banner613
banner590

28 Haziran 2018

Çinli gazeteci ve sosyal medya temsilcileri Teknopark İstanbul'u ziyaret etti

İSTANBUL (AA) - Yunus Emre Enstitüsü'nün, "Misafirimiz Olun" projesi kapsamında Türkiye'ye gelen Çinli gazete ve sosyal medya temsilcisi 11 kişi, Teknopark İstanbul'u ziyaret etti.

Türk dilini, kültürünü ve tarihini dünyaya tanıtmak için yurt içinde ve dışında önemli projelere imza atan Yunus Emre Enstitüsü'nün "Misafirimiz Olun" projesi kapsamında şehre gelen Çinli heyet, Teknopark İstanbul'u gezerek, Türkiye’nin teknoloji geliştirme kapasitesini inceledi.

Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile İstanbul Ticaret Odası'nın ana ortaklığında kurulan, ağırlıklı olarak savunma sanayisi üzerine Ar-Ge projelerinin geliştirildiği bir teknoloji geliştirme bölgesi olan Teknopark İstanbul'daki ziyarette Çinli gruba, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş de eşlik etti.

Ateş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle geçen yıl Cumhurbaşkanı Recep Recep Tayyip Erdoğan'ın Çin ziyareti sonrası Çin'in öneminin bir daha gündeme geldiğini söyledi.

Yapılan anlaşmalarla da Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik, askeri ilişki, birçok alandaki ilişkinin geliştirilmesi kararı alındığını ifade eden Ateş, bu çerçevede YEE'nin yurt dışındaki Türkiye algısının pozitif hale gelmesiyle görevli olduğu için kendileri Çin'de tespitleri sonucunda olumlu bir Türkiye algısının olmadığını gördüklerini aktardı.

Bunun üzerine medya temsilcilerini Türkiye'ye davet ettiklerini kaydeden Ateş, "Misafirimiz olun Türkiye'yi birlikte anlatalım" sloganıyla davet ettikleri misafirlerin Türkiye'de kendileri, kurumları, bölgeleri, Türk kültürünü, insanını tanıma fırsatı bulduklarını belirterek, "Bunun neticesinde de Çin'de çok sayıda video haber, ana haber kanallarında haberler ve bunların pozitif bir etkisi oluştu." dedi.

Ateş, bunun sonucunda özellikle Kapadokya bölgesinde, Ege, Fethiye ve civarında bu yıl Çinli turist sayısının birinci derecede arttığını gözlemlediklerini dile getirerek, bunun sayısal olarak da bu projenin birinci getirisi olduğunu anlattı.

-"Amacımız daha kalıcı Türkiye imajının pozitif hale gelmesi"

Projenin ikinci ve kalıcı getirisinin ise genel olarak dalga dalga Çin'de pozitif bir Türkiye algısı oluşmaya başladığını vurgulayan Ateş, şöyle devam etti:

"Yani Çin'de Amerikan ya da Avrupalı haber kaynaklarından tercüme edilmiş haberler yerine Çinli medya mensuplarının Türkiye'ye gelerek Türkiye'nin gelişmişlik düzeyini, bu tür kurumları ziyaret ettiriyoruz ki bu tür gezilerde Türkiye'deki inovasyon, teknoloji, bilim alanında Türkiye'nin durumu nedir, aynı zamanda coğrafi olarak stratejik önemi nedir ve Türkiye bu gücüyle özellikle insan kalitesi açısından bunları Çinli medya mensupları gördüklerinde haberleştiriyor. Aynı zamanda genç insanlar bu seyahatte çok sayıda.

Çin'de ayrı bir sektör var. Youtube benzeri bir kanalları var, onların temsilcileri genç bloggerlar var, onlardan getirdik. Bunların kendi çektikleri videolar, filmler de Çin'de milyonlarca insana ulaşıyor. Bu, birinci derecede turizmi tetikliyor ama bizim amacımız daha kalıcı bir şekilde Türkiye imajının pozitif hale gelmesi ve böylelikle Türkiye ile Çin arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi. Buna da hizmet ettiğine inanıyoruz, bu projenin somut çıktıları."

-"Çin'de Türkiye lehine pozitif algı oluşacağına inanıyoruz"

Prof. Dr. Şeref Ateş, İtalya Roma ofisleriyle birlikte orada İtalya, Türkiye ve Azerbaycan'ın katıldığı bir sempozyum yaptıklarını aktararak, onun da akabinde şimdi İpekyolu projesi üzerindeki ülkeleri bir araya getirecek ve kültürel ilişkileri geliştirecek projelerinin olduğunu belirtti.

"Bunun Türkiye'nin tek çıkışının Avrupa Birliği, Batı olmadığını da anlamamız gerekiyor." diye Ateş, şunları kaydetti:

"Çin, kendi başına geliştirdiği bir sistemle şu anda dünya ekonomisinde her yıl ihracat olarak bir ya da ikinci sırada yer alır. Dolayısıyla Türkiye de kendine özgü bir kalkınma modeli ortaya koyuyor. Bu kalkınma modeli açısından da Çin ile işbirliği yapmasında büyük yarar var. Bu tür seyahatler ise halkların ve karar vericilerin kararlarında çok ciddi etkisi oluyor. Bu projeyle birlikte Çin'de de bu anlamda Türkiye lehine pozitif bir algı oluşacağına inanıyoruz."

Prof. Dr. Şeref Ateş, bu projeyi hem Kültür ve Turizm Bakanlığı hem Dışişleri Bakanlığı'yla ortak ve koordineli yürüttüklerini vurgulayarak, gazetecilerin seçiminden davetine kadar bütün bunları Çin'deki büyükelçinin organize ettiğini, böylelikle Türkiye'nin tek alternatifinin Batı ve Avrupa Birliği olmadığının da ortaya çıktığını dile getirdi.

Ateş, YEE'nin Türkiye'yi yurt dışında daha iyi tanıtmak, Türkiye algısını pozitif hale getirebilmesi için geliştirdiği bir başka proje olan TABİP Projesi'ne ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"TABİP'in (Türkiye Akademik ve Bilimsel İşbirliği Projesi) Buradaki tek amacı, Türkiye'nin bilim ve teknolojide, inovasyonda ne kadar ileri olduğunu göstermek, diğer taraftan da Türkiye'deki teknolojik gelişmeleri dışarıyla paylaşmak. Genç insanlar özellikle sadece kültür-sanat, tarihle yetinmiyorlar. Teknolojide hangi aşamada olduğunuz da sizin algınız açısından çok önemli. TABİP de bunu sağlayan Yunus Emre Enstitüsü bünyesinde bir proje. Bu proje kapsamında da özellikle teknokentler, inovasyona dayalı üretimler, yeni teknolojiler, Türkiye'deki genç insanların ürettiği bilişim teknolojileri, savunma sanayii, bu alanlarda ne kadar ileri düzeyde olduğumuzu gösterdiğimizde o zaman Türkiye algısı da pozitif hale geliyor."

Çinli heyet, İstanbul'daki programlarının ardından, İzmir'e hareket etti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.