"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/5528
Karar No : 2025/4583

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacı şirket adına, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle 2017 ve 2018 yılları için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve aynı yılların Ekim-Aralık dönemi için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 2. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının 2017 ve 2018 yıllarında ... Pizza markası altında franchising sözleşmesi kapsamında pizzacılık faaliyetini sürdürdüğü, hakkında inceleme davam ederken kayıt dışı hasılatının bulunmasından dolayı 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 90. maddesinde düzenlenen varlık barışından yararlanarak 30/06/2020 tarihinde beyanda bulunarak tahakkuk eden tutarı 31/07/2020 tarihinde ödediği, Gelir İdaresi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı görüş yazısına dayanılarak incelemenin devamı sırasında yasa hükmünden yararlanılamayacağı belirtilerek incelemeye devam edildiği ancak bu yönde yasal bir düzenleme bulunmadığı ve sözü edilen Kanun hükmü kapsamında beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılamayacağı dikkate alındığında, davacı hakkında vergi incelemesi gerçekleştirilmek suretiyle yapılan uyuşmazlık konusu tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :

Davacı tarafından, ... markası adı altında faaliyetini sürdüren ... Anonim Şirketi ile aralarında imzalanan franchising sözleşmesi kapsamında yiyecek ve içecek sektöründe faaliyet gösterildiği, adı geçen şirketin otomasyon sistemi ile davacının beyanları arasındaki uyumsuzluk bulunup bulunmadığı hususunda başlanılan inceleme devam ederken 30/06/2020 tarihinde Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 90. maddesi kapsamında beyanda bulunulduğu ve tahakkuk eden verginin Kanun'da öngörülen süre içinde ödendiği, inceleme sonucunda düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak dava konusu tarhiyatın yapıldığı ve özel usulsüzlük cezasının kesildiği anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

19/07/2019 tarih ve mükerrer 30836 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 07/07/2019 tarih ve 7186 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2. maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na geçici 90. madde eklenmiş olup söz konusu maddenin altıncı fıkrasında, gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye'de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların, 31/12/2019 tarihine kadar vergi dairelerine beyan edileceği, beyan edilen söz konusu varlıkların, 31/12/2019 tarihine kadar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın kanuni defterlere kaydedilebileceği, bu takdirde, söz konusu varlıkların vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebileceği, vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değeri üzerinden %1 oranında vergi tarh edileceği ve bu verginin, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödeneceği belirtilmiş olup maddenin yedinci fıkrasında, bu madde kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacağı hükme bağlanmıştır.

30/12/2019 tarih ve 30994 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Cumhurbaşkanı kararıyla Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 90. maddesinin birinci, üçüncü ve altıncı fıkralarında yer alan süreler, bitim tarihinden itibaren 6 ay uzatılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 90. maddesi kapsamında bildirilen veya beyan edilen tutarlara ilişkin tahakkuk eden verginin Kanun'da öngörülen süre içerisinde ödenmesi şartıyla, bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılamayacağı yolundaki düzenlemenin amacı, mükelleflerin yasal defter ve kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz gibi kıymetlerin kayıtlara yansıtılarak mali sisteme kazandırılmasıdır.

Sözü edilen hükümle mükellefler yönünden bu madde kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacağı hususu güvence altına alınmış olmakla birlikte bu düzenlemenin varlığının, mükelleflerin ticari faaliyetleri nedeniyle incelemeye alınmasına ve haklarında ticari faaliyetleri nedeniyle tarhiyat yapılmasına engel teşkil etmeyeceği açıktır.

Diğer taraftan, davacı tarafından varlık bildiriminde bulunulmuş olmasının yürütülen vergi incelemesini sona erdireceğine veya saptanan matrah farkı üzerinden vergi salınmasına ve ceza kesilmesine engel teşkil edeceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.

Bu durumda, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu incelenerek ve davacı iddiaları değerlendirilerek 193 sayılı Kanun'un geçici 90. maddesi kapsamında beyan edilen tutarın, ticari faaliyetinden elde edilen ve beyan edilmeyen gelirden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve kayıt dışı hasılat bulunup bulunmadığı ortaya konulmak suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle dava konusu vergi ve cezeaların kaldırılmasına ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair kararda hukuka uygunluk görülmemiştir.

Öte yandan, yeniden verilecek kararda, mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı hususunun gözönünde bulundurulması ve özel usulsüzlük cezası hakkında değerlendirme yapılması gerektiği tabiidir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin kabulüne,

2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 17/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.