banner590

22 Haziran 2018

Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı yayında soruları yanıtladı

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "(Sarayı başına yıkacağım) diyor. Bu saray kimin? Benim mi? Bu saray milletin. Bu sarayı geldiler bombaladılar. Kim bombaladı? FETÖ'cüler. Demek ki sen de o bombalayanlardansın. O çevrede 29 şehidimiz var, yaralılar 36. Ne farkın var senin onlardan?" dedi.

Erdoğan, İstanbul Yeni Havalimanı'nda gerçekleştirilen A Haber - ATV ortak yayını "Cumhurbaşkanı İle Gündem Özel" programında, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Muhalefetin AK Parti döneminde yapılan projeleri "yıkma", "durdurma" vaatlerinin olduğu hatırlatılarak, bu konudaki düşüncesinin sorulması üzerine Erdoğan, "yıkım" söylemlerinden en ilgincinin "Sarayı başına yıkacağım" ifadesi olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "(Sarayı başına yıkacağım) diyor. Bu saray kimin? Benim mi? Bu saray milletin. Bu sarayı geldiler bombaladılar. Kim bombaladı? FETÖ'cüler. Demek ki sen de o bombalayanlardansın. O çevrede 29 şehidimiz var, yaralılar 36. Ne farkın var senin onlardan?" ifadelerini kullandı.

Aynı kişinin (Muharrem İnce) "Kanal İstanbul'u durduracağım" dediğini aktaran Erdoğan, "Bir yapacağın iş göster, bir eser göster. Gidiyorsun BMW'yi geziyorsun. Güzel, bir şeyler öğrenirsin belki." diyerek, yerli ve milli otomobil yapımı için bu sektörün içinde bulunan 5 firmayı bir araya getirmek suretiyle bu adımı attıklarını dile getirdi.

Erdoğan, "Bundan niye rahatsız oluyorsun?" diye sorarak, akaryakıtla çalışan bir otomobil yapılmadığını, yapacakları otomobilin tamamen elektrikle çalışan bir sisteme sahip olacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tesla'nın sahibi Elon Musk'ın kendilerini ziyaret ettiğini, Tesla ile ilgili görüşmeler yaptıklarını anlatarak, şöyle devam etti:

"Niye Tesla benzeri bir otomobil yapmayalım? Niye bundan çekiniyoruz. Şimdi Bay Muharrem gibiler, aynen bizim 16 sene önce geldiğimizde Amerika'nın kapısını çaldığımızda, bize bunlar insansız hava aracı vermiyordu. Silahları hiç vermiyordu ama şimdi biz öyle bir noktaya geldik ki insansız hava aracını biz üretiyoruz. Bay Muharrem üretmeyelim mi? Silahlı insansız hava aracını biz üretiyoruz. Bay Kemal üretmeyelim mi? Hala bunu gidip bir yerlerden mi alacağız? Şu anda bunu biz üretiyoruz. Ama teröriste veriyor. Kalkıyor zırhlı taşıyıcı, tankını, her türlü silahı veriyor. Kime? Teröriste. PYD'ye, YPG'ye veriyor. Onlarla geldiler bizi zaten sınırlarımızda ciddi manada sıkıntıya düşürdüler. Biz göreve geldiğimizde savunma sanayisinde bizim ihtiyacımızın yüzde 20'sini karşılıyorduk ama şimdi biz yüzde 65'ini karşılar duruma geldik. Bu beyefendilere sorarsak, bunların hiçbirini yapmamıza gerek yok, bunları alırız. Para olursa alırsın, paran yoksa onu da alamazsın. Bazen paran olsa da alamazsın. Vermedikten sonra sana, zaten bunu alma imkanın da yok."

- "Kötü komşu bizi ev sahibi yaptı"

Erdoğan, Amerikan Senatosu'nun F-35'lerle ilgili kararını hatırlatarak, "Biz şu ana kadar 800 milyon dolar ödemişiz. Uluslararası bir ahlak, hukuk var. Gerçi bugün devir teslim bir tanesiyle ilgili var ve pilotlarımız orada test uçuşlarına katıldılar. Ben bu işin onların arzu ettiği gibi olacağını zannetmiyorum, bunun Sayın Trump'tan döneceğine inanıyorum. Oldu, olmadı ayrı mesele ama bununla dünya durmuyor. Biz bununla ilgili alternatifleri de üretiriz ama Türkiye senin NATO'da stratejik müttefikin, stratejik ortağın olan Türkiye'ye karşı bu tür bir yanlışa Amerika'nın tevessül etmesi, bir defa Amerika'nın kaybınadır. Biz Türkiye olarak şu ana kadar kararlılığımız neyse, bundan sonra bu kararlılığımızı gösteririz. Oradan olmazsa bir başka yerden olur. Daha da olmazsa biz kendi uçağımızı üretir hale de geleceğiz. Şu anda onun da çalışmalarını yapıyoruz." diye konuştu.

Şu anda Türkiye'nin İHA, SİHA üretiminin yanında bir başka uçak üretimini de gerçekleştirdiğine işaret eden Erdoğan, bu uçağın 4,5 ton ağırlığında, insansız olduğunu ve 1,5 ton bomba taşıma özelliğinin bulunduğunu aktardı.

Erdoğan, "Bakın buraya geldik. Niye? Kötü komşu bizi ev sahibi yaptı. Fakat biz bunların hepsini aşacağız." diyerek, cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener'in TİKA'ya yönelik söylemlerini eleştirdi.

TİKA'nın Türkiye'nin uluslararası camiada medarıiftiharı olduğunu belirten Erdoğan, "Kendine göre dalgasını geçiyor. 'TİKA, MİKA' falan... Ayıptır ya, haddini bil. Bir taraftan cumhurbaşkanlığına aday olacaksın, TİKA gibi bizim bir uluslararası kuruluşumuza saygısızlık yapacaksın." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin eğitimde, sağlıkta ve diğer alanlarda atılan adımları durduracaklarına ilişkin söylemlerini eleştirerek, "Böyle bir mantık, anlayış olmaz. 'Satacağım' diyor. Bir şey yapacaklarından değil, bu yıllar yılı komünistlerin de söylediği ifadelerdi. Neyi sattılar? Hiç. Benim milletim bunların bu tür şeyleri zaten yapmasına da inşallah pazar günü müsaade etmeyecek." değerlendirmesinde bulundu.

- İstanbul Yeni Havalimanı

İstanbul Yeni Havalimanı'nın adının sorulması üzerine Erdoğan, bununla ilgili şu anda herhangi bir isim belirlenmesinin söz konusu olmadığını, bu konuyla ilgili pazar günü gerçekleştirilecek seçimin ardından bir sürecin başlayabileceğini anlattı.

Erdoğan, havalimanının isminin belirlenmesi noktasında inşaatı gerçekleştiren firmaların özellikle bir yetkisi bulunduğuna işaret ederek, "10,2 milyar avro buraya yatırım yaptılar. Bunun yaklaşık 5 milyar avrosu yerli kredidir, yerli bankalarımızdan. Böyle bir süreci onlar şu anda işlediler. Onlarla beraber değerlendirmesini yapmak suretiyle, eğer milletim bize 'devam' derse ondan sonra kararını beraberce alırız. İnşallah güzel, buraya layık bir ismi de inşallah buraya vermiş oluruz." diye konuştu.

- Kandil operasyonu

Cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu'nun, Kandil Harekatı'na yönelik eleştirilerinin hatırlatıldığı Erdoğan, Karamollaoğlu'nun bu yaklaşımları karşısında çok üzüldüğünü ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir taraftan Bay Kemal 'istihbaratım yok ki' falan diyor. Yoksa o zaman istihbaratı olana saygı duy. Şu anda biz bundan bir hafta olmadı daha 20 uçakla 10 noktayı, istihbaratımızın verdiği koordinatlar çerçevesinde vurduk. Başarılı bir operasyondu ama Temel Efendi, 'Boş dağları vuruyorsunuz, vuracaksınız' diyor. Geçen gün yeni bir operasyon yaptık. Bu operasyonda da yine istihbaratımız, bunların lider kadrolarının toplantı halinde oluşlarının bilgisini verdi ve onları toplantı halinde uçaklarımız vurdu ve 35 lider kadrodan bunların adamı öldü, etkisiz hale geldi. Arada bir tane daha oldu operasyon ve bu operasyonlar devam ediyor. Bay Muharrem biz bununla ilgili ne İran'dan izin aldık ne ABD'den izin aldık, biz kendi göbeğimizi kendimiz kesiyoruz, kaldı ki birçok yerde de İran ile zaten ortak hareket ediyoruz. Bakın şu anda bizim güney bölgemizde, Fırat'ın batısı ve doğusu, iki operasyon ağımız var. Fırat'ın batısında bu işleri ağırlıklı Rusya'yla yürütüyoruz, doğusunda ise ağırlıklı olarak koalisyon güçleriyle yürütürüz ama batıda İran da zaman zaman bizimle beraber bu çalışmaların içerisinde bulunuyor."

Soçi, Ankara, Tahran ve Astana süreçlerine ilişkin bilgi vererek, bunların kararlılıkla devam ettirileceğini ifade eden Erdoğan, Afrin'de 12 gözetleme noktasının kontrol altına alındığını, aynı şekilde şu anda Münbiç'te de devriye sisteminin başladığını, Türk zırhlı taşıyıcılarının orada bulunduğunu aktardı.

Erdoğan, bu noktada Amerika ile yapılan görüşmeye ilişkin bilgi vererek, "Bununla beraber bize verilen söz, oradaki PYD, YPG bunlar boşaltacak ve oranın gerçek sahibi olan Araplar oraya yerleşecek. Çünkü Münbiç'in yüzde 90-95'i Arap. Bu tabii bir şeyi getirecek, Afrin, Cerablus, El-Bab bu bölgede 200 bin kişi Türkiye'den oraya döndü. Kendi topraklarına dönüyor, biz onlara da yardımcı oluyoruz. Şimdi Münbiç'te de yine aynı şekilde dönenler başlayacak. Onlara da biz bu noktada her türlü desteği vereceğiz, bunu da başaracağız." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yürüttüğü uluslararası diplomasiye de değinerek, "Ama benim şu anda diplomatik olarak en başarılı olduğumuz konu, bir Rusya ile sürdürdüğümüz Sayın Putin ile aramızdaki hukuk, bunun yanında özel temsilciler vasıtasıyla, istihbaratımızla sürdürdüğümüz başarılı bir ilişki var. Aynı durum şu anda Amerika'yla da başarılı şekilde sürüyor. İran'la aynı şekilde bu süreci devam ettiriyoruz ve bu başarılı diplomatik ve operasyonel attığımız adımların aynı kararlılıkla devam edeceğini, Türkiye'nin maalesef muhalefetine tekrar hatırlatmak istiyorum. Bunlar hiçbir zaman bu atılan başarılı adımları desteklemekten yana değil." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Kandil'in salt Kandil olmadığını, burada Sincar'ın da bulunduğunu, bu konuda Irak Merkezi Yönetimi'yle de irtibatlarının devam ettiğini anlattı.

- Türkiye'deki yabancılar

Program sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, vatandaşların kendisiyle ilgili görüşlerinin yer aldığı röportajlar izletildi.

Bu röportajlar içerisinde, Türk futbolunun unutulmaz isimlerinden Lefter Küçükandonyadis'in kızının da düşüncelerini ifade ettiği aktarılan Erdoğan, Lefter ile aralarında olan hukuktan bahsetti.

Erdoğan, "Bu kadar büyük sevgi ve beklenti... Cumhurbaşkanlığı görevinizi bir kenara bırakarak, bir baba, eş, evlat olarak ne hissettiriyor?" sorusu üzerine, özellikle Türkiye'de misafir olarak bulunan ya da vatandaşlık hakkı talep edenler noktasında tutucu olmadığını belirterek, arkadaşlarına, vatandaşlık isteyen kişilerin gerekli prosedürün ardından uygun bulunmaları halinde verilmesini söylediğini dile getirdi.

Bu şekilde yüzlerce, binlerce kişinin vatandaş olarak alındığını, bunun Türkiye'nin uluslararası camiada gücünü ortaya koyacağına işaret eden Erdoğan, "Kendine güveniyor, çekinmiyor ve kapısını da açıyor. Bizim şu anda yani ayrımı bir kenara koyup, olaylara insan odaklı bakışımız, bir defa uluslararası camiada çok farklı bir zenginliğimiz oldu." dedi.

Yıllar yılı Türkiye'den ayrılmak durumunda kalmış olan vatandaşların bulunduğunu ifade eden Erdoğan, bunlara yeniden kapıların açıldığını ve geldiklerini söyledi.

Erdoğan, bu noktada Ahıska Türkleri'ne Türkiye'nin kapılarını açtığını ve farklı şehirlere yerleştirildiklerini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu dediğiniz insanlar da yine eğer bizim çatımız altına gelmişlerse biz bundan niye çekinelim? 3,5 milyon Suriyeliyi biz çatımızın altına almadık mı? Aynı şekilde 500 bin Iraklıyı çatımız altına almadık mı? Aldık. Biz istenileni onlara verebiliyor muyuz? Aslında şu anda veremiyoruz. Keşke onu da yapabilsek." diyerek, bu noktada Suudi Arabistan, Rusya, Almanya ile Kuzey Suriye'de belirlenecek olası güvenli bölge noktasında, Türkiye'ye destek vermeleri için yapılan görüşmelere ilişkin bilgi verdi.

Fikrin beğenildiğini ancak gerçekleştirme noktasında bir adım atılmadığına dikkati çeken Erdoğan, bu konuda Türkiye'nin güçlendikçe çok daha rahat halledebileceğini, çünkü bu ayrımları ortadan kaldırıp, Türkiye'nin nasıl birleştiren bir ensar olduğu anlayışını getireceğini ve ülkede bu alt yapının bulunduğunu ifade etti.

(Sürecek)



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.