Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illerden Diyarbakır’da incelemelerde bulunan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Diyarbakır Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi’nde (GAMER) değerlendirme toplantısı düzenledi. Bakan Bozdağ, Diyarbakır’da Galeria sitesi dışında arama-kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmalarının tamamlandığını ifade ederek, "Ülkemizin diğer depreme uğrayan illerinde olduğu gibi Diyarbakır ilimiz de 6 Şubat günü büyük bir deprem felaketine maruz kaldı ve 6 Şubat günü Diyarbakır büyük bir seferberlik ilan edildi. Burada da tabii ki valimizin koordinasyonunda birim müdürlerimiz ve ilgili kurumlarımız, temsilcileri, uzmanlar, ekipler, herkes adeta bir vücudun organı gibi çok büyük bir hassasiyet içerisinde çalıştılar ve çalışmalarını sürdürdüler. Gelinen noktada Diyarbakır ilimizde biri hariç içinde insan yaşayan binalardan yıkılanların tamamındaki arama, kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmaları tamamlanmıştır. Kalan 1 binada ise arama kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmalarının sonuna gelinmiştir. Kısa bir süre içerisinde bu binadaki arama kurtarma ve enkaz kaldırma çalışması da tamamlanacaktır." diye konuştu.

Depremden sonra Diyarbakır'da yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Bakan Bozdağ, "Bugüne kadar yürütülen faaliyetler çerçevesinde enkazdan çıkarılan vatandaşlarımızdan 397’si vefat etmiştir. Bu vesileyle hem Diyarbakır'ımızda hem de diğer illerimizde vefat eden her bir vatandaşımıza, insanımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum. 902 yaralı çıkarılmıştır. Bunlardan 863’ü tedavileri yapılmak suretiyle taburcu edilmiştir. Halen hastanelerimizde 39 yaralının tedavi gördüğünü ifade edebilirim. Diyarbakır'da geniş kapsamlı çalışmalar yürütüldü. Bir yandan kamuya ait binalarda sosyal tesislerde kredi Yurtlar Kurumuna ait yurtlarda, ortaöğretim, pansiyonlarında, spor tesislerimizde, gençlik merkezlerimizde ve camilerimiz dahil kurduğumuz 9 çadır kentte ve başka kapalı alanlar olmak üzere günlük yaklaşık 200 bin civarında vatandaşımıza barınma imkanı sunduk. Şu ana kadar dışarıda kalan barınma imkanı olmadığı için açıkta kalan herhangi bir vatandaşımız olmamıştır. Ayrıca 2 bin 200 çadırdan oluşan bir çadır kent, bunlara ilaveten 675 konteynerden oluşan bir konteyner kent kurma çalışmalarını da hızla yürütüyoruz. Çadır kentimiz neredeyse tamamlandı. Şu anda Diyarbakır'ımızda açıkta kalan hiçbir insanımız yok. Sadece Diyarbakır'da değil bu Türkiye'nin deprem felaketini yaşayan diğer her bir ilinde de aynı hassasiyetle yürütülmektedir. Diyarbakır il genelinde hasar tespit çalışmaları 300 ekip ile sürdürülmektedir. Şu ana kadar Diyarbakır merkezde konutların önemli bir kısmının hasar tespit çalışmaları tamamlanmıştır. Önümüzdeki süre içerisinde yaklaşık 8-10 gün içerisinde de en geç kalan bütün konutların hasar tespit çalışmaları tamamlanacaktır” ifadesini kullandı.

‘478 SAVCI GÖREVLENDİRİLDİ’

Yıkılan binalar ve kimliklendirme ile ilgili deprem bölgelerinde 478 gönüllü savcının görevlendirildiğini kaydeden Bozdağ, "Adli soruşturmalarla ilgili hususu da burada bir kez daha ifade etmekte fayda görüyorum. Deprem nedeniyle yıkılan ve pek çok insanımızın ölümüne ve yaralanmasına neden olan binaların imar, inşaat, tadilat ve denetimlerinde sorumluluğu olanların tespiti, delillerin toplanması, ölü muayenesi, kimliklendirme ve defin işlemlerinin büyük bir titizlikle, hukuka uygun bir biçimde ve ivedilikle sürdürülmesini sağlanmak maksadıyla yoğun bir çalışma yürütülmektedir. Adli işlemlerin gecikmeksizin yapılması için Hakimler ve Savcılar Kurulumuz bölgeye gönüllü cumhuriyet savcılarımızdan 478 savcı görevlendirmiştir. Ayrıca Adli Tıp Kurumu ölü muayene, otopsi ve kimliklendirme işlemlerinin süratli bir biçimde yapılmasını temin maksadıyla 394 görevlendirme yapmıştır. Adli tıp kurumumuz da görevlendirmelerini gönüllüler arasından yapmaktadır” diye konuştu.

‘SORUŞTURMALARIN SADECE MÜTEAHHİTLERE YÖNELİK OLDUĞU İDDİASI GERÇEK DIŞIDIR’

Yıkılan binalarla ilgili soruşturmanın sadece müteahhitlere yönelik olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirten Bakan Bozdağ, şunları söyledi:

"Kamuoyunda sadece müteahhitlere dönük soruşturma yapıldığı iddiaları ve değerlendirmeleri yapılmaktadır. Bu iddialar ve değerlendirmelerin hiçbiri gerçeği yansıtmamaktadır. İşin doğrusu binanın inşasında, denetiminde, kullanımında sorumluluğu olan herkesin kusuru ayrı ayrı değerlendirilmektedir. Bu kapsamda binaların müteahhitleri, yapı denetim elemanları, belediyelerde görevli ve yetkili fenni mesuller binada mevzuata aykırı tadilat yapanlar, kolon kesenler dahil olmak üzere ihmali ve kusuru olduğu değerlendirilenler ayrımsız soruşturulmaktadır. Takdir edersiniz, bu delillerin toplanması hangi binada kimler sorumlu? Müteahhidi kim? Denetimi yapan kim? Bunlara ilişkin fenni mesuller kim? Hangi binada kim, hangi tür imara aykırı tadilat yaptığı binanın statiğini değiştirdi, kolon kesti veya kullanımdan kaynaklanan başkaca hatalar oldu, bunların tespiti bir zaman almaktadır. Ama bilinmelidir ki bütün bu sorumlulara dair Cumhuriyet Savcılıklarımız tarafından resen soruşturmalar başlatıldığı gibi, delillerin de titizlikle toplanması sürdürülmektedir. Ayrıca vatandaşlarımız tarafından yapılan ihbar ve şikayetler ile dile getirilen her tür iddia da soruşturma kapsamında büyük bir titizlikle değerlendirilmektedir. Sorumlular yargı önünde hesap verecektir. Hiçbir vatandaşımız bu kapsamda soruşturmaların gecikmesi yahut da herhangi bir nedenle farklı bir değerlendirmeye tabi tutulması yönündeki iddialara kulak asmamasını buradan bir kez daha ifade isterim.” diye konuştu.

‘245 ŞÜPHELİDEN 54’Ü TUTUKLANDI’

Yıkılan veya ağır hasarlı binalarla ilgili gözaltına alınan 245 şüpheliden kusuru ve ihmali olduğu belirlenen 54 kişinin tutuklandığını açıklayan Bozdağ, "Binaların yapılış tarihine baktığınızda çok eski tarihli binalar olduğu gibi çok az da olsa yeni tarihli binalar da var. Kimler sorumlu? Kimler kusurlu? Bunlar elbette ki bir zaman alacaktır. Bu zamanın da gecikmeksizin işletilmesinde ve bunun titizlikle yapılmasında fayda olduğunu görüyor ve bu maksatla da bölgede deprem soruşturmalarıyla ilgili özel bürolar kuruldu. Özel görevlendirmeler yapıldı ve bu savcılara başka görev verilmemesi hususu da ayrıca kendilerine iletildi. Burada özel çalışmaların yürütüldüğünü ifade etmek isterim. Bugüne kadar hakkında işlem yapılan şüpheli sayısı 245, tutuklanan şüpheli sayısı 54, hakkında adli kontrol verilen şüpheli sayısı 47, yakalama kararı çıkarılan ama henüz yakalanmamış şüpheli sayısı 7, gözaltı talimatı verilen 45, gözaltında olan kişi sayısı ise 27’dir. Şüphelilik vasfı değerlendirilen kişi sayısı şu anda 29, yurt dışında olduğu tespit edilen 4, öldüğü tespit edilen 10, ifadeleri alınan 22 şüpheli bulunduğunu buradan ifade etmek isterim. Şüpheliler tespit edildikçe haklarındaki tedbir kararları dahil, ceza mahkemesi kanunu çerçevesinde yapılması gereken her şey eksiksiz yapılmaktadır.” dedi.

‘DELİLLER TOPLANDIKTAN SONRA ENKAZLAR KALDIRILIYOR’

Yıkılan binaların enkazlarının soruşturma kapsamında delillerin toplandıktan sonra kaldırıldığını ifade eden Bakan Bozdağ, "Burada şu hususu da ifade etmekte fayda görüyorum. Yıkılan binalarla ilgili hayatını kaybeden vatandaşlarımızın, kardeşlerimizin ve yaralanan insanlarımızın olduğu her yerle ilgili deliller titizlikle toplanmaktadır. Delillerin toplanması da dahil bölgeden ki adli işlemlerin gecikmeksizin yapılması için, demin de söyledim, 478 Cumhuriyet savcı görevlendirildi. Ayrıca delil tespiti işlemlerinin usulüne uygun ve gecikmeksizin yapılmasını temin maksadıyla da 600 bilirkişi görevlendirildi. Adli tıp kurumumuz da 394 görevlendirme yaptı. Bunlar da delil tespitinde önemli görevler ifa etmektedir. Şu ana kadar Adana, Diyarbakır, Gaziantep, Şanlıurfa ve Kilis illerinde delil tespit işlemi tamamlanmıştır.  Deliller toplanmadan hiçbir enkaz kaldırılmamaktadır. Delillerin toplanmaması ya da delillerin karartılması söz konusu değildir. Delilerin toplanmadığı ya da karartıldığı yönündeki söylentiler, iddialar kocaman bir yalandan ibarettir. Hiç kimsenin delilleri karartmaya veya delillerin toplanmasını engellemeye gücü yetmez." diye konuştu.

Deprem provokatörlerine dikkat edilmesi gerektiğine dikkati çeken Bozdağ, "Bunu buradan bir kez daha ifade etmek isterim. Hem kolon kestiği iddia edilenler ve böyle kolon kesme işleri olan binalarda bunları yapanlar, yaptığı değerlendirilenler hem statiği değiştirilen binalar, statiğini değiştirenler hem imara aykırı binada, mevzuata aykırı en ufacık bir iş ve işlem yapanlar hem Belediyelerde bu binaları denetlemekle yetkili ve görevli feni mesuller. Hem denetim firmaları hem müteahhitler hem proje müellifleri bu binayla herhangi bir binayla ilgisi olan ve yaptığı iş ve işlem nedeniyle binanın yıkılmasında bu eksikliğin etkili olduğu tespit edilenler kusurları ve eksiliklerin derecesine göre elbette yargı önünde hesap vereceklerdir. Bunun aksini iddia ediyorsa, bunlar yapılmadı kim diyorsa, gerçekten büyük bir yalanı söylüyor ve burada büyük bir gayretle çalışan savcılarımıza, yargı görevlilerimize, bilirkişilerimize bu emeği sarf eden onca insana iftira ediyorlar. Bu yalancıları, bu provokatörleri önce Allah'a sonra da aziz milletimize havale ediyorum” dedi.

‘HIRSIZLIK VAKALARIYLA İLGİLİ 235 ŞÜPHELİDEN 149’U TUTUKLANDI’

Bakan Bozdağ, hırsızlık olayları ile ilgili 319 olayda 235 şüpheliden 149’unun tutuklandığını belirterek, "Hırsızlık olayları ve yağma hadiseleriyle ilgili de bir değerlendirmeyi ifade etmek isterim. Şu anda sanki Türkiye'de bu alanda büyük bir ‘yağma faaliyeti varmış’ gibi birtakım haberler yapılıyor. Yani bunun da altını çizmekte fayda görüyorum. Elimizdeki istatistiki veriler bu haberlerin doğru olmadığını ortaya koyuyor. ‘Yağma var’ haberlerinin şöyle ifade etmek belki daha doğru olabilir. 'Yağma yok ama yalan çok.' Böyle iddiaların da hukuk tarafından soruşturulduğunu cumhuriyet savcılarımızın gereğini yaptığını buradan ifade etmek isterim. Bu aziz milletimizi de lekeleyen, sanki Türk halkı böylesi bir zamanda, böylesi bir ahlak zafiyetinde, böylesi bir insanlık dışı işi yapacak gibi bir algı, Türk milletine de her bir insanımıza da büyük bir haksızlık olduğunu ifade etmek isteriz. Ama gerek yağma ihtimaline karşı gerek hırsızlık ihtimaline karşı alınan tedbirler en üst düzeydedir. Şu ana kadar baktığımızda bunların neredeyse tamamına yakını hırsızlıkla ilgili verilerdir. Vaka sayısı 319. Şüpheli sayısı 235. Tutuklanan şüpheli 149, hakkında adli kontrol kararı verilen şüpheli 27. Yakalama kararı çıkarılan şüpheli 28 ve gözaltı sayısı 8’dir. Bundan sonra da hırsızlıkla ilgili yağma ile ilgili de her türlü iddia, ihbar ve şikayet titizlikle değerlendirmektedir." açıklamasında bulundu

‘KİMLİKLENDİRME ÇALIŞMALARI İÇİN MÜRACAAT ETMELERİ GEREKİYOR’

Enkazlarda kimliği henüz tespit edilemeyenler için çalışmaların devam ettiğini belirten Bakan Bozdağ, yakınları enkaz altında kalan ve kendilerine ulaşamayanların kolluk güçleri, hastaneler, Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Adli Tıp Kurumlarına müracaat etmelerini isteyerek, şöyle konuştu:

"Şu anda kimliklendirilmesi yapılamayan vefat etmiş kardeşlerimiz bulunmaktadır. Buradan aziz vatandaşlarımıza şu çağrıyı özellikle yapmakta fayda görüyorum. Deprem nedeniyle enkaz altında olduğu değerlendirdiği akrabası veya yakını, tanıdığı, dostu olduğunu bilenler, eğer kendilerinden şu ana kadar bir bilgi alamamışlarsa, enkaz altından çıkan yaralı ve vefat edenler arasında da tespit yapılamamışsa, burada kimliklendirmenin yapılabilmesi için bu kardeşlerimizden referans olarak kullanılacak bazı verilerin alınmasına, numunelerin alınmasına ihtiyaç bulunmaktadır. Bu nedenle enkaz altındaki akrabasına, yakınına, dostuna ulaşamayan vatandaşlarımızın, kolluk güçlerimize, hastanelerimize, adli tıp kurumumuza, ilgili her ilde şubemiz var, şubelerimize, grup başkanlıklarımıza, Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza lütfen müracaat etsinler. Çünkü şu anda enkaz altında çıkarılıp kimliklendirilmesi yapılamayan, vefat ettiği halde numune, referans örnekleri olmadığı için eşleştirilmesi de yapılamayan vefat etmiş kardeşlerimiz bulunmaktadır. Bunların yakınlarından benim istirhamım, ilgili birimlere gecikmeksizin müracaat etmeleri ve bu kimliklendirme işleminin usulünce ve hızlıca yapılması için gerekli numuneleri süratle vermeleri gerekmektedir. Şu anda Adli Tıp Kurumlarımızda bulunan bu tür kimliklendirilmesi yapılamayan, vefat etmiş kardeşlerimizin kimliklendirmeye esas DNA raporları çıkarılmış durumdadır. Numune referans örneklerin olmayışı veyahut da yeteri kadar olmayışıdır. Onun için de numune referans örnek verecek yakınlarının ilgili kurumlarımıza müracaat etmelerinde büyük fayda vardır ki bunları sahiplerine, doğru sahiplerine vakitlice teslim edelim. Bir kez daha buradan kardeşlerimize tekrar başsağlığı dilerken yakınları için ilgili birimlere müracaat etmelerini istirham ediyorum. Eminim çokları müracaat etmiştir. Ama ola ki ihmali olan veyahut da müracaat etmemiş olanlarımız olabilir. Lütfen onlar da müracaat etsinler.”