi oluşturulacaktır.

 Geliştirilen blokzincir uygulamalarının mevzuata uyumluluk testlerinin yapılması için düzenleyici kurul ile birlikte “sanal mevzuat test alanı” (regulatory sandbox) oluşturulması, testleri başarı ile tamamlayan girişimlerin sertifikasyonunun yapılarak yatırım almalarının desteklenmesi hedeflenmektedir.”

Sanıyorum bu kapsamda TÜBİTAK bünyesinde de bir blokzincir laboratuvarı kurulmuş durumda. Hatta yakın zamanda TEKNOFEST’te bir blokzincir yarışması da ilana çıkmış. (2024)

Bu gelişmeler oldukça önemli olsa da artık somut bazı adımların atılması yerinde olacaktır. Milyar dolarlarca tasarruf anlamına gelen bu teknoloji ile Türkiye’nin artık kamu kurumlarında da tanışması gerekmektedir. Bu anlamda benim önerim, Çin’de 2019 yılından itibaren “noterlik” alanında kullanılmaya başlanan blokzincir teknolojisinin, ülkemizde de noterlik alanında hiç değilse pilot bölgelerde kullanılmaya başlanması üzerinedir. Bir çeşit kayıt sistemi olan noterlik kurumunun, özellikle bazı işlevleri, kolaylıkla blokzincir teknolojisi üzerinden gerçekleştirilebilir ve milyarlarca tl tasarruf imkânı sağlanabilir. Yalnızca tasarruf da değil, şeffaflık, güçlü ve güvenilir silinmez kayıtlar blokzincir teknolojisi ile mümkün olacaktır.

Bu açıdan bakıldığında Türkiye’nin başlangıçta noterlik alanında pilot bir bölge seçerek blokzincir teknolojisini kullanmaya başlaması, bana göre oldukça iyi bir adım olacaktır. Bu kolay adım için Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi umuyorum ki bir proje hazırlayacak ve bu teknolojinin temellerini ülkemizde atmış olacaktır.

 

(Bu yazı Aralık 2021 tarihinde Hür Fikirler adlı sitede yayınlanmış, bazı kısımları Ocak 2024 tarihinde güncellenmiştir. )