banner644

Evlenme, bir kadın ve erkeğin hayatlarını birleştirmek amacıyla evlendirmeye yetkisi bulunan kişiye kendi iradelerini açıklamalarıyla kurulan bir birliktir. Türk Medeni Kanunu’nun 142. maddesinde evliliğin şekli şu şekilde düzenlenmiştir; “Evlendirme memuru, evleneceklerden her birine birbiriyle evlenmek isteyip istemediklerini sorar. Evlenme, tarafların olumlu sözlü cevaplarını verdikleri anda oluşur. Memur, evlenmenin tarafların karşılıklı rızası ile kanuna uygun olarak yapılmış olduğunu açıklar.”

EVLİLİĞİN ŞARTLARI

A.) EVLİLİĞİN MADDİ ŞARTLARI

1. EVLENME EHLİYETİ

Evlenme, bir medeni hukuk sözleşmesi olup evlenecek kişilerin evlenmeye ehil olmaları yani evlenme ehliyetine sahip olmaları gerekmektedir. Evlenme ehliyetinden kasıt ise kişinin ayırt etme gücüne sahip olması ve kanunda belirtilen evlenme yaşına erişmiş olmasıdır.

- AYIRT ETME GÜCÜ

Evlenecek olan kişiler, temyiz kudretine yani ayırt etme gücüne sahip olmalıdır. Bu şart Türk Medeni Kanunumuzun 125. Maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir; “Ayırt etme gücüne sahip olmayanlar evlenemez”

Ayırt etme gücü ise yine Türk Medeni Kanunu madde 13’te şu şekilde tanımlanmıştır; “Yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes, bu Kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.”

Evlenme şartı olarak bahsettiğimiz ayırt etme gücünün evlenme töreni esnasında bulunması gerekmektedir. Sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun kişiler fiil ehliyetinden de yoksun olup hiçbir hukuki işlemi yapamayacakları gibi evlenemezler de. Ayırt etme gücünün yokluğu durumunda evlenme gerçekleşmişse de evlenme mutlak butlan ile sakattır. Mutlak butlan halinde kural olarak her zaman evliliğin iptali yoluna başvurulabilmektedir. 

Ayırt etme gücünün geçici olarak evlenen kişide bulunmaması halinde ise gerçekleşen evlilik nispi butlan ile sakattır. Bu durumda evliliğin tamamlandığı andan itibaren 5 yıl içerisinde açacağı bir dava ile evliliğin butlanı talep edilebilecektir. 

- EVLENME YAŞI

a.) Olağan Evlenme Yaşı:

Türk Medeni Kanun’un 124. Maddesinin 1. fıkrasında, evlenebilmek için en düşük yaş sınırı şu şekilde düzenlenmiştir; “Erkek veya kadın on yedi yaşını doldurmadıkça evlenemez.”

b.) Olağanüstü Evlenme Yaşı:

Kanunumuz, önemli ya da olağanüstü bir durumun varlığı halinde henüz on yedi yaşını doldurmamış kişilerin de evlenmesine müsaade edilebileceğini düzenlenmiştir.
Türk Medeni Kanun madde 124/II: “Ancak, hâkim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir.”

Yargıtay kararları doğrultusunda olağanüstü ve pek önemli sebeplere örnek olarak; kadının gebeliği, taraflardan birinin ölüm tehlikesi içinde bulunması, nişanlı kadının yoksulluk içinde yaşaması verilebilir.

Her ne kadar hâkim bu kararı verirken yaşı küçüğün anne, baba ya da vasisini dinleyecekse de bu kişilerin anlattıklarıyla bağlı olmayıp somut gerçeğe uygun olarak karar verecektir. Fakat hâkimin bu kişileri dinlemesi usuli olarak zorunludur. 

- YASAL TEMSİLCİNİN İZNİ

Ayırt etme gücüne sahip kısıtlı ve küçüklerin evlenebilmesi için yasal temsilcilerinin iznine gerek duyulmaktadır. On yedi yaşını doldurmuş olan kişiler her ne kadar evlenebilseler de hukuki anlamda hala sınırlı ehliyetsiz sınıfına girmektedirler. Aynı zamanda ergin olsa dahi herhangi bir sebeple kısıtlanmış kişilerin de evlenebilmek için yasal temsilcilerinin iznine ihtiyaç duymaktadırlar.

2. EVLENME ENGELLERİNİN BULUNMASI

a.) Kesin Evlenme Engelleri

Kesin evlenme engelleri TMK madde 129-133 arasında düzenlenmiş olup 3 adet kesin evlenme engeli bulunmaktadır;

- Hısımlık

TMK madde 129’da düzenlenen hısımlık evlenme engeline göre aralarında aşağıdaki şekilde hısımlık bulunan kişilerin evlenmesi yasaktır;

* Üstsoy ile altsoy arasında

* Kardeşler arasında

* Amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenler arasında

* Kayın hısımlığını doğuran evlilik bitmişse dahi, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında

* Evlât edinen ile evlâtlığın arasında

* Evlatlık ya da evlat edinen ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında

- Önceki Evlilik

Geçerli bir evlilikten söz edebilmek için tarafların başka biri ile evli olmaması şarttır. Yeniden evlenecek kişiler, eski evliliklerinin sonlandığını ispatlamak zorundadır. Eski eşin gaipliğine karar verilse dahi eski evliliğin mahkemece feshine karar verilmelidir. Evliliğin feshi sağlanmazsa kişi yeniden evlenemez.

- Akıl Hastalığı

Akıl hastalarının evlenmesi, evlenmelerinde tıbbî sakınca bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla kanıtlandığı takdirde mümkün olur. İşbu husus kanıtlanamazsa yapılan evlilik geçersiz olur.

b.) Geçici Evlenme Engelleri

- Bekleme Süresi

Erkeklerin boşandıktan sonra tekrar evlenmek için beklemelerine gerek yoktur. İstedikleri her zaman tekrar evlenebilirler. Kadınlar için ise durum farklıdır. Kadınlar boşandıktan sonra üç yüz gün geçmeden evlenemezler. Bu süreye iddet müddeti denir. Bu süre hâkim kararıyla kaldırılabilmektedir. Bu sürenin amacı kadının daha önceki evliliğinden kaynaklı bir gebeliği olma ihtimali ve soy bağına ilişkin problemlerin yaşanmamasının sağlanmasıdır.

Bekleme süresi yani iddet müddeti TMK madde 132/I’de şu şekilde düzenlenmiştir; “Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün geçmedikçe evlenemez. Doğurmakla süre biter. Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâllerinde mahkeme bu süreyi kaldırır.”

- Bulaşıcı Hastalık

Evlenecek kişiler evlenmeden önce tıbbi muayene olurlar. Evlenmeye engel olan bazı hastalıklar bulunmaktadır. Bu hastalıklar Umumi Hıfzıssıhha Kanunun 123. ve 124. maddelerinde bulunmaktadır. Bunlar; frengi, belsoğukluğu ve yumuşak şankr gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve cüzzamdır. Bu hastalıklara sahip olanların evlenmesi mümkün değildir. Bu hastalıkların geçtiğine dair rapor alınması halinde engel ortadan kalkacaktır. Verem hastalığında ise nikah altı ay ertelenir, kişi bu süre sonunda iyileşmezse süre 6 ay daha uzatılır. AIDS ve HIV pozitif bireyler için evlenmeye engel hukuki bir durum yoktur.

B.) EVLİLİLĞİN ŞEKLİ ŞARTLARI

1.) Evlenme Başvurusunda Bulunma

Birbiriyle evlenecek kişiler, içlerinden birinin oturduğu yerin evlendirme memurluğuna birlikte başvuruda bulunurlar. Yerleşim yeri köy olan ya da yabancı bir kişi ile evlenecek Türk vatandaşı, yerleşim yerinin belediye evlendirme memurluklarına ya da yine yerleşim yerinin nüfus müdürlüğüne başvurabilirler. Bu başvuru yazılı olabileceği gibi sözlü şekilde de yapılabilmektedir.

Başvuru İçin Gerekli Belgeler:

* Evlenecek kişilerin nüfus cüzdanı ve nüfus kayıt örneği

* Önceden evlilik geçirmiş kişiler söz konusu ise önceki evliliklerinin sona erdiğine ilişkin belge

* Evlenecek kişilerden biri küçük veya kısıtlı ise yasal temsilcisinin imzası bulunan yazılı izin belgesi

* Tarafların evlenmeye engel hastalığının bulunmadığına dair sağlık raporu

2.) Başvurunun incelenmesi

Evlendirme memuru; başvuruyu ve belgeleri inceler, eksiklik halinde eksikliği tamamlar ya da tamamlattırır. Evlenmeye yasal bir engel çıkması halinde evlendirme memuru başvuruyu reddeder.

3.) Evlenme İzin Belgesi

Yapılan inceleme sonucunda hiçbir eksikliğin olmadığına kanaat getirilen çiftler istekleri doğrultusunda evlenme izin belgesi alabilmektedir. Evlenme izin belgesi ile çiftler yurt içinde ya da yurt dışında herhangi bir araştırmaya gerek olmaksızın evlenebilmektedir. Evlenme izin belgesinin geçerlilik süresi ise 6 aydır.

4.) Evlenmeye İtiraz

Evlenmeye itiraz Evlendirme Yönetmeliği madde 24-25’te düzenlenmiş olup evlenme dosyası hazırlanmaya başladığı andan itibaren evlenme gününden önceki günün mesai saati bitimine kadar tarafların evlenmeye ehil olmadıkları, aralarında evlenme engeli bulunduğu ileri sürerek evlenmenin yapılmasına itiraz edebilirler. İşbu itiraz yazılı olmalıdır, evlenme gününde yapılan itirazlar kabul edilmez.
Cumhuriyet savcıları da mutlak butlan sebeplerinin varlığı halinde evlenme yapılıncaya kadar evlenmeye itiraz edebilmektedir.

5.) Başvurunun Reddine İtiraz

Evlenmeye yasal bir engel çıkması halinde evlendirme memurunun başvuruyu reddetme hakkı vardır. Taraflardan her biri evlendirme memurunun ret kararına karşı mahkemeye başvuruda bulunabilir. İtiraz incelenir ve kesin olarak karar verilir.

İtirazda yetkili ve görevli mahkeme, ret kararını veren evlenme dairesinin bulunduğu yer aile mahkemesidir.

EVLİLİĞİN İPTALİ DAVALARI

4721 sayılı Medeni Kanun’un 145 ile 160. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Evliliğin iptali ile boşanma arasındaki fark şudur: Evliliğin iptali davası ile evlilik sözleşmesinin usulüne uygun yapılmadığı, bu nedenle evliliğin geçersiz olduğu ileri sürülür. Boşanma davası ile geçerli bir şekilde meydana gelen bir evliliğin diğer tarafın kusuru ile sürdürülemeyecek hale geldiği iddia edilir. 

Medeni Kanun’a göre evlilik temel olarak şu usullerle son bulur:

* Boşanma davasının açılması

* Eşlerden birinin ölümü,

* Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan eş hakkında alınan gaiplik kararı,

* Evliliğin geçersizlik nedeniyle iptali.

Evliliğin Geçersizliği Nedeniyle İptali Davasının Şartları

Evlilik, resmi memur önünde yapılmasına rağmen, geçersizlik nedenleri varsa evliliğin iptali için dava açılabilir. Evliliğin geçersizliği nedeniyle iptali, mutlak butlan ve nispi butlan olmak üzere iki temel nedene dayanılarak ileri sürülebilir. Evliliğin nispi veya mutlak butlanla iptali nedenleri şunlardır:

- Evliliğin Mutlak Butlanla Geçersiz Olma Şartları 

* Eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması,

* Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması,

* Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması,

* Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın (akrabalık) bulunması.

• Evliliğin Nispi Butlanla Geçersiz Olma Nedenleri 

* Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk,

* Yanılma (Hata),

* Aldatma (Hile),

* Korkutma (İkrah).

Kimler Evliliğin İptali Davası Açabilir?

Evliliğin geçersizliği nedeniyle iptali davası, mutlak butlan sebeplerinin var olması durumunda cumhuriyet savcısı, ilgililer ve eşler; nispi butlan sebeplerinin var olması durumunda sadece eşler ve bazı durumda yasal temsilciler tarafından açabilir. 

Evliliğin İptali (Butlanı) Davası Açma Süresi

Medeni Kanun, mutlak butlan sebeplerinin bulunması durumunda evliliğin iptali davası açılabilmesi için herhangi bir hak düşürücü süre öngörmemiştir. Evliliğin her aşamasında iptal davası açmak mümkündür. Cumhuriyet Savcısı, eşler ve ilgililer evlilik ilişkisi devam ettiği sürece bu davayı açabilirler. Bazı durumlarda evlilik ilişkisi bitmiş olsa bile ilgililer tarafından mutlak butlan davası açılabilmektedir. 

Medeni Kanun, nispi butlan sebeplerinden dolayı dava açılabilmesi için 6 ay ve 5 yıllık hak düşürücü süreler öngörmüştür. Buna göre nispi butlan sebeplerine dayanılarak iptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve en geç evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.