Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunun 91. Maddesinde "Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir." şeklinde geçici koruma statüsü düzenlenmiştir.

Daha çok  2011 yılında patlak veren Suriye iç savaşıyla yurtlarını terk etmek zorunda kalan  Suriye Vatandaşlarının  Türkiye’ye gelmesiyle hayatımıza giren Geçici Koruma Statüsü içerik olarak ülke topraklarına serbest olarak kabul, geri gönderilmeme ilkesine riayet ve temel ihtiyaçların karşılanması unsurlarından oluşmaktadır.( Çiçekli; 2013:313)

Türkiye’ye giriş yaptıkları sırada Suriyeliler için düzenlenen geçici koruma kimlik kartları savaş sebebiyle herhangi bir resmi belgeye dayanmadan sadece gelen yabancıların beyanlarına göre düzenlenmiştir.  Şöyle ki: Suriye’de dini nikah kıyan eşler  Türkiye’ye girişlerde vermiş oldukları beyana göre herhangi bir resmi evlilik belgesi veya aile defteri aranmaksızın nüfus kayıtlarına evli olarak kaydedilmişlerdir.  Bununla beraber geçici koruma kimlik kartının güncellenmesi sırasında da geçici koruma altında Türkiye’de ikamet eden çoğu Suriyeli yabancının kimlik bilgileri vermiş olduğu beyana göre düzenlenmiştir. Bu duruma, geçici koruma statüsündeki bu yabancıların medeni hal bilgileri de dahildir.

Dini nikahlı eşlerin ayrılması veya ayrılmak istemesi sonucu geçici koruma kimlik kartlarında yer alan medeni hal durumunun “bekar” olarak düzeltilmesi ise bu kadar kolay olmamaktadır.  Göç İdaresi   bu kişilerden medeni durumun “ bekar” olarak düzeltilmesi için mahkemeden “boşanma” kararı almış  olmaları şartını aramaktadır.  Esas sorun ise bu noktada ortaya çıkar.  Bilindiği üzere resmi olarak evli olmayanların Türkiye’de boşanması mümkün değildir. Beyan üzerine nüfus kayıtlarında evli olarak kaydedilen kişilerin ayrılmalarına rağmen nüfus kayıtlarında evli olarak gözükmesi ise başta yeniden evlenmek isteyen yabancıların yeni bir evlilik yapamaması gibi bir çok hak kaybına yol açmaktadır.

Bu durumda izlenebilecek iki yol karşımıza çıkar. Birinci yol nüfus kaydının düzeltilmesi davası açmaktır. Bu dava türü etkili bir yol olsa da pratikte bu davanın kamu düzeniyle alakalı  olması sebebiyle  mahkemelerin Suriye Konsolosluğundan tarafların evli olup olmadıklarına dair bilgi istemesi ve Suriye Konsolosluğunun bu bilgiyi çoğu zaman aylar sonra göndermesi veya hiç göndermemesi gibi sebeplerle  etkili bir yol olarak işletilememektedir.

İkinci yol ise boşanma davası  açmaktır.  Baştan belirtmek gerekir ki bu davalarda tarafların “boşanmasına” karar verilmemektedir. Yine de bu davayı açmadaki amaç aşağıda açıklanacaktır. Bu durumda bu davaya uygulanacak olan maddi hukuku tespit etmek gerekir.

Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 14. Maddesinde “Boşanma ve ayrılık sebepleri ve hükümleri, eşlerin müşterek millî hukukuna tâbidir. Tarafların ayrı vatandaşlıkta olmaları hâlinde müşterek mutad mesken hukuku, bulunmadığı takdirde Türk hukuku uygulanır.” Şeklinde geçen düzenleme gereğince Suriye’de evlenmiş iki Suriye vatandaşının Türkiye’de boşanmak istemeleri durumunda uygulanacak olan maddi hukuk Suriye hukukudur.  

Usul hukuku bakımından ise lex fori ilkesi gereğince Türk Hukuk Muhakemeleri Kanunu uygulanır. Buna göre dini nikahın Suriye de de geçerli bir evlilik olup olmadığı incelenmelidir.

Suriye Arap Cumhuriyeti 9/7/1953 tarihli ve 59 yasama sayılı Medeni Hal Kanunu 440.maddesine göre; Suriye’de evlenme için evlilik başvurusunun maddede sayılan bu evliliğe engel olacak herhangi bir yasal mâni bulunmadığına dair bir belge gibi belgelerle bölge hakimine yapılması gerekir. Hâkim, bu belgelerin tamamlanmasından hemen sonra akdin yapılmasına izin verir. Bu kanunun 43.maddesine göre “Akit, hâkim veya yetkilendirdiği mahkeme yetkilileri tarafından gerçekleşir.” MHK, evlenme sözleşmesinin hakim veya yetkilendirdiği mahkeme yetkilileri tarafından yapılmasını öngörür. 45.maddeye göre hâkim yardımcısı, evliliği özel siciline kaydeder ve bir kopyasını evlilik tarihinden itibaren on gün içinde Medeni Durum Daire Başkanlığına gönderir. Bu kopya, her iki tarafın da evlilik hakkında Medeni Durum Dairesi'ni bilgilendirdiği anlamına gelir. Evlilik sözleşmesi bu şekilde kurulmuş ve resmiyet kazanmış olur. Kanunun 2.maddesi “Nişan, evlenme sözü, Fatiha okuma, mehir alma ve hediye kabul etme evlilik akdi sayılmaz.” dediği için bu hükmün lafzından imam nikahının geçerli olmadığı anlaşılmaktadır. 4 (Hatice Nihan Sarıhan  TÜRKİYE-SURİYE PERSPEKTİFİNDE EVLİLİK HUKUKUNA DAİR İNCELEME , İstanbul/2018)

Görüleceği üzere dini nikah ne Suriye’de ne  Türkiye’de kabul görmektedir. Bu sebeple dini nikahla evlenen  Suriyeli yabancıların Türkiye’de açacağı   boşanma davalarının  da konusu bulunmamaktadır. Durum böyleyken geçici kimlik kartlarında beyan üzerine Göç İdaresi tarafından “evli” olarak kaydedilen tarafların yine beyan üzerine medeni hal durum bilgisinin “bekar” olarak düzeltilmesi için Göç İdaresinin tek başına tarafların beyanını   yeterli bulmaması ve bir mahkeme kararı istemesi sebebiyle boşanma davasının açılması faydalı olacaktır. Nitekim somut bir olayda Batman 1. Aile Mahkemesi 2022/365 E. 16.09.2022 tarihinde “ Tarafların beyanları, aile nüfus kayıt tablosu ve dosya kapsamı incelendiğinde; tarafların Suriye vatandaşı olduğu, gerek Suriye'de gerekse de Türkiye'de yapılmış bir resmi nikahın olmadığı, sadece dini nikahın yapıldığı anlaşılmakla; boşanma için öncelikle tarafların "evli" olmasının gerektiği, tarafların ise hukuken evli olmadığı, bu nedenle yasadaki şartların gerçekleşmediği, davanın konusunun olmadığı kanaatine varılarak davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş” şeklinde “ tarafların boşanmasına” dair karar vermemiş olmasına rağmen bir noktada tarafların hukuken evli olmadığına dair tespitte bulunmuştur. Nitekim bu karar üzerine bulunduğu ilin  Göç İdaresine başvuran davacı  geçici koruma kimlik kartında  “evli” olarak geçen medeni hal durumunu “bekar” olarak değiştirebilmiştir.

Her ne kadar dini nikah kıyarak beyan üzerine nüfus kayıtlarında evli olarak kaydedilen Suriyeli yabancıların hukuken boşanması mümkün olmasa da ayrılmak isteyen veya ayrılmış olan yabancıların nüfus kayıtlarında evli olarak kalmaları hak kayıplarına sebebiyet verecektir. Bu sebeple tarafların hukuken evli olmadığına  dair alınmış mahkeme kararlarıyla da Göç İdaresinin nüfus kayıtlarında değişiklik yapması gerekmektedir.

KAYNAKÇA:

1. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunun

2. Çiçekli; 2013:313

3. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun

4. Hatice Nihan Sarıhan  TÜRKİYE-SURİYE PERSPEKTİFİNDE EVLİLİK HUKUKUNA DAİR İNCELEME , İstanbul/2018

5. Batman 1. Aile Mahkemesi 2022/365 E. SAYILI KARARI